26 Mart 2020 Perşembe

Göbek Kordonu...



 HÜLYA TOKDEMİR REİS ' in Bir Yazısı...



Kızılderililer hepimizin dünyaya görünmez göbek kordonu ile bağlı olduğumuza inanır.Asya Şamanizminde de Dünyanın kutsal dişil gücü, annelik ve şamanizm arasında güçlü ve inkar edilemez bir bağlantı olduğu dile getirilir.Dünya da yaşam gücünü gökyüzünden göbek bağı, göbek kordonu aracılığıyla almaktadır. Zira gökyüzünün ortasında Kuzey Yıldızı olduğuna inanan Türk halkına göre Hayat ağacı da dünyanın ortasından köklenir ve onu Kuzey Yıldızına bağlar, Dünya ile diğer alemler arasında bir geçidi sembolize eder.
Türk geleneğine göre,
Hayat Ağacı dünyayı ortasından öte-âleme ve Demir-Kazık Yıldızı’na (Kutup Yıldızı) bağlayan, dalları vasıtasıyla şamanlara/kamlara yeryüzünden yüksek âlemlere yolculuk yapma olanağı sağlayan bir ağaçtır.
Buna Demir Ağaç/Dünya Ağacı da denir.

Anne rahmindeki bir bebek için göbek kordonu nasıl yaşamsal bir öneme sahip ise yeryüzü için de bu irtibat kanalı aynı derecede öneme sahip bulunmaktadır.
Şamanlara göre bu bağlantı fetüsün göbek kordonu kadar önemlidir.
Göbek, yaşam süreci gibidir: çocuk, kordon aracılığıyla doğar, yemek yer ve büyür.
Ayrıca, tüm doğaüstü etkiler kordondan gelir. Bir kanal gibidir.
Göbek kordonu, annenin sakral çakrası ile çocuğunun solar pleksus çakrası arasındaki bağlantı olarak düşünülebilir.
Sakral çakra duygusal merkezi temsil ettiği için anneler genellikle çocuklarıyla güçlü bir duygusal bağlantı kurarlar.
Bu bağlantı genellikle solar pleksus çakrası tarafından yönetilen bir çocuğun öz kimliğini ve kişisel gücünü şekillendirir.
Bu mantıkla, annelerimizin ya da bu konuda herhangi bir aile üyesinin, çakralarımızın etrafına nasıl enerjisel / duygusal bir kordon sardığını düşünmek kolaydır.
Bir ruh kordonu bağlantısı,
iki veya daha fazla varlığın astral ve eterik bedenleri arasında duygusal veya eterik enerji değişimini sağlayan bir bağlantıdır,
başka biriyle,
psişik bir bağlantıdır.

Doğamız gereği bu böyledir
____Oysa bir çok öğretide esas olan
‘Tüm bağlantılarımızı salıvermektir ‘

“Kaybetmekten korktuğun her şeyi
bırakması için kendini eğit”
denilir.





Emre Sertkaya - Geçti Dost Kervanı (Lyric Video)

İyi Günler...


Her şey gönlümüzce olsun evde yaşayanlar, 
evinde kalanlar,
kafayı yememek için kendini türlü meşguliyetlere gark edenler.

***

Güzellikler çarçabuk bir an önce gelir inşallah.

***


Emre Sertkaya...
"Çarşambayı Sel Aldı..."
Diyor dinleyelim.

25 Mart 2020 Çarşamba

Emel Sayın ve Can Bonomo Yılın Düeti - Kapkara

Özdemir Asaf...

Sonra çekildim bir kenara, Seyrettim bütün olup biteni. Baktım kimde ben ne kadarım, Kim bende ne kadar kalmış diye. - Özdemir Asaf

İyi Geceler...


Kim bunalmadı ki, kim üzülmedi,
kim panik olmadı?

***

Hepimiz, hepimiz bu duygularla başbaşayız.
Bekliyoruz bitecek diye.
Belirsizliğin verdiği sıkıntı ile bekliyoruz.

ESENGUL-BETERIN BETERI VAR


Allah beterinden saklasın bu günleri unutturacak dert vermesin inşallah.

Yetiş Allah' ım...

Ne umut edebiliyorum, ne de hayal.
Şarkı bile dinleyemiyorum belirsizlik başka bir şeymiş.
O  kadar severek yaptığım, çok beğenerek tasarımını oluşturduğum takılar bile durdu sanki.
Bir şeylere zorunlu olmak zaten beni çok bunaltırdı.
Al işte tüm dünya bir şeylere zorunlu ben dahil.

