5 Haziran 2014 Perşembe

Günaydın...


Herşeyin iyiye gittiği bir dünya huzur dolu sabahlarımız olsun...
Günaydınlar...


Mavinin en güzel tonu...
:)))

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin...
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin...
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
Bak güzelim kahvaltının keyfine.
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine,
seni mutlu eden sesi duymak için "alo "de 
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa...
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla köpek görürsen okşa 
çocuk görürsen yanağından makas al.
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı, 
sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı, 
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak, 
yüzünde güller açtıracak.
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun.. 
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, 
vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, 
eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..
hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun! 

CAN YÜCEL     

Bu sabah müzik paylaşamadım.
Biraz şiir okusak dedim.
:)    

4 Haziran 2014 Çarşamba

Aman Haaa!!!...

AKREP (24 Ekim - 22 Kasım )
Zaten güçlü olan dürtüleriniz, kontrolünüzü ellerine almak için hareketlenebilirler. Onlarla başa çıkabilecek gücünüz var. Bu gücü kullanın ve mantık yolundan ayrılmayın.

Aaaman diyeyim haaa!!!...
:))))))))))))))))))))))))))

Ağlatan Qafe


Ağlatan Dans...
Show Tv' nin yeni dizisi.
Müzik çok güzel...

O Yollara Giden Ben...



"Günahlarımla sevaplarımla aldım başımı gidiyorummm..."

Nereye mi?
Hastaneye tabii ki...



O Ciğerler Nooldu???...

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Ne hale geldi kimbilir?
:))))

Fikret Kızılok - Bir Harmanım Bu Akşam

Günaydınlar...


Güzel günlerimiz olsun...


Mmmmm sandviç kim ister?
Ben isterim mesela...
Güzel de görünüyor. 
Hem güç toplamalıyım daha gidip hastaneye giriş savaşı vereceğim.
:)
:/
Bıktım bu bekçilerden birgün saç saça, baş başa gireceğiz de neyse.


"Ellerim gözlerim kelepçelerde 

Sevda zindanlarında 
Geçiyor aylarım yıllarım gecelerim 
Sevda çöllerinde

Yeter ki sen sev beni 

Yeter ki inan bana 
Varlığın dilimde bir yudum su 
Sevda çöllerinde 
Hayalin serabın yeterdi bana 
Sevda zindanlarında..."

Sabah için ne kadar dingin, ne kadar güzel bir şarkı dinleyelim...

3 Haziran 2014 Salı

Uykuuu...


Fena geldi...
İyi geceler hepimizee...

Sıla - Yoruldum


Gerçekten...

Mehmetcan' dan Annesine...

-Çok yoruldum anne hiç bişi istediğim gibi olmuyor...
:/

Seni Kaç Gündür İhmal Etmişim Be Akrepçim...

AKREP (24 Ekim - 22 Kasım )
Bugün çevrenizdeki kişiler size çok daha büyük beğeni duyabilirler. Bunu iyi kullanın. Sosyalleşin, çevrenizi genişletin, insanlarla ilişkilerinizi derinleştirin ve yakın çevreyle sorunlarınızı gidermek için karizmanızdan faydalanmaya çalışın.

Peki...

Haydaaaa... Yazık Yaaaa...

Bir aylık bebeğini gelinliğin kuyruğuna bağladı

ABD'de bir kadın, düğün törenine, 
bir aylık bebeğini gelinliğinin kuyruğuna bağlayarak gelince büyük tepki çekti.

Nazım Hikmet...

Bugün 3 Haziran Nazım Hikmet Ran' ın ölüm yıldönümü...
1963 yılının 3 Haziranında kaybetmişiz. Geriye kalan şiirleriyle her an yaşıyor gibi.


