17 Kasım 2018 Cumartesi

Etme - Yılmaz Erdoğan



Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme. Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme. Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?  Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme. Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru. Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme. Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için... Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme. Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi, Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme. Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan.  Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme. Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan. Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme. Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer;  Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme. Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi, Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme. Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize, O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme. Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle. Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme. Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı. Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme. İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil. Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.


Kenan Işık Etme

İlhan İrem - Yazık Oldu Yarınlara


Bunca şarkı nereden biliyor..................
............................................................................
...........................
..............??????????????????????.................

"Yazık oldu yarınlara,
Avunurum anılarla,
Hani nerde ümitlerim,
Hepsi sanki bir rüya..."

Güle Güle Sana - Selçuk Ural (1974)

11 Kasım 2018 Pazar

Müslüm Gürses düet Sezen Aksu - Sebahat Abla

İyi Gecelerimiz Olsun Efenim...


Bu gecenin konusu fotoğrafta gördüğümüz gibi SÜTLAÇ...

***
Öğlen saat 14:00 dan bu saate yani saat 22:00 ye kadar bir sütlaç nasıl pişirilemez ibretlik öyküsünü anlatıyim.

Uzun, hatta baya baya uzun bir aradan sonra sütlaç pişirmeye karar verdim. 
Malzemelerimi tedarik edip işe başladım.
Tabii uzun süre pişirmeyince ölçülerini unutmuşum.
Hep kaseyle ölçtüğüm pirinci bir çay bardağıyla ölçünce işler karıştı. Kaynat, kaynat, kaynat bi şöyle toplamadı kendini. Belki tabaklara pay edilip soğuyunca güzelleşir umuduyla tabaklara koydum.
Ama daha koyarken pirinçler ayrı yerde, şekerli sütü ayrı yerde :))))
Aiyhhhh rezillik.
Bunca senenin annesiyim evimin, mutfağımın kadınıyım böyle bir acemilik görmedim.
:))

***
Bitti mi?
Elbette hayır.
Soğuyunca da süt ve pirinçlerin bir türlü kavuşamadığını görünce
 sütlacımı adam etmeye inatla karar verdim.
Yemekten sonra yeniden pirinç yıkarsın, yeniden tencereye koyarsın.
Kaynamak üzere kısık ateşte ocağa koyup, fırının saatini ayarlayıp, (sözüm ona alarm çalacak ya?)
eline telefonu alıp geçersin televizyonun başına. 
Bir yandan telefon elinde avare avare dolaşıp 
diğer yandan "Erkenci Kuş" u 
seyretmeye dalarsın.
Ocağın alarmını hiç duymadığın gibi ocakta pirinç kaynadığını da unutuuur gidersin...
:)))

***
Bitti mi?
Elbette hayır.

:))))
Bir ara koku gelmiş annacııımın burnuna.
"-Betül sütlaç nooldu?
sorusuyla bir anda sanal dünyadan gerçek dünyaya döndüm.
Fırladım ocağın başına.
Pirinçler kısık ateşte suyunu tamamen çekip püremsi bir hal almış.
Fakat dibini sarıp yanmamış da.
Bildiğin cips gibi tabanı kurumuş değişik bir evreye geçmiş.
:)))
Tam bu pirinçten de umudumu kesicekken sıcak su dökünce yumuşayıp ezildiğini fark ettim.
:))))

***
Bitti mi?
Elbette hayır.
Yeniden püre haline gelen pirincin üzerine kaseleri boşaltırsın.
Bu sefer başından ayrılmadan karıştıraaaa karıştıra pişirirsin.
Şimdiye kadar hiç yaşamadığın sütlaç faciasını böyle uzun uğraşlar sonucunda başarıyla bitirirsin.
:))))
Gece gece o kaseler yeniden yıkandı, sütlaç bu sefer daha sağlıklı şekilde pay edildi.
Yemeye hazır hale getirildi.

İşte size ibretlik bir sütlaç öyküsü.
Siz siz olun ocakta tencereyi unutup sanal aleme dalmayın...
Ve de
uzun süre pişirmeyip ölçünüzü unutmayın...

***

Bitti mi?
Bu sefer evet bitti...

