26 Haziran 2013 Çarşamba

Doksanlara Dair...

Bu bir muhasebe doksanların muhasebesi...
İşe gir, nişanlan, çalış, evlen, kendini bişey san, çocuk doğur, bi daha doğur, çocukları büyüt, hep çalış, oraya buraya koştur, bir daha üniversite sınavına gir, oku, okulu bitir, ehliyet al, araba al, ev al, kooperatife gir, anneleri babaları getir götür, çocukları her gün babaanne-dedesine bırak-al, tatile git, gel yeniden çalış, işe git, müdürdü, şefti, müdür yardımcısıydı uğraş, izin iste alama, ağla zırla, grip ol, öksürük ol, sevk al, çocuklar hastalansın biri grip olsun on gün sonra diğeri, biri su çiçeği çıkarsın on beş gün sonra diğeri (kabakulak, kızamıkçık, ishalden ve üşütmekten ha bire serum yesinler), gün yap, akraba günü, komşularsız olmaz günü, iş arkadaşlarınla gün, altın günü, gece arkadaşlar ve eşleriyle gün, davetleri gez, düğünlere katıl, kutlamaları kaçırma, bayramlık al bayram ziyaretlerine git (bayram tatiline gidenlere imren), arkadaşlarınla gez, deprem yaşa, üzül insanlara...
Derkeeen ben doksanlardan hiç bir şey anlamadan geçmiş bitmiş...
Hiç bu kadar iş sadece bir on yıla sığdırılır mı?
Sığmış, yaşanmış ve bitmiş işte...
Yeri geldi güzel bir söz:
"Hızlı yaşa, genç öl...
 Cesedin yakışıklı olsun."
:))))))))))))))))))))))))))))
Ahahahahaaaaaaaaaaaa...

Aşkın Nur Yengi - Yazık (1990)


Bugün özellikle bu gece Doksanların başlaması iyi oldu dii mi?
Ve ve ve bu şarkıyı üst üste defalarca dinlemek...
... :./...

Tarkan - Firuze

TARKAN - Firuze...

İstemiyorum...

Ne ev, ne eşya, ne mal mülk, ne de başka bir şey...
Huzur, sadece huzur...

Kimseye...

Hiç bir şey yapmam, hiç kimse hakkında kötü konuşmam da niye ben başkalarının konusu oluyorum anlamıyorum?
Kime naaptım ki?
:.

Bana Göre Bu İyi Fikir...

gliese-667c.jpg

Bilim insanları, Akrep takımyıldızındaki bir güneş sisteminde yaşam olma ihtimali bulunan üç gezegen keşfetti.
Avrupa Güney Gözlemevi (ESO) tarafından yapılan açıklamada, keşfedilen üç 'süper Dünya'nın su bulunması için gerekli koşullara sahip olabileceği bildirildi.
Üç gezegen, Gliese 667C adı verilen ve kütlesi Güneş'in üçte biri kadar olan bir yıldız etrafında dönüyor. Gliese 667C adlı yıldızın etrafında dönen en az beş gezegen olduğu belirtildi.

DÜNYA'DAN BÜYÜK
Akrep takımyıldızındaki güneş sisteminde, kütlesi Dünya'nınkinden fazla ancak Uranüs ve Neptün gibi gezegenlere kıyasla daha az olan ve muhtemelen kayalık olduğu düşünülen üç gezegen bulunduğu ifade ediliyor. Ayrıca bu gezegenlerin yıldıza olan uzaklığı yaşamı mümkün kılacak bir mesafede yer alıyor.
Haber Kaynağı:

Benden İnciler:
Yaşamak mümkünmüş madem ben de Akrep burcundayım nasılsa...
Gitmek, orada yaşamak ne güzel olurdu. Diye düşünmedim değil.

Günaydınlar...


Kaselerin güzelliğine bayıldım.
Güzel bir sabaha merhaba.

Öyle Yorgunum ki...


Galiba böyle uyuyup kalacağım...

Buika - No habrá nadie en el mundo

KIRAÇ BU NE AŞKTIR YARABBİ


Bugece Kıraç' tan gidiyor paylaşımlarım...

25 Haziran 2013 Salı

oysa bir umuttu

Ama Hepimiz...

Hepimiz bir şeyler saklarız ve her şey yolundaymış gibi davranırız. (Dexter)

Bugün Bu Akşam...

İşte...

Günaydınlar...


Güneşi kaybolmuş ama sıcak, ıhlamur esintili bir sabah... 
Günaydınlar...

Evet Artık Hazır...

Tatlımız KALBURA BASTI... (Bunun adı RENDEYE BASTI olarak değiştirilebilir.)
Tarifi benden...


