.....
6 Ocak 2014 Pazartesi
Gece Yolcuları - Unut Beni
Günler çabuk geçsin diye
Kadehlere koyuyorum
Acımı dindirsin diye
Bekliyorum bekliyorum
Bu sensizlik bitsin diye,
SENİ ÖZLEDİĞİM KADAR,
Beni özlüyor musun,
Sende rüyalarında
Beni görüyor musun
Öyle zor ki ayrı kalmak
Öyle dayanılmaz ki
Unut beni sevgilim
BEN UNUTMUYORUM ...
Kadehlere koyuyorum
Acımı dindirsin diye
Bekliyorum bekliyorum
Bu sensizlik bitsin diye,
SENİ ÖZLEDİĞİM KADAR,
Beni özlüyor musun,
Sende rüyalarında
Beni görüyor musun
Öyle zor ki ayrı kalmak
Öyle dayanılmaz ki
Unut beni sevgilim
BEN UNUTMUYORUM ...
Yine Evde Yazar' dan... Çok Güzel Bir Yazı...
http://evdeyazar.blogspot.com/2014/01/blogfrtnas-15-kus-domateslerimi.html
Öyle oyun bozanlar çoktu biz küçükken de...
Evlerinden getirdiği oyuncağı geri isteyen paylaşmakta mızmızlanan...
İstediği bir şey olmayınca:
-Ver bebeklerimi ben gidiyorum
diyen.
Ya da yakan topun en tatlı anında topu eline alıp ben oynamıyorum diyen.
Gıcık, sevimsiz, toplumla uyumsuz...
Bu yazıyı okuyunca heveslenip ben de bir çocukluk anımı paylaşmak istedim...
....
Benim çocukluğum da bahçeli evlerde geçti. Akşamlara kadar sokakta oynardık. Oynardık ama bazen de kavgalar olurdu aramızda. Benim de çok geçimsiz bir arkadaşım vardı Nurgül adında. Ufak tefek minyon tipli, uzun siyah saçlı. Annesi hep iki örgü yapardı saçlarını. Annem de benim saçlarımı örer ikiye katlar kazan kulpu dediğimiz saç modelini yapardı. Demek ki modaydı o zamanlar uzun saçlar hep öyle örgülü olurdu.
Nurgül biraz kıskanç bir kızdı. Herkes onun sözünü dinlesin, dediğini yapsın isterdi.
Bir gün kimseye özellikle de bana söz dinletemeyince getirdi bir kediyi bizim bahçeye attı gitti.
Vay bunu yapan sen misin Nurgül?
Aldım aynı kediyi sepetle götürüp onların evlerinin içine attım çıktım. Yazık zavallı kedicik bir o yana bir bu yana... :)))) Tabii o zamanlar evlerin dış kapıları kilitlenmezdi.
Annesi bunu fark edince annemle kavga etmeye geliyormuş yolda komşular durdurmuş. Annesinin hiç haberi yok çocukların arasında bir anlaşmazlık oldu diye.
Yani anneden kaynaklanan bir geçimsizlik söz konusuydu.
Benim mesajım da annelere olacak:
Lütfen çocuklarınızı uyumlu ve sevgi dolu yetiştirin.
Azıcık karşı çıkan olduğunda karşısındaki herkesi kendisine düşman !!! zannetmesin.
:))))
...
Ve bugünkü pişmanlığım.
O kediciği kızgınlığıma alet etmezdim... Başka bir şey atardım evlerine ama pisiciği değil.
:)))))
Öyle oyun bozanlar çoktu biz küçükken de...
Evlerinden getirdiği oyuncağı geri isteyen paylaşmakta mızmızlanan...
İstediği bir şey olmayınca:
-Ver bebeklerimi ben gidiyorum
diyen.
Ya da yakan topun en tatlı anında topu eline alıp ben oynamıyorum diyen.
Gıcık, sevimsiz, toplumla uyumsuz...
Bu yazıyı okuyunca heveslenip ben de bir çocukluk anımı paylaşmak istedim...
....