Nihayet mutfakta nezih bir şekilde soğuyorlar.
Bu fotoğraf mı?
Sadece netten alıntı efenim.
Böyle fırında falan yapmaya kalksam ne hale gelirdi kimbilir.
Şimdilik ben hepinizin adına bir kase yerim iyi geceler...
:)

4 Kasım 2018 Pazar

Gülay- Kendine iyi Bak.mp4

Zihin...

Kadının zihin yorgunluğu

Erkek istediği kadar eşitlikçi, özgürlükçü olduğunu iddia etsin, ilişkide istediği kadar yardımcı olsun, zihinsel yükü paylaşmakta üşengeç davranıyorsa, bu kişilerin bile kodlarında erkek egemen zihniyetin var olduğu görülmüş oluyor. Yani, bu adam yarın öbür gün sizin başarınızı da kaldıramayabilir yahut "şunu yanlış yapıyorsun şöyle yap", "bu yaptığın çok gereksiz bence yapma" diyerek sizi bol bol “mansplaining”e de maruz bırakabilir. Hiç şaşırmayın yani.
https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2017/08/22/kadinin-zihin-yorgunlugu/

Yaprakların...


İyiden iyiye kuruduğu şu günlerde manzaralarımız harika...

İyi Pazarlar...



Demet Akalın - Bu Defa Son

***

Güzel bir gün bizlerle olsun.
:)

3 Kasım 2018 Cumartesi

Gülben' den...


😔😔😔...

Çayda...


Eriyen bisküviyi yine bisküvinin 
kalanıyla çıkarmaya çabalamak gibi hayat...
Tuhaf...
Yorucu...
Çekilmez...
Ama yaşanıyor işte...

***

Duygusallığın dibine vurup Ayça Şen Başkan şarkısını paylaşalım...


Ayça Şen...
"Savrularak..."
Diyor dinleyelim...

Cesaria Evora - Sodade


Günaydınlar...
Mutlu Cumartesiler dilerim.
:)

1 Kasım 2018 Perşembe

Sıla En İyi 20 Şarkısı- 2018 Yeni!!


Sıla hak etmediğin bir davranışa maruz kalmışsın...
Pek çok kadına olduğu gibi sana da çok üzüldüm.
Bazı güçlü kadınları taşıyamıyorsunuz baylar sizin her türlü ağırlığınızı onlar taşıyor ama siz ne yazıkki insanları üzüyorsunuz.

Hoş Geldin Yeni Yaşım...


Bugün benim doğum günümdü.
Kaç oldum söylemiyciim.
Yeni yaşım mümkünse güzelliklerle, mutluluklarla, hayırlarla gel.
:)


30 Ekim 2018 Salı

orhan hakalmaz_bir yiğit gurbete gitse


İyi geceler efenim...
Orhan Hakalmaz "Bir Yiğit Gurbete Gitse..."
Diyor dinleyelim.
.................

20 Ekim 2018 Cumartesi

İyi Geceler...

 

Bir mandalina kokusuna neler saklayabilirsiniz?
Çocukluğunuzu mu, o mis gibi tazeliği mi, yoksa sevgi dolu geçen günlerinizi mi?
:)
Ben hepsini birden hatırlıyorum o taze kokuyu içime çektiğimde.
Kışın en güzel zamanlarında sobada pişirdiğimiz kestanenin yanındaki lezzeti mesela,
ya da parmağımıza taktığımız o padişah sarığı şeklini unutmak mümkün mü?
Bir mandalinanın resmini yapmak o turuncu sulu taneleri biçimlendirmek...
Bu kadar bahsettik madem hadi hepimize afiyet olsun...

:)
İyi geceler, mutlu rüyalar efenim...

13 Ekim 2018 Cumartesi

11 Ekim 2018 Perşembe

TARKAN - Yalnızlar Treni


Bugün müzik günü...
:)
;)

Ajda Pekkan - Baksana Talihe (Orijinal Plak Kayıt)


Ajda...

Günaydınlar...


