21 Mayıs 2014 Çarşamba

Nilgül - Yıllar yollar


Müzik saati...

Ve Evet...


Sıcak havanın bir anlamı olmalıydı.
Yağmur yağıyor ohh güzel güzel.
Ama şiddetli, ama gök gürültülü.
Çok fena halde üşüdüm...

Bu Ne Yorgunluktur Allahım...

Bir an eve gelemeyeceğim sandım...
Havada da bir yağmur sıcağı var.
Offf...
Şu hastaneyi neden yakına yapmadılar ki?...

Yeni Bir Gün...


Yeni bir sabah günaydııın...
Herşeyin gönlümüzce olduğu huzurlu günlerimiz olsun...




20 Mayıs 2014 Salı

Teknolojiyi Seviyorummmm...

Sipariş olarak vereceğim şeyin fotoğrafını gönderip bundan istiyorum kuzucuum demek çok kolay oldu.
:)
Her ne kadar gittiği yerde o marka olmasa da :)
Neyse...

Doğru Söz...

"Sorun değil; Kırık bir kalbinin olması bir şeyleri denediğini gösterir."

Değerli Cümleler' den alıntı...

Bir de Böylesi Var...

Köylüleri uyutan maden

Köylüleri Uyutan Maden...
Rusya'nın Krasnogorsk ve Kazakistan'ın Kalachi köylerinde uranyum madeninin yakınlarında yaşayan köylüler zaman zaman 6 gün süren bir uykuya dalıyor.
Köylerde adeta salgın şeklinde görülen uzun uyku vakasını araştıran bilim adamları, durumun Sovyetler Birliği döneminden kalma uranyum madeninden kaynaklanabileceğini ancak henüz varsayımın ispatlanamadığını söyledi
Bir süre önce de bir türlü uyanamayan yaşlı bir adamın öldüğü düşünülmüş ve diri diri gömülmüştü.

Ney Olup Ağlamaktır En Güzel Duamız...


Ney olup ağlamaktır en güzel duamız... 
Dinle neyden ki hikâye etmede, Hep ayrılıktan şikâyet etmede Mevlâna'nın mesel dünyasında, ney insanı temsil eder. İnsan da, tıpkı ney gibi, içinde nefes saklamaktadır.

İnsanın her sözü, bir özleyişin ve bir ayrılığın ifadesidir. İnsanın iç çekişleri, aslından ayrı olmanın hüznünü, yuvadan uzak olmanın sancısını yansıtır. Kamışlıktan kopardıklarından beri beni, Feryadım ağlatır her kadını ve erkeği. Kamışlık neyin anayurdu ve evidir. İnsan da tıpkı ney gibi cennetten, yani yuvasından ayrılmıştır. Kalbinin ebedî muhabbetle doyduğu... 

Kamışlık neyin anayurdu ve evidir. İnsan da tıpkı ney gibi cennetten, yani yuvasından ayrılmıştır. Kalbinin ebedî muhabbetle doyduğu cennetten dünya gurbetine sürülmüştür. İnsan kalbi, tıpkı ney gibi, fena ve zevalin, ayrılık ve yokluğun yaşandığı bu dünyada, inceden inceye feryad etmektedir. 

İnsan ruhu olması gereken yerde değildir; geçmişe ait hüzünler ve geleceğe ait kaygılar, aslında hep bu uzaklığın sözsüz ve sessiz ağlayışından ibarettir. 

Senai Demirci

Günaydınlar...


Herkes için güzel günler dilerim...
Günaydın.


Başlıklarım Bozuldu...


Artık bannerlarımı yükleyemiyorum.
Ayarları nedir bilmediğim için şimdilik bu böyle...


19 Mayıs 2014 Pazartesi

Tarkan... Verme...


Haikaten artık huzur gerek...
Sükunet ve huzur...

Biliyorum...

Hiç biri benim için değil ama moral buluyorum işte en azından...
:)
...........
.........................
...............................
:...................

Hiç Dikkat Ettiniz mi? Ne Çok, Ne Çok, Ne Çok...


GYO Yani Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı ve İnşaat Şirketi reklamı var...
Özelikle haber kanallarındaki reklamlarda site ve residence, karlı yatırımlar, loca görüntüleri, lüks inşaatlar, daha inşaata başlanmadan proje üstünden milyon dolarlarla satılan bina görüntüleri var... 

