29 Mart 2014 Cumartesi

Günaydınlar...


Her şeyin gönlümüzce olduğu, sevgi dolu günler dilerim...



Ayyy... Sabah sabah ne kadar güzel duruyorsun sen...
:P


Kahveeeeee...
Ohh... Misss...


Ahhh paylaşabildim bir müzik nihayet...
Sezen Aksu' ya geçmiş olsun diyerek paylaşıyorum bu şarkısını...
"Anladım sonu yok yalnızlığın
Her gün çoğalacak
Her zaman böyle miydi bilmiyorum
Sanki dokunulmazdı çocukken ağlamak

Alışır her insan
Alışır zamanla kırılıp incinmeye
Çünkü olağan yıkılıp yıkılıp yeniden ayağa kalkmak…

Yalnızlığım yollarıma pusu kurmuş beklemekte
Acılar gözlerini dikmiş üstüme nöbbette
Bekliyorum, bekliyorum, bekliyorum
Hadi gelin üstüme korkmuyorum

Bulutlar yüklü ha yağdı ha yağacak üstümüze
Hasret yokluğunla ben baş başayız nihayet..."

Dinleyelim ne güzel yazmış ve söylemiş...



28 Mart 2014 Cuma

Uyku Vaktiiiiiii...


Fena geldi iyi geceler hepimize 
Bu saate kadar bekledim bekledim 8 dakika var siyaset yasaklarının başlamasına 
ama bayrakları toplama eğilimi bile yok...
Uyuyayım en iyisi...

Özdemir ASAF' tan...


Facebook Kapanırsa...

Benim oğlumla görüşmemi engelleyeceğini düşünmüyor mu bu adamlar?

Kendime...

Boncuklarıma, içime döndüm...
Yeni modeller, yeni renkler, kendime ait tasarımlar gelecek gelecek daha neler neler...
Bunun için bana bunu öğrettiği için Sevgili Gülden Hocam' a teşekkür ederim...

Günaydınlar...


Yeşilin dinginliği ve güzelliği ne güzel yansımış bu kareye...
Herşeyin gönlümüzce olduğu sevgi dolu günler dilerim...


Krep ister misiniz?...
:)

Artık müzik yok paylaşamayacağım...
Sadece dua edeceğim...


Uykuuu...


Geldi...
İyi geceler hepimize...

Hakikaten...


27 Mart 2014 Perşembe

Çook Doğru...


Benim İçin Üzülme (Funda Arar)

FesüphanAllah... :))))))))))))


İki hafta önce başkent Pyongyang' da, devlet yaptırımlarına ilişkin ilkeler açıklanmış, daha sonra bu yaptırımlara ilişkin kılavuz da ülkenin geri kalanına dağıtılmıştı.
Söz konusu kılavuza göre, erkeklerin Devlet Başkanı Kim Jong-un ile aynı saç kesimini yaptırması gerekiyor. Bazı Kuzey Korelilerin bu saç kesimiyle ilgili çekinceleri olduğu belirtiliyor.
Özgür Asya Radyosu'na konuşan bir Kuzey Koreli, "Başkanımızın saç modeli çok istisnai bir modeldir. Herkesin kafa ve surat şekli farklı olduğundan, her kestirene yakışmayabilir" dedi.
Güney Kore'de yayımlanan Korea Times gazetesine göre, Çin'de yaşayan bir Kuzey Koreli, Kim Jong-un'un saç modelinin pek de rağbet görmediğini söyledi:
"Bu saç modeli daha çok Çinli kaçakçıları andırıyor. Hatta 2000'lere kadar bu kesime 'Çinli kaçakçı traşı' derdik."
Bugüne kadar Kuzey Kore'de kadınlara 18, erkeklere ise 10 modelde kesim yaptırma izni vardı.
Daha önce Kuzey Kore devlet televizyonu da uzun saça karşı bir kampanya başlatmıştı. Kampanya çerçevesinde "Saçlarımızı sosyalist yaşam tarzına uygun olarak keselim" çağrısı yapılıyordu.

Haber Kaynağı:


:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))

Kultiration - Albanija

Mark Eliyahu | Sands | Journey

Günaydınlar...


Sevgi, huzur ve güzellik dolu günler dilerim...