Sevgi, selam ve muhabbetle...
Bir güzel güne daha başladık.
Bugün Perşembe hafta sonuna yaklaştığımız bir gün.
Beynimizin kıvrımlarında uçuşan olumsuzluklardan bir an önce uzaklaşıp 
kendimizi bulacağımız huzurlu dünyamızla yakınlaşalım.
Hepimize mutlu, sağlıklı günler.


Candan Erçetin...
Çek severek dinlerim.
"Kim Korkar..."
Diyor dinleyelim.

7 Ekim 2018 Pazar

Günaydınlar...


Bir Pazar sabahına daha uyandık. Sonbaharın özellikle Ekim Ayının 
serinliği hatta soğukluğu iyiden iyiye hissettirdiği günlerdeyiz.
Dökülen yaprakların renginden tutun da o insanı silkeleyip kendine getiren rüzgarını 
daha neyini anlatsam?
İçtiğiniz sıcacık çayın buharını, geçen soğuklardan kalan kalın kazağı 
sırtınıza geçiriverişin verdiği huzuru...
 Yani kısacası hayatın bir diğer güzelliğini yaşamayı, 
doğanın ben artık uykuya çekiliyorum güzelliğini bir kez daha idrak etmeyi
yeniden nasip ettiği için Rabbime şükürler olsun.



Emrah Karaduman & Aleyna Tilki...
"Dipsiz Kuyum..."
Diyor dinleyelim...

3 Ekim 2018 Çarşamba

İyi Geceler...


Her şeyin gönlümüzce olduğu mutlu zamanlarımız olsun efenim...


Bir daha açar mı karanfil korkusuz? Bir daha uçar mı güvercin şehirde? Yalancı güneşli bir ocak, Mübarek Cuma gününde... Gitti cancağızım gitti... Bitti son İstanbul... Kaldırımlar zabıt tuttu şahidiz hepimiz, Her yer tetikti! Sen de çekip gitme! Dayan be umudum! Dön gel, dön gel! Meydan okur hayat, Pabuç bırakmaz ölüme, Dön gel, dön gel! Bir daha yazar mı kalem kanaya kanaya? Kağıdı da kan tutar, ağaç değil mi soyu? Ağla, doyasıya ağla! Aynı denizde çoğalır yüreğin özsuyu...

26 Eylül 2018 Çarşamba

Günaydın...


Sevgi, selam ve muhabbetle hayırlı günlerimiz olsun...

***


İlkay Akkaya...
"Gidemem..."
Diyor dinleyelim...

20 Eylül 2018 Perşembe

19 Eylül 2018 Çarşamba

Havalar Baldan Tatlı...


Ama tatil mevsimi bitti...
Oysa ben sadece 3 gün dinlenebilmiştim koca yaz boyunca...
:(
:/


"Derdi nedir bu sonbaharın..."
Diyor Halil Sezai...
Dinleyelim.

18 Eylül 2018 Salı

3 Eylül 2018 Pazartesi

Guadalupe Pineda - Historia De Un Amor

Tan Taşçı - Kalbime Gömüyorum (Akustik - Canlı Performans) #MOISahne

İyi Geceler...


Hepimize mutlu, sağlıklı güzel bir Eylül Ayı olsun.
Eylül ün 2 si şu an ama olsun ben bloguma yeni kavuştum...
Fotoğrafımız neden İzmir?
Çünkü geçtiğimiz hafta içi (Çarşamba' dan Cumartesi' ye kadar) İzmir'deydim...
Bu aralar böyle iki - üç - dört günlük gezilerim oluyor.
Yetti mi peki?
Yok pek değil ama bu bile büyük bir değişiklik oldu benim için.
Çok güzel gezebildim, kuzucuumun arkadaşı, Babannesi, Dedesi sağ olsunlar çok güzel fevkalade ağırladılar bizi...
Çok harikaydı her şey...
Tam metroyu, İzban' ı, durakları öğreniyordum ki gün bitti biz kuzucuumla döndük geldik kürkçü dükkanına...
:)
Yolculuk güzeldi otobüs gibi değildi. 
Havaalanına ulaşmayı, oradan oraya koşuşturmayı saymazsak 1 saatlik uçuşumuz konforluydu elbette ama bana otobüs yolculuğu daha keyifli, daha romantik geliyor nedense.
"Salak mısın?"dediğini duyar gibiyim sevgili blogum ama ben böyleyim işte rahat batar bana.
Otobüsün camına kafamı vura, vura düşünmek daha güzel geliyor bana napiiim?

