Bir şarkının sadece bir şarkı olmadığını, bir türkünün sadece bir türkü olmadığını öğrendim.
Renkleri öğrendim senden. En çok da renkleri.Ve en çok siyah’ı.Gecenin siyahı.Hasretin siyahı ,ayrılığın siyahı.Gözlerinin siyahı, saçlarının siyahı…….En çok öğrendiğim, en çok bağlandığım renk…..
Vazgeçmeyi öğrendim…
Sessizce ve derinden...İsyan etmeden,tepki vermeden,hırçınlaşmadan
vazgeçmeyi öğrendim….
Sahip olmayı ve aslında hiçbirşeyin sahibi olmadığımızı…..Zamanda bir nokta, noktada bir zerre olduğumuzu…..
Anlamı ve anlamsızlığı öğrendim……..Hayata değer katan , hayatı hayat yapan tek bir gülümseyişi……Ve o tek bir gülümseyiç çıkıp gittiğinde hayatınızdan , geriye ne kalır ki? sorusunun cevabını öğrendim…
…..
Tek bir insanda , bütün insanlığı öğrenmiş gibi……
Tek bir bakışta bütün bakışları öğrenmiş gibi……….
Tek bir dokunuşta tüm insanlığa dokunmuş gibi…….
Yanılgıyı ve gerçekliği...
Her kavramın kendi içinde zıttını yaşattığı gerçeğini……
Tek bir kere öğretmeye çalışmadığın halde.Tek bir kere suskunluğunu bozmadığın halde….Tek bir kere çokbilmiş hallere girmediğin halde……….
Yağmurlu, serin bir akşam ne yazsam, ne yazsam derken güzel bir yazı buldum okuyalım efenim...
***
Güzel bir yazı buldum. müptelalık üzerine.
***
– Ne var bu “karışım”ın içinde anlamıyorum? – Ne gibi? – İksir gibi bir şey bu??? – Bir kere tadını aldın mı… Müptelası oluyorsun değil mi? – Ne var bunun içinde? – Ne mi var güzel kardeşim? Her şey var içinde… Yaşam var en başta… Mutluluk var… Güzellik var… Işık var; parlaklık var… Hafiflik var… Kuş gibi hissediyorsun kendini… – Sadece bu güzel duygular mı? – Tabii ki hayır… Umutsuzluk da var Umut olduğu gibi… Karamsarlık var… Mutsuzluk da bir başka yan etkisi… Çünkü ayakların hiç bir zaman hafifçe konmuyor yere… Yere vuran ayaklarınla kırıldığını sandığın kalbin halbuki çok önceden çatlamış oluyor; fark etmediysen… – Bundan kötü bir his var mı o zaman bu Dünya’da? – Bilakis! Ondan daha güzel bir his yok Dünya’da… – Bunca yan etkisine rağmen mi? – Kesinlikle! Bunca yan etkisine rağmen! – Eşsizliği nerde peki? – Eşsizliği; onun yaşanmasında… Yaşanması sırasındaki yanmada… Belki de yüzlerce, binlerce, milyonlarca kişi içinde onu yaşayacak kişiyi bulma ayrıcalığında… Unutma; herkes bilir olacakları ama kimse göze alamaz yaşanacakları, yanmayı… – Nerde bulurum peki? – Her an her yerde hatta yaşamının herhangi bir zamanında bulabilirsin onu… – Ya doğru zamanda bulamazsam? – Emin ol ki; bulduğun zaman en doğru zamandır… – Ama şartlar??? imkanlar??? – Düşünmez o hiç bunları dostum! Onlar da bir tür yan etkisidir bu müptelalığın… – Ama haksızlık bu! – Neden haksızlık? – Böyle eşsiz bir şey karşına çıktığında kaçırmak istemez ki kimse? – Öyle mi düşünüyorsun? – Öyle olmuyor mu? – Keşke düşündüğün gibi olsaydı… – O yüzden mi bu kadar mutsuzluklar var peki? – Bundan olduğunu söylemek “o”na haksızlık olur… – Suçlu kim peki? – Suçlu mu? Konuyu anlamamışsın dostum. Suçlu yok ki burada… – Ne var peki? – Bir çift, birbirine ait yürek…
Gündüzün aydınlık örtüleri altında Sakladığımız iki yüzlü vicdanlarımız Birer zehirli çöl akrebi, Birer çatal dilli yılandırlar şimdi...
Zehirleri aktıkça ruhlarımıza, Acıdan delik deşiktir, Cehennem ateşinde yanar gibi yanar, Kendi ikiyüzlü yalanlarımızla Günaha bulanmış, o masum ruhlarımız...
Gece, mihenk taşıdır vicdanın, Hangi sahte imanla örtebiliriz ki üstünü Hangi ikiyüzlü duayla....? Gündüzün riyakarlığına Kurban edilmiş vicdanlarımıza, Kandan gözyaşları dökerek Hıçkıra hıçkıra, ağlıyor şimdi ruhlarımız....
