15 Ekim 2014 Çarşamba

Murathan Mungan' dan...

Yağmur herkese yağar
Güneş ısıtır herkesi
Mevsimler herkes içindir
Yalnız çığ altında kalan

Sele kapılan her zaman birkaç kişi
Herkes içindir aşk da ayrılık da
Yalnızca birkaç kişi ölür acıdan
Eskiden ölümle tartılırdı ayrılık
Kiminin hayatı yalnızca unutkanlıktan

Her şey, herkes için değildir oysa
Kimi hiçbirşey öğrenmez karanlıktan
Yalnızlığı kullanmayı bilmez kimi
Kimi ayrılamaz karanlıktan

Yağmur herkese yağar
Ama çok az insan tutar yağmurun ellerini
Onca şarkı onca film onca roman
Ama sevmeye yetmez herkesin kalbi

Çığ altında kalan sele kapılan
Aşktan ve acıdan ölen
Birkaç kişi dünyayı başka bir yer yapmaya yeter
Aslında onların hikayesidir anlatılan
Diğerleri dinler, seyreder, geçer gider
Geçer gider herkes
Hikayelerdir geriye kalan.

Murathan Mungan - Herkes ve Bir Kaç Kişi

Bir Şarkıdır Yaşamak // Hüseynî - Tez Geçsede Her Sevgide Bin Hatır Vardır

HİLAL ÇALIKOĞLU & PİYANO İLE TÜRK MÜZİĞİ ESİNTİLERİ

Çoook Doğru...


:))))

El Dor El Awal - Sohba

Günaydın...


İçimiz ferah, mutlu ve günümüz aydın olsun.
Sevgi, mutluluk ve huzur hepimize gelsin.
İyi duygularla başlayalım günümüze...
:)


Bizim ezgilerimize ne kadar da benziyor...

Amazing Oriental Music
Faran Ensemble...


Bu sabah etnik müziklerle başladık

Mark Eliyahu - I Shall Wait (bekleyiş)

...
Beklemek ama neyi?
Zamanı?
Kişiyi?
Şimdi Tamam'ı?
Beklemek ama neyi?
Belki de sonsuzluğu...
...

Dinlemek huzur veriyor...
Kahvemle birlikte 
:)

Mine Geçili - Bir Gönül Hikayesi

14 Ekim 2014 Salı

13 Ekim 2014 Pazartesi

Evet... Sıra Geldi İşte...


Daha dün gibiydi şehre gelişi.
Çocuklarının elinden tutmuş, eşinin koluna girmiş.
Bu güzel ailenin mutlu bir hayat için adım atışları daha dün gibiydi.
Mutluluk dedi içinden sen neredeysen oraya gidiyor aslında.
Sen mutluysan hayatın da mutlu geçiyor ama sen mutlu değilsen, her şey sana bir bir dert oluyor. İnşallah mutlu olurum dedi sessizce ve bakışlarıyla oğlunu da süzüp iç çekerek geçirdi aklından bu düşüncelerini 'umarım mutlu oluruz.'

Bir anda
-Anne hazır mısın? diyen sesiyle irkildi oğlunun.
-Hazırım annem.
Annem derken bile içinden evladına karşı hissettiği sevgi, şefkat ve gurur ete kemiğe bürünmüş görünüyordu sanki.
Sağına soluna baktı 'eksik bir şey var mı  hımmm yok tamam annem gidebiliriz.'
...
'Bavullar aslında ne çok şey taşıyorlar sadece içinde görünenler mi?
Hayır zahiri de de ne yükler var bu bavulların içinde. Umutlar, düşünceler, hüzünler bir bavul ne kadar sağlam olmalı ki bu kadar çok şeyi taşıyabilsin?...'
Sonra bavullar sessiz arkadaşlarımız değil mi bizim?
Onlara ne kadar çok yük yüklersek yükleyelim hiç karşı gelmeyen, vefakar arkadaşlarımız değiller mi? Nereye çeksek oraya gelirler hiç sesleri de çıkmaz üstelik...


