Yanmamı bekleme benden Ben ne çok yandım, biliyorsun. Yanamam ben yanamam yanamam küllerim uçuyor. Rüyamda sapladığın jiletler etimde Kanamıyor acımıyor. Acımıyor Bu dünya buz, bu buzzzzz zzzzzzzzzzzda Hiç bir şey acımıyor.
2 si...
Aman Yarabbi geliyor yine 14 Şubat.
Reklamlarda kendini hissettirmeye başladı sevgililer günü.
Kuyumcu reklamlarından geçilmez artık...
:/ :/
:/
Allah kimseyi düşürmesin diyerek dua ettiğim Ulucanlar Cezaevi' ni dün gezdim.
Dünkü soğuk havanın etkisi de vardı elbette ama içimin titremesine, gözlerimdeki bakışların donup kalmasına engel olamadım.
Her yerde fotoğraf çekmeyi hatta paylaşmayı çok seven ben; çevremde kameralara sırıta sırıta poz verip, mahkumların bire bir kullandığı eşyaların arasında sanki çok sıradan bir şeymiş gibi gezen insanlara hayretle bakıp sadece nasıl bu kadar duyarsız olabildiklerine anlam veremediğim için hiç fotoğraf çekmedim hatta telefonumu çantamdan bile çıkarmadım...
Oradaki duygu yoğunluğunu hiç bir fotoğraf anlatamaz bence.
Ben senin sınırlı gövden ile beni sonsuz sarmanı diledim. Uykum seninle kışın kolları arasında devrilerek dönerek tamamlansın, içimde kuzeyin kuşları sussun istedim. Kışı ve kışın kalbimde ağırlaşan meyvesini, çiy düşmüş, soğumuş, donmuş bir dili hatırlamak için beni büyüleyen o kimyanın boşluğunda durup yalvardım: Beni bu siyah boşluğun içine bırakma, derin bir zaman istedim senden, ama bana onu verme!