Evin huzuru, sadeliği, yaşamımdaki dinginlik gitti.
İğne gibi batıyor her şey bana.
Korona falan değil bu sinir harbi sanırım hakkımdan gelecek...

23 Mart 2020 Pazartesi

Kahve...


“Nasıl allak bullak olduk böyle?
Birden her şey anlamını yitirdi…
Birden doğrular yanlış, yanlışlar doğru oldu.
İnsanlığa bir At sineği musallat oldu ki, istediğin kadar kaç…
Ensende hep.
Eşe dosta sarılamaz, elimizi uzatamaz olduk.
Ne hale geldik?
Kendi elini, kendi yüzüne süremiyorsun.
Yapılan planlar, kurulan hayaller uçtu gitti avucumuzdan.
Olması imkansız işler oldu, iki ay önce anlatsalar inanmazdın.
Havadaki bütün uçaklar kuş gibi yere indi…
Oteller kapandı,
En büyük Turizm fuarı hastaneye çevrildi.
Maçlar iptal edildi.
Birkaç insanın bir arada olacağı her şeye kısıtlama geldi.
Otobüste sarılarak tutunduğun direğe, evdeki kapıların kollarına düşman gibi bakıyorsun şimdi.
Okullar kapandı…
Trenler durdu, yollar boşaldı.
Petrol sudan değersiz oldu.
Kabe kapandı, Kabe…
Kimin gücü yeterdi buna…
Suudi kapatsa 3. Dünya savaşı çıkardı.
Toplantılar, organizasyonlar, fuarlar, düğünler, kutlamalar toptan iptal oldu.
Ölsen cenazene gelecek insan bulamazsın…
Bir ay önce Çinli görsek yolu değiştiriyorduk, şimdi Avrupalı…
‘Turist rekorları kıracağız, pazarları artıralım’ derken, turist gelmesin diye bütün uçuşları durdurduk…
Her şey yalan oldu Dostlar…
Akşam çıkardığın kıyafetin bile düşmanın gibi.
Babanın elini öperken düşünüyorsun…
Yeni dostların var artık:
Sabun, su ve yalnızlık!…
Son alışveriş koşuşturmaları da bitince, birkaç güne camdan bakarız hayata artık.
Dini, dili, ırkı, memleketi fark etmiyor,
ilk defa aynı gemide,
süratle bir bilinmeze doğru gidiyoruz…
Yaşarsak göreceğiz...”
(Alıntıdır...)
En iyisi Kahve içelim
Sevgiler

İyi Günler...


Günümüz güzel geçsin...
Her şey iyi olsun.

21 Mart 2020 Cumartesi

Çin'den koronavirüs belgeseli


Şehirler hayalet şehre döndü...

Şiir Sokakta ' dan Aldım da Geldim...


Sıcacık...


Günaydın...


Sağlık ve umut dolu günler dilerim.
Kış cemrelere rağmen feci şekilde geri geldi Ankara' ya.
Şiddetli kar yağışı, soğuk ve buz gibi bir hava hakim.
Tıpkı ruhumuz gibi, yüreğimiz gibi.
Üşüyorum bütün bedenimle ne zaman geçecek bu bela bilmiyorum,
benim bilmediğim gibi hiç kimse de bilmiyor.
Evimdeyim çıkmıyorum çocuklarım da evlerinde güvendeler 
ama bu söz dinlemeyen ölürsek ölelim umursamazlığında 
hareket eden aymaz insanların varlığı huzursuz ediyor.
Adamlar inadına yapıyor gibi her şeyi.

***

Allah' ım sen sonumuzu hayreyle...

***


Erol Evgin ve Farah Zeynep Abdullah...
"Sen Unutulacak Kadın mısın?..."
Diyor dinleyelim.

Bu günler unutulacak mı bilmiyorum ama şu zor günlerde dinleyip kendimizi bir nebze avutalım.

19 Mart 2020 Perşembe

Ömer Hayyam...

Sevgiyle yoğrulmamışsa yüreğin Tekkede, manastırda eremezsin Bir kez gerçekten sevdin mi dünyada Cennetin cehennemin üstündesin. Ömer Hayyam

İyi Geceler...


Pencere önlerinden, balkonlardan bakıyoruz gün boyu. 
İnsanlar evlerinden kımıldamayınca karlar bile bozulmadı.

***

Artık ne pencerem var seni koyacak Ne masam Sevgilim de yok bu şehirde Çiçek seni alıp ne yapsam. Cahit Külebi

***


Samime Sanay...
"Güz Gülleri..." diyor dinleyelim.
Uzun zamandır dinlemiyordum ruhumu yıkadı...

15 Mart 2020 Pazar

Yeni Anladım...

