12 Ocak 2016 Salı

Merhabalar...


Herşeyin gönlümüzce olduğu güzel akşamlar dilerim...
Yorgun, uykulu, biraz bitkin bir vaziyette geçtim bilgisayarımın başına.
:)
Güzel bir gündü.
Malum bugün kursumuz vardı.

***


Riff Cohen' den dinleyelim.
"Meshoch Be Gufi..."

11 Ocak 2016 Pazartesi

İyi Akşamlar...


O güzel bakışlarıyla çok tatlı.
Bugün de bloguma çok geç gelebildim.
Neyse hepimize mutlu, harika bir akşam olsun...

:)))

***


Viza' dan dinleyelim...
"The Evil Eye..."
:)

10 Ocak 2016 Pazar

Uzun Zamandır Paylaşmamıştım...

Kentler ve Gölgeler...
Halide Edip Adıvar...






İpek Çalışlar anlatıyor.
Zevkle izliyorum...

E Bu Çok Doğru Bak...


Aret Vartanyan...


"Satır Arası..." ndan...


Göksel Baktagir - Kürdilihicazkar saz semaisi - Meltem

Günaydın Mutlu Pazarlar...


Nereye bakıyor acaba?
Bir kuş mu gördü, ya da bir böcek mi?
Bilinmez ama bu kadar güzel varlıklar oldukları için kendilerini de iyi sevdiriyorlar.
"Heey orada neler oluyor?..."
Der gibi bakıyor bence.
O minik kafasından neler geçiyor acaba?
Konuşabilseydi neler anlatırdı acaba?
Hepsi bir muamma.
Kedi davranışlarını çözemiyorum bir türlü oyun mu oynuyor, intikam mı alıyor.
Ama bildiğim bir şey var ki çok akıllılar.
:)
Kedileri seviyorum.
Kendi ooolucuuumu da.

***


Pazar sabahımızı zevkle geçireceğimiz kahvaltı saatleri gelsin bakalım.
Hepimize mutlu, huzurlu, hayırlı sabahlar...

***


Berksan...
"Duman..." Diyor dinleyelim...

Döndün sırtını gittin
Sana hep açık o kapıdan 
Umut bırakmadan 
Ve bu kalan bana paramparça 
Avuçlarımda bir boşluk 
Gözyaşlarımla susup coştuk 
Yandı ya kalbim dumanımı izle bana gel
Kırdın ya kalbimi her zerresi için yine gel...

:)

9 Ocak 2016 Cumartesi

Günaydın...


Elma şekeri... 
:P

Siz de küçüklüğünüzde elma şekerinin sadece şeker kısmını yemeyi seven, elmasını hiç sevmeyenlerden misiniz?
O halde neyi anlatmak istediğimi anlamışsınızdır.
Elma şekeri görünüş itibariyle çok albenili, lezzetli, harika bir tatlı.
Ama şeker bitip de elmasına geçildiğinde meyve şekeriyle uyumsuz olan ekşiliği
ağızlarda kekremsi bir tat bırakır.
Ve sevmezsiniz gördüğünüz ilk çöpe atıverirsiniz gider.
Galiba ben lezzeti arkaya bırakanlardanım.
Hani yumurtanın sarısını sonra yiyen, en lezzetli lokmayı sonraya bırakanlardan.
Keşke hayatta da böyle seçeneklerimiz olsaydı.
İyi ve mutlu günlerimizi sonraya bırakabilseydik.
Bazen başarı hikayelerini okumak zevk verir insana, ama 
başarının gittikçe düşmesi ne yazık ki tadını kaçırır.
Bir elma şekerinden yine nerelere geldik?
Hayırlı, mutlu, sağlıklı, (biraz ütopik ama) hep elma şekerinin şekeri gibi tatlı bir hayat olsun hepimize...

***


İstanbul Arabesque Project...
"Doktor" diyor.
Arabesk sevenlere gelsin...

8 Ocak 2016 Cuma

Viza - Mediterranean Thief

Kuzucuumun...

Bugün doğum günü.
Annem benim minicik bebekliği, herşeyi gözümün önünde kuzucuum benim...
Seni çok seviyorum annem.

Hayırlı Akşamlar...


Umut ne güzel bir kelime.
Anlamını düşününce hele.
Gözlerinizi alabildiğince uzağa odaklamak, olabileceklerin en iyisini istemek.
Bir umuttur mesela, ya da bu yaprağı hala dalına tutunma çabası da umut.

Umudumuzun kırılmadığı güzel günlere...

