7 Nisan 2015 Salı

Zakkum - Gökyüzünde


Eskiye dalıyor gözüm dalmasın da ne yapsın.
Bugün günlerden o gün sanki döndün ayaktasın.
Eskiye dalıyor gözüm dalmasın da ne yapsın.
Bugün günlerden o gün sanki döndün ayaktasın.

Bak güneş batıyor işte bir gün daha yakınız.
Bu yağmur sensin işte ordasın gökyüzünde.
Bak güneş batıyor işte bir gün daha yakınız.
Bu yağmur sensin işte ordasın gökyüzünde.

Aklıma düşüyor yüzün gülümser gibi ayrılışın.
Artık sayılı zaman değil müebbet yalnızlığım.
Aklıma düşüyor yüzün gülümser gibi ayrılışın.
Artık sayılı zaman değil müebbet yalnızlığım.

Ahmet Murat Karaduman...

Nefesini hissediyorum yarim nefesini...
Bu erguvan kokulu esen serinlik, bu ruhu okşayan, her zerresi ayrı bir lezzet olan bu hava...
Nefesini hissediyorum yarim, nefesini...
Ne ayıklık, ne bir sarhoşluk, başka bir boyut, bir başka evren, tanımla tanımlanmaz, anlamla anlatılmaz, şiirden ayrı düşer, yazıdan uzaktır, biçim içeriğe şekil vermez, veremez...
Esmerdir, mavidir, koyu lacivert mavi, gece şehre karışır, şehir dalgalara, dalgalar kömür karası upuzun saçlara...
Bir şehir bir kadın olur, bir kadın bir şehir, tek bir aşkta bütünleşir tüm parçalar birbirinden ayırtsız...
Nefesleri birbirine karışır...
Ruhları birbirlerine bulanır...
Hiçbir güç engelleyemez, engellemez, esen her tatlı serinlikte gelip, nasıl da ruhuma bulaşır...
Hem soluğumdur, hem zehrim, ne iflah eder, ne adam gibi yaşatır...
Keyfi tarifsiz, acısı berbattır, baharın o her lezzetli kokusunda gelip yakama yapışır...........
Nefesini hissediyorum yarim, nefesini...

Ahmet Murat Karaduman...

Emel Sayın... Üzüldüğün Şeye Bak...

Günaydınlar...


Hafif hafif esinti yerini dün gece yağmura bırakmıştı.
Sonra rüzgar nereden geldiyse geldi. 
Camlara yağmur tanelerini çarpa çarpa yağdı sabaha kadar.
Derken fırtına çıktı ağaçların sürekli sallandığını görmek 
ve kışın bile duymadığımız fiyuvvv sesini duymak ürkütücü ama  
şu an kar yağıyor...
Havamız nasıl olursa olsun diyen birisi vardı ya yıllar önce onu hatırladım.
:) 
Ruhum sıkılsa da, güneş nerdesin? Diye mızıldansam da bugün güzel bir gün.
Kursum vaaarrr...

***

Günaydınlar mutlu ve sağlık dolu günler olsun hepimize...

***
:)

Sevgilerimle...


Rafet El Roman' ın ilk defa dinlediğim bir şarkısı
"Adımla seslendi..."
sözleri çok güzel...
Anlamlı...
Ben beğendim dinleyelim...
"Aşk önce sevilenle, sonra sevenle kalırmış...
İçinde hep gam ve keder soğuyunca anladım..."
Ben çayımla dinliyorum sizi bilmem...

6 Nisan 2015 Pazartesi

Neşe Karaböcek - Günün Birinde (Orjinal Plak Kayıt)


Ahahahahaaaa...


:))))))))))))))))))

Günaydınlar...


Pazartesinin getirdiği hareketlilik bir başka...
Dalından henüz koparılmış taze bir salatalık kokusu gibi etrafı sarması bir yana, 
kuş sesleriyle de tamamlanan bir melodi var sanki. 
Ne güzel güneşli ve yeni bir gün, yeni bir hafta daha başladı...
İnsana yaşama hevesi geliyor...
:)

Ooooooo kadar yaşanan olumsuzluklara rağmen bunu düşünebilmek güzel.