"Gülmek için yaratılmış gözlerde yaşlar niye
Sevmek için yaratılmış kalpler hep bomboş niye 

Sevmesini bilmiyorsan bakma sakın gözlerime
Mutlu olmak istiyorsan inan inan sözlerime..."

Diyor Mehmet Erdem...
Dinleyelim güzel güzel...

26 Mart 2014 Çarşamba

Ahahahaaaa...

İnsanın evi gibisi var mı ya?...

Susan Biri...

Candan Erçetin... Korkarım

Tutamıyorum Zamanı (Kenan Doğulu)

İşte...

Gitmesem istemediğim yerlere...
Güzel güzel canımın istediği yerlere gitsem, gidebilsem...
Gezsem mesela İstanbul' u...
Ulaşabilsem seve seve koşsam...
Kız Kulesinden doyamayan gözlerle baksam sana...
Sonra koşsam Galata' ya Kule' nin enfes manzarasıyla görsem bir daha, bir daha seni...
Bu aralar böyle...
Niye mi?
İşte öyle...

Yalin-Yasaklandin

Günaydınlar...


Meraklı meraklı sırtlarını dönmüş bakıyorlar.
Belki geçmişe, belki umutlu bir geleceğe, belki de bir aynaya...
Neye bakarlarsa baksınlar güzelliklerinden, zarafetlerinden hiç bir şey kaybetmeyecekler.
Günümüz güzel ve aydınlık geçsin... 


Bu sabah kıtır kurabiyemsi simitlerle başlayalım bir şeyler yemeye...
Sonrası gelir nasılsa...


"Aşk bir hastalıkmış sanki,
Seni bende hapsetti; yüreğim kilitli.
Ben odamda kokunla şimdi,
Konuştuğum duvar sessizdi.
Adın nefesimdi.

Buralar şimdi yangın yeri
Yokluğun yangının alevi
Söyle gitmenin sebebi neydi?

Gözlerimi kapatsam yüzünü görür müyüm?
Gündüzleri uzatsam geceler bir kördüğüm
Kapıları kapatsam yalnız üşür müyüm?
Bir kuş olup da uçsam üzerine süzülür müyüm?"

Diyor Özgür Kurum...
Dinleyelim.
Elime güzel, lezzetli, misss kokulu kahve fincanımı aldım dinliyorum.
Sabahın sessiz, sakin keyfi ile...
Hadi siz de dinleyin...

Uykuuu...


Nasıl da geldin öyle bir anda?...

Şems-i Tebrizi...

Gamzelendi Gönül Yine Devası AHTIR, Gönlü Mahsun Olanın dostu ALLAH'tır. Ş.Tebrizi

25 Mart 2014 Salı

Ağaç Oldum...


Buralarda bekleye bekleye...

Edip CANSEVER' den...

"Doğasın sen, doğasın, yarat beni yeniden.
Ey yalnızlığımı kuşatan yalnızlık."


Edip CANSEVER

Peppino Di Capri - Melancolie

Bir Resim Bu Kadar mı Gerçekçi Olur?...


Kim çizdiyse bravo...

Bilmelisin ki...


BİLMELİSİN Kİ
Bilmelisin ki… Bilmelisin ki …
Duvarda asılı diplomalar insanı insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki …
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.
Bilmelisin ki …
Karsındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Bilmelisin ki …
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!
Bilmelisin ki …
Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Bilmelisin ki …
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi,sevgi ve güven
öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil
Bilmelisin ki …
Ne kadar yakın olursa olsunlar en iyi arkadaşlar da
ara sıra üzebilir. Onları affetmek gerekir.
Bilmelisin ki …
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Bilmelisin ki …
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın dünya sizin
için dönmesini durdurmuyor.
Bilmelisin ki …
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz
Bilmelisin ki …
İki kişi münakaşa ediyorsa, bu birbirlerini
sevmedikleri anlamına gelmez. Etmemeleri de sevdikleri
anlamına gelmez.
Bilmelisin ki …
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Bilmelisin ki …
sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar
sürüyor.
-Can Yücel

Özdemir Asaf' tan...


Yaşasınnnn...


Bugün kurs günü...
Ben dersime gidiyoruuuummm hoşçakalınnnn...

Gokhan Tepe - Veda Makami

Özcan Deniz-Canım


.........

Çok Umutvar Konuşuyorsun Akrepçim...