***

Mutluluğun gözü kördür, 
Yalnızlık sağır. 
Ondandır biri tökezleyerek yürür, 
Öbürü uykusunda bile bağırır. 
Mutluluk yalnız kendisini görür; 
Unutur bu yüzden ilkin kendisini. 
Yalnızlık kendi tutukluğunda özgür, 
Boyuna bekler dönsün diye sesini. 
Mutluluk alışır kendisine, ölümden beter; 
Borçsuzluğuyla övünür, ama kedisi doğurmaz. 
Yalnızlığın gidecek bir yeri yoktur; 
Boyuna kapısına döner, açan olmaz. 
Mutluluğun mezarları, yalnızlığın heykeli var.. 
Her ikisinin de saksılarında çiçek. 
Biri hep başka bir renkle solar, 
Öbürüyse ha açtı, ha açmayacak.

Özdemir Asaf


***


Viza 06...
The Girl That Doesn' t Exist...
Dinleyelim...

7 Ocak 2016 Perşembe

Merhabalar...


İyi akşamlar hepimizeee...
Renkli fotoğraflarda gördüklerimizin aksine bu fotoğrafın sadeliği ne güzel...
Özledik mi güzel çiçeklerin olduğu, yaprakların olduğu günleri.
Mutlu ve esenlik dolu günler dilerim.

***


Cesaria Evora & Eleftheria Arvanitaki...
"Sodade..." Diyor dinleyelim...

6 Ocak 2016 Çarşamba

Montessori Ne Demek?...

İtalya'nın ilk kadın doktoru olan pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori bin dokuz yüzlü yılların başında çocukların bireyselliğine dayanan bir pedagoji geliştirdi. Montessori, yaptığı çalışmalar sonucu sanıldığının aksine çocukların ödüllerden, cezalardan, yetişkinlerin programladığı eğitim anlayışlarından, hatta oyuncaklardan, şekerlemelerden, öğretmen masasından ve toplu derslerden hoşlanmadıklarını tespit etti.
En temel öğesi özgür seçim ve her çocuğun kendi hızında ilerlemesi olan bu sistemde tamamen çocuğa uygun olarak hazırlanmış bir çevrede, çocuğun kişiliğini oluşturması için özgürlük tanınan, kişiliğinin gelişimini destekleyen, bireye özgü bir eğitim veriliyor. 76 ülkede binlerce okulda uygulanan Montessori sistemi son yıllarda ülkemizde de sıkça anılmaya başladı.
Klasik eğitim anlayışından çok farklı bir anlayışla işleyen sistemde masa temizleme, toz alma, düğme iliklemek, fermuar çekmek veya kemer takmak gibi günlük yaşam aktiviteleri ile çocuğun el-göz koordinasyonu geliştirilirken, aynı zamanda el bileği ve parmak kasları güçlendiriliyor. Çocuklar tüm faaliyetleri deneme yanılma yöntemiyle ve uygulamalarla öğreniyor.
Montessori, duyu eğitimi üzerinde duran, tüm duyu organları için eğitici materyaller geliştirmiş bir sistem. Soyut matematiksel kavramları somutlaştırarak matematiksel düşünmeyi geliştiren ve coğrafyayı çocuğa duyuları aracılığı öğreten bir metot. Mesela bir yerküre maketinde dünya üzerindeki kara ve su bölümleri dokunma duyusu ile tecrübe ediliyor. Başka bir materyalde denizler, kıtalar, ülkeler, şekilleri ve renkleri ayrılarak gözlemleniyor. Sistem sınıf mantığıyla işlemiyor, her çocuğun bireysel farklılıkları ve hızına göre eğitim alma hakkı savunuluyor. Montessori'de çocuklar sınıflarda sıralara sabitlenmiş bir biçimde, bir öğretmenin tek tip uyguladığı bir eğitime tabi olmuyor. Sınıflarda klasik sıralar ve tahta yok. Karışık yaş gruplarından oluşan sınıflarda çocuklar özgürce hareket ederek kendi seçtikleri eğitici materyallerle, kendi istedikleri sürede meşgul oluyorlar. Sonrasında sınav, ödül ve ceza kullanılmak yerine her çocuğun gelişimi kendi içerisinde değerlendiriliyor.

Halil Cibran...

Evim der ki, "Beni bırakma, çünkü burada senin geçmişin yaşıyor." Yolum der ki, "Gel ve beni izle, çünkü ben senin geleceğinim." Ve ben hem eve, hem de yola derim ki, "Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış."
Halil Cibran...

Tebessüm...

Ne güzeldir bir tatlı tebessüm.
İnsana moral aşılar, sevgiyi öğretir.
...


Zeki Müren' den dinleyelim...
"Bir Tatlı Tebessümün Bin Vuslata Bedeldir..."

Yine Yeni Yeniden...

Boncuklarımlayımmm...

Hepimize Hayırlı Akşamlar...


Merhabalar efeniiimmm...
Bugün Çarşambaydı üstelik 2016 nın 6. günü de bitmek üzere.
Ne çabuk geçiyor zaman öyle değil mi?
Neden böyle oluyorsa yıllar geçtiği için sanırım.
Güzel bir akşam bizi bekliyor.
Sevgi ve muhabbetle...