İnsanın içi gidiyor bu reklamları izledikçe ama bunlara yeterli geliri olmayan-olamayan insanların ruh halini düşünsenize siz acaba bir ev alabilir miyim diye düşünüyorsunuz, başkaları neyin reklamını yapıyor? 


Neticede tv izleyen çoğu kimsenin o kadar çok parası yok...

Bence mangaldaki sucuk kadar albenili ve can isteten bu reklamlara bir düzenleme getirilmeli...

:(

Bu bizim gelişmişliğimizi gösteriyor demeyin.
Zira gelir dağılımı eşitsizliğinin olduğu bir ülkede yaşadığımızın bilincindeyiz... 

Üstüme...

Bir yalnızlık mı çöktü ne?...
:/

Yansımalar... Bahar...


Günaydın...


Hak edenlerin cezasını bulduğu, insanların kendini güven içinde hissettiği sevgi dolu, insanlık dolu günler dilerim...


Cem Karaca - Allah Yar (Sufi Klipler TRT 1)

Biraz Toparlanalım Bakalım...

AKREP: Yenilenmenin zamanı geldi. Değişiklikler size iyi gelecek. Her ne kadar yorulsanız da emeklerinizin karşılığını alacaksınız.

Öyle mi diyosun?
Ay hadi inşallah...
Bir de ne tür bi değişiklik onu da deseydin iyiydi...
Ama neyse...

18 Mayıs 2014 Pazar

İyi Günlerimiz Olsun...


İnsan sevgisinin her yeri kapladığı güzel günlerimiz olsun...
:.........


Her Şey...

Zaten çok zor, çok ağır...
Bir de sahipsizlik hissi yok mu o daha da ağır...

Bekliyorumm...

Ömrüm beklemekle geçiyor...
:/
Hayırlısı...

Tıpkı Gece Yolcuları' nın söylediği gibi...

Uyuyorum uyuyorum
Günler çabuk geçsin diye
Kadehlere koyuyorum
Acımı dindirsin diye

Bekliyorum bekliyorum
Bu sensizlik bitsin diye
Seni özlediğim kadar
Beni özlüyor musun,

Sende rüyalarında 
Beni görüyor musun
Öyle zor ki ayrı kalmak
Öyle dayanılmaz ki

Unut beni sevgilim 
Ben unutmuyorum 


17 Mayıs 2014 Cumartesi

Doğru Söz...


Evet...

Dostoyevski...


Yanlış kişiden samimiyet beklediğin an, kırılıyorsun. 
Dostoyevski

Güneşli Bir Gün...

Ama yürekler üşüyor, iki eli bağrında çökmüş insanlar,
Babalarının mezarı başında çocuklar, evlatlarının, eşlerinin, kardeşlerinin mezar taşına dokunan kadınlar,
Bu acıyı nasıl atlatacak bu ülke?
Bu acıya nasıl dayanacak?
Sorgular gibi, araştırır gibi -mış gibi yapan birileri zaman geçecek, küllendirecek konuyu...
Bir de bakmışız vebali olan herkes yine aynı hamam aynı tas devam edecek...
Bu tarz üzüntülü günlerde ah bi bir yıl geçmiş olsa üzerinden şimdi şu an diyesi geliyor insanın.
Ah bi bir yıl geçse seneye bu zamanlar olsa...

Güneşli bir gün bugün,
Günümüz dünümüzden güzel geçer umarım...

16 Mayıs 2014 Cuma

Bazen...

Her şey boş, her şey anlamsız hale bürünüyor.
"Hayat neden şekil yapıyor?
Hadi ordan çekil yapıyor"...
Diyesim geliyor...

Sevgili Mühendisler, Ustalar...


1 Mayıs duvarını yapacağınıza Yaşam odasını yapsaydınız ya?...
?????????????
!!!!!!!!!!!!!!
................

Haberleri İzlerken...

İzlerken dişlerimi sıkmaya başladım...

Yıldıray Oğur' un Yazısı...

...........................................

İKTİDAR DİKLENMEK YERİNE EĞİLİP HESAP VERENİNDİR

1866 yılını dünya tarihi için unutulmaz yapanlardan biri de Dostoyevski’nin Suç ve Ceza romanının bu yıl yayınlanmasıydı. Romanın bir yerinde geçen o ifadeyi hatırlayalım:
“İktidar, ancak eğilip onu almak cesaretini gösterenlere verilir.”
150 yıl sonra bugün de iktidar, diklenmek değil eğilmeye, hesap vermeye ve gönül almaya cesaret edenindir.