AKREP (24 Ekim - 22 Kasım )
Bugün uğraştığınız işlerle ilgili bir eğitim programı, medya, tanıtım ile ilgili çalışmalar veya toplantılar söz konusu olabilir. Oldukça hareketli ve yüksek tempolu bir gün geçirebilirsiniz. Eğer planladığınız bazı özel etkinlikler varsa onları iptal etmeniz de gerekebilir.

:)))))))))))))
Ne güzel de motive ediorsun sen...

Ahahahaaaaaaaaaa...

3 Kişilik miting...
-Nerede bu millet?...
:)))))))))))

Günümüz Aydın Olsun...


Sabahımıza lezzetli bir başlangıç yapalım...
Güzel ve neşeli bir gün olsun...


Ne kadar zarif bir duruşu var bu çiçeklerin...
Seviyorum ben çiçeklerin görüntüsünü... 
Bir de koksalar miss gibi daha çok seveceğim yakındır erguvanlar çıkar...


Bir nostalji bu sabah...
Ajda Pekkan' dan.
"Bilsen neler dönüyor şu garip dünyada" Diyor...
"Arkadaşlık, düşmanlıkla yan yana"...

Ve şarkının tüm sözleri...

Bilsen neler dönüyor şu garip dünyada 

Arkadaşlık düşmanlıkla yanyana 
Bazen sebep bir aşksa çoğu zaman da para 
Değiştirir insanları hep bir anda 

Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi 
Şu kısacık ömürler yeter mi 
Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi 
Şu kısacık ömürler yeter mi 

Hoşgör sen affet gitsin aldırma 
Büyüklük sende kalsın sonunda 
Sen sarıl o sana sarılmazsa 
Sen unut unutmazsa 

Hangimiz uğramadık sanki haksızlıklara 

Dinle beni sakın uyma şeytana 
Pişman oluyor herkes sonra yaptıklarına 
Esir olma boş yere gururuna 

Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi 
Şu kısacık ömürler yeter mi 
Hiç bunları kendine dert etmeye değer mi 
Şu kısacık ömürler yeter mi 

Hoşgör sen affet gitsin aldırma 
Büyüklük sende kalsın sonunda 
Sen sarıl o sana sarılmazsa 
Sen unut unutmazsa...

Ne kadar hoş sözleri var dinledikçe daha bir anlam kazanıyor.
Kahvenizi alın benim gibi, sabahımıza keyif katsın bu şarkı...
Dinleyin içinize işleye işleye dinleyin...
............


Uykuuu...


Fena geldi...
İyi geceler hepimize...

HAVVA KARAKAŞ -- Ben Bir Göçmen Kızı Gördüm Tuna Boyunda

Seniha - Rüzgâr Söylüyor


Rüzgâr söylüyor şimdi o yerlerde bizim eski şarkımızı
Vazgeç söyleme artık hatırlatma mâzîdeki aşkımızı
Bir kış günüydü başladı bu hazîn macerası ömrümüzün
Vazgeç söyleme artık hatırlatma mâzîdeki aşkımızı.

Tanju Okan - Gülünce Gözlerinin İçi Gülüyor



Piyano Keman - Kimseye Etmem Şikayet - Enstrumental - Beysun Yıldız


.....................

24 Mart 2014 Pazartesi

Umut...


Karların içinden bir çiçek sana gülümsüyorsa umut var...
Her şeye rağmen umut var...

Hz. Mevlana' dan...


Üzülme der Mevlana ve devam eder;
Kızma hiç kimseye yaptıklarından dolayı aksine
teşekkür et ihanet edenlere sadakati öğrettikleri için...
Minnet duy yalancılara doğrunun farkına varmanı sağladıkları için...

Mutsuz edenlere dua et mutluluğu daha derin hissettirdikleri için.. 
Herkesi sev yaşamına bir anlam kattığı için..
Hayat bu yüzden daha güzel siyahlar beyazı fark ettirdiği için.


Hz. Mevlana...

Günaydınlar...


Rengin güzelliğine bayıldım...


En güzel sabahlar hepimizin olsun.
Haftamız huzurlu ve bol kazançlı başlasın ve bütün işlerimiz rast gelsin...


Funda Arar' ın o güzelim sesi...
"Yak Gel" diyor
"Sat gel gözüm yok para pulda...
Yalnız sanadır bu hasretim...
................
Yen inadı sevdiğim..."
Sabahımıza eşlik eden bu güzel şarkıyı dinleyelim...
................
:)

23 Mart 2014 Pazar

İyi Geceler...