Gülşen' den dinleyelim...
"Can Gidiyor..."
Ne güzel söylemiş içli içli...

5 Ocak 2016 Salı

İyi Akşamlar Hepimizeee...


Mutlu akşamlarımız olsun.
Ne güzel bi akşam bol yağmurlu ve soğuk...
:))))
Bazen sadece pencereden dışarı bakıp susar insan.
Susmak güzeldir, özellikle yağmurun yağışını izlerken...

***


Halil Sezai...
"Sana Dokunmak..."
Dinleyelim...

4 Ocak 2016 Pazartesi

Uykuu...


Gelmiş gelmiş...
İyi geceler hepimize...



Husnu Senlendirici - Avare


Klarneti konuşturmuş resmen...

ARASH feat Helena - ONE DAY (Official Video)

Edip Cansever...

Bu aralar ellerim hep üşür benim. 
Doktor kansızlık der, ben sensizlik derim.

Edip Cansever

Grup Abdal - Sifa Istemem Balindan

İyi Akşamlar...


Bugün sabah saatlerinde nihayet karla uyandık.
Zaman zaman hızlı, zaman zaman aheste yağan kar akşam saatlerinde yağan yağmurla birlikte yerini erimiş ıslak caddelerdeki su birikintilerine bıraktı.
Yorgun geçen bir günün ardından (tabii ki hastaneden bahsediyorum) akşam huzuruna, evime dönmenin mutluluğuyla güzel akşamlar diliyorum.
Sevgi ve muhabbetle...

***


Mesel...
"Getme getme..."
Diyor dinleyelim...

3 Ocak 2016 Pazar

Gelelim İkinci Kombi Maceramıza...


-Ne anlamadım tabi tabi evdeyim gel.
 Aaaaa!!!!...
-Nooldu?
-Yaa aaaaa kombiyi ayarlıyordum düğmesi elimde kaldı.
 Baya bi kırıldı çıktı eyvah!
-E çağır servisi...
-Kapatıyorum telefonu hemen çağırayım...

****

İşte macera bundan sonra başlıyor.
Kombi düğmesinin elimde kalması değil, bir hafta önce verdiğim 50 TL üzerine bir 50 TL daha vereceğim de değil asıl acıklı olan saat 15:00 civarında çağırdığım için ertesi gün geleceklerini bildirmeleriydi.

***

-Yaa hanfendi lütfen bi öncelik tanıyın yaşlı ve çok üşüyen bir annem var. Sadece ben olsam hiç problem değil yarına kadar beklerim. Gece de olsa gelsinler ben evdeyim...
-Yapabileceğim bir şey yok çok fazla yoğunluk var.

"${[]}][${[]}}\}][{½$#€"
Tabii bu şekiller neyi ifade ediyor anladınız siz onu... İçimden içimden öyle açık açık konuşmadım yüzlerine.
Kombinin de, düğmesinin de, Allah'ım hani herkes kullanıyordu bu mereti? Hani herkes çok memnundu?
Buz gibi bir gece geçirdik ardından sabah oldu.
Ben yine aradım servisi, çıktılar mı yola geliyorlar mı aman arada kaynamasın diye.
Müjdeli haber öğleye kadar geleceklerine aitti.
Ve geldi...
Servis elemanını karşımda görünce sanki bir yakınım gelmişcesine güler yüzle karşıladım.
Adamcaaz geldi, düğmeyi değiştirdi, bana kombinin mantığını anlattı sormak istediğim soruları tek tek sabırla dinleyerek cevapladı.
Ve 50 si servis hizmeti 10 TL si de düğme olmak üzere 60 TL mi aldı gitti.
Benim son yakınmam komikti.
-Eeee ben böyle her hafta 50 - 60 TL verip duracak mıyım?
-Yok hanfendi terslikler üst üste gelmiş hepsi o. Bir daha bu kadar üst üste gelmez.
Hem düğmeyi siz kırmamışsınız sizin çevirmenizle bir şey olmaz. Başkası kırmış küçük bir yeri tutuyormuş sonra da o sizin elinizde kalmış.

***

Teselliye bakın kombinin düğmesini başkası zorlamış ben çevirince de elimde kalmış.
Tıpkı tabaktaki zeytini ben yordum sen yakaladın misali...

***

Neyse efenim o gün bugündür ilişkimi bir alt seviyeye indirdim sürekli ayarlarıyla oynayıp durmuyorum.
Üşüdüysem besmelelerle gidip narin bir şekilde açıyorum ayarını.
Hayır bozulması ya da insafsız servis ücretleri değil de aynı gün gelmiyorlar ev buz gibi olup donduğumuzda geliyorlar o sıkıntılı olan.

