13 Mart 2018 Salı

İyi Geceler Efenim...


Yağmurlu, serin bir akşam ne yazsam, ne yazsam derken güzel bir yazı buldum okuyalım efenim...

***
Güzel bir yazı buldum. müptelalık üzerine.

***

– Ne var bu “karışım”ın içinde anlamıyorum?
– Ne gibi?
– İksir gibi bir şey bu???
– Bir kere tadını aldın mı… Müptelası oluyorsun değil mi?
– Ne var bunun içinde?
– Ne mi var güzel kardeşim? Her şey var içinde… Yaşam var en başta… Mutluluk var… Güzellik var… Işık var; parlaklık var… Hafiflik var… Kuş gibi hissediyorsun kendini…
– Sadece bu güzel duygular mı?
– Tabii ki hayır… Umutsuzluk da var Umut olduğu gibi… Karamsarlık var… Mutsuzluk da bir başka yan etkisi… Çünkü ayakların hiç bir zaman hafifçe konmuyor yere… Yere vuran ayaklarınla kırıldığını sandığın kalbin halbuki çok önceden çatlamış oluyor; fark etmediysen…
– Bundan kötü bir his var mı o zaman bu Dünya’da?
– Bilakis! Ondan daha güzel bir his yok Dünya’da…
– Bunca yan etkisine rağmen mi?
– Kesinlikle! Bunca yan etkisine rağmen!
– Eşsizliği nerde peki?
– Eşsizliği; onun yaşanmasında… Yaşanması sırasındaki yanmada… Belki de yüzlerce, binlerce, milyonlarca kişi içinde onu yaşayacak kişiyi bulma ayrıcalığında… Unutma; herkes bilir olacakları ama kimse göze alamaz yaşanacakları, yanmayı…
– Nerde bulurum peki?
– Her an her yerde hatta yaşamının herhangi bir zamanında bulabilirsin onu…
– Ya doğru zamanda bulamazsam?
– Emin ol ki; bulduğun zaman en doğru zamandır…
– Ama şartlar??? imkanlar???
– Düşünmez o hiç bunları dostum! Onlar da bir tür yan etkisidir bu müptelalığın…
– Ama haksızlık bu!
– Neden haksızlık?
– Böyle eşsiz bir şey karşına çıktığında kaçırmak istemez ki kimse?
– Öyle mi düşünüyorsun?
– Öyle olmuyor mu?
– Keşke düşündüğün gibi olsaydı…
– O yüzden mi bu kadar mutsuzluklar var peki?
– Bundan olduğunu söylemek “o”na haksızlık olur…
– Suçlu kim peki?
– Suçlu mu? Konuyu anlamamışsın dostum. Suçlu yok ki burada…
– Ne var peki?
– Bir çift, birbirine ait yürek…

Tolga Gülen' in yazısı...



7 Mart 2018 Çarşamba

Bugün...

Babacııımın ölüm yıl dönümü...

:..(


İçimi ferahlatan bir paylaşım yapayım dedim...

6 Şubat 2018 Salı

İyi Akşamlar...


Mutlu geçsin gecemiz ve günlerimiz...


Sevim Tuna...
Diyor ki:
"Önce elimden tuttu sonra bıraktı kader..."
Eski bir şarkı dinleyelim...

2 Şubat 2018 Cuma

İncesaz - Geçsin Günler

Günaydınlar...


Bir fotoğraf bul Betül dedim kendi kendime. 
Öyle çok şey anlatsın ki fakat dile getirmek mümkün olmasın.
Anlattıkları sadece ve sadece  zihnimize aktarılsın.
Ve bu fotoğraf çıktı karşıma.
Ay...
Görkemli, mavi ve uzansan tutacakmışsın gibi...
Kendini başka diyarlara savurmasına hiç ses çıkarmayacakmışsın gibi...
Gökyüzünün gizemli derinliğine dalacakmışsın gibi...

***

E hani derler ya:
"-Hastalık olmasa SAĞLIĞIN,
Fakirlik olmasa ZENGİNLİĞİN,
Yokluk olmasa VARLIĞIN...
vs, vs, vs...
Ne önemi kalırdı?..."
:)
Onun gibi olumlu yönünden bakalım hayata ve yaşadığımız zorluklara...
 Her sabahın umuda, mutluluğa, güzelliğe açıldığını düşünelim...
O zaman ne değeri kalırdı ki her gün mutlu, her gün sorunsuz...
Offff çok sıkıcı olurdu sanırım.
;)
Neyssseehhh...
Gönlümüze göre güzel geçireceğimiz bir gün olsun.
Selamlar, sevgiler efenim.

***


Erkan Kolçak Köstendil...
"Deliriyorum..."
Diyor ben de ilk defa dinliyorum güzelmiş...

1 Şubat 2018 Perşembe

Mehmet Erdem - Kum Gibi (JoyTurk Akustik)

Ahmet Murat Karaduman' dan...

Ve gece
Ve yalanlarımız çırılçıplak....
Gündüzün aydınlık örtüleri altında
Sakladığımız iki yüzlü vicdanlarımız
Birer zehirli çöl akrebi,
Birer çatal dilli yılandırlar şimdi...
Zehirleri aktıkça ruhlarımıza,
Acıdan delik deşiktir,
Cehennem ateşinde yanar gibi yanar,
Kendi ikiyüzlü yalanlarımızla
Günaha bulanmış, o masum ruhlarımız...
Gece, mihenk taşıdır vicdanın,
Hangi sahte imanla örtebiliriz ki üstünü
Hangi ikiyüzlü duayla....?
Gündüzün riyakarlığına
Kurban edilmiş vicdanlarımıza,
Kandan gözyaşları dökerek
Hıçkıra hıçkıra, ağlıyor şimdi ruhlarımız....
Ahmet Murat Karaduman

Şubat Ayına da Girdik... Ne Kadar Çabuk... Ne Kadar Hızlı...


Sıcacık, yumuşacık ve sevgi dolu günler bizimle olsun.
Her şeyin gönlümüzce olduğu güzelliklere bir an önce erişmek dileklerimle iyi geceler efenim.
Artık canım sıkıla, sıkıla duyarsızlaştığımı ve
 sadece bu bunaltıcı günlerin geçmesini istediğimi düşünüyorum.
Yok ben canım müthiş sıkkın desem de bir şey değişmiyor, aiyhhh çok neşeliyim desem de...
Onun için artık geç be zaman lütfen bir an önce geç ve gittttt...
Baaak ne güzel gelmiş hemen Şubat Ayı.
Hiç mi hiç fark etmedim nasıl geldi? Bir anda Ocak ayı nasıl geçiverdi?
Anacıııım lütfen biraz gayret et de iyileş artık lütfen...
Bak söz seni gezmelere götürücem...

***


"Artık Ne Duamsın Ne de Bedduam..."
Işın Karaca' dan dinliyoruz...