Malzemeler:
1 Su bardağı zeytinyağı.
1 Su bardağı normal ayçiçek yağı
1,5 Su bardağı süt
3 çorba kaşığı şeker
1 paket kabartma tozu
1 adet limon kabuğu rendesi.
Alabildiği kadar un. (Denmesine rağmen ben bardakla ölçtüm tam 6 bardak un yeterli geliyor. Fazlası hamur tadındaki lezzeti kaçırıyor.)
Yalnız dikkat edilmesi gereken tek konu bardak aynı olacak.
İllaki kalbur olacak diye bir şey yok rendenin tırtıklı yüzü de aynı görüntüyü veriyor.
İçi için:
1 kase ceviz.
Şerbeti için ise:
4,5 su bardağı şeker,
4,5 su bardağı su
1/4 limon suyu.(yaklaşık bir tatlı kaşığı kadar.)



Hazırlık öncesi şerbeti pişirip soğutmaya alın.

Daha sonra malzemelerin hepsini karıştırıp yoğurun. 
(Bol yağlı olduğu için önce sıvıları sonra şekeri katıp sonra yavaş yavaş unu ekleyin. En son kabartma tozu ve limon kabuğunu ekleyin.) 

(Un miktarı belli tarifimizde onun için elinizin birini temiz tutup, kulak memesi yumuşaklığını ölçmenize, test etmenize gerek yok. Ama fotoğraflarını çekmek için ellerimi kaç kere sabunladım hatırlamıyorum. :))))))))))))))))...)



Yoğurduktan sonra hepsinin aynı büyüklükte olmasını sağlamak için 1 büyük boy Borcam tepsiye 30 adet denk gelecek şekilde ceviz büyüklüğünde parçalara ayırın. Çok daha kolay oluyor aynı büyüklüğü ayarlamak. Bu malzemeden 60 adet çıkıyor.



Şekildeki gibi kalburumuz olmadığı halde rendenin tırtıklı yüzünü kullanıp yine kalburda şekillendirilmiş görünüşünü elde edebiliriz. İçine ceviz koyup kapatın.


Pişmemiş hali bile güzel olmuş. Fotoğraf makinemin macro çekimlerini seviyorum. 




Daha sonra 200 derece fırında yüzleri pembeleşinceye kadar pişirin. Fırından çıkar çıkmaz sıcakken üzerine soğumuş şerbeti dökün.
1 gece beklesin şerbetini çekmesi için.
Afiyet olsun...

NOT:
Ürün çekimleri bana aittir.
(Uzun zamandır yapmadığım için şekli standardına biraz zor oturttum. Tam elim alışmıştı ki hamur bitti... :))))...)





24 Haziran 2013 Pazartesi

Annneeee!... İkramın Hazır...

Anacııımın günü için istediği bir tatlı vardı...
Bugün başarıyla gerçekleşti. Yarın teslim ederim. :))))
Uzun zamandır yapmadığım bir tarifti. İyi kazasız belasız hazırlandı, pişti, bitti... Tek sıkıntı sağlıklıca yerine ulaşması. :))))
Bir sonraki yazılarımda fotoğrafları ve tarifini paylaşırım.
:)))
Merak edin biraz daha hangi tatlı?
???
:)))

Anneeeee...

-Ben ev kadını oldum şimdi...
-Hııı.? Anlamadım?
-E liseli değilim lise bitti...
 Sınav sonuçları açıklanıncaya kadar üniversiteli de değilim. 
 :)))))))... Ev kadını olduk.
-Hımmm. Tamam o zaman hadi temizlik yapalım ev kadınları temizlik de yapar...
-Yaa anne yaaaa... Ben sınav yorgunuyum uyuycaaaamm.
-Peki annem... :))))))))))))))
 Pardon yeni ev kadını. :))))))))))))))
 Ahahahaaaaaaa... 

Ah Benim Sevdalı Başım (Recep Aktuğ)

Bi Türlü Sevemedim Şu Matematiği Ama...

Bitkilere bakın matematiği nasıl da kullanmışlar...
Bitkiler matematikçi çıktı foto galerisi 1 - 24 Haziran 2013 Pazartesi

bitkilerin matematik özelliği

Bitkiler matematikçi çıktı

bitkiler,

Offff... Bütün Enerjim Çekildi Sanki...

Tv de bir anne baba... 20 günlük evli kızlarının balkondan atıldığını söylüyorlar...
Kız yere düşüyor... Bilinci kapalı.
Kocası olacak adam gelip iyi mi kötü mü bakmadan çevreden yetişen birinin gözleri önünde boynundaki zinciri koparıp cebine atıyor...
Ve anında evine çıkıp bilgisayardan karısının çamaşır asarken düştüğü haberini veriyor...
Ne bu yaaa?
Allah muhafaza hiç kimsenin başına gelmesin böylesi.
Allah böyle cani insanların eline düşürmesin kimseyi.
Evlatlarını insanlar ne büyük umutlarla yetiştiriyorlar...
Allah sabır versin.
Çok üzüldüm...


Tünaydıııınnn...