***

Asıl ben şeyi yazmak için geçtim blogumun başına.
En son 20 yıl önce gittiğim İzmir' in çok azcık bir bölümünü gezebilmiştim ama bu sefer çocukluğumun hatta onlu yaşlarımın geçtiği sokakları buldum ve o cehennem sıcağında güneşin altında karış karış arşınladım.
Unutmamışım ayaklarım doğrudan götürdü beni oralara...
Çocukluğuma şahit olan evin önünden geçtim.
Evle kendi kendime konuştum biraz da dertleştim...
Buraya açık açık yazacak değilim elbette ne dertleştiğimi. 
Hem yazarken ağlarım diye, hem de yerin (pardon bilgisayarın) kulağı var diye...
Ahhhh...
O evi bulduktan sonra içimden beynimden konuşmaya başladım.
"Duvarlarına bakan gözlerim aynı, buraya gelen ayaklarım, bedenim aynı sadece yaşlandım biraz...
Bak ben geldim...
Biliyor musun neler neler oldu geçti sende yaşayan insanlar neler neler yaptı, nerelere savruldu?
Hayatları nasıl değişti?...
Güzel manzaralı, güzel ev seninle ne çok güzel hatıralarımız oldu öyle diy mi?
Sen de değişmişsin aynı değilsin dışını kaplamışlar, balkonlarını boyamışlar...
Şimdi içeride kimler yaşıyor kimbilir...
Çünkü burada yaşayanlar da sattı gittiler seni."
O zamanları hatırladıkça canım yanıyor, içim biraz acıyor.
Çocukluğumun güzel evi seni gördüğüme sevindim.
Ege' nin İncisi İzmir' imizin eskimeyen eski evi inşallah mutlusundur.
Duvarlarında müzik notaları dolaşıp, mutlu kahkaha sesleri yankılanıyordur umarım...
Çünkü bazen insanlar ortamlarını değiştirince mutlu oluyorlar ya işte öyle onların mutsuzlukları seninle ilgili değil sana gelenler, yerleşenler mutludur belki.

***

Neyse ağlama Betül sus bakiyim.
:...........

***


Sezen Aksu' dan 
"İzmir' in Kızları..."
Şarkısını bulabildim İzmir diyince Sezen gelir ya aklımıza başka şarkısı yok İzmir' le ilgili...
Dinleyelim çok güzel...

Gözyaşları hepimizden uzak olsun...
İyi geceler efenim...

22 Ağustos 2018 Çarşamba

Sezen Aksu - Gitme Kal Bu Şehirde

Ömür Göksel - Yaşadım mı Öldüm mü Anlayamadım (1976)

Günaydıııınnnn...


Nasılsınız efenim...
Ben de niz iyiyim, tüm güzellikler hepimize gelsin.
Kurban Bayramının bu ikinci gününden selamlar, sevgiler, esenlikler ve mutluluklar dilerim...
Canan Teyze' ye inat bolca yediğim çikolata, baklava ve bilumum zararlı şeyler olmasa iyiydi ama neyse...
Yiyince vicdan azabı çekip, yemeyince özlemekten yoruldum.
Onun için canım ne isterse onu yapmaya karar verdim yemek konusunda.
Mesela bu kahvaltı masası hiiiç fena değil. 
Yımırtasıyla, böreğiyle harika.

:P

***


Turgay Merih...
"Çalsam bir Gün Kapını..."
Diyor güzelce dinleyelim buram buram nostalji...

18 Ağustos 2018 Cumartesi

İyi Geceler...


Hepimize...
Sen ağlama...
Dayanamam ağlama göz bebeğim sana kıyamam...
.............

......................

................................

..............

***



Zakkum...
"Anason..."
Diyor dinleyelim...

14 Ağustos 2018 Salı

11 Ağustos 2018 Cumartesi

İyi Geceler...