:)

Bu sabah ne kahve ne de çay hiç bir şey yok içmiycem...
Onun yerine güzel bir türkü ruhumuza gelsin...


"Sabahın seherinde ötüyor kuşlar...
Balınan yoğrulmuş o sırma saçlar..."
Haluk Tolga İlhan' ın sesinden dinleyelim...
:)

5 Nisan 2015 Pazar

Ne Zamandır Düşünüyordum...

Artık kullanmadığımız kelimeleri, kelime dizinlerini, deyimleri yazayım diyordum.
Yeni başladım.

Tığ teber şahı merdan...
" Elinde avucunda ne varsa tükenmiş..."

Demekmiş.

Mutlu Pazarlar...


Gün boyu istediğin gibi bir gün geçirmişsin.
Yemiş içmiş, eğlenmiş, yüzmüş, kitabını okumuş, güneşlenmişsin.
Akşam üzeri güneş artık kızıllaşmış.
Tertemiz ve şık bir şekilde hazırlanıp saçlarını toplamışsın.
Bu güzel kızıl güneşin batışıyla birlikte denizden gelen güzel esintili iyot kokusuyla
nefis akşam yemeğini yemişsin.
Sonrasında da güzel bir yürüyüş ve çay keyfi seni bekliyor.
Offfffff...
Taaaatiiiilllll...
Bana doğru da gel lütfen...
Hem öyle bir hafta değil bir ay...
:))))
İyi tamam tamam iki hafta da yeter.
:))))))

***

Merhabalar efeniiimmm...
Bugün yine tatil özlemiyle başladık blogumuzda yazmaya...
İyi akşamlarımız olsun...


Buika' nın buğulu sesinden dinleyelim...
No habra nadie en el mundo...

4 Nisan 2015 Cumartesi

Eski Kelimeleri Unutuyoruz.

Zaman zaman paylaşmak isterim...


Hissi kablel vuku...
Arapça.

Altıncı his...
Ya da içine doğmak...

Demek...

La Yüs' el...
Sorumsuz... 

Demek...



Bi Dakika...

Bir çift lafım var:

"Hepiniz de söz dinleyen cici çocuklar olsaydınız bugün burada olmazdınız.
Kusura bakmayın ben biliyorum da söylüyorum...

Dedim Alfred...

Hz. Mevlana' dan...


Günaydınlar...



Sabah sabah pencereden bakınca bir de ne göreyim? 
Kar yağmış.
Evet evet bugün 4 Nisan ve kar yağmış.
Önce algılayamadım ama balkon kapısından ince ince sızan ayazı hissedince a-aaaaaa...
Kar yağmış dedim.
İçeriden kuzucuuumdan bir ses:
-Kırağı ya da çiy düşmüş olmasın o?
-Gözlerim bozulmadıysa bildiğin kar bu sıkı giyin...
Diyebildim şoka girmiş bir şekilde.
Oysa dün günlük güneşlikti her yer.
Oh be kabanların ağırlığını atabilicez diyordum ki...
Bu kar işi tam oldu. 
Fin hamamından çıkıp soğuk suya atlamak gibi bir şok yaşadım.
:)))))

***


Şöyle konforlu güzel bi yerde kahvaltıya ne dersiniz?
Ben hayır demem doğrusu...

***

Yine yeni bir hafta sonunu yaşadığımız şu günde mutlu, huzurlu günler dilerim.

***

Sabah gözümü açtım dilimde bir Kayahan şarkısı...
"Adımı yazmışlar gökyüzüne...
Fırtınalar düşmüş kaderime"
Ve hala dilimde...


Nur içinde yat...
Güzel sesli adam...
:..............

Keyfe Bakın...


3 Nisan 2015 Cuma

Gürgen Duysana Beni Çooocuuuummm...

Karl Lagerfeld' ın kedisi bile neler yapıyor?...
Yok artık...