Aslında farklı bir ülkeye yerleşmek heyecan veriyor olsa da dil bilememek, kültür, yaşantı büyük bir sorun olarak çıkıyordu karşısına.
'Bakalım uyum sağlayabilecek miyim? Komşularım olacak mı? Alışverişe çıkabilecek miyim? Pazarda sebzeleri elimle seçip alabilecek miyim? Pazarlık edebilecek miyim? Hem bakalım pazar yerleri falan var mı? Offf...Gitmeye karar verirken hiç bunları düşünmemiştim bennnn...
Özlerim ki ben buraları, sabahın ilk ışıkları odama girerdi, kahvemi alıp yola bakarken hep müzikle kendime gelirdim. Televizyonu açıp benim insanlarımın hikayelerini dinlerdim. Şimdi o ülkede var mı ki öyle programlar? Hem nasıl anlayacağım? Dilleri başka, duyguları başka. Bağrışı, çağrışı, kavgası bile bir başka olur benim ülkemin. Toprağına düşen yağmurun kokusu buram buram ciğerlerime dolardı. Beş vakit okunan ezan sesi ne hasret kalacağım duyamayacağım bundan böyle... Simit kokusu ne olacak ya?Üstelik ben simit yemeyi de çok severim!!!...'
İçinden geçen bu cümleler sanki yüzünden okunuyor gibiydi. Şimdiden ülkesine, yurduna hasreti başlamıştı işte. Her ne kadar kızsa da baştakilere 'insana değer vermiyorlar başka yerlerde yaşamak lazım' diye zaman zaman söylense de... Yüreğinin sızladığını hissetti.
Bir an gitmek istemediğini düşündü. Sonra hemen bu düşüncelerinden sıyrıldı 'yok yok gitmeliyim. Tebdil-i mekanda ferahlık var. Çocuklarımın yanında olmalıyım... Hem yeni bir ülke demek yeni bir hayat demek, yeni bir yaşantı, yeni umutlar demek... Dil de öğrenebilirim bu arada.'


Bindikleri takside çalan müzik de durumu anlatıyordu aslında...

Bu ikilemler içinde havaalanına vardılar.
Biletler, pasaportlar, bavullar, kontroller  uzun çok uzun bir yolculuk...
Koltuklarına oturup kemerlerini bağladıklarında:
-Anne ne düşünüyorsun?
Dedi oğlucuuu...
-Hiiiç!
Dedi.
-Hiç bir şey. Heyecanlıyım sadece...
Gülümsedi
-Yarın sabah varırız göreceksin bak oraları görünce sen de çok seveceksin!
-İnşallah dedi.
Yine düşüncelere dalarken bu kez güzel şeyler aklına gelsin diye dua etti. Ne de olsa uzun bir "yolculuğa hazırlık dönemi" geçirmişti.
'Biraz uyumazsam ne bu yol bitecek ne de zaman geçecek.' diye düşünürken esnemeye başladı. Yanına güzel bir kitap almıştı ama galiba okumaya başlamadan uyuyakalacaktı. Ve öyle de oldu.

-Omuzuna dokunan bir elle gözlerini açtı. Oğlucuuu pijamalarını giymiş:
-Anne saatlerdir koltukta uyuyakaldın uyan hadi yerine git!.
-Geldik mi?
-Nereye?
Nereye kelimesiyle kendine geldi. İçinden derin bir ohhhh çekti. Rüyaymış...
Yeni yerleri görmeyi çok istemesine rağmen korkuları rüyasında bir bir dile gelmişti. :))))

-Ohhh... Rüyaymış...
Elbette gezmeyi, görmeyi, fotoğraf çekmeyi çok seven birisi olarak çok cazip bir şey böyle bir yolculuk ama yerleşmek zor olsa gerek...
:)
-------------------

Sevgili Evde Yazar' ın güzel bir yazısını okumuş, beğenmiş yorum yapmış ve mimlenmiştim...
(İşte o yazı: http://evdeyazar.blogspot.com.tr/2014/09/mahur-beyin-dusleri.html)

Kaç gün olmuş mimleneli daha ben yazımı yazamamışım.
Ne tembelim... :)

Aslında bir kaç günüm ne yazacağımı düşüne düşüne geçti sonunda bu konuda yazmaya karar verdim.
Bakalım beğenecek misiniz...