***

Daha önce yazmıştım kombili yaşama nasıl başladığımızı.

http://erayazifikiredebiyat.blogspot.com.tr/2015/12/kombili-kombili-kom-kooom-kombili.html

Şimdiki yaşadığımız bu ikinci talihsizliğimizdi.
Umarım bir daha olmaz geçinir gideriz mutlu mesut...

***

Bu arada evdeyazar arkadaşım da bir sıkıntı yaşamış kombi ile ilgili neyse ki atlatmış.
Geçmişler olsun...

:))))

Hoşçakalın efenim.

Toygar Işıklı - Sen Bilirsin 2014

Yuksek Sadakat - Haydi gel icelim

Duman - Kırmış Kalbini

Günaydııınnn...


Pazar gününe özel tüm güzel duygular, temenniler hepimize gelsin.
Enfes bir kahvaltı ve dinç bir güne merhaba.
:)))


Mazhar Alanson...
"Ah Bu Ben..."
Ne güzel sakin sakin söylemiş dinleyelim...

1 Ocak 2016 Cuma

Burcummm... Akrebimmm...

AKREP BURCU 2016 YORUMLARI

2016 akrep burcu yorumlarına göre, bu yıl Akrepleri dişediş bir mücadele yılı bekliyor. Hiç bu kadar ısrarlı, ne istediğini bilen, kararlı bir insan olmamıştınız. Yıla çok hareketli başlıyorsunuz. Ocak ve Şubat aylarında pek çok girişimde bulunabilir, istekleriniz doğrultusunda hareket edebilirsiniz.

E Maaşallah...

Dakika 1
Gol 1
Elektriğe zam gelmiş.
:/
:/
:/
....................

Ve 2016...


Yeni uyananlar için günaydınlar.
Herşeyin uğurlu, hayırlı gelmesini dilediğimiz barış dolu, bereketli, mutlu günler bizimle olsun.
2016 da herkes iyi olsun.
Sağlıklı olsun.
Unuttuğum bütün güzel dilekler hepimize olsun.
Neler yaşadık, neler geçirdik?
2015 pek çok yönden insanlara sıkıntı getirdi.
Toplumsal olaylar, bombalar, kötü günler, 
Yerinden yurdundan edilen insanlar, kıyılara vuran bebek cesetleri 
Umarım bütün kötülükler geride kalmıştır artık.

***

Ben şahsım açısından güzel sonuçları olan bir sağlık sorununu atlattım çok şükür.
Ve güzelce kilo verip istediğim formu yakalamak üzereyim.
Mutluyum çok şükür.
Ailemi seviyorum.
Anacııımı seviyorum.
Kuzularımı seviyorum....
:)))

***

 Ve güzel bir müzik dinleyelim...


Nilüfer söylüyor...
"Böyle ayrılık olmaz..."
Dinleyelim...


Güzelce de bir kahvaltı edelim.
:)
Afiyet olsun...

30 Aralık 2015 Çarşamba

Offff... Ne yazacağımı...

Ne yapacağımı bilemedim şu an.
Ama ne var ki hayat devam ediyor.
İyisiyle, kötüsüyle, acısıyla, tatlısıyla...
Kar yağıyor, yağmur yağıyor, güneş içimizi ısıtıyor.
Yaşamın ta kendisi bu.
Bizler için.
Kavga edenler de var, neşe ile birbirine koşanlar da...
Yemeğin altını açık unutup yakanlar da...

Ne diyelim...
Hayat devam ediyor hem de tüm haşmeti, vahşeti ve şiddetiyle...


Acı Bir Haber...

Takip ettiğim eşsiz güzellikteki el emeklerinin olduğu bir blog sahibi vefat etmiş...
Ne çok üzüldüm üstelik 7 ay olmuş vefat edeli ve ben yeni görmüşüm.
Kızını kaybetmenin acısı yüreğinde mühürlü dışarıya karşı hep huzur aşılayan bir anne.

Ne yazık ki yeni yazabildim başsağlığı mesajımı...

"Ne çok geç kalmışım bu acı haberi öğrenmeye.
İçimi huzurun kapladığı, cıvıl cıvıl çalışmaların olduğu bu bahçeyi hep gezeceğim.
Şimdi biraz buruk, üzgün ağlamaklı olacak bu gezmelerim. 
Kızına kavuşan bir annenin bahçesi burası.
Tanımadan çok sevmiştim güzel yürekli, nadide, zarif Cihan Hanımı...
Bahçesi gibi bizler de öksüz kaldık ne diyelim.
Allah rahmet eylesin, nur içinde yatsın."



Gezmek isteyenlere güzel bir bahçe...

Eleni Vitali - Gramma Kai Grafi

Dem Ferde - Çöl

Merhabalar...