Bugün Pazartesi...
Güzel, neşeli, verimli, barış ve sağlık dolu bir hafta dilerim herkese...


Ihlamur ağaçlarının yaydığı değişik kokunun çevreyi sardığı, mahallemizin tembel köpeklerinin uyuklayan bakışları arasında (karınları tok, sularını içmişler bir ağaç gölgesi bulup uzanmışlar sanırsınız tatildeler. :)...) güzel bir yürüyüş sonrası evdeki biri aday dört üniversiteliyle neşeli bir kahvaltı var yaaa...
Dünyaları verseler bu kadar güzel olmaz.

... :))))))))))))))))))))))))))) ...



Aaaa... İşte Gecenin Favori Paylaşımı...

Fotoğraf: Tatile gitmek istiyorum..

Sayfamıza katılın; Karika.

Çok güzel... Ben de, ben de diyesim var...
Taaatiiiiiiilll...

Hz. Mevlana' dan...

Bir dostun bir dosta verebileceği en güzel hediyelerden bazıları şunlardır;
Gönlü rahatlatacak bir TEBESSÜM..!!
Kalbe kuvvet verebilecek bir TATLI SÖZ..!!
Morali düzeltecek bir TAKDİR..!!
Neşesini yerine getirecek bir ŞAKA..!!
Kızgınlığını söndürecek bir HOŞGÖRÜ..!!
Hoşa gidecek bir güzel DAVRANIŞ..!!
ALLAH'ın rahmetini çekecek bir hayır DUA..!!
Hz.Mevlana

De nerde o dost...

Ney olup ağlamaktır en güzel duamız...

23 Haziran 2013 Pazar

Birhan KESKİN' den...

Betonun hüznünden doğdum
suyun isyanından
güneşin kırılganlığına dokunup
geliyorum.

Sana söz yakışır, ağzını hazırla.

Bazen, Nadiren...


İşte...

Nida - Gitar - Ney - düet - Şol Cennet'in ırmakları - Instrument.wmv

ahmet özhan : Milk-i Bekadan Gelmişem

Sufi Music Enstrumantal guitar ney duet ; milki-i beka Eyüp Hamiş & Ciha...



Kandil ya ramazan da yaklaşıyor ya...
Bir tuhaf oldum.
İçimi garip bir hüzün kapladı...
Bu üçüncü ramazan olacak...
Ne çabuk geçiyor yıllar iki kocaman yıl geçti üzerinden Allah' ım ölüm acısı verme yarabbim.
Hele ölen nefes alan bir ölüyse acısı daha beter... 

Senfoni ile Ilahiler - Guzel Asik Cevrimizi Cekemezsin Demedim mi

Burcum...


Hiç dert etme akrepçim hiç bi beklentim kalmadı ... Farkındayım her şeyin. 
Zaten hiç bir şeyin olduğu da, olacağı da yok. 




Berat Kandili...


Berat Kandili:

Berat Kandili gecesi Şaban ayının onbeşinci gecesidir. Aslı "Berâet``tir. Beraat sözlükte; bir zorluktan kurtarmak ve beri olmak demektir. PekiBerat Kandili namazı kaç rekattır? Berat Kandilinamazında hangi dua ve ayetler okunur?

Üç ayların ikincisi olan Şabân ayının 14'ünü 15'ine bağlayan gecedir. Kur'ân-ı Kerîm, Levh-i Mahfûz'a bu gece indi. Allahu Teâlâ, ezelde hiçbir şey yaratmadan önce, her şeyi takdîr etti, diledi. Bunlardan, bir yıl içinde olacak her şeyi, bu gece meleklere bildirir. Rahmet kapılarının açılıp, duâların kabul olacağı dört geceden biridir.

Bu gece mahlukatın bir sene içindeki rızıklarına, zengin veya fakir, aziz veya zelil olacaklarına, doğup öleceklerine, ecellerine ve hacıların adetlerine dair Allah tarafından meleklere malumat verileceği beyan olunmaktadır. (1)

Beraet, "iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması" anlamına gelir. Sahih hadîslerin beyanına göre: Şaban ayının on beşinci gecesi tövbe eden mü'minler, Allah'ın af ve mağfireti ile günahlarından ve dolayısıyla Cehennem'den Berat edecekler, kurtulacaklardır.


İslâm Alimlerine göre Berat Gecesi’nin için de beş özellik bulunmaktadır:

1- Her önemli işin bu gecede hikmetli bir şekilde ayrımı ve seçimi yapılır.
2- Bu gece yapılan ibadetin (kılınan namazların, okunan Kur'ân'ların, yapılan dua ve zikirlerin, tevbe ve istiğfarların), gündüzünde tutulan oruçların fazileti çok büyüktür.
3- İlâhî ihsan, feyiz ve bereketle dopdolu bir gecedir.
4- Mağfiret (bağışlanma) gecesidir.
5- Resul-i Ekrem'e şefaat hakkının tamamı (şefaat-ı taamme) bu gece verilmiştir. (13)
 




Berat Kandili...



