27 Ağustos 2014 Çarşamba
İlişkinizi Öldürmeyin...
İlişkileri öldüren 4 sebep John Gotman çiftleri 5 dakika dinleyerek ileride boşanıp boşanmayacaklarını yüzde 91 oranında doğru tahmin edebildiğini iddia ediyor. Araştırmacı yazarın kitabında, ilişkilerin bitmesine sebep olan en önemli 4 sebep, "Mahşerin 4 atlısı" olarak adlandırılıyor. 27 Ağustos 2014 İlişkileri öldüren 4 sebep
John Gotman 40 yıldır evlilikler üzerinde araştırmalar yapıyor. Çiftler onun workshop'larına katılarak ilişkilerinin kötü gitmesini engellemeye çalışıyor. Gotman'ın ABD'de çok satan kitabı 'The Seven Principles for Making Marriage' (Evliliğin 7 İlkesi) henüz Türkçe'ye çevrilmedi ama Gotman Türkiye'de de ünlü bir isim. 40 yıldır 3 bin çiftin üzerinde araştırmalar yapan ve ilişkiler/çift terapisi konusunda Gottman Enstitüsü'nü kuran araştırmacı, mutlu bir evliliğin sırlarını ve boşanmanın çeşitli tekniklerle önlenebilir olduğunu söylüyor.
John Gotman 40 yıldır evlilikler üzerinde araştırmalar yapıyor. Çiftler onun workshop'larına katılarak ilişkilerinin kötü gitmesini engellemeye çalışıyor. Gotman'ın ABD'de çok satan kitabı 'The Seven Principles for Making Marriage' (Evliliğin 7 İlkesi) henüz Türkçe'ye çevrilmedi ama Gotman Türkiye'de de ünlü bir isim. 40 yıldır 3 bin çiftin üzerinde araştırmalar yapan ve ilişkiler/çift terapisi konusunda Gottman Enstitüsü'nü kuran araştırmacı, mutlu bir evliliğin sırlarını ve boşanmanın çeşitli tekniklerle önlenebilir olduğunu söylüyor.
Gotman kitabında evlilikle ilgili yanlış inanışları çürütüp ilişkilerin kötü gitmesinin sebebini ve bununla ilgili ne yapılabileceğini anlatıyor.
MAHŞERİN 4 ATLISI
Ayrılıkların birçok sebebi var ama Gotman'a göre bu sebeplerin ana çekirdeğini 'mahşerin 4 atlısı' isimli kısım oluşturuyor. Bu şu demek: İlişkinizde, aşağıdaki 4 gösterge varsa bu bir alarm işaretidir!
1- KİŞİSEL ELEŞTİRİ
Sevgilinizden, eşinizden bazı konularda şikayetçi olmanız normal ama eleştiri daha geniş çaplı bir kavram. Onun karakterini eleştirmek; davranışına değil, kişiliğine saldırmanız anlamına geliyor.
2- AŞAĞILAMAK
Lakap takmak, gözlerini devirerek konuşmak, küçümsemek, taklidini yapmak ve düşmanca davranışlar... Bunun gibi hareketler, mahşerin 4 atlısının en kötü bölümünü oluşturuyor çünkü ilişkilerde nefret yaratıyor. "Partnerinizin sizden nefret ettiğini hissediyorsanız sorununuzu çözmek neredeyse imkansızdır" diyor Gotman.
3- SÜREKLİ KENDİNİ SAVUNMAK
Bu davranış partnerinizi suçlamanın en ağır yoludur. Sonuçta ona şunu söylemiş olursunuz: "Sorun bende değil, sende!" Savunmak sadece tartışmayı alevlendirmeye yarar; başka bir şeye değil.
4- HER TÜRLÜ TEMASI ENGELLEMEK
Konuşmalarına dikkat vermemek, ilgisiz kalmak... Bu davranış, partnerinizin sizden uzaklaşmasıyla beraber, duygusal olarak da ilişkiden kopmasına sebep olur.
EVLİLİKLE İLGİLİ EN BÜYÜK KAVRAM
Gotman'ın araştırması, fikir ayrılıklarının evliliği öldürmediğini; aksine, çiftlerin bununla rahatlıkla başa çıkabileceklerini gösteriyor.