Mutlu günler dileklerimle.
Yeni bir gün, yeni bir yıla hazırlıkla geçiyor.
Hatmi çiçeğinin çayı enfes olur ve faydası saymakla bitmez bu soğuk havada öneririm efenim.
Lezzeti, şifası çok yerinde.

***


Deniz Seki...
Dinleyelim...

29 Aralık 2015 Salı

Bugün Yine...


Kurs günümüzdü.
Yeni yıl kutlamamızı yaptık. 
Neşeli, lezzetli bir yıl bize gelsin umuduyla açık büfemizin küçük bir kısmının fotoğrafını paylaştım.
2016 yılı herkese sevgi, mutluluk ve güzellik getirsin dileklerimle...

İyi Akşamlar...


Kar bize yağamayacak maalesef ama, İstanbul' a şiddetle geliyormuş.
Umarım eğlenceli yönleri olur hep.
Güzel, umutlu ve neşeli günler, geceler dilerim.


Gülben Ergen ve Bora Duran söylüyor...
"Kalbimi Koydum..."
Dinleyelim...

28 Aralık 2015 Pazartesi

İyi Akşamlar...

Yine blogumu ihmal ettim bu aralar.
Bunun tek sebebi bilgisayarımı sabitleyeceğim bir yer oluşturamadım daha onun için.
Sevgi, selam ve muhabbetle merhabalar efenim...
Güzellikler bizimle olsun.

27 Aralık 2015 Pazar

Riff Cohen - Dans Mon Quartier (tr altyazı)

Düğün Dernek 2 Sünnet - Fragman


Müsaitseniz ve gülmek istiyorsanız izleyin...
Çok eğlenicüüükkk...
:)

Günaydınlarrr...


Mutluluğun ve huzurun hiç eksik olmayacağı günler dileklerimle.
Dünün yorgunluğu diye birşey kalmadı bende.
Sabahın 09:00 unda yola çık, 17:00 de havaalanında ol oğlucuuunu kaptığın gibi yeniden eve dön.
Saat 01:00 gibi yeniden evde ol. 
Ooolummm gelmiş hiç yorgunluk da söz konusu olabilir mi?
:)))
Mutluyum çok şükür. 
Sömestr tatili için burada sonra ikinci dönem için tekrar gidecek yeniden özleyeceğiz...

Olsun artık o da, biz de alıştık bu duruma...

Güzel bir şarkı dinleyelim.


Dilek Türkan...
"Aşk Mevsimi..." Diyor dinleyelim...

Ve Pazar sabahına yakışan bir simitle günümüze devam edelim...


Mmmmmmh... mis mis...
:))))))))))))
Afiyetle...

22 Aralık 2015 Salı

İyi Akşamlar...


Bu gece yapacağımız bütün ibadetlerimizin kabul olması dileğimle iyi geceler...

21 Aralık 2015 Pazartesi

Özdemir Erdoğan - Seni ne çok sevdiğimi


Özdemir Erdoğan' ın şarkıları bir başladım mı bırakamam...
Sanki çok lezzetli, çok güzel kokan kavrulmuş bir tuzlu çekirdek gibi.
:)

Merhabalar, Selamlar Sevgiler Efeniiimmmm...


Ayyyy bu ne sevimlilik böyleeee?
Ama canlısını görsek bu kadar sever miyim bilemiyorum.
:)))
Yeni bir haftaya başlarken kazançlı, bol bereketli günler dilerim hepimize.
Ama her işin başı sağlık ve insanlık gerisi ayrıntı...


"Paranın ne önemi var mühim olan insanlık..."
Özdemir Erdoğan' dan dinliyoruz...

20 Aralık 2015 Pazar

Akşam Akşam...

Sis iyiden bastırdı Ankara çok puslu Allah yolculuk yapanlara yardım etsin inşallah...

Sezen AKSU - Seyirlik Değil Ömürlük Olsun

Günaydınlar... Mutlu Pazarlar...


"Her Pazar sabahı uyanınca aklıma gelenleri, içimden geçenleri yazsam,
 okunması çok güç, anlaşılması imkansız bir kitap olur..."
Demiş yazar.
"Onun için bırakayım onları içime, aklımın bir yerlerine nefesimizi sorunsuzca aldığımız aana odaklanalım ve şükredelim yaşadığımıza, gördüğümüz yağmura..."

***

Eveeettt Günaydın mutlu pazarlar olsun hepimize tüm iyi duygularımla, sevgi ve neşeyle tekrar günaydınlar efenim...
Şu anda bloguma yazacaklarımı tasarlamadan oturmuş olmanın tedirginliği içindeyim.
Bir şarkı bile yok daha aklımda.
Ama bu sisli sabaha yakışan mis gibi kokulu kök çayı olduğunu biliyorum ve sağlıklı bir kahvaltı.

:)


Afiyet olsun hepimize işte huzur...