Nazım Hikmet ~ Yaşamaya Dair 


yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuvarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yanı ağır bastığından.

diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız,
yani, beyaz masadan,
bir daha kalkmamak ihtimali de var.
duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini
biz yine de güleceğiz anlatılan bektaşi fıkrasına,
hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz
en son ajans haberlerini.

diyelim ki, dövüşülmeye değer bir şeyler için,
diyelim ki, cephedeyiz.
daha orda ilk hücumda, daha o gün
yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün.
tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu,
fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz
belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu.

diyelim ki hapisteyiz,
yaşımız da elliye yakın,
daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının.
yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız,
insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla
yani, duvarın ardındaki dışarıyla.

yani, nasıl ve nerede olursak olalım
hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak...

bu dünya soğuyacak,
yıldızların arasında bir yıldız,
hem de en ufacıklarından,
mavi kadifede bir yaldız zerresi yani,
yani bu koskocaman dünyamız.

bu dünya soğuyacak günün birinde,
hatta bir buz yığını
yahut ölü bir bulut gibi de değil,
boş bir ceviz gibi yuvarlanacak
zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız.

şimdiden çekilecek acısı bunun,
duyulacak mahzunluğu şimdiden.
böylesine sevilecek bu dünya
"yaşadım" diyebilmen için...

 Nazım Hikmet

Günaydın...

Wallpaper interior design, style, design, villa terrace

Günaydınlar sevgi ve huzur dolu güzel günler olsun hepimiz için...
:)


Kahvaltı ve sonrasında dinamik bir gün...
Daha hastaneye girme savaşı vereceğim...
:)


Gripin' den dinleyelim...
"Sen Gidiyorsun" diyor...
.....................
"Yaşamım sebebim gidiyor ama hepsinden önce sen gidiyorsun..."
.............
Dinleyelim...
........

2 Haziran 2014 Pazartesi

Gözümü Bile...


Açamıyorum...
İyi geceler hepimizeeeeeee...

-         -

0

Funda Arar Ateş Düştüğü Yeri Yakar

Ahmed Arif...


2 Haziran 2014 Bugün  Şair Ahmed Arif' in ölüm yıldönümü...

Terketmedi sevdan beni, 
Aç kaldım, susuz kaldım, 
Hayın, karanlıktı gece, 
Can garip, can suskun, 
Can paramparça... 
Ve ellerim, kelepçede, 
Tütünsüz, uykusuz kaldım, 
Terketmedi sevdan beni...

Ahmed Arif...

Zaman Kısa, Yol Uzun...

Ya Rab bu hasrete can dayanmıyor;
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.
Her adımda bir engel var, salmıyor,
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.

Mümkün mü bu yolda maksuda ermek?
Mümkün mü sılada dost yüzü görmek?
Âşıka ar gelir geriye dönmek;
Zaman kısa, ben yorgunum, yol uzun.

Abdurrahim Karakoç...


1 Haziran 2014 Pazar

Uykuuu...


Çok fena geldi...
İyi geceler hepimizeee...

Cemal Süreya...


Anacıımın Hastane Günleri...