Çiftlerin yüzde 69'unun sorunu anlık değil, uzun vadeli çözülemeyen problemlerden oluşuyor. Bu sorunlar yıllarca tartışılıyor ama bir türlü sonuca erdirilemiyor. Uzun zaman birbirlerinin fikrini değiştirmeye çalışıyorlar ama asla başarılı olamıyorlar. Çünkü aralarındaki en büyük anlaşmazlık; birbirlerinin hayat tarzlarını, kişiliklerini veya değerlerini görmezden gelmeleri. Gotman; "Kişilik farklılıklarıyla baş etmeye çalışmak yanlızca vakit kaybıdır ve evliliği mahvetmekten başka bir işe yaramaz" diyor. Peki iyi evlilikler bu tür sorunları nasıl çözüyor? Cevabı basit: Birbirlerini oldukları gibi kabul ediyorlar. Yaşadıkları sorunları ilişkilerinin bir parçası olarak görüyorlar. Hatta fiziksel bir rahatsızlıkmış gibi doğal karşılıyorlar. Diz burkulması, bel ağrısı, bağırsak bozulması gibi... Bu sorunları da elbette sevmiyoruz ama onlarla başa çıkabiliyoruz. İyileşmeleri için elimizden geleni yaptıktan sonra, unutuyoruz gidiyor!
Psikiyatrist Dan Wile, 'Balayından Sonra' adlı kitabında şunları söylüyor: "Uzun süreli bir partneriniz varsa kaçınılmaz şekilde kendinize özgü problemler yaratırsınız. 10, 12, hatta 15 yıl boyunca bu sorunu sırtınızda taşırsınız."
İLİŞKİNİZİ KURTARABİLECEK 3 İPUCU
1- BİRBİRİNİZİ GERÇEKTEN TANIMANIZ HAYATİ DERECEDE ÖNEMLİ
Duygusal olarak akıllı çiftler birbirlerinin dünyasını çok yakından tanırlar. Bu çiftlerin hayatında kavramsal olarak da zenginlik vardır. Birbirlerinin geçmişlerindeki en önemli anları bilir, bugün neler hissettiğini, ailesinde neler olup bittiğini yakından takip eder.
2- TARTIŞMA SIRASINDA "SEN" DEĞİL, "BEN" SÖZCÜĞÜNÜ DAHA SIK KULLANIN
Sadece bunu yapmak bile duygularınızı daha kolay ifade etmenize yardımcı olup partnerinize saldırmanızı önler.
3- EN ÖNEMLİ SORU: "GÜNÜN NASIL GEÇTİ?"
Hem çok faydalı, hem de küçük bir egzersiz. Akşam bir araya gelindiğinde birbirinize gününüzün nasıl geçtiğini anlatın. Günün stresini atmak ve ilişkinize canlılık kazandırmak için birebir..
BAZI DİĞER NOKTALAR
- Mutsuz birliktelikler, kişilerin hastalığa yakalanma oranını yüzde 35 oranında artırarak, insan ömrünü 4 yıl kısaltıyor.
- Tartışmaların sonucu, ilk 3-15 dakika içinde belli oluyor ama biz bunu fark edemiyoruz.
- Çiftlerin yüzde 94'ü ilişkilerinin mutlu anlarını hatırlıyor. Eğer mutlu anlarınızı artık hatırlayamıyorsanız bu ilişkinizin yardıma ihtiyacı olduğuna dair güçlü bir işarettir.
Haberin Kaynağı:
Günaydın...
Bence büyüme, bence öylece kal...
Bence umudunu, geleceğini hiç yitirme...
Ya da her şeyi gönlünce yapan bir büyük ol.
Sev, yaşa, hayat dolu ol.
Al yanına tüm güzellikleri, aç kollarını sarıl sıkı sıkı...
Yüzün hep gülsün, gönlün hep sevgi dolu ve için aydınlık olsun...
***
Günaydınlar...
Huzur istiyorum sadece huzur...
Hepimiz için...
:)
Gökyüzündeki yıldızlar kadar çok...
Yüzünü dökme küçük kız
Bırak üzülmeyi
Bir tek misin bir düşün
Unutan sevilmeyi
Her siyahın bir beyazı
Gecelerin gündüzü de vardır
Yüzünü dökme küçük kız
Kızma onlara
Yalnız sen misin bir düşün
Zincir oranda buranda
Her tutsağın bir kaçışı
Uykunun uyanışı da vardır
Yüzünü dökme küçük kız
Yaşamın anlamını bul
Sonra dinle kendini
Yolunu bil
Her siyahın bir beyazı
Gecelerin gündüzü de vardır...