1 yalnızca iki kanat istiyorum veya vazgeçmesini ruhumun uçma sevdasından
2 bağırmak istiyorum tüm gücümle herhangi bir soru beklemeden
3 kurtulmak istiyorum gözyaşımı alıkoyan her şeyden ertelenmiş hedefine veya satırın üzerindeki son noktasına
4 şarkı söylemek istiyorum beste yapmaya mecbur olmadan veya herhangi bir ezgiyi ezberlemeden ve sesimi yükseltmeden
5 öyle bir yerküresi istiyorum ki ben çizeyim haritasını topografyasına göre yüzümün aşayım ırmaklarını, denizlerini izleyip yolunu gözyaşımın
6 başka bir yerküresi istiyorum göğsümde saklayayım onu evden her çıktığımda abâyesiz
7 şarkı söyleyen bir ağaç istiyorum rüzgârla ateşkes yapan bir serçe her gün hatıralarını yazan bir deniz ve tüm havaalanlarında geçerli bir pasaport
8 bir karanfille süslü bir şemsiye istiyorum fihristi açık bir kitap klavyeye iyi tıklayan parmaklar
9 sadece rahat bir yastık istiyorum yazdığım senaryoya göre gelişsin rüyalar
10 eski bir masal istiyorum mutlu bitsin sonu çocuklara anlatayım gösterirken kahramanların resimlerini aile albümünde
11 yalnızca sade ve güzel bir çerçeve istiyorum karakalemle çizdiğim ilkel bir tabloya armağan etmek için ıraktaki arkadaşıma
12 kocaman bir odam olsun istiyorum tüm kitaplarımı alsın ya da bir çılgınlık nöbetine yakalanayım yakayım bütün kitapları
13 tatlı bir anı istiyorum şiirsel bir hakikat ve yeni bir gün
14 bir odun kırığı istiyorum kor ateşe atayım ıtırlı kokular yayılsın içerken sabah kahvemi hiçbir şey düşünmeyeyim günün kalanı hakkında
15 yeni bir günah istiyorum birkaç günlüğüne yalnızca
16 siyah beyaz bir film istiyorum düet yapmak için başrol oyuncusuyla hayal ediyorum kendimi onun dar kazağıyla ve bol eteğiyle gözyaşını siliyorum saflığına gülüyorum temize çıkarmak için tarihimin tüm saflıklarını
17 sakin bir şarkı istiyorum gözleri uykusuz bir geceye
18 uzun bir gün istiyorum bol bol deniz ve kum kokusu araba egzosları biraz da cevapsız aramalar cep telefonumda
19 çok kısa bir gün istiyorum bir şiir yazmaya yetsin nasıl istersem öyle yazayım kendi halimde rötuşsuz müsveddesiz
20 kısa bir gece istiyorum sükûnet çerçeveli kimsenin canına kastetmeyen bir ölümle bitsin
21 uzun bir gece istiyorum yani çok uzun
22 yaşamak istiyorum ezeli kaderim olmadan yaşamak seçenekler zorlaştığında
23 ölmek istiyorum bazen ölüme mecbur kalmadan
24 sadece onu istiyorum nedir? kimdir? cevap vermek istemiyorum asla.
25 üstünüz âlemlere ve kabre* tüm üstünlükler şu mütevazınındır elbette tek pencereli küçük bir kabir bıraksın yeter bana!
Ailesine çok önem veren Wadjet’ler hayatları boyunca mantıklarıyla hareket ederler. Bir işi yapmadan önce mutlaka 2 kez düşünürler. Oldukça temkinli ve garanticidir. Kendilerini geliştirmeye çok önem verirler. Dostluklar onlar için olmazsa olmazdır. Kinci değildir ancak yapılan şeyleri asla unutmazlar. Çok ayrıntıcıdırlar ve yapılan bir işin mutlaka mükemmel olmasını isterler. Hayvanları çok severler.
Kuzummm Allah yolunu açık etsin kazasız git annem.
***
Zamanın akan bir nehir misali nasıl hızlı geçtiğini hemen hepimiz biliyoruz bu arada nasıl yaş aldığımızı, ömür kredimizin saniye saniye nasıl eksildiğini bilmemiz de biraz hüzünlendiriyor elbette.
- Acı olan ne biliyor musun Alfred?
- Nedir efendim?
- Gördüğün, tanıdığın, yaşadığın bir şekilde irtibatta olduğun herkesi kendin gibi zannetmek ve sonrasında hayal kırıklıklarının en koyu halini yaşamak.
Bu neden böyle?
- İyinin ve kötünün değerlendirilmesidir efendim. Her sorunun ardından insan yanındakileri ve karşısındakileri bu şekilde öğrenir...
- ................................