Naaparsan Yap...

Beğenmiyor anam babam...
Beğenilmedi mi öylece gidiyor...

KAYAHAN...


Yıl 1991 sanırım Ekim ayı caddenin en işlek pasajının alt katından gelen bir ses...
Kayahan söylüyor...
"Bir aslan miyav dedi...
Minik fare kükredi..."
Gümbür gümbür bağırıyor.
Mutlulukla dinleyip geçtik...
Hep o güzel, duygulu, romantik şarkıların güftecisi, bestecisi, yorumcusu...
Kayahan o güzel adamı bugün kaybettik.
Eserlerinle yaşayacaksın Kayahan...
Sesin hep bir tık ötemizde olacak.
Nur içinde yat...
Dualarımız seninle...

Yanlış...



Yanlış insanlara verdiğimiz kocaman sevgi yüzünden, doğru insanlara bağlanmaktan korkuyoruz.

Yalnız İnsanlar Sokağı...

Sabahattin Ali...


Stromae - carmen


Ouvvvvv...,
Çok anlamlı...

Günaydınlar...


Çiçek açmış, kupkuru bir toprak...
Bunu görünce aklıma gelen ilk söz 'elinden geleni yapmış' oldu.
Gerçekten bazen toprak elinden geleni yapar, çabalar, çırpınır, 
daha fazla ne yapabilirim düşüncesine kapılır.
Ama elinden gelen budur.
Evet kupkuru bir toprağın tüm gayretiyle güzel bir çiçek için uğraşması kadar zordur hayata söz geçirebilmek.
Ele avuca sığmaz taşkın sular gibidir bazen hayat...
Hiç bir yaptırım, hiç bir söz onu doğru bildiği fikirlerinden caydıramaz, uzaklaştıramaz 
Söz geçmez dinlemez... 
Bu bildiği de her zaman doğru mudur?
Bilinmez...
O zaman hayat naapar yapar kendini kurumuş toprak yerine yemyeşil çimenlerin olduğu,
başkasının emek verip yeşerttiği topraklara atar.
Hayat böyledir vefa denen olgu yoktur.
Oysa bu kuru toprak son çiçeğini vermiş ve artık tüketmiş kendini.
Elinden geleni yapmış, çiçeğin albenisiyle süslemiş kendini.
Beklediği bir yağmur, bir damla daha su. 
Ama o bulutlar gitmiştir çoktan üstünden.
Son nefesini verenler kadar geri dönüşsüz bir yaşam döngüsü içinde bulur kendini.
Çöle dönüşür gider...

***
Gelgelelim...
Bizim bildiğimiz toprak anadır, candır, 
Her zaman hareketli bir hayat sunar çevresine...
Baharda çiçeklerini verir.
Ekinleri yeşertir
Ölmüş gibi dursa da canlanıverir vakti geldiğinde.
Mühim olan çöle dönüşmeden fark edebilmek ve ona göre gardını alabilmek hayata karşı...
:)))

***

Yine bir tek fotoğraftan neler çıkardık böyle?...

***

Günaydınlar, canlı hayat dolu, mutluluk dolu güzel günler dilerim.
Sevgi ve esenlikle...

***

Hayırlı Cumalar...

***


Deniz Seki
"İyisin Tabi..."
Diyor dinleyelim...
:)

2 Nisan 2015 Perşembe

Aret Vartanyan...


Gülümse...

Canının istediği kadar...
Diyorsun da...

Kocan Kadar Konuş - Fragman


 
Biraz kafanız dağılsın istiyorsanız güzel... Komik sahneleri var elbette...
Lakin Cem Yılmaz projelerini izlemek beklentileri yüksek tutuyor.
Ben şahsen güldüm mü güldüm evet...

Ve Evet...

Yağmurumuz da yağdı tam olduk...

Günaydınlar...


Bulutlu bir gün bugün.

Sabahtan beri bu bulutlu, ruh karartan havaya rağmen gülmekten ölüyorum...