Benim çocukluğum da bahçeli evlerde geçti. Akşamlara kadar sokakta oynardık. Oynardık ama bazen de kavgalar olurdu aramızda. Benim de çok geçimsiz bir arkadaşım vardı Nurgül adında. Ufak tefek minyon tipli, uzun siyah saçlı. Annesi hep iki örgü yapardı saçlarını. Annem de benim saçlarımı örer ikiye katlar kazan kulpu dediğimiz saç modelini yapardı. Demek ki modaydı o zamanlar uzun saçlar hep öyle örgülü olurdu.
Nurgül biraz kıskanç bir kızdı. Herkes onun sözünü dinlesin, dediğini yapsın isterdi.
Bir gün kimseye özellikle de bana söz dinletemeyince getirdi bir kediyi bizim bahçeye attı gitti.
Vay bunu yapan sen misin Nurgül?
Aldım aynı kediyi sepetle götürüp onların evlerinin içine attım çıktım. Yazık zavallı kedicik bir o yana bir bu yana... :)))) Tabii o zamanlar evlerin dış kapıları kilitlenmezdi.
Annesi bunu fark edince annemle kavga etmeye geliyormuş yolda komşular durdurmuş. Annesinin hiç haberi yok çocukların arasında bir anlaşmazlık oldu diye.
Yani anneden kaynaklanan bir geçimsizlik söz konusuydu.
Benim mesajım da annelere olacak:
Lütfen çocuklarınızı uyumlu ve sevgi dolu yetiştirin.
Azıcık karşı çıkan olduğunda karşısındaki herkesi kendisine düşman !!! zannetmesin.
:))))
...
Ve bugünkü pişmanlığım.
O kediciği kızgınlığıma alet etmezdim... Başka bir şey atardım evlerine ama pisiciği değil.
:)))))
Bugün Keyifsizim...
Acaba kahve ve dumanlı hava saham keyfimi yerine getirir mi ki?
(Niye mi küçük yazdım? Evde Yazar arkadaşıma destek verdiğim için.)
:)
Günaydınlar...
Hepimiz için iyi bir hafta olsun sağlıklı, bol kazançlı, bereketli, mutlu...
Pisiciğim de iyileşsin bir an önce...
:.(
Kahraman Tazeoğlu' ndan...
Bu haber için seçenekler
Kimileri yokken bile var gibiydi, kimileri elimizi tutarken bile yanımızda değildi...
BUKRE
Kahraman Tazeoğlu...
Aret Vartanyan' dan...
Bu haber için seçenekler
Söylemek isteyip de söylemediklerimi, söyleyemediğimden değil dinlemeyeceğini, duymayacağını bildiğimden söylemiyorum. Biriken sözcükler, yuttuğum cümleler ağır geliyor. Gitmem gerektiğini bidiğimde gidemeyişimin yükü de her geçen gün ağırlaşıyor. Yaşamak isteyip de yaşayamadıklarım daha da ağır geliyor.
Çırılçıplakaşk
Aret Vartanyan...
Yapılan Hesaplamalara Göre...
Kedimle aynı yaştaymışım...
-Haaayııırrrr... Daha bebek ooooo...
Diyesim geldi.
-Haaayııırrrr... Daha bebek ooooo...
Diyesim geldi.
5 Ocak 2014 Pazar
X-Ray Ve Sanat...
Hollandalı radyolog Arie Van't Riet, röntgen cihazını geleneksel yöntemlerin biraz dışında kullanarak yeni bir sanat dalının önderi oldu. Hikayeye göre, Riet' in bir arkadaşı kendisinin x-ray fotoğraflarını çekmesini istedi. Ortaya çıkan fotoğrafların mükemmelliği karşısında Riet, bu tekniği ilerleterek daha başka şeylerde de denemeye karar verdi. Hayvanlar ve bitkiler üzerinde de aynı çalışmayı yaptı. Bazı fotoğraflara bilgisayar ortamında renklendirme ve ışıklandırma çalışması da yapılarak büyüleyici görüntüler elde edildi.
İşte çalışmalardan 20 örnek...