Hepimize yarın sabaha çok iş vaar...

Hz.Mevlana...



EY CAN!
Kazandıkça bölüşemiyorsan ELİNİ sorgula.
Konuştukça kırıcı oluyorsan DİLİNI sorgula.
Yürüdükçe menzilden çıkıyorsan YOLUNU sorgula.
Ömür geçtikçe yerinde sayıyorsan GÜNÜNÜ sorgula.
Sevildikçe vefasızlaşıyorsan GÖNLÜNÜ sorgula.
Hangi hâlde olursan ol SONUNU sorgula...!

Hz.Mevlana

Değerli Cümlelerim' den Alıntı...


Oysa öyle çok, öyle yüksek sesle.
Bağırıyorum, bağırıyorum ki...
Sonra avaz avaz susuyorum.
Görenim, bilenim,duyanım.
Olsun istiyorum...

Değerli Cümlelerim' den...

George Michael - Careless Whisper (1984)

Kent Şarkıları - Kırılmasın Sesim

Akrep Yemin Ederim...

AKREP:  Bugün sizin için büyük bir gün olabilir. İş yerinizde enerjik hava size de yansıyacak. Geçmişte yaptığınız çalışmalar olumlu sonuçlar verebilir. Patronlarınızdan tebrikler almaya hazır olun. Bu öğleden sonra çeşitli etkinliklere katılabilirsiniz.

Benimle dalga geçiyorsun...
:/
Ne işi, ne gücü, ne patronu?
Offf Of...

Günaydınlar...


Lezzeti bol , her şeyin güzel olduğu bir Pazar sabahına daha günaydın diyelim...
Önce aynaya bakıp kendimize gülümseyelim. 
Ne kadar yakıştığını görelim Sonra çevremize bu güler yüzümüzle bakalım...



Ne kadar güzel bir bahar dalı, içimi açtı...


Vedat Sakman o harika sesiyle "Yalnızlık Yağmura Benzer" diyor...
"Sen kollarıma asla gelmemiş sevgili 
Sen yitirilmiş olan daha başından 
Senin hangi şarkılar gider hoşuna 
Hiç öğrenemedim... 

Yalnızlık yağmura benzer yükselir denizlerden 
Uzak ıssız ovalardan ait olduğu yere göklere döner


Ve şehrin üstüne göklerden iner
Aşıklar umduklarını bulamamışlar 
Aynı yatakta yan yana uzanmışlar 
Yalnızlık nehir boyu 

Yalnızlık yağmura benzer yere yağan alaca karanlıkta 
Ve iki insan hayal kırıklıklarını bırakırlar 
Birbirlerini kollarlar 
Sokaklar yüzlerini sabaha döner
Aşıklar umduklarını bulamamışlar 
Aynı yatakta yan yana uzanmışlar 
Yalnızlık nehir boyu"

(Şiir;Rainer Maria Rilke ) 

Dinleyelim o zaman her zamanki gibi sabah kahvemiz ve kuş sesleri eşliğinde... 

Uykuuu...


Geldi evet hem de fazlasıyla...
İyi geceler hepimize...

Zuhal Olcay Candan Erçetin Yalnızlığım


.......................

22 Mart 2014 Cumartesi

Twitter' ım Gitti...

İnternetim öğlene kadar yoktuuuu...
Niye böyle oluyor, niye insanlar bu kadar zorlanıyor anlamıyorum...

Geçen Yılki Sınav Heyecanımız...

Üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmiş...
Kuzucuumun stresi inanılmazdı ama benim o sabahki heyecanım daha fazla idi...

http://erayazifikiredebiyat.blogspot.com.tr/2013/03/gulumsedik-sukurler-olsun.html

Hey gidi günler hey...
:)))))))))))))))))))))

Aşkın Zindanları (Bahadır Tatlıöz feat. Özgün)

Hey Selam!...


Naaber?...
:))))

Kent Şarkıları Yarım

Kent Şarkıları - Hayat Devam Ediyor ( Başka 2012 )


Çok güzel...

İşte Enerjimi Getirecek İksirim...

,
:))))))
Ohhh misss nefissss...

Oğuzhan Koç... Her Aşk Gibi Bu da Bir Gün Biter...


...............