Sezen Aksu söylüyor...
"Gün ağarınca boynum bükülür..."
Pazar sabahının dinginliğine çok yakışan bir şarkı bu.
İnsanın içine içine işler.
Dinleyelim...

19 Aralık 2015 Cumartesi

Şaka Değil...



8 ayda 33 kilo ohh ne güzelllll...
:))))

رشيد طه - يا رايح وين مسافر \ rachid taha- ya rayeh

Yalnız İnsanlar Sokağı' ndan...


Souad Massi - Ghir Enta (سعاد ماسي - غير انت )

Bir Zamanlar...


Misss gibi kahvelerim vardı.
Şimdi artık yok. Ama fotoğrafını paylaşmak da mı yok Allasen.
:))))))))))))))))
İçebilenlere afiyet olsun.
Ohh misss.
:)
:P

Azzddine - Takassim (Harissa Mix)

Muhteşemmmm Yüzyıl... Kösem...


Zevklerin ve renklerin tartışılamayacağı gibi bir konu bu.
İzleyenler kadar izlemeyenlerin de hatta nefret edenlerin de çok olduğu bir dizi. Ben genellikle boncuklarımın içine gömüldüğüm için dinliyorum daha çok.
En çok dikkatimi çeken ses Derviş Mustafa yani Mehmet Kurtuluş' a ait olan ses tonu.
Ve Mete Horozoğlu' nun cevval rolü.

Roller güzel oynanıyor. Herkes elinden geleni yapıyor.
Ama bazen Hülya Ayşar' ın sesini duyunca kafamı gömdüğüm boncukların içinden çıkarıp bakıyorum. Gözüme zaman zaman çok güzel, zaman zaman çok çirkin gelen bir sanatçıdır Hülya Avşar. Ama bu dizide hakikaten çok güzel olmuş.
Heralde kullandığı taçlar,takılar, giysilerin de etkisi var bu görünümde. Ama konuştuğu zaman çoğul cümleler kurması sürekli biz biz demesi biraz garip olmuş. Ve asıl sorun sürekli bir ressama canlı mankenlik yapıyormuş gibi çok fazla kasılarak durması, konuşması. Bunun dışında Safiye Sultan rolü çok yakışmış.
Ve bir de Halime Sultan mıydı Şehzade Mustafa' nın annesi rolünü oynayan sanatçı "Aslanım demek yerine Arslanım" diyor ya o da dikkatimi çekiyor ne zamandır. Ohh dedim kurtuldum. :))))

Her ne kadar bazıları karşı çıkıp bu bizim tarihimiz değil, hiç de böyle değiliz diyorsa da haklılık payı var ya da yok onu bilemem ama bildiğim ve gördüğüm bir şey var ki Devlet-i Aali Osmanlı' nın çöküşünde annelerin hırsları da çok rol oynamış. Bu da inkar edilemez sanırım.

Neyse güzel bir masal dünyası gibi algılayıp izlemeye pardon dinlemeye devam...
:))))
Ben de boncuklarıma...
:))))

Nilüfer... Böyle Ayrılık Olmaz...


Nilüfer' in naif duruşu ve sesi ne güzeldir.
Dinleyelim.

Sabah Sabah...

Burada olmak, blogumda özgürce dolaşmak ne güzelmiş böyle.
İyi ki bir blogum olmuş.
İyi ki ailem olmuş demek gibi birşey bu.
İçimi, beynimi tümüyle aktardığım canım blogum seni özlemişim.
Yeniden bağlanabildiğim için mutluyum.
Duygularımı belirteyim istedim...
:)))
Sanırım bloguna karşı bir kişiliği varmış gibi konuşan tek kişiyim.
:P


Nilüfer - Seni Beklerim Öptüğün Yerde ( 1987 )

Günaydınlar...


Ne güzeldir karların içinden çıkan güzel bir çiçek...
Ben çiçeklerin görkemine hayranım. Onların narin ve enfes güzellikteki renklerine...
Çalışmalarımın çoğunda çiçek görseli hakim. 

Bir çiçekçinin önünden geçerken ıslak ve bayat lağım kokusuna benzeyen tuhaf kokuların yerine o çiçeklerin eşsiz kokularını koklayabilsek ne güzel olurdu.

Ama zamanımızın sanallığı sanki doğamızı mahfediyor ve çiçeklerimizin kokularını bile alıp götürüyor.
Çiçek kokularının eksik olmadığı günler dilerim.
İyi bir hafta sonu olsun hepimize.


İlhan İrem...
"Boşver Arkadaş..." Diyor.
Biraz nostaljik olsun bu sabah.
İyi dinlemeler.

18 Aralık 2015 Cuma

...Kombili Kombili Kom Kooom, Kombili Kombili Kom...