Kaynak:
Gürgen...
Offf kedimiz hasta yaaaaaa... Hiç başımıza gelmemişti. İdrar yolu iltihabı. Nasıl acı çekiyorsa sürekli miyavlama halinde...
Kendini anlatamayan bebek gibi...
:/
Kendini anlatamayan bebek gibi...
:/
Ödevlerimi...
Yapıyorum onun için paylaşımlarım biraz aksadı yoksa buradayımmmm...
:))))))))))))))))
:))))))))))))))))
Mutlu Pazarlar...
Hepimize sevgi dolu güzel günler dilerimmm...
Hareketli mi hareketli, neşeli mi neşeli bir müzik paylaşayım dedim bu sabah...
4 Ocak 2014 Cumartesi
Aret Vartanyan' dan...
Bu haber için seçenekler
Beni içinde sevme. Biliyor olmak yetmez, hissetmek istiyorum.
Çırılçıplakaşk
Aret VARTANYAN...
Günaydınlar...
Yine geldi bir hafta sonu daha...
Herşey gönlümüzce olsun...
Yürü Yüreğim gidelim buralardan...
:)
Bu güzel müziği dinlemek istedim ...
Azıcık Uyudum Yaa?...
Çok uyudum sandı heralde bu bünye...
Offf...
Uykum kaçtı gibi.
Yine de bana müsaadeeee İyi Geceler hepimize...
İranlı Şarkıcı Bijan Bijani'den harika bir Farsça Şarkı: Narçiçeğim!
Dilruba, gönül neşesi, şirin edalı nazlı yarım
Nereye gittin gel gör ne haldeyim
Nasıl bir gece bu gece, yalnızlık, yalnızlık ve yalnızlık gecem
Saçının düğümünü aç da sahurdan bir kapı açasın
Bahar geldi, çiçekler elvan, rengârenk
Sevgiliyi pınar başında görmek güzeldir
Bir çiçek koparıp evine götürmek istiyorum canım
Gül cemalini görmek, çiçeği ayağının altına sermek istiyorum canım
Ateş çiçeğim, narçiçeğim
Senin hüznünü taşıyorum kalbimde
Bir anlık otur yanımda ey yar'ım
Ben seni görmeye can atıyorum
Saçın tellerine çiçek astın
ve bizi perişan ettin
Eğer sen bana reva görüyorsan perişan olmakla da mutluyum
Nereye gittin gel gör ne haldeyim
Nasıl bir gece bu gece, yalnızlık, yalnızlık ve yalnızlık gecem
Saçının düğümünü aç da sahurdan bir kapı açasın
Bahar geldi, çiçekler elvan, rengârenk
Sevgiliyi pınar başında görmek güzeldir
Bir çiçek koparıp evine götürmek istiyorum canım
Gül cemalini görmek, çiçeği ayağının altına sermek istiyorum canım
Ateş çiçeğim, narçiçeğim
Senin hüznünü taşıyorum kalbimde
Bir anlık otur yanımda ey yar'ım
Ben seni görmeye can atıyorum
Saçın tellerine çiçek astın
ve bizi perişan ettin
Eğer sen bana reva görüyorsan perişan olmakla da mutluyum
3 Ocak 2014 Cuma
Farsça güzel bir şarkı: Belkide hayat budur...
Hey sizlerden biri
Sizlerden birine söylüyorum
Belki hayat budur
Küçücük ve sıradan bir aldatmacadır hayat belki
Hem de sevdiğin, dünyayı onsuz istemediğin birisinin tarafından
Dünyayı onun için istediğin birisinin aldatması
Evet, evet
Sanırım budur hayattır belki de
Sizlerden birine söylüyorum
Belki hayat budur
Küçücük ve sıradan bir aldatmacadır hayat belki
Hem de sevdiğin, dünyayı onsuz istemediğin birisinin tarafından
Dünyayı onun için istediğin birisinin aldatması
Evet, evet
Sanırım budur hayattır belki de
Nazan BEKİROĞLU' ndan...