Limonlu Pastaya Kim Hayır der?...


:)

Zeki Müren - Gücüme Gidiyor Böyle Yaşamak

Haluk Levent - Askın Mapushane

Biraz Enerji Lütfen Biraz Enerji...

AKREP: İş hayatınızda her şey yolunda gidecek. Çabalarınızın boşa gitmediğini görmek sizi sevindirecek. Sevdiğiniz insanla aranızda yanlış anlaşılmalar yaşanabilir. Tartışmalara girmeden önce bir kez daha düşünün.

Bugünkü kadar morali bozuk, neşesiz, formsuz gün yaşamamıştım...
Enerji birazcık enerji istiyorum sadece...

Bugün Blogumda...

Hiç bir şey paylaşasım yok mutsuzum, yorgunum...
:/

İnternete...

Yeni girebildim bu saatte. İnternetim kesikti. Niyeyse kendi kendine gidiyor geliyor...
Ne yapılıyor bilmiyorum.....................

21 Mart 2014 Cuma

Uyku Fena...


Geldi...
İyi geceler hepimize...

Oğlummm...

Ahhh annem yetmiyor seni ekranda görmek kuzum çok özledim bebeğim seni... :.....

Hadi Biraz Havamız Değişsin... Galeri Apel' de Bir Sergi... ‘Cinderella Collection 2014’...

Selin Kohen Levi’nin masalsı cam sergisi ‘Cinderella Collection 2014’




‘Cinderella Collection 2014’ sergisi ismiyle, bizi masalsı bir görsel şölenin beklediğinin ipucunu veriyor. 29 Mart’a kadar sergilenmeye devam edecek olan bu masalın yaratıcısı Selin Kohen Levi ile eserlerine ev sahipliği yapan Galeri Apel’de bir araya geldik