Berat Kandiliniz Mübarek Olsun...
Bugünde yapacağınız tüm duaların kabulü dileğiyle...

Günaydınlar...

Bekle bizi sınav geliyoruz...
Biraz sonra çıkarız yola
Kuzucuğum hadi bitiyor artık...
Bundan sonrası kolay artık.

22 Haziran 2013 Cumartesi

Sabahın Köründe...

Kalkıp sınava gidicek olmak offff.
Uyumalıyım artık...

Yine Yeniden Gezi...

Taksim meydanı yine karışmış. Kim kimi nasıl anlayacak? Aklıselim birileri çıkıp durun dese... Siz kardeşsiniz dese...

Cups (Pitch Perfect's "When I'm Gone"


Çok güzel...

Seni Kim Yese Acaba?


Çok tatlıııııı...

Günaydınlar...


İğde kokan, hanımeli kokan mis gibi bir yaz sabahı biraz sıcak ama olsun.
Hepimize mutlu, huzurlu bir hafta sonu olsun. İyi sabahlar...

Bengü - Kalbim (JoyTurk Akustik)

Nİhavend Saz Semai -Refik Fersan -Hilal Çalıkoğlu.wmv

Güçlü Kadınlar...

Benden İnciler:
"Güçlü Kadınlar" nasılmış bakalım... Kim hangi kategoriye giriyormuş. :))))))


GÜÇLÜ KADINLAR

Güçlü kadınlar vardır, her işlerini kendileri halletmeye çalışan. 

Anne babaları tarafından böyle yetiştirilen. Evdeki tüm tamirat, tadilat işlerinden anlarlar. 
Bir erkeğe mecbur kalmadan da hayatlarını devam ettirebilirler. 
Faturalarını kendileri yatırırlar. Hemen hemen tüm işlerini kendileri yaparlar.
Hatta etraflarının yükünü de üstlenirler. Özgürlüğü severler, dik durmayı da, güçlüdürler çünkü...

Âşık olduklarında hissederek yaşarlar. 

Aşklarına kurallar koymadıkları gibi büyük beklentilere de girmezler. 
Sevdiklerine problem çıkarmazlar. Bütün gün çalışıp durduktan sonra, akşamları yorgun da olsalar sevgilileri buluşalım dediğinde, hemencecik hazırlanıp sevgililerinin onları evden almalarına gerek kalmadan, o her neredeyse onun olduğu yere giderler.

Çoğu zaman sevgililerinin ya da kocalarının haberi bile olmaz yaşadıkları sıkıntıdan, yansıtmazlar çünkü. istemezler kimse onlara acısın.

Sonra da bir bakarlar ki, bu kadar dik durmanın ve sorun çıkarmamanın karşılığında gerçekten de kimse onlara acımaz.

Bu durum zamanla gelenekselleşir ve acınmama ile sorun çıkarmama hali yaşam tarzına dönüşür. Ezkaza dayanamayıp sorunlarını paylaşmaya kalksalar, 
bu sefer de sorunlu kadın, kaprisli kadın, tahammül edilmez kadın damgasını yerler. Bu yüzden de terk edildiklerinde bile hiç seslerini çıkarmaz bu güçlü kadınlar! 
Terk eden erkek de bilir onun ne kadar güçlü olduğunu ve onsuz da yaşayabileceğini, 
içinde yaşadığı fırtınalardan bihaber.

Sonra bir dosttan, eşten, ya da tanıdıktan duyarlar ki onu terk eden gitmiş erkeğe muhtaç yaşamak zorunda olan biriyle beraber olmaya başlamış. Erkekler çok severler böyle kadınları. Birinin ona muhtaç olduğunu görmek bir çok duygusunu okşar erkeğin.Onlara kendini erkek gibi hissettirir! Bu zayıf kadınlar erkeklere bağımlıdır.

Mesela fatura filan yatıramazlar, anlamazlar çünkü. Nerden yatırılır onu da bilmezler. 

Ev ya da yemek alışverişi de yapmazlar, çünkü taşıyamazlar onca torbayı. 
Hep yorgun olurlar, bütün gün spor salonları, kuaför, o mağaza, bu mağaza gezerler.
Akşama yemek yapmaya fırsat bulamazlar. akşam eşleri eve geldiğinde, bugün nereye yemeğe gidelim, diye sorarlar.
En kötü ihtimal dışardan yemek söylerler. 

Zayıf kadınlar doğurdukları çocuğa bakacak gücü de kendilerinde bulamazlar, 
pamuklar içinde yaşamaya alışmışlardır bir kere. 
Kendilerini hep altın tepsi içinde sunarlar.

Huysuzluk da ederler, ama bu erkeğin hoşuna gider, çünkü kadın ona muhtaçtır, söylenmeyen güçlü kadının aksine, hiçbirşeyi beğenmedikleri gibi devamlı da mutsuzdurlar.