Bir yorgunluk kaç kişide tekrarlanır, katmerlenir, katlanır?
Bir yorgunluk ruhtan ruha, bedenden bedene çarpa çarpa nasıl yankılanır?
Öznesini değiştire değiştire nasıl çoğalır?
Mimoza Sürgünü
Nazan BEKİROĞLU
Aziz Nesin' den...
Yüreğim gövdeme sığmıyor. Gövdem odama, odam evime sığmıyor.
Evim dünyaya, dünyam evrene sığmıyor. Patlayacağım acımın acısından..
Susmuşum ki suskunluğum göklere sığmıyor.
Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım?
Gönül dar geliyor sevgime, kafam beynime, ah şakaklarım! Çatlayacağım..
Anladım artık anladım kimselere anlatamayacağım.
Susmuşum ki suskunluğum göklere sığmıyor.
Böyle bir acıyı kimlere nasıl anlatacağım?
Gönül dar geliyor sevgime, kafam beynime, ah şakaklarım! Çatlayacağım..
Anladım artık anladım kimselere anlatamayacağım.
Aziz Nesin
Bakıyorum...
Gözümle, gönlümle görmeye çalışıyorum... Bir küçüğe sormak lazım bir büyüğe...
Hepimizi koru Rabbim diyip susuyorum...
Susmanın bana ne faydası varsa bir kere sustum hep susuyorum...
Hepimizi koru Rabbim diyip susuyorum...
Susmanın bana ne faydası varsa bir kere sustum hep susuyorum...
Günaydınlar...
En güzel sabahlar, en güzel günler hepimizin olsun...
Hayırlı Cumalar...
Leman SAM...
Bayılıyorum bu sese...
Hadi dinleyelim.
Beklemek...
“Beklersin, beklersin, beklersin.
Sonra gidersin...
Onun ne beklediğinden haberi olur, ne de gittiğinden.”
Okyanus Topaloğlu
Sonra gidersin...
Onun ne beklediğinden haberi olur, ne de gittiğinden.”
Okyanus Topaloğlu
2 Ocak 2014 Perşembe
Vodafone Bebek Reklamı 2013
RTÜK Bu reklama ceza kesmiş...
:/
Şaşırtan karar bebeğin ağlaması neticesinde verilmiş...
CEZANIN DAYANAĞI
Uyarı cezası RTÜK yasasının 9. maddesinde yer alan şu hükümden dolayı verildi:
"Çocukların fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar vermemek, deneyimsizliklerini veya saflıklarını istismar ederek, çocukları bir ürün veya hizmeti satın almaya veya kiralamaya doğrudan yönlendirmemek; çocukları reklamı yapılmakta olan ürün veya hizmetleri satın almak için ebeveynlerini veya başkalarını ikna etmeye doğrudan teşvik etmemek; çocukların ebeveynlerine, öğretmenlerine veya diğer kişilere duyduğu güveni istismar etmemek veya sebepsiz olarak çocukları tehlikeli durumlarda göstermemek."
Barbara ve Zafer Baran: Retrospektif
Barbara ve Zafer Baran: Retrospektif
28 Kasım 2013 – 27 Nisan 2014
Rasathane fotoğraf sergisiyle İstanbul Modern, Barbara ve Zafer Baran’ ın 1999'dan günümüze son dönem ortak üretimlerinden bir retrospektif sunuyor. Yaşamın en küçük parçalarından gökyüzünün derinliklerine uzanan geniş bir spektrumda çalışan Baranlar, anlatıyı deneysel bir yaklaşımla zenginleştirirken doğa, bilim ve estetiğin sınırlarını silikleştiren bir bütünlük fikrini görselleştiriyor.