Ağlama...

Nasıl ağladığın değil, neye ağladığındır önemli olan.
Ağlasan da ağlamasan da uğruna ağladığın insan değişmez; çünkü senden akan gözyaşı onda hiçbir şeyi temizlemez.
YARALI

Kahraman Tazeoğlu...

Sabır...


:..................
...................................

Oynatmaya Az Kaldı...

Aklımı kaçıracağım...
Yakındır.

Son Sardunyalar...
Sus ve bir daha dinle...

Günaydınlar, Mutlu Haftalar...


Su damlasının zarafeti muhteşem...
İnsanları mutlu eden 50 küçük şey de okumuştum...
Güzel bir fotoğrafa bakmak, tatlı yemek gibi konuların toparlandığı mutluluk reçetesiydi.
Küçük olaylarla, küçük bir hediyeyle, küçük önemsiz gibi görünen bazı şeylerle mutlu olabiliyor insan...
Sevgi, mutluluk ve muhabbetiniz hiç bitmesin.
Güzel bir gün ve güzel bir hafta dileklerimle başlıyoruz bu sabahımıza da...


Ve Halil Sezai söylüyor...
"Adını Sen Koy"
Dinleyelim.
Bir bardak sıcak çayla muhteşem oluyor bu şarkıyı dinlemek öneririm...

Uykuuu...


Geldi işte...
İyi geceler hepimize...

''Gitme...'' | Şiir : Ümit ÜNKER | Seslendiren : Tolga ÇEVİK


Mükemmel...

12 Ekim 2014 Pazar

Yağmur...


Böyle bir hava var dışarıda...

sebnem ferah - polad bulbuloglu - Gəl ey səhər

Bana Noluyor?

Ya hatırlayamıyorum...
Ya da hatırladıklarım yanlış çıkıyor...
Ya yalancıymışım muamelesi görüyorum.
Ya da unutkan...

Şebnem Ferah - Eller Günahkar

Evet Çok Doğru...


Galiba...

Yavaş yavaş...
...............................................
..................................
...........................................................
.......................................
..................
........................
...

Günaydınlar...


Mutlu huzurlu pazarlar dilerim...


Yok mu senin insafın yok mu 
Bir güler yüzün çok mu 
Dağ mısın taş mısın 

Uzak mı bu eda bu hal tuzak mı 
Hak mısın bana yasak mı 
Dost musun düşman mısın 

İki gözüm seneler geçiyor

Gönül ektiğini biçiyor 
Bir selam lütfet bu ne çok hasret 
Gel barışalım artık 

Canözüm bahar geldi 
Dalları kiraz bastı 
Yedikat eller yakınım oldu 
Gel kavuşalım artık

Sertab Erener ne güzel söylemiş...
Dinleyelim...


11 Ekim 2014 Cumartesi

sezen aksu gidiyorum bu sehirden

Halı Desenlerim...


Bu Fotoğrafın aslı kime ait bilmiyorum ama Modernmimar.com yazıyordu üzerinde.


Kendi halı desenimin nasıl duracağını görmek için kullandım bu fotoğrafı da.


Bu da benim çizimim...



Aslı Merinos Halı' ya ait olan bu fotoğrafı kullanarak kendi halı desenimin nasıl duracağını görmek istedim...



Yine bu da benim çizimim...

Khaled - C'est la vie (Clip officiel)

Ama Dedi Biri...