Maceramız geçen Pazartesi başladı. Hayırlısıyla ne zaman biter bilmiyorum...
:)
Öncelikle her zaman söylendiği gibi:
"Allah eksik de etmesin, muhtaç da..."
Sözünü hatırlayalım istedim.
Hastanemiz bir Üniversite hastanesi çok ünlü, çok iyi yetişmiş doktorları olan bir hastane.
...
Yalnız görevliler neredeyse dövüp çıkaracak bizi az kaldı.
Bizi hiç sevmediler...
Biz kim miyiz?
Tabii ki refakatçiler...
Kendimi hiç bu kadar ikinci sınıf insan gibi hissetmemiştim.
:))))))))))))
Anacıım hastanenin maskotu gibi oldu hadi bakalım pamukumuz diye seviyorlar onu.
Ama biz refakatçılar olarak çok eziğiz çok...
Başında hepi topu iki kişiyiz.
Bir kişi bile kalmamızı istemiyorlar. Mikrop kaparmış falan...:))))
Refakatçinin de görevleri var onlar o görevi yapsalar
-Eh çok iyi bakıyorlar, bize iş düşmüyor diyip kendimizi fazlalık hissedip gideriz.
:)))))
...
Mütemadiyen günlük olarak azar işitme seanslarımız var. Hatta günde bir kaç kere.
Bilmiyorum artık bizi niye sevmediler :))))))
Bazen görünmez olmak, hayalet gibi olmak ve birden bire yanlarında bitip onları korkutmak istiyorum.
....
Hastamızın yanında uyuyacak, ne uyuması pardon oturacak bir tek sandalye bile yok. Bizim kırmalı bir taburemiz var o duruyor orada bir de annemi hastane içinde taşıdığımız tekerlekli sandalyemiz. Hayır onlar olmasa ne yapacaktık bilmiyorum. Şu anda özel odaların hepsi doluymuş. İki kişilik odada kalıyor komşu hasta akrabamız gibi oldu iyi de oldu, zaten şeker gibi bir insan.
Oturacak yerimiz yok azıcık hastanın ayak ucuna ilişeyim dediğimizde hemşireden bir azar.
-Hasta yatağına oturmayın yasak!!!!!
-Kettle kesinlikle getirmeyin yasak!!!!
 (Yangın çıkarmış. Sanki evimizde sürekli yangın çıkıyor.)
-Hastanın dosyasının üstüne yemek tepsisini koyuyorlar sakın koydurmayın yasak!!!!
E televizyonun kumandası bozuk bi değiştirseniz...
-Sekreterliğe söyleyin...
Sektreterlikten gelen cevap:
-Zaten bütün televizyonların kumandaları bozuk televizyonların hepsi de değişecek...
-Refakatçı kartını yakanızda taşıyın başka türlüsü yasak!!!!
Ara bölme olan kısımdan sandalye getiriyoruz azıcık uyuyalım diye
-Hayır getirmeyin yasak!!!!
Hastanın masasının üstünden yemek tepsisini görevli almakta gecikmiş
-Buraya bir şey koymayın boş dursun!!!!
-!!!!!!!!
-Pencerenin önüne de bir şey koymayın yasak!!!!
-Doktor geldiğinde siz dışarı ara bölüme çıkın sizin odada bulunmanız yasak!!!!
 (Ama annemin kulağı iyi duymuyor, algısı zayıf, yaşlı bir insan bizim sorup, konuşacağımız, öğreneceğimiz şeyler oluyor ben çıkmayayım diyorum. -Hayır yasak!!!!)
Hastane yemekleri Allah eksikliğini göstermesin ama çok da iyi değil. biz götürüyoruz ama ısıtacak bir tane yer yok...
Banyodan pis pis kokular geliyor, klozetin çeşmesinden su akıp damlıyor...
Bu nasıl hijyen peki?
Bence hepsi de bahane.
Gelen hasta sayısı fazla, hastasını böyle insanların eline bırakamayanlar da fazla.
Sürekli hareketli fakat yeterli sayıda olmayan hemşirelerin canları burunlarında...

Velhasıl hastanemiz yasaklar zinciriyle bizi bezdirmiş durumda. E biz de onları...

Pekiii bunca şikayete rağmen niye mi hala o hastanedeyiz?
Çünkü doktorları işinin ehli ve çok iyi...
Çünkü acaba bizi, biz gariban refakatçileri biraz olsun severler mi ki?
Çok eziğiz çok...
:/
:)))

Günaydın...


Sevgi dolu, umut dolu, hayır dolu sabahlarımız olsun...
Bulutlu, yağmurlu bir havaya açtık gözlerimizi bu sabah.
Pazar günümüzü en güzel nasıl değerlendiririz diye düşünelim.
Mmmmm
:))))))))))
Uyuyarak tabiiki 
Ne derler?
"Rüzgarlı günün kuytusu yağmurlu günün uykusu tatlı olurmuş..."


Fırat Tanış...
"Her damla nasıl tutmuş elinden zamanın..."
diyor...
Dinleyelim...

31 Mayıs 2014 Cumartesi

Bazen İşte Öyle...



Günaydınlar...