Dinleyin siz de gülün...
Sevgi ve mutlulukla geçsin günümüz...

1 Nisan 2015 Çarşamba

İyi misin?


Hayattan...


Sarımsağı alın geriye ne kalır?
Kokusu noolacak peki mi dediniz?
Olsun koksun lezzeti ve vücuda faydası büyük...

Ayıp Ama Yaaa...

İyi niyetle bir kutlama yapıyorsun.
Cevabi nitelikte beğen bölümüne tıklanır en azından.
Ya da küçük bir teşekkürle bitirirsin.
Oysa bunlar yerine silinmiş iyi niyetle yapılan kutlama.
Olsun ne yapalım nezaket sende kalsın Betül...

Özdemir Asaf...

Gelmeyecek bir gideni, olmayacak bir nedeni beklediniz mi? 

Özdemir Asaf...

Günaydınlar...


Güzel günler dilerim.
Kimsenin burnunun dahi kanamadığı sevginin hakim olduğu bir dünya dilerim.
Her şey gönlümüzce olsun.


Sertab Erener' den...
Sevdam Ağlıyor...
Dinleyelim...

31 Mart 2015 Salı

Bir Çaresi Bulunur...


6. Ve Son Katta...

Oturmanın güzel ve düşündüren yanları:
Şöyle yol tarafında manzaralı, manzaralı her yeri görebiliyorsun...
Açıklık ve yükseklik nefes aldırıyor...
Tependen akan su sadece kar ya da yağmur suyu oluyor...
Üstünde gürültü, tıkırtı, koşturma, çocuk sesi falan hiç bir şey olmuyor...
Gece gece Ankara ışıltısına bakabiliyorsun...
Amaaaaa...
Elektrik gidince o katları tırmanıp çıkmak için de nefesin kuvvetli olması gerekiyor...
İşte düşünüp kalıyorsun 6. kata nasıl çıkıcam diye...

Murathan Mungan...

Her zaman olduğu ve hepimizin bildiği gibi, bütün gürültülerden sonra geriye yalnızlık kalır.
Murathan Mungan...

Bugün...


31 Mart 2015 
Saatler 10:36 bir anda giden elektrik 19:30 da lütfen gelebildi...
Bir şartelle tüm bir ülkenin elektriği gidebiliyorsa ulusal güvenlik nerede?
Bir anda şak diye gitti...
Meraktan, neler oluyordan, başımıza ne gelecekten öldük öldük dirildik...
?
?
?
Neler oluyor?
?
?
?
...

Ve bir de  duyduk ki Çağlayan Adliyesinde bir savcı rehin alınmış.
Elektrikler gittikten bir buçuk saat sonra.
Ben bu üstteki yazıyı yazarken daha hayattaydı.
Yasakları sevmem dün de sevmedim halkın haber alma özgürlüğü var diyordum.
Ama dün ilk defa iyi ki yasaklanmış dedim.
Bütün her yerde...
Boy boy o fotoğrafı görebilirdik.
Biz şuyuz buyuz diyen teröristin lanet olası sesini dinleyebilirdik.
Her ne kadar internette dolaşsa da o fotoğraf birilerinin hiç suçu olmayan bir insanı yedi aleme göstermesini engellemiş oldular bu yasakla.
Ben yukarıdaki yazıları yazarken birileri kendini azrail ilan etmiş.
Üzgünüm hem de çok.
Allah bir daha böyle hem de gerçekten kapkaranlık bir günü yaşatmasın kimseye.
Ve elektriğin olmadığı saatlerde nükleer santral için karar geçmiş Meclisten.
Tesadüfün bu kadarı bir araya gelir mi?
:/
?
?
?
?
Neler oluyor?
?
?
?
?
:/


Hep Karanlık...

30 Mart 2015 Pazartesi

Bi Kahve?...


Ohhh misss...


Zeyneb Xanlarova - Bu ayrilik neden oldu

Herşeyden...