…Ama dedi biri, hesapta ruhun, tanışını bu dünyada hiç bulamaması, ona rastlayamaması var.
Diğeri, buldum zannedip de yanılmak var, diye ekledi.
Bulup da tanıyamamak var, dedi biri.
Ve ki bulup da onun tarafından hatırlanmamak var, diye tamamladı diğeri.
Taş Irmağı Cam Gemi...

10 Ekim 2014 Cuma

Nazan Bekiroğlu' ndan...

Sahibine yetişecek cümlelerin yoksa, vurursun sükutunu kör bir geceye....


Nazan Bekiroğlu...

İnanılmaz...


Sanki Gerçek...

Nazan Bekiroğlu' ndan...

Yazıyordum, yazıyordum ..
Yazdığım bitiyordu da içimdeki bitmiyordu.
Cümlenin yeri neresiydi ki, içim kaynıyordu da cümle defterlerde kala kalıyordu..
Nazan Bekiroğlu

Geldim Bloguma Yine...

Son zamanlarda biraz fazlaca meşgul olunca pek gelememişim bloguma.
İşte geldim burdayım diye başlayan reklam cıngılı geldi aklıma.


9 Ekim 2014 Perşembe

Bunca Yıldır...

Acılar, kayıplar, sorunlar, yersiz-yurtsuz  ve yokluklar içinde yaşıyorlar diye içimin gittiği insanlar vardı. Çok üzülerek hallerine isyan ederek yaşadıklarına şahit oluyordum....
Ve fakat bugün...
Evet bugün hiç olmadığı kadar korkuyorum...

Ve İşin Doğrusu...

Korkuyorum...
......................................
........................
................................
................
......
...

08-12 Ekim Arası...

Dünya Ruh Sağlığı Haftası...
Ülkenin ruh sağlığının toptan kaydığını söylemek yalan olmaz sanırım...

8 Ekim 2014 Çarşamba

Çok Doğru...


Günümüz Böyle Nasıl Aydın Olacak ki?


Evet bugünü, dünü ve son bir kaç günü anlatan en net fotoğraf bu sanırım.
Sanki birileri başlama düdüğünü çalmış gibi aynı anda başlayan olaylar, ülkede meydana getirilmeye çalışılan kaos ortamı...
Olayların başlayacağını anlamazlıktan gelen, sadece kendini düşünen yetkililer...
Benim her sabah penceremden gördüğüm manzara aynı işine gücüne yetişmeye çalışan insanlar, arabalar, toplu ulaşım araçları.
Ama bu aralar ortam aynı mı?
Keyif aynı mı?
İçtiğim sabah kahvemin tadı pek yok bu sabah.
Huzurumuzu yeniden istiyorum. 
Sokağa çıkan birinin ardından endişe etmemek istiyorum.
Sınır komşularımızın huzurlarının da sağlanmasını istiyorum bu hale gelişteki en baş sebepleri belliyken hemen bir kaç yüz metre ötemizde bulunan yangının benim cennet vatanımı da yakmasını istemiyorum. 
Bu ülke bizim, hepimizin barış içinde yaşamak varken neden, neden bu kaos?
Zaten iklim koşullarının değişimi yüzünden zor yılların yakın olduğu şu dönemde insanların kudurup, kudurup sağa sola acımasızca saldırmaları, ateşler yakıp havai fişek atmaları büyük kötülük benim yurduma.
............
Atatürk büstlerine, heykellere saldırmaları çok acı çok...
Umarım bir an önce sonlanır, umarım huzur bir an önce ülkeme ve komşularıma gelir.
..........
Evet umarım bu flu görüntü bir an önce biter.
..................

Günümüz ve geleceğimiz aydın olsun...

6 Ekim 2014 Pazartesi

Birsen Tezer - Aşk bu değil / #akustikhane


Az önce Ulan İstanbul' da dinledim yine sevdim, yine paylaşmak istedim...
:)

Son Bakış...