Pek teşekkür etmezler, kıskançlık krizlerini de severler 
kocasının veya sevgilisinin hayatını karartırlar. 
Erkekler bu kadınları asla terk edemezler. Çünkü o güçsüz, kırılgan bir kadındır. 
Ayrılırsa kurda kuşa yem olur. Koruyup kollanmalıdır her an o!

Zayıf kadınlar hiç çökmez, buruşmaz ve yıpranmazlar. 

Ancak işin ilginç yanı her zaman daha değerli olanlar da onlardır. 
Ve geride kalan güçlü kadınlar tüm bunların nasıl gerçekleşebildiğine 
sadece bakakalırlar.

AYLİN KOTİL

21 Haziran 2013 Cuma

Hicaz Peşrev (Refik Fersan)

Feridün Düzağaç - Ansızın Ve Nedensiz (2013) Yeni Albüm

Sezen Aksu - Benim Meskenim Dağlardır


Sözleri Sabahattin ALİ' den...

Sabahattin Ali... Şehirler ve Yüzler... TRT TÜRK...

Sabahattin Ali


25 Şubat 1907′de bugün Bulgaristan sınırları içinde kalan Gümülcine kazası Eğridere köyünde doğdu. Öğrenimini Balıkesir ve 1927′de İstanbul Muallim Mektebi’nde yaptı. Yozgat’ta öğretmenliğe başladı. Maarif Vekaleti’nin açtığı sınavı kazanarak Almanya’ya eğitime gitti. Postdam ve Berlin’de öğrenim gördü. Yurda dönüşünde Aydın’daki bir ortaokulda Almanca öğretmenliğine atandı. Bu görevdeyken okulda “yıkıcı propaganda” yapmak suçlamasıyla 3 ay tutuklu kaldı. Konya’ya atandı. 1932′de okuduğu bir şiirde Mustafa Kemal’i eleştirdiği suçlamasıyla yine gözaltına alındı. Sinop ve Konya cezaevlerinde bir yıl yattı. Cumhuriyetin 10. Yılı nedeniyle çıkan aftan yararlanarak salıverildi. Maarif Vekaleti Talim Terbiye Dairesi’nde, Neşriyat Müdürlüğü’nde çalıştı. Ankara’da Almanca öğretmenliği, Ankara Devlet Konservatuvarı’nda çevirmenlik, öğretmenlik, dramaturgluk yaptı. 1945′te bakanlık emrine alındı. 1946′da işsiz kaldığı dönemde Aziz Nesin‘le birlikte “Marko Paşa” dergisini çıkarmaya başladı. Yayın yoluyla hakaret suçlamasıyla 3 ay hapse mahkum edildi. Serbest kalınca bir kamyon alarak taşımacılığa başladı. Sürekli izlenmekten, yargılanmaktan tedirgin olduğu için yurtdışına kaçmaya karar verdi. Kırklareli üzerinden Bulgaristan’a geçmek istedi. 2 Nisan 1948’de yurt dışında çıkmak için anlaştığı, kendisine kılavuzluk yapan Ali Ertekin tarafından, Bulgaristan sınırı yakınlarında Sazara köyü civarındaki ormanda öldürüldüğü iddia edildi. Mezarının nerede olduğu kesin belli değil. Yazmaya Balıkesir’de yayınlanan “Çağlayan” dergisinde 1925′te yayınlanan şiirleriyle başladı (Bazı kaynaklara göre “Irmak” dergisinde). Yedi Meşale, Resimli Ay, Varlık gibi dergilerde yayınlanan şiirleri, öyküleri, yazılarıyla tanındı. Cumhuriyet döneminin ilk yılarındaki gerçekçi edebiyat akımının öncüsü oldu. İlk toplumsal gerçekçi öyküleri “Resimli Ay” dergisinde yayınlandı. Şiirler, hikâyeler, romanlar yazdı, çeviriler yaptı. Asıl ününü öykü ve romanlarıyla kazandı. Anadolu insanına yaklaşımıyla edebiyata yeni bir boyut kazandırdı. Konularını toplumsal eşitsizliklerden aldı. Ezilen insanların acılarını, sömürülmelerini dile getirdi. Aydınlar ve kentlilerin Anadolu insanına karşı takındıkları küçümseyici tavrı eleştirdi. 1937′de yayınlanan “Kuyucaklı Yusuf” romanı, gerçekçi Türk romanının en özgün örneklerinden biridir. Öykülerinde, tanımlamakta güçlük çektiğimiz kimi duyguları ustalıkla anlatır. İnsanın zavallılığını ve gücünü aynı sarsılmaz üslupla, zaman zaman masalsı ve destansı bir biçimde yansıtmayı başardı.