Şikayet eden yaşlı, huysuz teyzelere benzedim.
Bugün özellikle şu saat meselesi iyice sinir etti beni.
Gerçekten vücut saati diye bir şey var ve bu kolay değişmiyor.
Üstelik her yıl ve yılda iki kere.
Ne olur değiştirip durmasalar artık.

Jay-Jay Johanson - So Tell The Girls That I Am Back In Town

Günaydınlar...


Saatlerin şu anda 07:37' i göstermek yerine 
08:37 olması ne kadar acıklı değil mi?...
Zaten bir gece öncesinden uykusu gelmemiş şekilde yatıp, gece boyu debelenip,
uykuyla savaşıp, zar zor uyuyup, sabahın kör saatinde uyanmak berbat bir şey değil midir?...
Hele de çalışan bir anne için...
Kendi kalktığı, hazırlanmak için koşturduğu yetmiyor 
bir de bebeğini uyuduğu sıcacık yatağından bir saat erken çıkaracak. 
Biyolojik saat diye bir şey var uykusu gelince yatıp sabaha dinç kalkabildiğin.
Her sene her sene bir kaç gün bu azabı çekmek niye?
Sırf gün ışığından biraz daha yararlanalım diye...
Ah her şeyi böyle ince ince düşünüp, planlayıp yapabilsek...
Herşeyi böyle narin hesaplarla yapıp karşımızdaki insana biraz daha saygılı, biraz daha sevgi dolu bakabilsek
Mesela sevdiklerimiz bizlere bu en ince ayrıntıların dahi kaçırılmadığı titizlikle üzerimize titrese...
Nerdeeee...
Duygular yerlerde, en acı sözler dillerde bırakın zamanı ruhunuz bozuk para gibi harcanmış siz hala daha gün ışığından nasıl daha fazla faydalanırım diye düşünün durun.
Yetmiyor her sene bu düzensizliği yaşayın...
Yine getirdik mi lafı kırılmalara, kırılganlıklara, kızgınlıklara?...
Neyse...

***

Yeni bir haftaya başlarken bütün mutluluk ve bol kazanç bereketiyle hepimizi bulsun...
Günaydınlar...

***


Sabah kahveniz hazır mı?...
Benim hazır.
Kubat ve Funda Arar söylüyor...
"İnce ince..."
Dinleyelim...

29 Mart 2015 Pazar

Şarkılar...

Ayşe Arman...


Ayşe Arman Kabe' de...
O eşsiz deneyimini iç duygularını anlatmış...
adresinde.

Nefes almadan okudum. 
Eleştirenlerin dediği gibi bir düşünce hiç geçmedi içimden yemin ederim.
"Şov yapıyor, turistik gezi gibi gitmiştir" falan demedim.
İçi içine sığmayışını paylaştığı fotoğraflardan gördüm.
Orada o duyguları yaşamayanlar bilemez bu içi içine sığmayışları...
Her nefeste sanki oranın atmosferindeymiş gibi anlatmaları...
Ve sitesine yorumumu şu şekilde yazdım...

***

Ne kadar içten, ne kadar zarif bir anlatım...
Anadan, babadan, evlattan yiyecekten, içecekten dünyanın türlü nimetlerinden arınıp duru bir teslimiyetin hikayesi. İlk gördüğümdeki duygulara ne kadar yaklaştırdı beni bu yazınız anlatamam. Kıskandım biraz keşke yeniden görebilme umudum olsaydı. Umudum var da imkanım şu aralar yok.
Ağladım biraz keşke oralarda biraz daha fazla bulunabilseydim diye.
Bekle diyenlerden biri de benim. Rüyalarımda gidip gidip yakınlarındaki otelleri, kapıları görüp görüp geri geldiğim uyanınca Kabe' yi göremedim diye ağladığım yer. Oysa gerçekten gidince göreceğim o eşsiz yeri.
Hevesin, hırsın, nefsin boğulup atıldığı, kuru bir kulluğun bereketiyle gözden akan yaşın cevheriyle insanın kendini bulduğu yer.
Özledim hem de çok özledim ben Kabe' yi.
Çok sevindim bu güzel yazınızı okuyunca daha da çok sevindim.
Herkes kimin içinin ne olduğunu bilemez.
Allah ziyaretiniz makbul ve kabul etsin.
Sevgiler...