Barbara ve Zafer Baran doğadaki en basit formların ve hareketlerin peşine düşerek, yaşamdaki saklı devinimin parçalarını bir araya getiriyor. Uzaklara gitmeden, bulunduğumuz noktaya gerçekleşen bir yolculuk gibi, Baran’ lar çürümekte olan bir çiçeğe, gökyüzünde ve yeryüzünde bıraktığımız izlere veya ay ve yıldızlardan uzanan ışık huzmelerine bakarak yaşamdaki en yalın çizimleri fotoğrafa aktarıyor. Hiçbir müdahalede bulunmadan ele aldıkları formları, keskin bir gözlemcinin hayatın her tabakasını anlama isteğiyle, oldukları gibi, tüm kusur ve güzellikleriyle kaydediyorlar.
Baranların fotoğraflarında sıklıkla konu ettiği, kaybolmakta olan veya çok eskiden beri orada bulunmasına rağmen göze çarpmayan nesnelerde, sıradan olanın cazibesi ve basitin barındırdığı karmaşa göze çarpar. Bu fotoğraflara bakıldığında botanik öğeler, coğrafi nesneler, uzay cisimleri bir bütünün parçasıdır; bakış açısı değiştikçe birbirine benzer, hatta karışırlar. Modernizmin disiplinler arasında kurduğu yapay sınırlar anlamsızlaşır; sanat, doğa ve bilim tek bir görsel dilde konuşmaya başlar. Rasathane, Barbara ve Zafer Baran’ın bitmeyen gözlemlerinin deneysel fotoğraf ve sanat tarihiyle buluştuğu yerdir.
Olamaz Bu Offf...
Dünden beri emek emek ördüğüm boncuk takı tam ortasından koptu iyi mi? Yarıya kadar gelip de emeğimin söküldüğünü görmek tam bir hayal kırıklığı...
Offff... Yeniden başla Betül...
:/
:/
:/
:/
:)
Offff... Yeniden başla Betül...
:/
:/
:/
:/
:)
Kefen Giymek Bu Kadar Kolay mı?...
Ya da kefenin bu kadar basitleştirilmesi diyeyim...
:/
Kefen giymiş garibanlar...
:/
Kefen giymiş garibanlar...
1 Ocak 2014 Çarşamba
Sıla - Esmer Günler (2013)
Sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç yapmazdın
Ayları geçti ayrılık sen delisin
Sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç yapmazdın
Ayları geçti ayrılık sen delisin
Yapma yapma
Sendemi aklıma sığmıyor sendemi
Senmisin herşeyi silmekten bahseden
Böyle gitmek varmıydı
Demek yine bana hüsran
Bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü
Yapma yapma
Sendemi aklıma sığmıyor sendemi
Senmisin herşeyi silmekten bahseden
Böyle gitmek varmıydı
Demek yine bana hüsran
Bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü
Yapma yapma
Sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç yapmazdın
Ayları geçti ayrılık sen delisin
Sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç yapmazdın
Ayları geçti ayrılık sen delisin
Yapma yapma
Sendemi aklıma sığmıyor sendemi
Senmisin herşeyi silmekten bahseden
Böyle gitmek varmıydı
Demek yine bana hüsran
Bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana sensiz günler düştü
eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü
eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü
Ayları geçti ayrılık sen delisin
Sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç yapmazdın
Ayları geçti ayrılık sen delisin
Yapma yapma
Sendemi aklıma sığmıyor sendemi
Senmisin herşeyi silmekten bahseden
Böyle gitmek varmıydı
Demek yine bana hüsran
Bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü
Yapma yapma
Sendemi aklıma sığmıyor sendemi
Senmisin herşeyi silmekten bahseden
Böyle gitmek varmıydı
Demek yine bana hüsran
Bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü
Yapma yapma
Sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç yapmazdın
Ayları geçti ayrılık sen delisin
Sen beni bırakıp böyle gitmezdin hiç yapmazdın
Ayları geçti ayrılık sen delisin
Yapma yapma
Sendemi aklıma sığmıyor sendemi
Senmisin herşeyi silmekten bahseden
Böyle gitmek varmıydı
Demek yine bana hüsran
Bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana sensiz günler düştü
eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü
eyvah
Yine bana hüsran bana yine hasret var
Yine bana esmer günler düştü
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)









