ESERLERİ
ŞİİR:
Dağlar ve Rüzgâr (1934)
Değirmen Dağlar ve Rüzgâr (1965)
Dağlar ve Rüzgâr, Kurbağaların Serenadı, Öteki Şiirler (1988) tüm şiirleri
ROMAN:
Kuyucaklı Yusuf (1837-1988)
İçimizdeki Şeytan (1940-1982)
Kürk Mantolu Madonna (1943-1988)
ÖYKÜ:
Değirmen (1935)
Kağnı (1936-1983)
Ses (1927-1972)
Yeni Dünya (1943-1982)
Sırça Köşk (1980)
OYUN:
Esirler (tefrika 1936, basım 1966)
Sağlığında yayımlanmış dokuz kitabına, Varlık dergisinde tefrika edilen Esirler (1936) oyunu da eklenince on kitabı, yedi ciltlik bir külliyat halinde Varlık Yayınları arasında tekrar basıldı (1965/1966). Bütün Eserleri önce Bilgi, sonra Cem Yayınevi’ nde yeniden basıldı. Yazar üzerine incelemeler arasında; Kemal Sülker’ in Sabahattin Ali Dosyası (1968), Asım Bezirci’nin Sabahattin Ali / Hayatı, Hikâyeleri, Romanları (1974), Kemal Bayram’ın Sabahattin Ali Olayı (1978), Filiz Ali Laslo ile Atilla Özkırımlı’ nın Sabahattin Ali (1979), Reşit M. Ertüzün’ ün Sabahattin Ali Olayının Gerçeği (1985), Filiz Ali’nin “Filiz Hiç Üzülmesin” (1996), Ramazan Korkmaz’ ın Sabahattin Ali (YKY 1997) adlı kitapları ve Almanya’da yayımlanan Elisabeth Siedel’ in Sabahattin Ali Mystiker und Sozialist adlı çalışması sayılabilir.
Kaynak:



Kitap Okumak...


Yükseltir, yüceltir, insanı başka başka duygulara, dünyalara götürür. İnsanın en sadık, en iyi dostudur kitap. Herkesi özellikle çocukları kitap okumaya teşvik etmek gerekir.
Duygulara, ruha, hayata iyi gelen bir ilaç gibidir kitap okumak ufuk açıp kişinin entellektüel yapısını geliştirmesine yardımcı olur.

Kahve İçmek...



Baş ağrısına bire bir...


Günaydınlar...


Haşlanmış bir yumurta ancak bu kadar güzel olabilir...

Hayırlı sabahlar, hayırlı Cumalar...

20 Haziran 2013 Perşembe

Demet Akalin & Özcan Deniz - Nasip Degilmis 2012

Kavak Yelleri (Nilüfer & Feridun Düzağaç)

Ödüllü ve Anlamlı Karikatürler

İnsan - (Anlamlı Kısa Animasyon)


Bu nasıl bir gerçekliktir böyle...
İzlerken içim karardı...

Eurovision Turkey 1997... Sebnem PAKER - Dinle ... 3rd Place...


Çok güzel bir ses...

Tam Skandal...


İstanbul’da özel bir tıp merkezine giden genç kızın TC numarası ile bir hamile kadının kimlik numarası karıştırıldı. Hamile kaydı GEBLİZ sistemine girilince aile hekimliği babayı aradı. Anne bayıldı, baba kızına küstü. Gerçek ortaya çıkınca genç kız, 25 bin liralık tazminat davası açtı.
...........

Devamı:

http://www.gazeteoku.com/frame.php?url=http://www.internethaber.com/alo-kiziniz-hamile-skandali-549774h.htm


Benden İnciler:
Anne bayıldı, baba kızına küstü...
İstenen tazminat az bile...

Günaydınlar...


Güzel bir sabah. Günaydınlar huzurlu ve güvenli günler olsun...

19 Haziran 2013 Çarşamba

Kahraman TAZEOĞLU' ndan...

Bitermiş... Bitmez dediklerimiz
Gidermiş... Gitmez dediklerimiz
...
Sana ölürüm diyen bir başkasında yaşarmış,
Yaşayıp seni öldürenmiş meğer.
Yalanmış koca bir yalan,
İhanetmiş aslında yüreğimize batan.
Kanmış meğerse sırtımızdan akan,
Yar dediklerimizmiş hep bizi vuran...

Ahahahaaaaaa... Biraz da Gülelim Diii mi Ama?...


:)))))))))))))))))))))))))

Zor Değil (Mabel Matiz)

Sen İstanbul Kokardın... Serdar TUNCER' den...



Sen İstanbul Kokardın...

Martıların gözlerinden dinledim
İstanbul'un boğazı yanmış dün gece
Yıldızlar şahitlik etmiş, güya suçlu benmişim
Oysa can, yemin olsun yanağımdan süzülen denize
Ben bu şehre yüreğimi içirmedim.