İlk bakışta değil son bakıştadır aşk. Yani ayrılırken sana nasıl bakıyorsa, o kadar sevmiştir seni"

ulanistanbul...

Nazan Bekiroğlu' ndan...

"Bir daha asla göremeyeceği birine kırık dökük kelimelerle anlatılmış kırgınlıklar... Kalbin mucizesi olduğunu henüz söyleyemediklerim..."

Nazan Bekiroğlu...

Günaydınlar...


Tatlı lezzetinde bir gün olsun.
Bayramın yarısı bitti bir diğer yarısı da mutlu geçsin dileklerimle...
Bugün güzel güzel gezeceğiz bakalım bahtımıza neresi çıkacak?
:)


Gülüm buralarda geçmez zaman
Yanımda senden kalan
Zamansız hasretin var
Unutmak istesem bile unutamam
Sesini duymadan yaşayamam
Sana sarılmadan uyuyamam
Sen benim gülen yüzüm
Sen benim en büyük sözüm
Inan kimselerde yok gözümm
Senden baska ah yar

Yinede sana gönül bağladım
Sabaha kadar ağladım.
Yine sen yoktun gülüm.
Gülüm buralarda geçmez zaman.
Yanımda senden kalan
Zamansız hasretin var,
Unutmak istesem bile unutamam.
Sesini duymadan yaşayamam
Sana sarılmadan uyuyamam
Sen benim gülen yüzüm
Sen benim en büyük sözüm
İnan kimselerde yok gözüm
Senden başka ah yar
Yinede sana gönül bağladım
Sabaha kadar ağladım
Yine sen yoktun gülüm

Berkay' dan dinleyelim...
"Gülüm"
Ben daha elime ne çay, ne de kahve aldım.
Biraz sonra.
:))))

Uyykuuu...


Gelmek için çok geç kaldın...
Ben uyuuuur.
İyi geceler hepimizeee...

Desenlerim...









Desenlerimi seviyorummm...


Alp ARSLAN-Olanlar Oldu Geçti Artık Sen Ne Dersen De...

5 Ekim 2014 Pazar

Melda Kuyucu / Tez geçse de her sevgide

Gün Boyu...

Yeni keşfettiğim bir programla uygulama-alıştırma yapayım derken bloguma gelememişim..
:)))
Bilgilerimde çığır açacak bu program.
Bilenler biliyordur ama ben yeni öğrendim...
:)))
Yaşasınnnn...

Tünaydınlar...

Bayramın ikinci gününü idrak ettiğimiz şu günde her şey gönlümüzce olsun...
Günler nasıl geçiveriyor böyle?
Bayramın ikinci günü oldu bile...
Hatta:
-Anne benim onbir ayım kaldı gitmeme...
Diyen oğlucuuma bir bakışım vardı...
Hani bir yıl değil, on bir ay biliyor musunuz?...
:...........
Yutkunamamanın verdiği tıkanıklık gibi...
:......................
:.....(
Gibi...
Neyse Allah sağlık, huzur ve iyilik versin.
Olsun onbir ay da geçer, onbir yıl da, olsun ne yapalım sağlık olsun...
:.)
:)


Selamlar, sevgiler efenim benden...
Ne güzel söylemiş Ayten Alpman o eşsiz sesiyle.
Dinleyelim ben kahvenin o enfesss kokusunu ala ala dinliyorum önerimdir...
:)))

4 Ekim 2014 Cumartesi

Bayramın Tadı...


Ohhh Misss...

Günaydınlar... Hayırlı Bayramlar...


Hepimize mutlu, huzurlu, sağlıklı bayramlar olsun.
Eski bayramlar güzeldi. 
Bayramlar şimdi de güzel.
Sadece kayıplarımızın özlemi ve acısı oluyor içimizde.