Nasılız, iyi miyiz efenim?
Ben iyiyim şükürler olsun.
Bugün annişimin altına güzel bir araba çektik.
:))))
Tekerlekli sandalye aldık çevrede rahatça dolaştıralım, sorunsuz, yorulmadan gezdirelim diye...
İyileşsin istedikçe yaşın da etkisiyle biraz daha zorlaşıyor yaşamımız sanki.
Daha beterinden saklasın Allah'ım naapalım...

***

Serin, güzel, esintili bir gece bu gece.
Balkon sefasını bırakıp bilgisayarımın başına geçtim ki blogumda gezineyim biraz da...
Sonumuz hayrolsun bakalım daha nasıl günlerimiz olacak kim bilir...

***


Rahmetli Halil Karaduman seslendirmiş...

"Leyla Ela Gözlü Bir Çöl Ahusu..."
Demiş dinleyelim...

Mekanı cennet olsun.

2 Ağustos 2018 Perşembe

Günaydınlar...


Mutlu sabahlar.
Gün aydın, gün hepimiz için güzel olsun.

***


Cem Karaca...
"Sevda Kuşun Kanandında..."
Diyor dinleyelim...

***

Dağbaşında rastladım aksakallı birisine 
Bin yıllık bir halıya bin yıldan beri 
Bağdaş kurmuş bir çınar gibiydi 
Sordum ona "Aşk ne ustam hayatın sırrı ne, 
Tepeden tırnağa aşığım ben 
Ve koskoca bir hayat var önümde?" 

Sevda kuşun kanadında 
Ürkütürsen tutamazsın 
Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın 
Hayat sırrının suyunu 
Çeşmelerden bulamazsın 
Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın...


Sözleri çok güzel...

28 Temmuz 2018 Cumartesi

Sezen Aksu - Ahbap Çavuşlar

Günaydın Güzel Bir Cumartesiye...


Sabahın köründen beri uyanık olan ben...
Lezzetli ve mis kokulu bir kahveyle başladım günüme.
Siniri keyfe çevirmekte üstüme yok efenim.
O güzel, o baldan tatlı uykumun içine gelen şırakk veya çattt arası ses neyse zaten zar zor yakaladığım uykumu bir anda açtı. 
Aklımda deli sorular acaba birisi halı mı dövüyor elinde değnekle dedim ama yok biraz da çatt diyen sesi algılıyorum saat tam 06:22 ...
Biraz daha zaman geçti bir kayısı çekirdeği kırılma sesiydi bu eminim.
Birisi elinde taş aşağıdaki beton zeminde kayısı çekirdeği kırıyor.
Pencerenin sinek telini de açarak uzatıp boynumu bir bakışım var di ki korktu garibim
hemen kesti eylemini gençten bir çocuk çökmüş yere çekirdek kırıyor.
Benden "cıks, cıks, cıks, cıks..." sesi yükselirken gitmiş şükürler olsun.
Cadde üzerinde, birinci katta oturuyorsanız azizim ne aksiyon bitiyor, ne de gürültü.
Dün komşum diyor ki biz geldiğimizde buralar gece konduydu sonradan yapıldı her şey 50 yıldır oturuyoruz artık gürültü bile duymuyorum...
Anacıııım demek ki ömrüm varsa bi 47 yıl daha oturursam belki ben de alışıciiim bu gürültüye ve hareketliliğe...
Ama şu aralar duyuyorum her türlü sesi açtım kulaklarımı kedi gibi dört yana döndürüyorum sanki.

***

Kahve güzel, yağmur çiseledi, serin bir esinti Betül daha ne...
Otur ve keyfini çıkar şu güzel müziğin...



Abdullah İnal...
"Nobody..."
Diyor ilk defa dinliyorum çok güzelmiş...
(Sözleri neyi anlatıyor bilmiyorum ama müzik güzel ben sevdim. :P)

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Alfred'in Hikayesi...

-Bir mutsuzluk, bir karanlık, bir kötülük döngüsü Alfred nasıl geçecek bu?
-Geçerse mutsuz olursunuz efendim sizi yaşatan şey bu...
-Ah Alfred ah hiç kesin cevap verme sen zaten tamam...

6 Temmuz 2018 Cuma

Anılar Yolundayım Yine...