Günaydın Yeni Saatli Günlere Başladık...


Bugün Pazar...
Yine saatlerin vücut saatimizi tepetaklak ettiği bir gün...
Ne kadar çabuk olursa iyi olacak şu vücut saatimizin yaz saatine uyum sağlaması...
O anı dört gözle bekliyorum ...

***

Fotoğrafımız internetten...
Ama Betül birkaç kelam etmeden geçmeyecek bu fotoğraf için...
Yine biraz deli, biraz melankoli, biraz umut dolu sonuçlar çıkaracağım bu güzel yoldan.
Oysa gerçekte sola kıvrılmış giden bir yol...

***

Sola kıvrılmış ve yol bitmiş gibi duruyor öyle değil mi?
İlk bakışta bir duvara dayanmış ve bitmiş gibi...
Ama ben bittiğini düşünmüyorum tıpkı her gecenin bitiş olduğunu düşünmediğim gibi. 
Ya da her SON un...
Belki gözlerimin bana bir oyunu bitmiş gibi görünmesi...
Ama beynim bana o yolun devam ettiğini, gittikçe daha iyiye yaklaşıldığını söylüyor. 
Ve her sonun yeni bir başlangıç olduğunu...
Belki güzel sevimli bir kasaba, belki şık binalarla dolu yaşanılası bir şehir, belki de bir kulübe bekliyordur yol dönüldüğünde ne biliyoruz?...
Aaaaa güzel bir araba da olabilir biner gidersin canının istediği yere...

Kimlerin gözüne yol bitmiş gibi görünüyor kim bilir?
Ve kim bilir kimler umudunu, yaşama sevincini kısacası yolunu kaybetti?...
Yolun bitmesi demek artık tükendiğinin, çaresi olmayan bir kabullenişin olması demek.
Oysa tertemiz bir gelecek var o kıvrımı, bunalımı  hemen geçiverince.
İşte bu umudu ve yaşam ışığını hiç kaybetmesin kimse...

Rastgele seçtiğim bir fotoğraf için ne kelimeler çıktı beynimden...
Gerçekten de herşey iyi olsun...
Hiçbir şey canımızı sıkmasın, acıtmasın.
Tüm güzelliğiyle bizlerin olsun.
Hayat bize hep gülümse lütfen.

Günaydın tekrar...
Mutlu pazarlar...


İzel' in çok sevdiğim bir şarkısı aslında Fettah Can' ın bestesi.
Ama ilk defa İzel' den dinlediğimden midir, ya da İzel' in sesini sevdiğimden midir nedir?
Ben bu şarkıyı İzel' den paylaştım...
"Işıklı Yol..."
Yukarıdaki yolumuzu düşününce uyumlu olurlar diye düşündüm.
İyiki de aklıma geldi benim blogumda beğendiğim şarkıları tekrar ve tekrar paylaştığımı okuyan, dinleyen  herkes bilir.
Sevgilerimle...

:)
Sabah kahvem elimde...
Işıklı Yolu' u sindire sindire dinliyorum.
Güzel gidiyor...
Öneririm...
:)

Biliyorum...

Hiçbiri benim için değil biliyorum artık hiçbirşey bana değil...
Alfred biliyorum...
Hatırlatıp durma ikide bir.

28 Mart 2015 Cumartesi

Yeni Türkü - Sezenler Olmuş

Bir Kadının...

Bir Kadının En Güzel Yeri Neresidir..?
Henüz kırılmamışsa KALBİDİR.
Kırılmışsa, ıslak bakan GÖZLERİ...
Artık ağlayamıyorsa, DUDAĞININ YANINA yerleşmiş hüznü.
Hüznü bile hissetmiyorsa artık, buz tutmuş PARMAKLARI.
Isınmıyorsa, konuşmuyorsa ve artık hiç gülmüyorsa.
Anılarda kalmış ÇOCUKLUĞUDUR.
Ama muhakkak
tatlı bir yeri vardır kadının.
Yeter ki ona,severek bakan bir çift göz olsun üstünde..