Göklerden hicran yağdı, İstanbul' lu bir geceydi
Yere düşen her damlanın yüreğinde sen vardın
İsmin dudaklarımda idamlık bilmeceydi
Yalansa kahrolayım, sen İstanbul kokardın

Sevda dediğin gülüm bir busedir dudağımda
Bıçak gibi, yasak gibi, kan gibi...
Utanır, intihar ederdi ölüm,
Hayata rest çekip ağladığımda,
Korkak gibi, tutsak gibi, yaşanmamış an gibi...
Ben lal olmuş bülbülüm, sen deli gülsün bağımda
Toprak gibi, yaprak gibi, candan özge can gibi
Kuş uçmaz kervan geçmez dağımda,
Kah aşkı yağan kar tanesi
Kah Leyla tüten rüzgardın
Zambak gibi leylak gibi,
Sigaramda duman gibi
Sevdiceğim, sen İstanbul kokardın

Dayadım ondörtlüyü İstanbul'un şakağına
İstediğim gül içmekti gözlerinden bir yudum
Seni sordum gündüzlerce bu şehrin her sokağına
Söylemedi, inat ettim gece seni uyudum

Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
Ayla toprak şahittir, şahittir denizle gece
Sensizken, İstanbul'da bir kez olsun gülmedim
Yıllar kapımı çaldı, ellerinde vur emri
Yokluğun var sen yoktun, ölüm geldi ölmedim
Ağladım yüreğimde sen, sende divane İstanbul
Aşkından hatıra dedim göz yaşımı silmedim
Ben bir sana, bir bu şehre gül dedim
Belki de can ben bu şehri güller için çok sevdim

Gözlerimden dökülen yaş denizi ıslatıyor
Sevda kilim, hasret nakış, gönül derdi dokuyor
Çatlayası deli yürek 'sen sen' diye atıyor
Oy gece gözlüm oy, İstanbul seni kokuyor

Serdar Tuncer


Benden İnciler:
İstanbul özlemimi dile getiriyor bu şiir...

"Someone Like You" (Cello/Piano Cover) - Adele


Someone Like You...

Biraz da Gülelim... :)))))))))))))))


İnanmıyoruuuummm... :))))))))))))

Viva La Vida by Coldplay for 5 Cellos - String Theory

Sait Maden Vefat Etti...


Türk grafik sanatının önde gelen ismi, Büyük usta; şair, illüstratör, ressam, çevirmen, yayıncı ve grafik tasarımcı Sait Maden, geçirdiği bypass ameliyatı sonrası yakalandığı akciğer pnömonisine bağlı olarak bugün (19 Haziran 2013, Çarşamba ), saat 9’da aramızdan ayrılmıştır..! Derin üzüntü içerisindeyiz. Ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve meslektaşlarına başsağlığı dileriz. Ruhu şad olsun... 

Günaydınlar...


İğde kokan bir sabahtan merhabalar...

Ceyhun Yılmaz Kadınlar Susarak Gider ( Cemal Süreyya)

Bekle...

Zaman geçsin diye bekle, zamanı gelsin diye bekle, 
Anlatmak için bekle, anlaşmak için bekle, bulmak için bekle, bulunmak için bekle...

Başlasın diye bekle, bitsin diye bekle...
Sabahı bekle, geceyi bekle, baharı bekle, yazı bekle, yarını bekle, yeni yılı bekle...
Daha iyisi için bekle, daha yenisini bekle...
Sabırdan bekle, çaresizlikten bekle, panikle bekle, vazgeçerken bekle...
Plan yap bekle, hayal kur bekle...
Değişsin diye bekle, dönüşsün diye bekle...
Bir bekle, iki bekle...?
Hayat geçsin önünden,
HAYAT GEÇSİN SEN BEKLE …

Gül

18 Haziran 2013 Salı

Mezdeke - Shik Shak Shok


İçimden bir anda dinlemek geldi. :))))))))))))))))))))))

Emel Sayın - DUYDUM Kİ UNUTMUŞSUN

Zekai Tunca / Âheste çek kürekleri Mehtab uyanmasın

Ya Siyah, Ya Beyaz...


Oysa o kadar çok rengimiz ve çeşitliliğimiz var ki...
Bunun bizim zenginliğimiz olduğunun farkında olmalı insanlar
ama nerdee...

Şebnem FERAH' tan...


Oğuz ATAY' dan...


"Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler; ağzına dolar insanın. Sussan acıtır, konuşsan kanatır." 

Oğuz Atay

Yumurtasız Olmaz...


Yumurtasız bir kahvaltı olmaz. Sevgiyle pişirilen bir yumurta var karşınızda.

Günaydınlar...


Güzel ve huzurlu bir güne günaydın...

17 Haziran 2013 Pazartesi

Kahraman TAZEOĞLU' ndan...


Zuhal Olcay - Dünden Sonra Yarından Önce

Dünden Sonra...