Bence "Nerde o eski bayramlar?" diyenler de 
özlemleri ve kayıpları olduğu için böyle söylüyor.
Sabah Bayram namazını kılıp, kabir ziyaretini yaptıktan sonra elinde bir tabak kaymak ve bolca simitle eve dönen babam, kahvaltı hazırlanmış, çayın demlenmesi beklenirken simitlerin kokusuyla birlikte eve giren bir 'güven kokusu', 'baba kokusu'...
Evet bayram deyince aklıma geliveren ilk şey bu.
Güzelce giyinilmiş, hazırlanılmış mutlu bir şekilde evde bir 'Bayram Havası'...
Eller öpülür üçgen mendiller içindeki harçlıklarımız annem tarafından bize verilir... 

Çok değildi ama şeker alacak kadar, harçlıklarımızla birleştirecek kadar olurdu ancak bu aldığımız bayram harçlıklarımız. Adı üstünde bayram şekeri, bayram mendili, bayram harçlığı...

Ve kahvaltıya geçilirdi...
O çayın lezzeti, kaymağın, balın simitlerin lezzeti eğer bayram kurban bayramıysa taze kavrulmuş soğanlı ciğer kokusuyla birleşir tadına doyulmaz bir gün yaşanırdı.

Ve kapının hiç kapanmaması gelir bir de aklıma...
Gelen akrabalar, eş dost misafirler biri kalkmadan bir diğeri bayramlaşmak için eve gelen insanlar...
Mis gibi geçen bir bayram.

İşte bugün bayram hala elini öpeceğiniz büyükleriniz varsa lütfen öpün, koşun onlara...
Ben biraz sonra anacııımın elini öpeceğim uyanınca kuzularım da benim elimi öpecekler...
Artık üçgen mendil yok harçlıkları doğrudan verilecek ellerine.
Ve kahvaltıya geçilecek...

Bizim bayramımız da böyle başlayacak...


Güzel bir müzikle devam edelim günümüze...
Ömer Faruk Tekbilek...
Crazy Heart...

Dinleyelim...
Bayramınız Bayram Olsun...

Uyku Gelemedi Ama...


Artık gitmeliyimmm...
İyi geceler hepimizee...
Sabah Kurban Bayramı' na uyanacağız...
Hepimize hayırlı bayramlar...

Abdal Sabahın Seherinde

3 Ekim 2014 Cuma

Don Omar-Dale Don Dale


A-aaaaa uzun zaman olmuş dinlemeyeli...
Ne kadar tanıdık, ne kadar yakın...
:...
Bana ne günleri hatırlattın Don Omar...
Dale Don Dale...

Emel Sayın Üzüldüğün Şeye Bak

Bugün...

Oraya buraya yetişmekten...
Mutfakta yaşlanmaktan...
Bebişimle son derece yüksek gerilim yaşamaktan...


Bloguma gelememişim ya ben...


Ohhh...Misss...


(Ç)aldım geldim...
:)

Akrep...

AKREP (24 Ekim - 22 Kasım )

Çevreniz bugün kalabalık olabilir. Kardeşler, komşular, arkadaşlarla biraraya gelip sohbet yapabilirsiniz. Bugün sözlerinize biraz daha fazla özen gösterin. Sizden güzel sözler duymak isteyenlere istediklerini verin. Rahat olun ve gülümseyin. İnsanlardan da aynı şekilde karşılık alacaksınız.


Sen de beni naapmışsın?
Sanki sürekli somurtkan mıyım ben?
Hep güler yüzlü olmaya, özen gösteririm...
Aşkolsun Akrepçim.
:/

Gönlüm Yaralı | Eda Karaytuğ...


Nedir "Gönül" ?
Kalp midir?
Yürek midir?
Nedir anlatabilen varsa açıklayabilen varsa yazsın lütfen...
Hele "Gönlüm Yaralı"
sözüne ne anlamlar yüklenebilir...
Bilenleri bekliyorum yazsın ki öğrenelim...

Selam Olsun...