Orkideli bir sabaha, güzel huzurlu bir güne merhabalar...
Biraz yorgun, dinlenememiş bir halde uyandım.
İyi miyim iyiyim...
Yeter bundan iyisi Şam' da kayısı...
:))


Kahvaltımızı da yapalıııımmmm...
İyi gelir günümüze zinde başlarız.
:)))))))))))


Bu sabaha iyi gelecek bir şarkı dinleyelim mi?...
..............
Melihat Gülses' in su gibi sesinden...
"Ben seni unutmak için sevmedim."
Diyor...

 

Ve Melihat Gülses' ten en sevdiğim şarkısını da dinlemeden olmaz...
"Uzun Yıllar Ötesinden Hatırını Sorayım mı?..."
:)

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Bugün...

AKREP: Yardımsever tavrınızın, düşünceli ve güçlü empati kurabilme yeteneğinizin daha çok baskın olacağı bugünde bir çok ilişkinizde niyetinizi daha açık bir şekilde ortaya koyabilecek, daha sağlam diyaloglar kurabileceksiniz

Burcumu sevdim.
Seni çok sevdim Akrepçim...

Sezen Aksu - Eksik Hayatlar


Yine Sezen Aksu...
Yine az dinlediğim bir şarkısı daha...
Çok güzel.

On Yüz Milyon...

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

:)))))))))))))))

Bir Anma...

Sevgili Komşum 

http://evdeyazar.blogspot.com.tr/2014/05/28-mays-edip-canseveri-anyorum.html

Bugün Edip Cansever'in ölüm yıldönümü olduğunu hatırlatmış ve güzel bir anma paylaşımında bulunmuş.
Teşekkürler.

Ben de zaman zaman blogumda paylaştığım Edip Cansever şiirlerinden alıntı yaptım bu sabah.

Gelmiş Bulundum

Ben mişim---neymiş?---su sesiymiş
Oymuş---cam kırıkları gibi gövdemi yakan---
Yanağında sardunya kokusuyla yazdan
Kimmiş o gelen ya giden kimmiş
Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş
Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan.

Güneş mi batarmış bir özel isim bitirir gibi
Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan
Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan
Kim koparmış dalından bu yabani incirleri
Ya kimmiş kıyıya çeken hayalet gemileri
Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan.

Yıldızlar, büyülü ülke, adımı unutturan
Bir kaya, bir ot, bir akarsu
Hangi yaz şarkıcılarının ürpertili korosu
Ki bütün ölüleri sığa çıkaran
Ve kenti bir ölüm derinliğine salan
Yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu.

Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
Söylesin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum. 





Gidemeyiş 


Güz ve kış ve ilkbahar geçti 
Yaz çarçabuk geçti 
Hepsi tekrar tekrar geçtiler 
Bu bana uzun geldi 

Gecem avurtlarım gibi çöktü 
Ve çöktüm 
Sabahım, sabahlarım 
Kabından taşan sütler gibi büyüdü 
Ve taştım 
Gün güne taşındı, yıl yıla 
Gitmedim, gidemedim 

Ki dedim 
Bana söz vermeliydi biri 
Sesi uzaklardan gelen 
Görünmez yıllarla ilgili. 

Günaydınlar...


Sevgi, sağlık ve mutluluk dolu günler dilerim...


Afiyetle yemek için pizza olsa mıydı ki?...
: )



Efkarlıyım başım duman
Sitemim var ey koca çınar
Zor günümde nicesini andım
Muhabbet yetmezmiş bilmedim
Dün bugün dedim gönlüm avuttum
Yarın yetmezmiş bilmedim sitem ne çare
Şu dünyanın haline kandım
Ben yalnızmışım bilmedim
Gönül için için yanar da
Sabır yetmezmiş bilmedim sitem ne çare
Efkarlıyım başım duman
Sitemim var ey koca çınar
Nev Efkarlıyım şarkı sözü şarkısının sözleri
Efkarlıyım


"Nev" söylemiş, "Efkarlıyım" demiş...
Ne de güzel söylemiş...
Dinleyelim...

27 Mayıs 2014 Salı

Yorgunluktan Öldüğüm Bir Gün Daha Geçti...