Yorgun bitkin, küskün, kızgın ve kırgın duygular hissettiğim bir günün ardından hiç değilse sınav geçti bitti diyerek, dün gece 23:30 sıralarında uyuyup bugün öğlen uyanmak çok güzel  dinlendirmiş beni...
Merhaba yeni gün diyorum.
Güzel olmanı ve gelecek günlerin de güzel geçmesini diliyorum...
:.

16 Haziran 2013 Pazar

Ne Biçim Bir Durum Ki Bu?

Beşevler' den bindiğimiz metro bizi Kızılay' da indirmedi... 
İçeriden bir anons 
-Sayın yolcularımız! Kızılay' da olaylar olduğu için Dikimevi' ne kadar hiç bir durakta durmuyoruz. 
O kadar insanın gelip gittiği, kalabalıktan zor hareket edilen Kızılay İstasyonunda hiç kimsecikler yok, ışıklar tek tük yakılmış bomboş.
Ne ürpertici bir ortam diye düşündüm... 
Ne kadar kötü bir durum.
Gittiğimiz Dikimevi' nden taksiyle döndük evimize.
Biber gazından yanan gözlerini ovuşturan taksi şöförü: 
-Az önce Kızılay' dan geldim yok böyle bir gaz çok fena ortalık. Diye anlatıyor.
Bu arada da ellerinde gaz kapsülü atan tabancalarıyla robocop polisler koşuyor.
Kendimi ilk defa güvensiz bir ortamda hissettim.
Korktum...
Ve daha çok korkmaktan, korktum...
Ne sağlayacak ki bu yaşananlar insanlara?...
Ne faydası var ki?...

Bütün Babaların Babalar Günü Kutlu Olsun...


Baba;
Seni özlediğim bu kaçıncı babalar günü saymıyorum artık.
Senin yokluğunda neler oldu bir bilsen.
İnsanları tanımakta senin üstüne hiç kimseyi görmedim ben 
Her söylediğin söz bir dersti.
Baba;
Senin yokluğunda neler oldu bir bilsen...
Hep yarım yaşıyor, yarım kalıyorum...
Hep biraz eksik bir hayat yaşıyorum.
Baba;
Senin yokluğunda neler oldu bir bilsen...
Söylediklerinin ne kadar doğru olduğunu görüyorum...
Çok haklıymışsın baba diyorum.
Baba;
Senin yokluğunda neler, neler oldu bir bilsen...


Günaydınlar...

Bugün herkes için sınav günü ama herkes...
Allah hepimizin yardımcısı olsun...
.................................
Heyecan ve korkudan ne yazacağımı bilememekteyim...

15 Haziran 2013 Cumartesi

Aman Yarabbi...

Sanki bir savaş hali...
Nedir bu? Düşman askeri mi bu karşınızdakiler?...
Lütfen birileri DUR desin...
Hiç mi bir umut olmaz bu kadar mı çaresiz bırakılır insanlar...

Kahraman TAZEOĞLU' ndan...

.../öyle bir yerdeyim ki şimdi
ne seni sevebiliyorum
ne senden başka birini...

söz kitabından...

Olsa da Yesek Mi???? Acabaaa?


Oy oy oy oy... Güzel pişmiş. :)))))

Mustafa Ceceli Aman 2012 YENİ ALBÜM

Yarın Daha Zor Bi Gün Olacak...

-Anne yaaa...
-Efendim annem?
-Kalbim uçuyor sanki nefesim daralıyor gibi...
Yarın için aşırı aşırı heyecanlıyım naapıcaz?
-Geçecek kuzusu geçecek yarın bu saatleri düşün.
-Şekerim düşecek galiba yarın.
(Bugünden teşhis.)
-:)))))))))))))))))) Tamam çikolata ye o zaman yarın.
-Olur yerim. 
Ve kuzucuuma sarılıp 
-Annesinin  kuzusu ben sana güveniyorum sen de kendine güven. 
Dedim.:))))))))))))))))))

Benden İnciler:
Bütün heyecanını, korkusunu, telaşını bana attı şimdi naapsam ki?.
:S :/ 
-Hoffffffffff...
Ben de okuyanlara mı atıyorum acaba stresimi buraya yazmakla...
Mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır derler...
(Bu aralar çok uzağım ama mutlu olduğumda da paylaşırım inşallah söz.) 

Neyse stres paylaşıldıkça azalırmış.
;)
Paylaşayım dedim...
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))

Demet Akalın - Kalbimdeki İmzaஜ

Günaydınlar...

Sınav, sınav, sınav  bugün sınav günü yarın da öyle ve gelecek hafta.  Hadi bakalım annem bitiyor hayırlısıyla. Biliyorum çok çalıştın Allah' ın izniyle hedefine ulaşacaksın. Rabbim yardımcın olsun... Biz de senin yine gülen bir yüzle sınavdan çıkmanı bekleyeceğiz.
Annem seni çok seviyorum bebeğim. :)