Bugün Arefe Mekke' deki hacı adaylarının Mina' dan sonra gittikleri 
toplanma merkezi olan Arafat Dağı etrafındaki alanda Vakfe' ye durdukları gün.
***
"Peygamber Efendimiz bir hadisinde
"Hac, Arafat'tır." 
Der.
Yer ve zaman önemli hacı olabilmek için 
ve öğle namazıyla ikindi namazını öğle namazı vaktinde cem edip 
Arafat' ta Vakfe' ye durmak gerekir."
***

Selam olsun diye başladık bu sabahki yazımıza.
Selam olsun "Ey Gönüllerin Sultanı"
Selam olsun "Güzeller Güzeli"
Ve selam olsun blogumun güzel okurları...
diyerek sonlandıralım.
Bugün bolca dua ve ibadet edelim...
Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, borçlularımıza eda dileyelim...
Huzur ve güzellikler dileğimle...


Maher Zain söylüyor...
"Ya Nabi Salam Alayka"
Bu sabah bir değişik uyandım sanki...
Bir özlem, bir duygu seli, bir başka işte...
:.............
Dinleyelim güzel güzel...
Her zaman olmuyor böyle...
:.................

Uykuuuu...


Geldin geldin hoşgeldin...
İyi geceler hepimize...

Aldanma Çocuksu Mahsun Yüzüne - ZAKKUM & ISTANBUL ARABESQUE

2 Ekim 2014 Perşembe

ezginin günlüğü--tutam yar elinden

Edip Cansever' den...

İçime siner mahallenin kokusu
Gökyüzü karışıksa kuşların işi
Ya içim içime sığmıyorsa
Ne denir kötüdür insanların gidişi...


Edip Cansever...

Bazı You Tube Videolarını...

Neden blogumda paylaşamıyorum anlamıyorum.
Hem paylaşılsın izleyenler çoğalsın isteniyor hem de böyle kısıtlamalar getiriliyor...
Tezat...

Kazağının Ucunu Kıvırmış...

Taş topluyordu.
Kırgınlıkları vardı...
Kırıklıkları...
Topladığı taşları atacağı insanları vardı...
Hepsini de fırlatıp atmak istedi bir anda
-Keşke...
Dedi.
-Keşke hepsi de yerini bulsa...
O kadar da büyük değildi taşlar.
Minik minik, küçük küçük...
Yine de insanlarda biraz iz bırakmak istiyordu.
Eteğindeki taşları atarak bırakacağı bir iz...

(Anonim)

Güne Başlarken...

Nasıl hareketli bir gün geçirdim anlatamam...
Bir kaç gündür hareket, yorgunluk...
Allahım.
Yardım et.

1 Ekim 2014 Çarşamba

İyi Geceler...


Hepimizeee...

Ölümüne...

Yorgunum Allahım...
Bu kadar olur ohhhhh...

Sakın Ola Ha...

Beklentilerini yüksek tutma...
:/

Günaydınlar...


Sabah sabah iç karartan haberlere, can sıkan zamlara, 
hiç bir şekilde artmayan, artamayan gelire, 
sevimsiz bunca şeye rağmen nefes aldığımızı unutmamalıyız...

Güneşin ışıltısını, sararıp, kızıllaşıp kahverengiye dönüşen sonbahar yapraklarını, 
havanın serinliğini görmek hayatı canlandırıyor, güne renk katıyor.
Neticede...
Mutlu, huzurlu günler dileklerimle günaydın hepimize...


"Kırmızı gül demet demet.
Sevda değil bir alamet balam nenni yavrum nenni...
Gitti gelmez ol Muhammed
Şol revanda balam kaldı, yavrum kaldı, balam nenni..."
...............
Ezginin Günlüğü' nden dinleyelim...
Ne kadar sakin söylenmiş bu güzel türkü...
Kahvemi aldım geçtim penceremin önüne tavsiye ederim...
:)

Uyku Fena Geldi...


Haydiiii...
İyi geceleeeerrr...

Muhatap...

Muhatap kelimesini Google bile çözdü bizim senaristler daha çözemedi...