Bu lanet hastalık saadet zinciri gibi bir şey.

Yine Yeniden İyi Akşamlar...


Yalnız bir çiçek hüznüyle uyumuşum gün boyu.
Sanki çok şiddetli bir sarsıntı geçiriyor insan içinde deprem gibi...

***

Bazen insan kendini eli kolu bağlı hisseder ya işte öyle.
Bir şeylere hazırlanıyoruz sanki, 
evimizden hiç çıkmayacakmış gibi, 
karantinaya bizler de alınacakmışız gibi.
Evin ihtiyaçlarını üçer beşer alırken tv lerde herkesin nooluyoruz demesi,
 niye bu kadar ihtiyaç malzemesi yığıyorsunuz demesi ağır geliyor.
Sayılan risk grubunda bir bünyem var.
 Salı günü bir operasyon geçirecektim ama 
doktorum ne diyecek bırakalım şimdi değil mi, 
yoksa yatıralım hemen de bir an önce bitsin git mi?
Bilmiyorum.

***

Oysa ben daha dünya turuna çıkacaktım.
Çocuklarım imkanları doğrultusunda gezeceklerdi köşe bucak her yeri.
En çok merak ettiğim Japonya'yı, Singapur'u, Dubai'yi gezecektim.
Sonra aldığım yan şeritlerinde New York yazan eşofmanımı giyince 
New York bana
"Come Betül come here."
Diyecekti.
😞





Kuzey ışıklarının o coşkulu parlayışını canlı canlı görecektim.
Çok mu karamsarım acaba?
Çok mu üzgünüm ya da...

Bu lanet hastalığa çözümü nasıl, ne zaman bulurlar belirsizlik içinde olmak çok kötü.
Çok mu abartıyor, çok mu küçümsüyoruz bilmiyorum ki.
İki ucu pis değnek üzerinde yürüyoruz dengede durmaya çalışarak.

:/

Sağlıklı, mutlu, sorunsuz günlere bir an önce ulaşabilmek ümidiyle.

***


Mazlum Çimen' den
"Feryad-ı İsyanım..."
Dinleyelim.
Ben de ilk dinliyorum bakalım nasılmış?...

14 Mart 2020 Cumartesi

1 Saat Kesintisiz Enstrümantal Fon Müzikleri

İyi Geceler...


Son bir kaç günde yaşadıklarımız milletçe ne kadar panik olduğumuzu gösteriyor.
Olmadık alış verişler yaptık herkes ama herkes marketteki makarna, un reyonları bomboş.

Corona, Korona ya da Covid-19  adı her neyse bu hastalık yüzünden 
hiç yapmadıklarımızı yapmaya başladık.

Gelme be hastalık, gelme şu ülkeye dedik milletçe ama geldi.

Gitmiyorum hiç bir yere gidemiyorum daha doğrusu.
Dışarı çıkacak gücüm var mı bilmiyorum.
İçimden hiç bir şey yapmak gelmiyor.
İçime döndüm bu arada ben.
Kendime, duygularıma, beynime öyle karışık, öyle allak bullak, öyle yorgun ki beynim.
Bazen bazen patlayacak gibi oluyor...
Düşünceler takılıp kalıyor aklıma 
sonra değişken bir ruh haline bürünüp çok güzel şarkılar dinliyorum mesela.
Müzikle birlikte ruhumun yıkandığını hissediyorum.
Sonra boncuklarıma, takılarıma dönüyorum. 
Tükeninceye kadar, yorgunluktan parmaklarım ağrıyıncaya kadar oturuyorum masanın başında.
Düşünüyorum bolca...
Kahrolmuşluklara, kızgınlıklara, hırçınlıklara kafa tutmayı isterdim.
Üzüntülere, ağlamaktan perişan olan gözlerime.
Kim beni kıracak olsa yanardağ alevi gibi üstüne akıp yaksam mesela...
Ah ne iyi olurdu.

...................................
Tüm kötüler ve sen Covid-19 her türlü kötülüğü aslında siz hak ediyorsunuz ama neyse...

***


Mazlum Çimen ve Emre Sertkaya...
"Gel Gönül" diyor dinleyelim...

11 Mart 2020 Çarşamba

Tarif...


Günaydınlar...

Çocukluğumuzun güzel hatıraları canlandı akşamdan beri zihnimde.
Yoğurt almak için bakkala elimizde çinko tencere ile gidişimiz mesela, 
kaşık kaşık doldurup tartıp elimize tutuşturulan yoğurt tenceresi.
Bakkaldaki açık bisküvi kutularından aldığımız bisküviler elle doldurulur kese kağıdına ve 
yenirdi.
Sokak çeşmelerine zincirle bağlı demir maşrapa herkese bardak görevi görürdü.
Hemen şöyle bir çalkalar içilirdi sular.
Ahhhh...
Çeşmeden su içmeyeli o kadar uzun zaman oldu ki.