.......................

Yılmaz ERDOĞAN... RADİKAL GAZETESİ İçin Yazmış...

“Korkmuyor musunuz” diye sormuştum Zonguldak’ta bir madenci ağbime. 
“Korkup da napacan” demişti, “korkuyla yaşanmaz ki.” 
Kocaman harflerle ‘önce güvenlik ’ yazıyordu önünde konuştuğumuz duvarın üstünde. 
Önce düşük maliyet. 
Önce yüksek kâr. 
Önce maksimum kapasite. 
Önce karanlık . 
Önce sessizlik. 
Önce duman. 
Önce ölüm. 
Şimdi kriz masalarında kifayetsiz bir telaş. 
Hiçbir yaraya derman olmayan başsağlığı mesajlarımız, gözyaşlarımız. 
“Çizmelerimi çıkarayım mı” diyor mahşerin ortasında çok yüksek kapasiteli bir kalp sahibi, 
“Ambulans kirlenmesin.” Bir de temizlik maliyeti eklenmesin masraflarınıza benden ötürü. 

***

Hadi şimdi gider pusulasına yazın kardeşlerimizin vasiyetlerini. 
Vergiden düşün babasız kalan çocukların acısını. 
Soğuk rakamlar üzerinden bir hayat kurun karanlık ve ıslak maden dehlizlerinde. 
Bu işin sorumlularını affetmeye hiçbir kulun gücü yetmez. Bunu ancak Yaradan yapabilir. 
Allah sizi affetsin. 
Çıkarın o pahalı çizmelerinizi. 
Dünya daha fazla kirlenmesin...


....................

Yılmaz ERDOĞAN... RADİKAL GAZETESİ İçin Yazmış...
http://www.radikal.com.tr/?gclid=CPyBgc_fr74CFYoSwwod428A8Q

Ne Kadar İncesiniz...

Bırakın insanlara psikolojik destek verelim demeyi bizim insanımız kendini tedavi eder siz yeter ki insan yerine koyun, sorularını cevaplayın, kusuru olanlar hakkında cezai işlemi başlatın

Günaydın...

Çok zor. O insanların acısını görüp de teselli edecek kelimeleri dahi bulamamak. 

Üstelik hem hükümet hem holding sahibi insanların birbirinin kusurunu örtmeye çalıştıkları gerçeği daha da zorlaştırıyor olayı. 

Daha sayı belirsiz, ölen, kurtulan ya da içeride olan kaç kişi belirsiz, kimlikler belirsiz, gözaltına alınacak birileri olacak mı o bile belirsiz. 

700-800 kişiden bahsediliyor hiç bir resmi denen açıklamaya inanmıyorum.

Baksanıza 15 değil de 19 yaşındaymış diye neredeyse sevinecekler.

Her türlü acıya, üzüntüye, isyana, yalancılığa, göz yummaya, ört bas etmeye rağmen...

Günümüz aydın olsun...


15 Mayıs 2014 Perşembe

Çok Doğru Tespit...


Ben de...

Ohh Derin Bir Nefes Alın...

"Adı:Cemal iyi ki Kemal değil ohhh.Yaşı:19 tamam tamam yaşı da 15 değil" 
Ne yapalım sevinelim mi? 15 inde değil de 19 unda öldü diye???...

:/
:/

Utanç Verici Görüntü...

174.20140514204420.jpg

Bu fotoğrafa bakıp da kahrolmayan var mıdır acaba?
Vardır mesela o tekmeyi savuran takım elbiseli Başbakanlık müsteşarı
Yusuf Yerkel 
ya da 
Yusuf Erkel...

Gün Aydın Olsun Umarım...

İnsanların feryatlarını izleye izleye geçecek bir gün daha...
Allah' ım yardım et.

14 Mayıs 2014 Çarşamba

Camilerden...

Yükselen sela ve dua sesleri bugün sadece yapabildiğimiz bu oldu.
Sadece oturduğumuz yerden üzüldük.
Üzüntümüzü dile getirdik.
Kahırla, isyanla, göz yaşıyla...
Buna yetti gücümüz bir kere daha üzüntüyle yoğuruldu yüreğimiz...