İyi geceler hepimize...

İmkansız...

................
........................
..........................
...........
............
.......................................
.....................................
............
...........
Bende nokta çok,
çok fazla, gereksiz fazla,
İmkansız...


Sezen Aksu - Kiraz Mevsimi


Bu sabah Sezen Aksu' nun
az dinlediğim şarkılarını paylaşmak istedim...
:) 

Sezen Aksu - Gitmem Daha (Şahane Misafir)


gitmem daha, kanım kaynıyor hala
gitmem doymadım ben aşka
bırakmam gölgemi ardımda
alırım yanıma onu da

her şeyden korkardım küçük bir çocukken
şarkı söylemeyi karanlık öğretti bana
yalnızlıktan öğrendim binlerce masalı
ve hüzünden öğrendim sevmeyi

bir gün daha perdeler kapanmakta
kaçmam ben pişman olsam da
hayat iştahla dişlediğim elma
kaçmam yaşarım inadına

.....................

Mine VaGanti-Sezen Aksu''Kutlama''

Günaydınlar...


Sevgi dolu, huzur ve güzellik dolu günler hepimizin olsun...

25 Mayıs 2014 Pazar

Miraç Kandilimiz Mübarek Olsun...


Recep ayının 27'nci gecesine rastlayan geceye "Mirac gecesi" denir. Mirac mucizesi, hicretten bir buçuk yıl önce, 621 M. yılı başlarında vuku bulmuştur. Bu gecede Hz. Muhammed (s.a.s), Mekke'den Kudüs'e oradan semalara yükseltilerek, melekût âlemini seyretmiş ve Cenab-ı Hak ile aracısız mükâlemede bulunmuştur.
Kur'an-ı Kerim'de mirac olayına şu şekilde kısaca yer verilir: "Kulu (Muhammed'i) gecenin az bir bölümünde kendisine bir kısım âyetlerimizi göstermek için, Mescid-i Haram'dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren Allah bütün noksanlıklardan münezzehtir. İşiten ve gören O'dur" (el-İsrâ, 17/1).
Hz. Muhammed'in, gecenin az bir bölümünde Mescid-i Haram'dan, Mescid-i Aksa'ya kadar olan yolculuğuna "İsrâ", Mescid-i Aksâ'dan göklere yükselip, madde âlemini aşmasına da "mirac" denir. İsrâ; gece yolculuğu yapmak, demektir.
Mirac gecesinin önemi, o gecede Cenab-ı Hak'tan getirilen emir, yasak ve haberlerin öneminden gelmektedir. Mirac gecesi getirilen esasları birkaç maddede toplayabiliriz:
1) İslâm'ı saran tehlike çemberinin, etkisini kaybettiği haber veriliyor.
2) Daha önceki dinlerin yürürlükten kaldırıldığı ilân ediliyor.
3) Hz. Muhammed'in ilâhi gücün tecelli ettiği Sidretü'l-Müntehâ'ya yükselmesi, beşer ilminin sürekli ilerleyeceğine delâlet ediyor.
4) İnsanla Rabbı arasında en önemli iletişim aracı olan beş vakit namaz bu gecede farz kılınmıştır.
5) el-Bakara Suresinin son iki âyeti İslâm ümmetine hediye olarak gelmiştir. "Amenerrasûlü" diye başlayan bu âyetlerde önemli akide konuları yanında, son âyette özlü duâ örnekleri verilmektedir.
6) Allah'a ortak koşmayan mü'minlerin bağışlanacağı müjdesi veriliyor.
İşte bu kadar önemli hükümlerin bir arada bildirildiği Mirac gecesi, önemini bunlardan almaktadır. Mirac gecesinde on iki rek'at nâfile namaz kılınması müstahsen görülmüştür. Bu namazın her rekatında Fâtiha ile başka bir sûre okuyarak, iki rekatta bir selâm vermeli, sonra yüz defa "Sübhânellahi ve'l-hamdü lillâhi velâ ilâhe illâllahü vallahû ekber" demeli, daha sonra yüz defa istiğfar ederek, yüz defa da salâtü selâm okumalıdır. Gündüzün de oruçlu bulunulmalıdır. Böyle bir gecede yapılacak duanın Cenab-ı Hak tarafından geri çevrilmeyeceği umulur.