O zamanlar biz mi daha dayanıklıydık yoksa virüsler, mikroplar mı zayıftı bilmiyorum.

Bildiğim bir şey var ki Yeni Türkü' nün Murathan Mungan dizelerinden söylediği gibi:

"Biz büyüdük ve kirlendi dünya..."

Umarım bu karamsar, sevimsiz günler bir an önce geçer ve sağlıklı, temiz, mutlu günleri
yaşamamız mümkün olur.


Telli telli şu telli turna
Sanmaki yaralı uçmaz bir daha

Takılmış kanadı göçmen buluta
Anlatır eski beni şimdiki bana

Sakın çıkma patika yollara
O dağlara kırlara o karlı ovaya
Telli telli şu telli turna
Yenik düşüyor herşey zamana
Biz büyüdük ve kirlendi dünya
Döner gelir bir gün konar yurduna
Sanma ki yaralı uçmaz bir daha
Takılmış kanadı göçmen buluta
Her şey binip gitmiş uçurtmalara

Telli telli şu telli turna
Ne kalmış buralı göklerden başka
Ne kalır yarına bizden sonraya
Şiir: Murathan Mungan

İyi Geceler...


Güzel günler gelir umarım...
Gittikçe batıyor muyuz dünya olarak?
Nedir bu corona belası?
Allah' ım sen koru yarabbim.

5 Mart 2020 Perşembe

Güzelmiş...


İyi Gecelerimiz Olsun...


Gün doğuyor mu acaba?
Bizim günümüz de güzelliklere doğsun uzun zamandır yazamıyordum.
İçimden gelmiyordu.
Ama hayat işte...

***

Gün doğuyor demişken

Grup Gündoğarken' den
"Gördüğüme Sevindim..."
Dinleyelim...

29 Şubat 2020 Cumartesi

Ancak Bu Kadar Yazabiliyoruz...

Ya da alıntılayabiliyoruz...



İçimdeki her şey ölüyor – hatta düş kurabildiğime olan güvenim bile!
Ne yaparsam yapayım, fiziksel olarak kendimi iyi hissedemiyorum.
Gönlümün kaydığı bütün dinginliklerin, ruhumu parçalayan sivri köşeleri var.
Fernando Pessoa

Bir Tek Sen...


Değilsin ki acı olan.
Keşke bir tek sen olsan...

:(...

28 Şubat 2020 Cuma

Bak Bu Doğru İşte...

Khaled Hosseini şöyle diyor;
"Belki de tükenmişimdir.
Bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur.
Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır.
Hep ben yorulmak istemiyorumdur.
Yeniden inanmaya ihtiyacım vardır.
Beni bana geri vermek istiyorumdur..."

Yüreğimiz Yandı...


Yasımız var tüm ülke olarak...
Mübarek Regaip Kandili gecesini ibadetle değil diken üstünde geçirdik çoğumuz...

26 Şubat 2020 Çarşamba

İyi Geceler...


Kalbimin geçtiğimiz Cuma' dan beri hiç iyi olmadığını biliyordum 
ama Cumartesi günü hem sancı, hem çarpıntı şikayetimle birlikte
 daha ileri safhaya ulaşan sıkıntı neticesi hastanelik oldum 
ve üçüncü defa elektro şok uygulaması yapıldı. 
Artık iyiyim çok şükür ama 
bunun böyle devam edemeyeceğini söyleyen doktorum 
farklı bir operasyon için yeniden çağırdı.
Bir iki hafta sonra gidip yeniden bir tedavi uygulanacak...
Bakalım bakalım nasıl olacağım?
Korkmuyorum. Hastaneye ve doktoruma güveniyorum.
Umarım her şey yolunda gider ve umarım yeniden dönebilirim.
Her şey gönlümüzce olsun iyi geceler efenim...

***


"Kalbimin Sahibi Sensin..."
Alp Aslan' dan dinleyelim...

19 Şubat 2020 Çarşamba

Şebnem Ferah - Yağmurlar ( 8D VERSION)


Lütfen kulaklıkla dnleyin...

Zeki Müren - Kahır Mektubu (8D VERSION)


Kulaklıkla dinleyin...