Merhabalar, mutlu geceler...
Geçtiğimiz hafta sonu yaptığım yolculuk sırasında 
'- A_aa ben bu konuyu blogumda neden hiç paylaşmadım ki?'
diye düşündüğüm yazıma başlıyorum efenim.

***
Otobüs yolculukları bana hep geçmişi hatırlatır ...
Yollar aynı, dağlar tepeler aynı, başını cama dayadığında hissettiğin kafanı cama vura vura yaşadığın tıngırtılar aynı...
Tüm hepsi aynı olduğu için heralde
çocukluk çağlarımda sayısız yaptığım yolculukları illa ki hatırlarım.
:)
Aklıma gelenler neler neler...
:)
İhtiyaç molasına daha çok uzun zaman ve yol varken sıkışıp koca otobüsü durdurmak mı dersiniz, otobüsteki herkesin sanki sizin durdurmanızı beklemiş gibi dışarı çıkmasını mı dersiniz,
muavinlerin yattığı en arkadaki camın önündeki uyuma alanının rahatlığı mı,
hangisini anlatayım ki?...
Küçüklüğümde ki yolculuklarıma dair en çok kızıp, sinir olarak hatırladığım şey bana bilet alınmamasıydı dolayısıyla ya annemin, ya da babamın kucağında yolculuk yapacak olmak beni sinir ederdi.
Bana niye bilet almıyorsunuz diyerek tepindiğimde 
"-İşte kızım senin biletin burada bak!"
 diye kendi biletini gösteren rahmetli babama ağlaya ağlaya 
"-Sen nereye oturacaksın pekiii?" 
sorusunu sorduğum zamanları hiç unutmam.
Annem garibimi otobüs tutardı yolculuk yaptığı zamanlar resmen hasta olurdu kadıcaaz.
Otobüste sigara yasağının akla dahi gelmediği zamanlardı o zamanlar, çocuklara bilet alınmadığı bırakın şimdiki gibi kemerleri bağlamayı şoförün yanına konulan taburede yolculuk yapıldığı zamanlar. 
Sonradan zemine sabitlenen hostes koltuğu da denilen muavin koltuklarında yolculuk da çok hoştu doğrusu.
"-Sen kaç yaşındasın bakiim? le başlayıp tuttuğum futbol takımına kadar öğrenen meraklı, öyle çok şoförle ahbaplık kurmuştum ki sohbetler ede ede o günlerin şartlarında 8 saat süren yolculukları hep sıkılmadan bitirmişimdir.
En çok gece yolculuklarını severdim. 
Hem erkenden uyumazsın, hem de ışıklı, ışıltılı yol hep bi güzel görünüp hayal kurmama sebep olurdu.
Dinlenme tesisine geldiğimizde koşa koşa o anlatılması imkansız pislikte olan WC lere koşar yine aynı hızla fırlar dışarı çıkardım.
Annişkomun otobüs tuttuğu için asla tadına bile bakamadığı,
evden özene bezene hazırladığı mamalarımızı 
getirilen zehir gibi acı kaynamaktan kopkoyu olmuş çaylar eşliğinde afiyetle yerdik. 
Tabii o zamanlar her nasılsa "çaylar şirketten" di.
Şimdiki gibi otobüsün koridorunda servis masası dolaştırıp ne arzu edersiniz efendim diyen muavinler yoktu. 
İçi çiğ mazot kokan otobüslerde, içilen sigara dumanının ayakkabıdan çıkarılan ayak kokusuyla harmanlandığı bir havada zorlu bir yolculuk bizleri beklerdi ve motorun gürültüsünden, teypte çalan müzik cızırtılı hoparlörden güçlükle duyulurdu.
Buna rağmen yola dalıp gidince ne koku kalır ne duman hep güzel bir hayale dalınır yol da böylece yük olmaktan çıkardı...
Mercedes 302 otobüslerde yolculuk böyleydi işte.
Daha ne ayrıntılar yaşamışımdır kimbilir ama en aklımda kalan anılarım bunlardı.