Güne Soma Haberiyle Başladık...


Soma yanıyor, Türkiye' nin içi yanıyor...
Ölenlere Allah' tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
Kurtarılmayı bekleyenlere de sabır ve kolaylık diliyorum. 
Umarım bir an önce kurtulurlar.

13 Mayıs 2014 Salı

Uykuu...


Geldi geldi iyi geceler hepimize...

Hiç Düşündün mü?


Soma...

Allah kolaylık versin.
Umarım bir an önce kurtulurlar...

Yalnızlık...


Buğulu penceremde bir ben bir de yalnızlık 
Hava soğuk,yağmurlu ve karanlık 
Sakin sessiz ve bomboş ortalık 
Buğulu penceremde bir ben bir de yalnızlık 
Sokak lambaları birer birer yanarken 
İnsanlar yavaşça sokakları terk ederken 
Bu akşam hüzün yine benimleyken 
Buğulu penceremde bir yalnızlık bir de ben

Dolunay çıkınca ortaya kalmadı karanlık 
Deniz olabildiğince durgun ve bulanık 
Hikayeme henüz bulamazken bir başlık 
Buğulu penceremde bir ben bir de yalnızlık 
Herkesin hikayesi gibi zannederken 
Farklı yaşadığımı henüz bilmezken 
Yalnızlığımın farkında değilken 
Buğulu penceremde bir yalnızlık bir de ben 
Kafam düğümlü ipler gibi karmakarışık 
Neden acaba bu anlaşılmazlık 
Buğulu penceremde ben yokum artık 
Hikayemin adı yalnızlık…

Abdurrahim Karakoç...

"Uzaklar"... Çekiyor...

Bahar bulaştı ya hayata,
ağaca, suya, içimde öyle bir seyahat kımıldıyor ki, diren direnebilirsen.
Yüreğim bavulunu toplamış çoktan;
ruhum sırtlamış çantasını. "Uzaklar" çekiyor...!
Can Dündar

Yok Öyle Bi Atasözü... :))))))))))))

:
:)))))))))))))))))))))

Eyy Ruhhhh... :))))))))


:))))))))
Acıktık...

Bugün Kurs Günü...


Kahvaltımız, çayımız, kahvemiz tamam ben artık yolcu...


Bu sabah hep nostalji dinledim... 
Yine bir nostalji, yıllar öncesinden... 
Güzel bir Ali Güven şarkısı 
"Ardına bakma yolcuuu..."
:))))))
Hoşçakal blogummmm...
:)

Sibel Bilgiç - Alışamadım

Günaydınlar...


Aslında ne güzel taç yapılır bu papatyalardan düzgün, düzgün...
Çocukluğumu hatırladım...
:)


Tabağımız hazır kahvaltımız tamam...
:))))


Dün seni aradım Kalamış’ta
Sokak sokak
Ne kadar cadde varsa bizi tanıyan
Sordum, yoktun
Güneşin batışını seyrettim burundan
İnanmazsan git Bekir Amca’ya sor
O da seni sordu
Yine papatya verdi elime
Her zamanki gibi başladım
Seviyor….Sevmiyor….
Sapını da sayarsam
Seviyor çıkıyor

Nerdesin ah nerde
Bunu kimse bilmiyor
Bu ne biçim yalnızlık
Bana çok zor geliyor

Ah şu papatya falları
Çaresiz yüreğim buna mı kaldı
Ah şu papatya falları
Başka bahara kaldı

La lo la lo la lo lay, seviyor….
La lo la lo la lo lay, sevmiyor….

Unuttum diye yalan söyledim
Bugün gibi aklımda vapurda simit alışın
İşte o simidin susamları gibi
Havaya savruldu ezildi binlerce anılar
Şimdi anılarımı tekrar topluyorum

Unutabilir miyim acaba seni
Düşüncelerimi boğaza bıraksam
Ve boğsam aklımı
Ümidimi de kestim
Zaten yalan söylüyor papatya falları


Söz: Nino Varon
Müzik: Aydın Sarman
Şiir: Demet Sağıroğlu


Çok eskiden dinlediğim güzel bir şarkı. 
"Papatya Falları" 
Yeniden dinlemek harika oldu...
Malum bugün kurs günü artık çalışmaları toparlamak ve sergi için hazırlanmak gerekiyor...