"
ne zaman iki satır yazmaya kalksam
hep sana hep seni hep bizi yazıyorum
ne zaman bir kadeh alsam elime
hep sana hep seni hep bizi içiyorum

her gece kederdeyim
durmadan içiyorum
sevda ektim kalbime
yalnızlık biçiyorum

her gece kederdeyim
durmadan içiyorum
sevda ektim kalbime
yalnızlık biçiyorum

ne zaman iki satır yazmaya kalksam
hep sana hep seni hep bizi yazıyorum
ne zaman bir kadeh alsam elime
hep sana hep seni hep bizi içiyorum

her gece kederdeyim
durmadan içiyorum
sevda ektim kalbime
yalnızlık biçiyorum

elveda elveda elveda deyip bir gün
viran edip gönlümü
ayrılıp gidişinin
bu gece yıldönümü

bugün de sensiz içtim
bu akşam sensiz hiçtim
bu gece her damlayı
iki kadehe biçtim

ayrılık öyle zor ki
kimsesiz kalan bilir
gözyaşı ne demektir
her gün ağlayan bilir

her gece kederdeyim
durmadan içiyorum
sevda ektim kalbime
yalnızlık biçiyorum

yokluğunla başbaşa
kendimden kendimden kendimden geçiyorum
şerefe deyip şimdi
bin kahır bin kahır bin kahır içiyorum

birazdan gözlerimden
geçersin ılık ılık
nice yıllar sevgilim
mutlu olsun mutlu olsun mutlu olsun ayrılık

sevincim kederim sen
gözlerim ellerim sen
benim ne suçum var ki
sen benim kaderimsen

karıştırmış kaderim
şu gönlümün harcını
yaş döküp ödüyorum
ben bahtımın borcunu

dertliyim efkarlıyım
gönlüm yine tasada
unutmak istiyorum
kendimi bu masada

her şey yalnız senin için üzme kendini
belki bugün belki yarın anlayacaksın
çok sevdiğimi, ağlayacaksın

ayrılık mı çıktı falda
sen bir yanda ben bir yanda
öyle bir aşk bu zamanda
ah belki bugün belki yarın anlayacaksın
çok sevdiğimi, ağlayacaksın

rüzgar gibi geçti yıllar
tutunacak dal kalmadı
bir an mutlu olmak için
çekilmedik dert kalmadı

senle dolu özlemlerim
dilimdedir sitemlerim
düşman çıktı sevenlerim
sığınacak dost kalmadı
sarılacak dost kalmadı

bekleyişle özleyişle
ömrüm geldi deçti böyle
gözyaşlarım döndü sele
ağlamadık gün kalmadı
yaşanacak gün kalmadı

bir yalanmış tüm gerçekler
o ümitler o dilekler
boyun büktü hep çiçekler
koklanacak gül kalmadı

bir an mutlu olmak için
yürünmedik yol kalmadı
yaşanacak gün kalmadı

her gece kederdeyim
durmadan içiyorum
sevda ektim kalbime
yalnızlık biçiyorum

alnıma dökülen beyaz saçlarımı
okşayıp dizinde yine tara ne olur
mazide kaybolan hatıraları
unutma yeniden ara ne olur

kalbin sızlayacak baksan bir bana
yine ilk günki gibi gülümse bana
dedim ki gelecek dosta düşmana
yüzümü çıkarma kara ne olur

çıkacaksın diye köşe başından
bekle bekle beklemekten usandım artık
çilemin gemisi gelmiş demirli
yükle yükle yüklemekten usandım artık

dünyayı durdurdum bakarsın diye
fallara bakardım çıkarsın diye
yolların sonunda sen varsın diye
ekle ekle eklemekten usandım artık

içimde bir ümit var geleceksin diyorum
belki çok uzaktasın bunu da biliyorum
kader kelepçesini elime vurdu felek
geleceğim demiştin ben hala bekliyorum
ben hala bekliyorum

bir şiir yazdım sana
bir şarkı yaptım sana
mutlu günüm her şeyim ah beni anlasana
masaların üstüne ismini kazıyorum
bu kahır mektubunu bin kere yazıyorum

her gece kederdeyim
durmadan içiyorum
sevda ektim kalbime
yalnızlık biçiyorum

ne zaman iki satır yazmaya kalksam
hep sana hep seni hep bizi yazıyorum
ne zaman bir kadeh alsam elime
hep sana hep seni hep bizi içiyorum"


Söz Yazarı: Ahmet Selçuk İlkan

Ne zaman dinlesem hep güzel, hep eşsiz hep upuzuuuun bir şarkı...
1980-81 yıllarında ilk defa çıktığında çok daha uzun gelirdi biraz sabırsızlanırdım dinlerken ama ne güzelmiş...
Yeniden döndüm o günlere...