Dinleyelim...
Susup, uzaklara dalıp...
Sadece dinleyelim...
Birhan Keskin' den...
N’olur uyuma.
Yağmur.
Sakin sakin.
Ara ara yağıyor
Uyuma!
Her şey,
Artık her şey tüccarların elinde.
Biz seninle
Kışa girmiş iki sardunya gibi
Oturacağız,
Bekleyeceğiz,
N’olur uyuma!
Birhan Keskin...
Yağmur.
Sakin sakin.
Ara ara yağıyor
Uyuma!
Her şey,
Artık her şey tüccarların elinde.
Biz seninle
Kışa girmiş iki sardunya gibi
Oturacağız,
Bekleyeceğiz,
N’olur uyuma!
Birhan Keskin...
26 Ağustos 2014 Salı
Süper Olmuş Teşekkürler Size...
Anıtkabir, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin 92'nci yıldönümünde,
Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün canlı portresini oluşturacak 6 bin kişiye ev sahipliği yaptı.
Rekor denemesindeki etkinliği Guinness yetkilileri de izledi.
Yaşlılarla Sohbet...
Bitmiyor anacım :)))) ...
Bu yaşlılarla sohbet iyi güzel de...
Çok küçüklüklerinden başlıyorlar anlatmaya;
Mesela 90 yaşındaki birisi 14 yaşından başlıyor anlatmaya konu dönüp dolaşıp akrabalarına geliyor, Sami dedesinin yaşadıklarını ekliyor ayrıca Hadiye ninesinin yaptığı böreklerin tadını hiç unutmadığını söyleyebiliyor. Hem de o börekleri öyle bir anlatıyor ki...
Kalkıp insanın börek yapası geliyor.
Bakalım ömrümüz varsa bizler 90 yaşına gelince ne anlatacağız empatisini yaparak dinliyorum, dinliyorum belki ellinci defa dinliyorum.
----
Ahahahaaa...
O zamanların bayramlarından, aldıkları harçlıklardan yedikleri keten helva ve leblebi tozundan, akide şekerinden bana bir uyuşma geldi gibi.
:))))
Bu iş böyle sürer gider...
Anacıım, babacıııııım siz hepiniz bir arada oturup birbirinize anlatsanız da bizim beyinler biraz tatil yapsa ne güzel olur diy mi?
:)))
Nasılsa biz de anlatacağız olan bitenleri o yaşa gelirsek...
:))))))))))))))))
Günümüz Aydın...
Gönlümüz şen olsun.
Bugünümüze binlerce şükürler edip güzel geçmesi için her türlü çabayı gösterelim...
:)
Mutlu olmak için
"Gitmem gerek bu şehirden"
Düş Sokağı Sakinleri' nden dinleyelim.
"Ha gayret güzelim gayret, biter elbet bu yağmur sabret..."
:)
İnşallah biter...
25 Ağustos 2014 Pazartesi
Nazım Hikmet 'ten...
GÖZLERİNE BAKARKEN
Gözlerine bakarken
Güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
Bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
Kayboluyorum...
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
Durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
Sırrını her gün bir parça veren
Fakat hiç bir zaman
Büsbütün teslim olmayacak olan...
Güneşli bir toprak kokusu vuruyor başıma,
Bir buğday tarlasında, ekinlerin içinde
Kayboluyorum...
Yeşil pırıltılarla uçsuz bucaksız bir uçurum,
Durup dinlenmeden değişen ebedi madde gibi gözlerin:
Sırrını her gün bir parça veren
Fakat hiç bir zaman
Büsbütün teslim olmayacak olan...
Nazım Hikmet Ran
Günaydın...
Yeni bir haftaya başlıyoruz her şeyin en yenisi, en iyisi bizim olsun...
Mutlu ve huzur dolu günler dilerim hepimize...
Pinhani söylüyor
"Yitirmeden"
Hayatımızın değerini "Yitirmeden" anlamamız dileğiyle...
Dinleyelim.
Ben kahvemi aldım sabahın bu saatinde serin balkonumda oturuyorum ve dinliyorum...
Kahve sabahın keyfi benim için herkese tavsiye ederim.
Sustum...
Zamanı gelip de konuşuncaya kadar...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