Hep Karıştırırım...

Saatler ileri miydi, geri mi?
:/
:/
Artık biliyorum ama bende anısı var hep karıştırırım...

Acı...

Eğer bitmiş bir şey sana acı veriyorsa, duyduğun acı o şeyin kendisinden değil; Verdiğin değerin ona değmemesindendir.
William Golding...

Merih Keçe' den...


HUZUR ve MUTLULUK için 5 basit yol ;


Kabullenin....
Bazen her şeyi olduğu kabul etmek bir şeyleri düzeltmenin ilk adımıdır.Negatif duyguları görmezden gelmek sürekli stres altında kalmanıza neden olabilir.


Karar verin....
Doğru yada yanlış bir karar vermek insanı rahatlatır.Kararsızlık güvensizliğe ve strese neden olur.

Gülümseyin....
Gülmek , iyi hissetmek için çok iyi bir egzersizdir.Çünkü mutluluk hormonu salgılanmasına neden olur.

Egzersiz yapın....
Spor yapmak vücudunuzda endorfinlerin salgılanmasına neden olur.Bu da sizi mutlu yapar.

Meditasyon yapın...
Meditasyon sadece bir felsefe değil rahatlamak ve huzur bulmak için de harika bir yoldur.


Merih Keçe...

Merhabalar...


Cumartesinin en ileri saatinde buraya gelebildim nihayet...
Sevgi ve mutluluk dolu güzel bir hafta sonu olsun diyorum.

***


"Hayat sen ne çabuk harcadın beni..."
Umut Akyürek' ten dinleyelim...

Yağmur...


Nasıl yağıyor anlatamam...

Uyku...


Feci geldin...
İyi geceler hepimizeee...

27 Mart 2015 Cuma

Ahmet Ozhan - Aksamin Oldugu Yerde Bekle Diyorsun Gelmiyorsun

Buralarda...


Yağmur var.
Bulutlar var zipzindan...
Hava gece gibi...
Bizimkiler meşgul biraz bense aynı...
Sen de arap kızı, ben diyeyim karmakarışık...
Cam güzeli diyelim en iyisi...


Üzülme...


Kahveeee...


Ohhh... Misss...

;)

Oğuz Atay...

Provası yok hayatın. Ne yeniden yaşamak mümkün, ne de yaşadıklarını silebilmek. Önemli olan, ilk defa değil son defa sevebilmek.
Oğuz Atay...

Günaydınlar...


Günaydınlar güzel günler olsun hepimize...
Bugün haftanın son iş günü çalışanlara mutlu bir gün.

Hayırlı Cumalar efenim...

Gece yağan yağmurun,
camlara vurma sesi yüzünden çok az uyuyabilmiş olmama rağmen erkenden uyandım...
Niye mi?
:))))
Bir siyasi partinin otobüse taktırdığı devasa hoparlörleri yüzünden...
Ama müzik güzeldi.
Hayır bu ne mantıksızlıktır anlamadım ki.
Sabahın seherinde o türküyü çalınca ben koşa koşa sana oy vermeye mi gidicem?
Yok artık...
:))))
Ama türkü canlandırdı ben de paylaşayım da hepimiz canlanalım...
:))
Ankara Misket...

  

:)
Haydeeee...
:))))

Oturan kalmasın haydeeee...

:))))))))))))

26 Mart 2015 Perşembe

Bu Nasıl?...

Dilek Türkan & Ömrümce Hep Adım Adım

Elif Güreşçi & Beklerim Her Gün Bu Sahillerde

Birhan Keskin...

Benden kalan boşluğa kırmızı bir araf düşüncesini koy.
Nasıl hatırlanırsa bir yaprakta bir orman,
bu kez o olsun beni sana hatırlatan...