-Nasıl yeni ev güzel bir yerde mi?
-Evet yol ağzında biraz küçük ama tam istediğim gibi hem yolu görüyor, hem de alışveriş merkezlerine yakın. Biliyorsun burada otururken en yakın market 500 metre ötede.
-Haa iyi o zaman. Isınması nasıl, merkezi mi?
-Hıııı? Yook değil KOMBİLİ...
-Eeee peki sen idare edebilecek misin kombiyi zor olmasın?
-Yaa ben yeri görünce bu hiç aklıma gelmediii...
  Amaaan millet nasıl yapıyor ben de idare ederim heralde.
....

Evet bu konuşmadan sonra aldı mı beni bir telaş?
Ya ısınamazsak, ya çok yakarsak, ya şu... ya buuu...
Ama ev güzel yaa dediğim gibi millet nasıl yapıyor ben de yaparım bir şekilde şimdi bi kombi yüzünden gül gibi evi mi kaçıralım?
Başlarda baya mesafeliydik birbirimize hava bu kadar sert ayaz değildi.
Biraz zaman geçip de hava soğuyunca yakıyorum sıcak oldu diyip kısıyorum.
Kısınca yok soğuk oldu diyip yakıyorum.
Aaaaa kapıcıyı çağırıp "-yakın şu kaloriferleri hava çok soğuk!..." deme gibi bir zorunluluk yok artık.
:)))
Bu iyi bişeymiş yaaaa...
Kontrol bende.
Oyuncak gibi bir kıs bir aç.
Taa ki bu mutlu balayı günleri bir gece üşüyüp de uyanmamla birlikte kabusa dönüştü. Yok canım o kadar da abartmayayım sadece üşüdük. Kombinin verdiği E 10 uyarısıyla gözgöze geldim.
Telefonumun kotası yettiği kadar internetten aramaya başladım nedir bu E 10 uyarısı diye?
Meğer su basıncı düşmüş.
Allah Allah su basıncı da mı varmış bu merette ?
Niye hiç kimse bana böyle birşey demedi?
İzlediğim bütün videolarda su basıncını ayarlamak çok kolaymış da ben bilemedim bi türlü.
Sonunda bir mahalle servisine telefon açtım. Modelini söyledim E 10 uyarısı veriyor dedim ben kombili bir hayata başlayalı daha 20 gün oldu dedim. Hani böh deseler ağlayacağım.
Nerede o başta ben yaparım diyen Betüüüül, nerede bu ağlamaklı kombiden şikayet eden Betül?
:))
-Hanfendi su basıncı düşmüş su basmanız lazım. Çok basit bir iş.
-Yaa evet de nasıl neresinden bilemedim ki?
-Kombinin altında basınç göstergesi var.
-Evet görüyorum.

"Gerçi görünceye kadar çaba sarfetmek gerekiyor kombiler şık dursun diye midir nedir en alta resmen saklamışlar. Daha küçük yapsaymışsınız da görmeseymişiz. Te Allah ım yaaa...Benim gibi gözlük kullananlar için bile zor bir görüş mesafesi."

-Onun altında vana var.
-Tamam onu da gördüm onu mu açıcam?
-Yok hayır.
-E sağda var, solda var vana altta iki tane daha var hangisi?
Çıldıracağım. Şu mu bu mu derken hepsine hayır diyor tamirci.
-E kardeşim bi gelseniz de hem gösterseniz hem de bi küçük çaplı bilgilendirme yapsanız?
Çünkü ben daha 20 gün oldu bir kombiyle yaşamaya başlayalı su basıncını bile bilmiyordum ki.
Bu tür kulis işleriyle sitenin kapıcısı ilgilenirdi.
-Tamam efendim gelirim ama servis ücreti alırım...

Sıkı durun tamir değil, parça değişimi değil, sadece su basacak ve 50 lira alacak...
- Niye böyle? Yani sadece su basacaksınız ve basit olduğunu siz kendiniz söylediniz.
- Servis ücretimiz bu, benim dükkanı kapatıp gelmem gerekiyor.

Hey Allah ım dükkanı kapatıp bize gelince sanki kapısında kuyruğa giriyor müşteriler...
Hani elbette bedavaya gelmeyecek ama bu da insafsızlık artık.
Mecburen gelin dedim.
Ve geldi, vana dediği şey küçük mavi bir düğme. Onu açma yönünde çevirip basınç göstergesinde  1,5 - 2 yi geçirmemek gerekiyormuş.
-E hani vana demiştiniz bu kapak gibi birşey.
-Yok hanfendi bu bir vanadır.
"Yok yaaa... Senin karşında gördüğün tecrübesiz bir kombi kullanıcısı olabilir ama bugüne bugün 4 aylık bir tadilat sonucu 180 metrekare evi baştan aşağı yenileten bir kadın. Vana ne, buvat ne, mala ne, alçı ne hepsini bilir..."
Bunları demedim tabii sadece içimden yüzüne karşı dedim.
50 TL yi alıp giderken son derece huzurluydu ama ben helal ettim mi?
O da bana kalsın.
Kombiyle yaşadığımız ilk kırgınlık buydu...
Daha alışacağız birbirimize.
İkincisi de mi var demeyin.
Evet ikincisi de var onu da başka bir yazıda anlatayım artık.
Şimdilik bu kadar...
Sevgiler efenim...