***


Oysa şimdiki yolculuklar çok özel hissettiriyor insana kendini.
Rahat salon denilen 2+1  koltuklarda özellikle yalnız yolculuk yapıyorsanız tek koltuklarda şık ve sorunsuz, her şey müşterinin rahatı için kurgulanmış güzel yolculuklar yapıyoruz. Klimalarla serin, mis gibi bir ortam, kulaklığın kulağında gözün tv de ister film izle ister müzik dinle her şey harika.
Daha yolculuk başlar başlamaz ikramlar yapılıp da kendimizle kaldığımızda başlayan o özel olma hissi "-Ay bu yolculuk hiç bitmesin!"dileğini de aklımıza getirmemize sebep oluyor doğrusu.

Camdan yola baktığımda hele de kafamı cama dayayıp geçmiş yolculuklarıma, anılarıma da yolculuğa çıktığımda beni mutlu eden bir hale dönüşüyor ve yine yol yük olmaktan çıkıyor.

Uçaklar kadar havalı olmasa da otobüslerin de bu yeni hali mükemmel.

***

"-Eskiden böyle miydi azizim?"
ile başlayan, 
"- Ama şimdi harika!!!"
 ile sonlanan bir yazımı daha burada noktalıyorum. 
Şu anda yolda olan tüm yolculara, uykusu hiç gelmeyen tüm şoförlere, muavinlere selam olsun...
Hayırlı yolculuklar efenim...

3 Temmuz 2018 Salı

İyi Geceler...


Bu görseli nette ilk gördüğümde çok etkilenmiştim.
Çekin o pis ellerinizi yavruların üzerinden lanet yaratıklar.
Kendinize hakim olamıyorsanız neden hayattasınız ki?
Sizlerle aynı dünyada yaşayıp da herkesin insan olarak adlandırılması çok dokunan bir şey.
...
Lanet olsun hepinize pislikler.
Oyuncak oynayacak yaşta kara toprağa girdi o masum canlar...
...

..............................

28 Haziran 2018 Perşembe

İyi Akşamlar...


Canlarım, güzellerim hadi bi gel artık nerelerdesin yaaaa?
:))))
Şaka bi yana bir kova altını kim istemez?
Ben isterim mesela...
:)))

***



İlk defa dinliyorum Yalın söylüyor...
"Sesinde Aşk Var..."
Güzelmiş...

***

Yukarıdaki kovaya da hitaben söyleyebiliriz. :)

26 Haziran 2018 Salı

Günaydınlar...

Gün gelir de bir kitap yazarsam eğer adını buldum!!!

"Daha fazla nasıl ÖKÜZ olabilirsin?..."

Olacak.

(Not: Bir mesaj ya da ima içermemektedir farklı anlamlara çekilmesin. İçimden geldi.)


25 Haziran 2018 Pazartesi

İyi Akşamlar...

Sabrımın sınırlarını zorladığım şu günlerde...
Her şey gönlümüzce olsun.

17 Haziran 2018 Pazar

Bugün...

Babalar Günü...
Babamı özledim...
:/

İyi ki...

Dükkan falan açmamışım beeeeeennnn...
Nedir bu böyle bir gün bakıyorum yüzlerce kişi gelmiş ziyaret etmiş blogumu yüzüm gülüyor seviniyorum. Bir ertesi gün bakıyorum 10 kişi gelmiş...
....
Bu kadar nasipsiz, kısmetsiz ve ziyaretçisiz birisi olduğumu bilmiyordum.
Zaten blog takipçi sayım da 28 den 27 ye düşmüş.
Bir de dükkan açmış olsaydım ooo-hooooooo... oooo...
Aç kalacakmışız demekki.
Nerdesiniz ahali?
Benim blogum üvey evlat mı?
Niye kimse gelip bi ziyaret etmiyor beeeağğğğ?...

12 Haziran 2018 Salı

İyi Geceler Hepimize...


İpler, kalpler, kağıtlar, kurdelalar...
Çok güzel, iç açıcı her şey. Ne güzel bir uyumla sıralanmış kalpler kurdeleler...
:)
İyi gecelerimiz olsun.

***


The Idan Raichel Project, Vieux Farka Touré

Muhteşemmmm dinleyelim...
Dünyadan Sesler 1 numarasınız...