12 Mayıs 2014 Pazartesi

Uykuuu...


Geldi, geldii...
İyi geceleeerrr hepimizeeee...

Mark Eliyahu Ensemble fit. Sevda

Akreppp...

AKREP (24 Ekim - 22 Kasım )
Grup çalışmalarından uzak kalmak isteyeceğiniz bir sürece gireceksiniz. Toplantılara girmeniz veya sunumlar yapmanız gerekirse isteksizliğinizi gizleyin ve insanlara aktarmanız gereken şeyleri etkileyici biçimde aktarın.

Olduuuu...
Pekiiiiiii...
Deli misin akrepçim hiç olur mu?
Bi öyle şey olsun bak gör sunum nasıl yapılıyor...
:)))))))))))

Sevdim Bu Sözü...

"Sevdiğini belli et. Gizlemek başkalarına fırsat vermektir..." 

Necip Fazıl Kısakürek

Ahahahaaaa...

"Herkesin telefonu uzay üssü alfa gibi..."
:))))))))
Hakikaten benimkisi yerel istasyon...
:)))))))))))))))

Duman-Haberin Yok Ölüyorum

Günaydınlar...


Güzel haftalar dilerim. Hepimiz için sevgi dolu mutlu günler olsun...



Kahvaltı için yeter de artar bile bu kadar çeşit...
:)))


Zor olsa da galiba dönüyorum sana 

Gel dersen hemen 
Çağırmazsan geçerken 
Yerle gök arasında bir yerde 
Sen beni tanımazsın

Severim de söylemem 

Sen beni uzak sanırsın 
Bilirim söz dinlemem 
Ah bu ben kendimi nerelere koysam 
Saklansam bir yerlerde gizlice ağlasam 
Ah bu ben kendimi nerelerde bulsam 
Çekilsem sahillere hayaller mi kursam 

MFÖ' den dinleyelim...
"Ah bu ben..."

İyi Geceler Hepimizeee...


Hadi bakalımmm ben uykuyaaaa...
:)))))


11 Mayıs 2014 Pazar

Emel Sayın - Seni Ben Unutmak İstemedim ki

Melihat Gülses - Kimseye etmem şikayet, ağlarım ben halime

Melihat Gülses / Çok Aşığın Var Diyorlar

Hz. Mevlana' dan...


Bebişim ve Ben...


Sabah saatlerinde Özgür Bahçe' de ana-kız kahve keyfimiz...
:)

Bugün Güzel Bir Gün...


Bebişinden annesine güzel bir gün hazırlama çabası...
:)))))))
Canım kuzum canımın bir yarısı da uzakta ama olsun bugün mutlu geçen günlerimizden biri daha olacak...
:..
:)
Sizleri çok seviyorum annemmmm...
Ve anacııımın da anneler gününü kutluyorum.
O benim üçüncü kuzum...


Kuzucuumun enfes bir kahvaltı için Pazar, Pazar erkenden kalkışı ...
:)
Yok canım hazırlamış değil bu sabah dışarıdayız...
:))))
Az sonra güzel bir kahvaltı için farklı bir yerde olacağız...
Yer sürpriz...
Ana-kız selfie mizi bile çeker paylaşırız...
:))))))))))
Şimdilik hoşçakal blogummmm...
Ama güzel bir şarkı paylaşmadan olmaz.

 

Sıla söylüyor...
Ne kadar güzel bir şarkı olmuş hadi dinleyelim...

"Günaydın sevgili kaybım. 
Migrene dönen baş ağrım. 
Hayatım tanınmayacak halde, 
Tahmin edersin, sen olamadın kızılayım. 
Yuttuğum küçük toplu iğnem, 
İçimde daimi yürüyen, 
Sen ayrılmaktan korkarken, 
Farkında mısın? Cebinden çoktan uçtum ben. 
Ağırıma gidiyor, saygısızca gidişin, 
Korkma durdu, büyümesi meselenin. 
Olan oldu, eşini kaybettin, 
Eşini kaybetti benzerin. 
Günaydın, mösyö günaydın, 
Biliyorum hala buradasın, 
Karanlık odada basılmayı bekleyen, 
Fotoğraf kadar inatçısın. 
Ağırıma gidiyor, saygısızca gidişin, 
Korkma durdu, büyümesi meselenin. 
Olan oldu, eşini kaybettin, 
Eşini kaybetti benzerin..."