Günaydın...


Hayırlı Cumalar, mutlu sabahlar kendimizi iyi hissedeceğimiz bir gün dileklerimle günaydın hepimize...
Şimdi diyeceksiniz ki bu soğuk buz gibi donduran havada ne işi var bu çiçek fotoğrafının?
Haklısınız ama biraz içimiz açılsın istedim.
Malum bende bi terslik var sıcacık yaz mevsiminde karlı fotoğraflar paylaşmayı sevdiğim gibi buz gibi havada da çiçek fotoğrafı paylaşmak geldi içimden.
Sevgiyi, neşeyi ve en önemlisi kendimizi ön plana aldığımız bir hayatımız olsun artık.
Geç kalmış sayılmayız mutlu olmak için...
 "Aldığımız her nefes bayramdır mesela..."
Diye başlayan dizeler geldi aklıma.
Hakikaten de sağlıkla aldığımız nefesimiz olduğu sürece bir yerlerde hep bir umut, hep bir güzellik vardır...


Ne güzel söylüyor ilk kez dinlediğim an çok komikti.
Taşınmanın verdiği yorgunlukla koltuğun üzerine yığılmış kalmışım hatta uyuklamışım.
O arada televizyon açık ve uykumun arasında bu şarkı kulaklarımda çınlıyor.
Meğer bir programda bu şarkı söyleniyormuş.
Tekerleme gibi...
:)
Ses de güzel ama kabul etmek lazım.
Neyse iyi dinlemeler...

17 Aralık 2015 Perşembe

Merhabalarrrr...


Selamlar, sevgiler, güzel günler hepimize...
Arada sırada uğramak dışında yaklaşık 1,5 - 2 aylık bir aradan sonra bloguma gelip
doya doya yazmak ne güzelmiş böyle.
Dün itibariyle bağlanan internetimiz çok şükür çalışmaya başladı.
Yeni evimizden yazıyorum şu an.
Küçük ve sevimli, kutu gibi güzel kullanışlı bir eve taşındık.
Eşyaları sadeleştirmek, taşındıktan sonra yerleşmek biraz yorucu olsa da iyi ki gelmişiz...
Eskilerin dediği gibi "Tebdil-i mekanda ferahlık varmış..."
Bu arada bazı ilkleri de yaşıyoruz tabii.
Daha önce hiç ilgilenmediğim, beni hiç yormayan ısınma işi biraz eziyetli ama kontrolün elimde olması hoşuma gitmedi desem yalan olur.
İlerleyen günlerde ayrıntılıca başıma gelenleri yazarım mutlaka.
Şimdilik yeniden görüşünceye kadar hoşçakal blogummm...


Dinlediğim ilk andan itibaren vuruldum sanki yüreğimden hem de...
Paylaşmak istedim.
İyi dinlemeler...

4 Aralık 2015 Cuma

Günaydınlar...

Kombimiz dün akşamdan beri bozuk. Servis yoğunluktan dolayı gelmedi. Ev buz gibi. Yine de herşeye rağmen güzel bir gün olsun hepimize.
Zaten daha internet bağlantımız da yok.
Yhaaaaaa diye bağırasım var.
Neyse...
Günaydın hepimize...

27 Kasım 2015 Cuma

Merhabalar...

İyi akşamlar hepimize...
Daha internetim bağlanamadı maalesef...
Onun için sınırlı gelip gitmelerim bloguma.
Yazacak, paylaşacak o kadar çok şey birikti ki.
Yeniden en kısa zamanda görüşmek ümidiyle...
Şimdilik hoşçakalın.

23 Kasım 2015 Pazartesi

21 Kasım 2015 Cumartesi

İnternetim...

Bağlanır bağlanmaz yeniden oturacağım bilgisayarımın başına.
Hepimize mutlu günler...

11 Kasım 2015 Çarşamba

Taşınmak...

Başlı başına yorucu, sevimsiz bir süreç zaten bir de wi-fi bağlantısı yoksa offf.
Arada sırada uğradığın blogun seni böyle üzgün, mutsuz, yalnız ve suyu çekilmiş değirmen gibi bekler durur.
:/
Zar zor telefonundan yazmaya çalışırsın.

***

Neyse efenim sağlık olsun diyip sevgi ve mutluluk dolu güzel günler hepimize gelsin.

:)