-Nasıl yeni ev güzel bir yerde mi?
-Evet yol ağzında biraz küçük ama tam istediğim gibi hem yolu görüyor, hem de alışveriş merkezlerine yakın. Biliyorsun burada otururken en yakın market 500 metre ötede.
-Haa iyi o zaman. Isınması nasıl, merkezi mi?
-Hıııı? Yook değil
KOMBİLİ...
-Eeee peki sen idare edebilecek misin kombiyi zor olmasın?
-Yaa ben yeri görünce bu hiç aklıma gelmediii...
Amaaan millet nasıl yapıyor ben de idare ederim heralde.
....
Evet bu konuşmadan sonra aldı mı beni bir telaş?
Ya ısınamazsak, ya çok yakarsak, ya şu... ya buuu...
Ama ev güzel yaa dediğim gibi millet nasıl yapıyor ben de yaparım bir şekilde şimdi bi kombi yüzünden gül gibi evi mi kaçıralım?
Başlarda baya mesafeliydik birbirimize hava bu kadar sert ayaz değildi.
Biraz zaman geçip de hava soğuyunca yakıyorum sıcak oldu diyip kısıyorum.
Kısınca yok soğuk oldu diyip yakıyorum.
Aaaaa kapıcıyı çağırıp "-yakın şu kaloriferleri hava çok soğuk!..." deme gibi bir zorunluluk yok artık.
:)))
Bu iyi bişeymiş yaaaa...
Kontrol bende.
Oyuncak gibi bir kıs bir aç.
Taa ki bu mutlu balayı günleri bir gece üşüyüp de uyanmamla birlikte kabusa dönüştü. Yok canım o kadar da abartmayayım sadece üşüdük. Kombinin verdiği E 10 uyarısıyla gözgöze geldim.
Telefonumun kotası yettiği kadar internetten aramaya başladım nedir bu E 10 uyarısı diye?
Meğer su basıncı düşmüş.
Allah Allah su basıncı da mı varmış bu merette ?
Niye hiç kimse bana böyle birşey demedi?
İzlediğim bütün videolarda su basıncını ayarlamak çok kolaymış da ben bilemedim bi türlü.
Sonunda bir mahalle servisine telefon açtım. Modelini söyledim E 10 uyarısı veriyor dedim ben kombili bir hayata başlayalı daha 20 gün oldu dedim. Hani böh deseler ağlayacağım.
Nerede o başta ben yaparım diyen Betüüüül, nerede bu ağlamaklı kombiden şikayet eden Betül?
:))
-Hanfendi su basıncı düşmüş su basmanız lazım. Çok basit bir iş.
-Yaa evet de nasıl neresinden bilemedim ki?
-Kombinin altında basınç göstergesi var.
-Evet görüyorum.
"Gerçi görünceye kadar çaba sarfetmek gerekiyor kombiler şık dursun diye midir nedir en alta resmen saklamışlar. Daha küçük yapsaymışsınız da görmeseymişiz. Te Allah ım yaaa...Benim gibi gözlük kullananlar için bile zor bir görüş mesafesi."
-Onun altında vana var.
-Tamam onu da gördüm onu mu açıcam?
-Yok hayır.
-E sağda var, solda var vana altta iki tane daha var hangisi?
Çıldıracağım. Şu mu bu mu derken hepsine hayır diyor tamirci.
-E kardeşim bi gelseniz de hem gösterseniz hem de bi küçük çaplı bilgilendirme yapsanız?
Çünkü ben daha 20 gün oldu bir kombiyle yaşamaya başlayalı su basıncını bile bilmiyordum ki.
Bu tür kulis işleriyle sitenin kapıcısı ilgilenirdi.
-Tamam efendim gelirim ama servis ücreti alırım...
Sıkı durun tamir değil, parça değişimi değil, sadece su basacak ve 50 lira alacak...
- Niye böyle? Yani sadece su basacaksınız ve basit olduğunu siz kendiniz söylediniz.
- Servis ücretimiz bu, benim dükkanı kapatıp gelmem gerekiyor.
Hey Allah ım dükkanı kapatıp bize gelince sanki kapısında kuyruğa giriyor müşteriler...
Hani elbette bedavaya gelmeyecek ama bu da insafsızlık artık.
Mecburen gelin dedim.
Ve geldi, vana dediği şey küçük mavi bir düğme. Onu açma yönünde çevirip basınç göstergesinde 1,5 - 2 yi geçirmemek gerekiyormuş.
-E hani vana demiştiniz bu kapak gibi birşey.
-Yok hanfendi bu bir vanadır.
"Yok yaaa... Senin karşında gördüğün tecrübesiz bir kombi kullanıcısı olabilir ama bugüne bugün 4 aylık bir tadilat sonucu 180 metrekare evi baştan aşağı yenileten bir kadın. Vana ne, buvat ne, mala ne, alçı ne hepsini bilir..."
Bunları demedim tabii sadece içimden yüzüne karşı dedim.
50 TL yi alıp giderken son derece huzurluydu ama ben helal ettim mi?
O da bana kalsın.
Kombiyle yaşadığımız ilk kırgınlık buydu...
Daha alışacağız birbirimize.
İkincisi de mi var demeyin.
Evet ikincisi de var onu da başka bir yazıda anlatayım artık.
Şimdilik bu kadar...
Sevgiler efenim...