Leman Sam - Gül Güzeli

Güzel Huzurlu...


Bir Pazar günümüz olsun...

Mükemmel...


İyi Geceler...


Uykuu gelmişsin adım adım...
İyi geceler hepimize...



Doğru Söz...


Feridun Düzağaç - Tek Başına (JoyTurk Akustik)


......................

24 Mayıs 2014 Cumartesi

Feridun Düzağaç - Çok Aşık (JoyTurk Akustik)


......................

Sharif Dean - Me amas


:)





Tebrikler Nuri Bilge Ceylan...

Cannes Film Festivali | Altın Palmiye, Nuri Bilge Ceylan' ın!

Gömülü resim için kalıcı bağlantı

"Bu ödülü son bir yılda hayatını kaybeden Türk Gençlerine ve 
Soma'da hayatını kaybeden madencilere adıyorum..."
Nuri Bilge Ceylan

Buika - No habrá nadie en el mundo


Hatırlayalımmmm...
:)

Radio Tarifa - La Tarara (+oynatma listesi)

Şebnem Ferah - Eller Günâhkar

Günaydınlar...


"Herşey seninle güzel..."
Zerrin Özer orijinal plak kaydı.


Her ne kadar bulutla, yağmurla uyanmışsak da güzel ve umut dolu bir gün olsun.
Günaydın.
:)

Offf... Uyku...


Gelmelisin artık.
İyi geceler hepimizeee...

Birhan Keskin' den...

Diyorlar ki: hayat yalandır,
aşk da...
Nasıl inanırım! 
o; olmak istemiş de olmamış 
bir yarım nefes gibi şuramda.


Birhan Keskin...

Nazan Bekiroğlu' dan...

Bu kadar tanıdık buluyorsam kalbimi kalbine, bu kadar tanıdık ses veriyorsa kalbim kalbine, o ezeli uğultuyu hâlâ kulaklarımda taşıdığımdandır.Seni bu kez hatırladıysam Yûsuf, o kez unuttuğumdandır..
Nazan Bekiroğlu

23 Mayıs 2014 Cuma

Sen Kalk...


Dünyanın en lezzetli kahvesini içtim de...
................
:P
Ben bakıp kalayım böyle...
Aman elimi top mu götürdü ben yaparım kendi kahvemi.
Hıh...
:/

Pink Martini - Sway

Pink Martini- Bolero

13. Due Notti (+oynatma listesi)

Dışarıda Bulutlu, Gök Gürültülü ve Şimşekli...


Yağışlı bir hava...
Trafikte adım adım ilerleyen araçlar.
Hafta sonu olması sebebiyle de yoğun araç trafiği var.
Ama dışarıdan gelen yeşillik ve toprak kokusu muhteşemmm... 


Ve Radio Tarifa' dan bu müziği dinlemek...

Parkımızın Ev Sahibi...

Başlık biraz tuhaf oldu. Hem park, hem ev.
Hem de ev sahibi...
Merak ettiyseniz eğer devamını okuyun o zaman...

.....................
Daha yaza çıkarken tamamlandı parkımızın inşaatı.  
Çocuk oyun alanı, basket sahası, yeşillikleri, ağaç ve küçük havuzlarıyla pek süslü, pek şirin oldu parkımız. Parkın olduğu yer anacıımla ve ablamla hastaneye gitmek için buluşma alanımız oldu bu günlerde...
Çankaya Belediyesi' ne teşekkürler bu arada.




"Garip geldim dünyaya, Şan şöhrete aldanma 
Bedel ettin aşkımı, Yürek kaldı dağlarda 

Ne acılar yaşandı, Ne yareler kapandı 
Uykular haram iken, Gülüşlerim yalandı 

Garibim hadi gül biraz, Bu bahar dallar kiraz 
Yaşamak Hep böyledir, Su biter seller durmaz..."