Peri kızı güzelliğinde bir cam sanatçısı… “Tutku ile aşk, büyük işlerin kanatlarıdır,” demiş Goethe.
İşteSelin Kohen Levi, yaptığı işe tutkuyla ve büyük bir aşkla bağlı olduğundan, sergilediği tüm cam eserler hayranlık uyandırıyor. Onları izlerken, yaşamın farklı dönemlerinde yaşanmışlıkların izlerini görüyorsunuz; gençlik, flört, evlilik, ayrılık ve lohusa gibi çeşitli zaman dilimleri camın üzerine büyük bir ustalıkla aktarılmış. Değişik malzeme kombinasyonlarından, her biri farklı tekniklerle oluşturduğu cam eserler, bir yandan 21. yüzyıl marka bağımlısı Cinderella’lara gönderme yaparken, adeta bir defile için özel tasarlanmış giysi, ayakkabı ve çantaların sunumuyla karşılaşıyorsunuz.  Sanatçı, cam eserleriyle, kadınların güzellik algısında giyim kuşamın önemine ve bu döngüde kadının öz benliğe değer katma arzusu ile yaratılan görsel imajın kırılganlığına dikkat çekmeyi amaçlamış.
Cama olan tutkunuz nasıl başladı; neden cam?
Aslında,  evlenene kadar bankacıydım. Demirbank Yurtdışı İlişkiler bölümünde yoğun bir tempoda çalışırdım. Evlendikten kısa bir süre sonra evimi dekore ederken, bir mağazada çok özel bir lamba gördüm. İçinde kütle kütle camlar vardı ve fiyatı çok pahalıydı. Işığın camın içinde kırılmasına âşık oldum. O camları bulmak istedim. Aradım, buldum ve aynı lambayı kendim yaptım.  Hâlâ evimdedir. Sonradan tek arzum cam kesmeyi öğrenmek oldu. Kimden öğrenebilirim diye düşününce, evime gelen camcı ve aynacıların atölyesine gitmeye başladım. Türkiye’de 12 sene önce henüz bir cam ocağı bile yoktu.
Cam sanatçısı olmak için nasıl bir eğitim aldınız?
Özel bir eğitim almadım. Bir gün Londra’dan bir cam sanatçısının geldiğini duydum: Yasemin Aslan Bakiri; Soluğu onun yanında aldım. Ondan cam teknikleri ile ilgili dersler almaya başladım. Cam sanatında, öğrenmenin sonu yok. Çok teknik ve çok prosedürü olan bir şey; hatta seramikten daha zor. Daha sonra, cam ocağına da gittim, cam bilgim eski usul kalmış. Vitraycılardan da eğitim aldım bir müddet. Kendi kendimi yetiştirdim diyebilirim.
Bu sanat biraz da tehlikeli gibi…
Cam ocağında uzaylı gibiydim. Kullandığım kimyasalları duymamışlar. Zararsız denebilecek hiçbir şey yok yapım aşamasında. Kimyasal cam yapmadığım dönemde ciddi bunalıma giriyorum. Bu işte ne eldiven ne de maske kullanırım. Evimde, oksijen ve gaz tüpleri var.
Cam sanatında prosedür nedir?
Önce kil, sonra kalıp,  kimyasallar,  fırınlanma aşaması, renklendirme gibi çok detaylı bir işlem. Tek bir aşamayı bile bilmiyorsanız, tüm emek fırında çöpe gidebilir. Bunu defalarca yaşadım. Eser, sanayi fırını gibi dev bir fırında bir hafta süreyle kalır. Evdeki fırın gibi basit değil; onu çalıştırabilmek için fizik, kimya ve matematik bilmelisiniz. Her iş için farklı bir program yazmak gerekiyor. Onu çözmek neredeyse on yılımı aldı diyebilirim. Deneme yanılmalarla, tam mantığını yeni anladım. Her seferinde bir kalp çarpıntısı. Fırından bir pat sesi geldi mi, telafisi yok. Baştan yapılmalı.
Hem anne hem sanatçı olunca…
Pek de kolay değil. 6 yaşında bir kızım ve eserlerimi ortaya çıkarabilmek için kullandığım epey kimyasal çeşidi var. Tabii ki onlar, evde kilit altında özel bir odadalar. Evin içinde gizli bir atölyem var. Camdan zarar gelmez ama bu kimyasallar tehlikeli olabilir. Biraz büyüdüğünde kızıma bu odayı gösterdim ve gözlerine inanamadı. Gizli bir hazine keşfetmiş gibiydi. Ancak, o atölyeye kesinlikle girilmeyeceğini çok iyi bilir.
 İlk eseriniz neydi?
İlk başlarda, açıkçası bir obje yapmaya çalışmadım. Teknikleri çalıştım. Pişirebilmek, eritebilmek yani camı anlamaya çalıştım ilk yıllar. Daha sonra ilk yapmayı düşündüğüm şey Adidas ayakkabıydı. İki günlük kurs için cam ocağına gittim.  İki günde bu ayakkabıyı yapmam mümkün değildi; yerine yeşil bir hamam terliği yaptım. Bu eserimle, Dolmabahçe Sarayında Türkiye’nin ilk cam sanatı sergisine katılmaya hak kazandım.  O terlik epey beğeni toplamıştı.
Adidas ayakkabıya ne oldu?
İki - üç sene düşündükten sonra,  Adidas’ı da yaptım. O eserimi, Eskişehir’de kurulan Türkiye’nin ilk Cam Müzesi’ne bağışladım. Artık hep orada kalacak.
Modayı takip eder misiniz?
Sadece ihtiyacım olunca alışverişe giderim. Markalarla alakam yok. Eserlerimde ise Louis Vuitton, Channel ve Louboutin gibi markları çalıştım. ‘Cinderella Collection – 2014’ aslında bu sergiye ait bir fikir değil. Bu objelerin yapımı çok uzun süre aldı. Yıllarca düşünüyorum bir parçayı. Üç yıl sonra da olsa yapıyorum. Mesela Louis Vuitton çanta. Şimdi artık aylar yerine, iki üç hafta sürüyor. Her parça farklı teknikle üretiliyor. Bugünkü avantajım,  kendi atölyemde yapabileceğim tüm teknikleri uzun yıllar içinde öğrenmiş olmam.
Sergin için, hayatının belirli dönemlerinde değişim gösteren ruh hallerinin bir yansıması diyebilir miyiz?
Kesinlikle diyebiliriz. Bunu da kendi sergimi herhangi biri gibi gezerken anladım. Bilinçli bir şekilde olmadı. Mesela ‘Lohusa’ adlı eserimin üzerinde, hamileyken göğüslerim çatlamasın diye sürdüğüm ampullerin başlarından var. Farkında olmadan 38 beden yapmışım. O dönemde ben de o bedene çıkmıştım. Dikenli gibi görünüşü de lohusa sendromunu yansıtıyor.
 Bu ilk kişisel serginiz…
Evet. Ocak 2013’te bir karma sergiye ‘Cinderella’nın Gardrobu’ ile katılmıştım. Aralarda küçüklü büyüklü sergilendi ama camcıların içinde kalmak başka, sanat ortamına geçmek başka bir şey. On yıl, kendimi cam sanatını keşfetmeye adadım. İlk defa bütün eserlerimi bir arada sergiliyorum. Sergi için konsept gerekiyormuş, o da bende otomatik oluştu; ayakkabı çanta ve giysiler. Camla başka türlü bir bağım var. Cam atölyesine girdiğim anda neye üzülürsem üzüleyim, artık başka bir boyuttayım.
Son eserlerinde camla danteli kombinlemişsin. Bundan sonra da, eserlerine tekstili katmaya devam edecek misin?
Bilmiyorum; sürekli üretime yeni tasarımlar hazırlıyorum. Ama o dönem bambaşka bir şey olabilir. Akıştayım.
Bu sergi hepimize şu soruyu düşündürsün istiyor sanatçı: “Cinderella o balo kıyafetini giymemiş olsa, cam ayakkabıları olmamış olsa, yine de o prensin gönlünü çelebilir miydi?”  Asıl tema bu; görsel imajdan kasıt da bu. Kadın zaten güzel; bir peri gelip vurgulayınca prens ona âşık oluyor. Bu sorunun cevabını Selin Kohen Levi’ye sorunca, “Umarım beğenirdi,” diye cevapladı. Bunun yanıtını bilemeyeceğiz belki ama bu sergiye gidenlerin ‘Cinderella Collection 2014’ü çok beğeneceklerine eminim. 
Selin Kohen Levi, 1977’de İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Satış Yönetimi’nden mezun oldu. 2002’den itibaren füzyon, vitray, cam mozaik, kalıpla cam şekillendirme, farklı kalıp teknikleri, polisaj ve finisaj teknikleri, cam için seramik, cam üfleme, ısıyla şekillendirme gibi çeşitli cam sanatı eğitimleri aldı.  2005’de ‘Camda Sanatsal Yansımalar’ sergisi için, Dolmabahçe Sarayı Camlı Köşk’te eseri sergilenirken, 2007’de Çağdaş Türk Cam Sanatçıları sergisine katıldı.
Haber Kaynağı:


Canım Yaaa...


Uf mu oldu?
Geçer geçer...
Dur bakalım.

A-aaaaaaaaa... Saat Nerelere Gelmişşş... :))))))))))


Pasta yiyelim.
:)))))))))))))
Her ne kadar Twitter' ımız kapatıldıysa da 
günümüz bu pasta kadar güzel, lezzetli ve tatlı geçsin...

İyi Geceler...


Tatlı rüyalar...
Twitter' a veda ettik bu gece...
Uyuyabilirseniz iyi geceler...

20 Mart 2014 Perşembe

Üzüldüğün Şeye Bak (Emel Sayın)

Aret Vartanyan' dan...

Küsme, vazgeçme, kendini suçlama,... Yapabileceklerinin en iyisini yaptın. Geçmişteki sen yapabileceğinin en iyisini yaptın. Bazen kendimi ben de sıkışmış, çaresiz, yalnız hissediyorum. Sen gibi, ben de en çok kendime yükleniyorum. Oysa en azından bir şeylerin farkındayız. en azından hissediyoruz. Yüreği yanmayan, acımamış insan her zaman eksik. Belki kayıp şehrin çocuklarıyız, belki bir türlü dikiş tutturamayanlarız. Hiç gitmeyen bir hüzün, hiç bitmeyen bir yalnızlık, hiç kaybolmayan bir iç kavga... İnsan olmak böyle bir şey. Yüreğini hissetmek böyle bir şey. İnsanları, dünyayı, doğayı, yaradanı hissetmek böyle bir şey. Taşlaşmış yüreklerden, robotlaşmış bedenlerden, duyarsızlanmış ruhlardan çok daha iyi böylesi. Sen hissedensin, sen yaşayansın, sen yüreğini hissedensin. Yüreğini hissediyorum, seni sen gibi seviyorum. Kaybolacaksam böyle kaybolayım.

Çok Güzeeelll...


Hand carved door with stained glass window.