Birhan Keskin...


Edip Cansever' in Ahmet Abisi Vefat Etmiş...


"...Ahmet Abi, güzelim, bir mendil niye kanar
Diş değil, tırnak değil, bir mendil niye kanar
Mendilimde kan sesleri."

Diye hitap ettiği Ahmet Gayretli vefat etmiş.
Yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim.

Feci Şekilde...

Boncuklarımlayım...
Yeni yeni modeller yolda...

Günaydın...


"-Balık suda olduğunu bilmez kızım!!!..."
:)
Babacııımdan (Nurlar içinde yatsın) özlü bir sözle başladım bu sabah bloguma.
Bulunduğun şartlar değişmediği, aksilikler yaşamadığın sürece fark etmezsin kötüye gidişi.
Ama nasıl ortamın değişir, boğazına öküzler oturur, yutkunamadığın yumrular boğazını tıkar işte o zaman fark edersin kötüye gidişi.
Tatlı su ortamından, tatlı hayatından nasıl uzaklaştığını görüp anlarsın artık yeniden o suyun içine dönemeyeceğini... 
Aslında bu sabah şunu yazayım diye oturmadım bilgisayarımın başına.
Fotoğrafı görünce çağrışım yaptı.
Sudan çıkmış balık.
Sanırım en güzel özetleyebilecek cümle bu...
Ne diyelim Allah kimseyi istemediği, korktuğu durumlara düşürmesin.

***

Evvet...
Bol güneşli, ılık bir Ankara sabahını yaşadığımız şu saatlerde herşey, herşey gönlümüzce olsun.
:))))

***


Yine ilk kez dinlediğim bir Mabel Matiz şarkısı...
"Pullarımı gömdüğüm deniz..."

25 Mart 2015 Çarşamba

24 Mart 2015 Salı

Bugün...

Bir uyuşukluk, bir tembellik. bir başkalık var nedense.
Yüreğim ağzımda sanki...

Sertab Erener - Tesadüf Aşk

Güünaydın...


Haydiiiii kahvaltıya herkese benden bu tabak ikramımdır.
:)))))

***

Günaydınlar neşeli, sevgi dolu, güzel günler dileklerimle...
Herşey gönlümüzce olsun.
(-Daha önce demiştin bu sözleri...
-Olsun yine derim her güne ayrı bir söz mü icat edicem?...)
:)

***
Ve evet bugün kurs günüm.
Ben kursa gidiyorum...
Hişşşt kimse birbirine girmesin...
Malum şu aralar durumlar karışık ve bir o kadar kaygan zemin...
;)

***


Mabel Matiz...
2015 yapımı taptaze "Gök Nerede..." adlı albümünden...
"Gel..."
Diyor.
İlk defa dinliyorum...
Ben beğendim...

Yağmur...


Göz açtırmıyorsun yine...
Yağ bakalım...

23 Mart 2015 Pazartesi

Düğüm...


05. Gökhan Türkmen - Dön (Akustik)

Tuttu mu Yine?...


Benim şöyle bir tur gemisi tatili isteğim?
Offff...
Yaaa bi onbeş gün yetecek bana. 
Gezip, görüp geleyim şöyle...
Neden gemi?
Bilmem bu istek hep vardır bende.
Ama en önemli nedeni galiba çanta bavul toplama derdi olmadan...
Duraklanılan her yeri gezip görmek olabilir.
Keşke olsa olabilse.
:))))
Galiba yine bir başka bahara kaldı.
:/
Neyse canım olsun başka zaman giderim ben de...
:))))

***

Günaydınlar sabahın ilk ışıklarıyla başladığım yeni bir günde yine istek ve arzularımı sıraladım.
:)
Hepimize hayırlı, bereketli, mutlu bir hafta olsun.
:))))
Güzellikler hepimizin olsun...
:)


Gökhan Türkmen 
"Aşk Lazım" diyor. dinleyelim...

Benim Bunu...


Sarıp sarmalayıp bi öpesim geldi niyeyse...
:)))))))