Şimdiii güzel güzel parktan söz ederken ne oldu demeyin...
Yazacaklarımın devamı var...
...............................

Önceki gün erken gidince karşılaştık onunla. 
Bu sabah da ikinci kere gördüm onu kafasına kadar çekmiş battaniyesini uyuyordu. 
Fotoğrafını çektim ama paylaşmak istemedim nedense.
Zaten kendine özel hiç bir şeyi yok bir de fotoğrafını izinsiz paylaşmak çok etik gelmedi bana.
Çocuk oyun alanında bulunan bir bankta uzanmış yine kafasına kadar örtmüş battaniyesini uyuyordu.
İlk gördüğümde biraz irkildim nedense.
Hasta mıdır, baygın mıdır, yoksa Allah vermesin öldü kaldı mı diye düşündüm bir an. 
Ben böyle düşünürken yattığı tahta bankın üzerinden yavaşça doğruldu.
Yaklaşık bi beş dakika kadar sessizce sadece oturdu. Güneş ışıkları üzerine vurmuş ağaçlardan gelen esintiyle uyanmıştı.
Biraz esnedi, kafasını kaşıdı, biraz sağına soluna baktı kimse umurunda değildi sanki.
Sonra çoraplarını ve ayakkabılarını giyip, ceketini, pantolonunu düzeltti.
Tertipli bir şekilde katladığı battaniyesini muntazamca poşetine koydu. Poşetler başının altında yastık görevini görüyordu. 
Hemen herşeyini bu poşete koyup çocukların kaydıraklarının altındaki dolap gibi olan bölüme kaldırdı. 
Başucunda bulunan küçük pet şişeden suyunu içtikten sonra hiç bir şey olmamış gibi banka oturup sağa, sola bakmaya başladı.
Uyurken onu ne çocuk sesleri, ne genç liselilerin bağıra çağıra koşturmaları, ne de yoldan geçen araba kornaları rahatsız etti. Kendi kendine yaşayan bir garip insan işte...
Hikayesi varmış elbette ailesi, evi falan yan bankta oturan birisi anlatıyordu ben o konuyu pek dinlemedim.
O böylesini tercih etmiş diyecek bir şey yok.

Asıl ilgimi çeken şey hali, tavrıydı...
Öyle gamsızdı ki.
Sanki dünya yansa "-Yanarsa yansın bir yorganım yok ki" diyecek gibiydi...

Günaydınlar...


Mutlu günler...
Günümüz güzel başlasın hayırlı sabahlar...

:)

Uykuuu...


Fena geldi...
İyi geceler hepimize...



22 Mayıs 2014 Perşembe

Ahmet Haşim' den...

Akşam Yine Toplandı Derinde

Canan gülüyor eski yerinde
Canan ki gündüzleri gelmez
Akşam görünür havuz üzerinde,

Mehtab, kemer taze belinde
Üstünde sema, gizli bir örtü
Yıldızlar, onun gülüdür elinde... 


Ahmet Haşim...

sıla kenar süsü

Edip Cansever' den...


''Bir yerimiz varsa bu dünyada;
Her şey insanca olmalı.
Sevmek de
Yaşamak da
Ölmek de…''
Edip Cansever

Biraz Zaman...

Biraz sükunet...
Biraz itidal...
:.........

Günaydın...


......................
Bu sabah yorumsuzum...
......................
Günaydın...

21 Mayıs 2014 Çarşamba

Cüneyt Ergün... Taşıdığım Kadar Varsın...


Niye bu klibi çok seviyorum ben?...
:'(

Nilgül-Yazımı Kışa Çevirdin Leyla


Bir çok sesten dinledim ama Nilgül kadar içli söyleyeni yok...

Yazımı kışa çevirdin bak gözümde yaşa Leylam...
Viran oldu evim yurdum ne söylesem boşa Leylam...
Mevlam ayrılık vermesin gökte uçan kuşa Leylam...