................

İki yanıma sallana sallana dinliyorum melodisi, sözleriyle eşsiz bir şarkı olmuş...

Okuyalım Bakalım...

Çok korkağım biliyor musun?
Demiş şair...
Korkak, kaygılı ve cesaretsiz...
Kimsesiz, önce sensiz...
Sonra bensiz...
Bizsiz...

Anonim...

Ve En Acısı...

Fotoğraf: En acısı...

Birhan KESKİN den...

Birhan KESKİN' den...

Kendiliğinden gelen sözcüklerin misafirliğini
ne çok severdin,
Nasılsın…
Bugünlerde ben iyi gibiyim
yorgun gri kaideler arasında
hüzünlü bir yeşilim,
Ya sen…
Sen… Nasılsın?
Göğsündeki ağrılar nasıl?
İyi misin?


Birhan KESKİN...

:..............

Hiç Değilse Bir Adım...

Bir çaba...
..........................
...................
.............
:.........
......

10 Mayıs 2014 Cumartesi

Candan Erçetin - Annem (2000)


Hani eski zaman masalları anlatır
Hüznümü huzura dolarsın
Kaşım gözümden çok içim bir parçan
Annem sen benim yanıma kalansın


Hani bir biblon vardı kırdığım
Üstüne ne kırgınlıklar yaşadın
Ama bil ki ben de parçalandım
Annem ben senin yanına kalanım


Annem annem
Sen üzülme
Sözlerin hep
Yüreğimde


Annem annem
Gel üzülme
Ben hala senin
Dizlerinde


Uzayan sohbet gecelerinde
Rolleri unutur dost oluruz
Bizi bağlayan bu kan değil yalnız
Annem biz birbirimize kalanız


Ben kararlı uçarken yolumda
Sen çatık kaşlarının altında
Her yeni güne sevgiyle ba?larsın
Annem sen benin yanıma kalansın

İclal Aydın' dan Bir "Anne" Anısı...


"On yıl önce bir gece geç vakit telefonum çaldı. Arayan annemdi ve ağlıyordu. "Sen o simiti niye yemedin" diyordu ağlarken... Ne diyeceğimi bilemedim bir an. Anlatmaya başladı: 4-5 yaşındaymışım ve annem de en fazla 25 yaşında o zaman. Sokakta komşunun çocuklarıyla oynarken simiçi geçmiş. Çocuklar alınca ben de almışım. Simitçiyi de parasını alsın diye eve yollamışım. Annem çok kızmış. Eve çağırmış beni. Kapıdan girdiğimde de kıyamet kopmuş. Çok korkmuş çok ağlamışım ve simiti ayakkabılığın üzerine bırakmışım. Kısa bir süre sonra siniri geçince, fazla sert davrandığını düşünmüş. "Altı üstü bir simit ama bu yaşta emrivaki yapmayı öğrenmemeli" diye düşünürken bir kere ısırıp bıraktığım simidi görmüş.. Babamla yalvarmışlar bütün gece simiti yemem için. Yedirememişler... Aradan geçen 30 yılın ardından bir gece annemin aklına düşmüş o simit... "Ben de çocuktum,birlikte büyüyorduk. Bilemedim çok hırpaladım seni. Disiplinli olmak istiyordum. Ama kızım sen niye yemedin o simidi" Kızım şimdi 12 yaşında.. Ve anlıyorum ki annelik bazen kapanmaz vicdan yaraları taşımak aynı zamanda... Telafisi yok kayıp zamanın.. Sızlayan yerden öperek başlamak gerek iyileşmeye,iyileştirmeye... Ayrı,uzak,yakın,candan,kavgalı, hırçın,tutkulu ve eksik kalmış tüm anne ve evlatların günü kutlu olsun.. Iyi geceler❤️..."

İclal Aydın...

Twitter' dan alıntıladım...
Çok duygulu bir anı...

:)))) E Doğruuuu...

İnsanın aklı çoğaldıkça, can sıkıntısı artar...

Dostoyevski

MFÖ - Mazeretim Var Asabiyim Ben @ Jolly Joker İstanbul

Adı Yok Hala (Öykü Gürman)

Güzel Günler Dileğimle...


Bir Cumartesi' yi daha bitiriyoruz neredeyse...
Ben ancak gelebilmişim. 
:)