16 Mayıs 2018 Çarşamba

Günaydınlar...


Güzel bir 16 Mayıs sabahı başladı...
Ve Ramazan' ın ilk günü. 
Orucunu hakkıyla tutabilen herkese "Allah sevabına nail etsin..." diyorum. 
Evet oydu buydu derken bugün Mayıs' ın 16 sı ve yılın neredeyse yarısına ulaşmışız bile. 
Kuş misali uçup giden günler, 
geçen ömürler 
ve yaşlandığını hissedemeyen ama yaş aldığını gösteren aynalar...
Tuhaf ama gerçek yıllar geçtikçe insan içindeki heves ve coşkunun bitmediğini hissediyor.
Hayrolsun.

***

Mutlu günler, umudumuzun sönmediği bir ömür dileklerimle.

***


Nahide Babaşlı...
"Hep Sonradan..."
Diyor dinleyelim.
Yeni keşfettiğim bir ses bayıldım sesine çok güzel söylüyor...

11 Mayıs 2018 Cuma

Füruğ Ferruhzad / Kenan Işık' ın Sesi...



O Günler - Füruğ Ferruhzad Seslendiren: Kenan Işık Türkçesi: Fahri ÖZDEMİR ---------- O GÜNLER O günler geçip gitti O güzel, o sağlıklı; yaşam dolu mutlu günler O berrak pırıl pırıl gökyüzü O kiraz yüklü dallar Sarmaşıkların yeşil sığınağında birbirine yaslanmış evler O haylaz uçurtma damları Ve akasya kokusundan başı dönmüş o sokaklar geçip gitti... Ah geçip gitti o günler Geçip gitti kirpiklerimin arasından Şarkılarımın hava kabarcıkları gibi uçuştuğu Gözlerimin üzerine kaydığı her şeyi taze su gibi içtiği o günler Geçip gitti... Kabına sığmayan neşeli bir tavşan vardı sanki Gözbebeklerimin ortasında. Yaşlı güneşle birlikte her sabah kalkıp giderdi Merakın ve arayışın o bilinmeyen kırlarına Ve geceleyin Karanlığına ormanların. O günler geçip gitti O karlı, o suskun günler... Yalnız benim olan o temiz kar Usulca yağardı ahşap merdivenlere Gevşek çamaşır ipine Ve bahçedeki ihtiyar çamın saçlarına Usulca ve yumuşacık bir yün gibi yağardı. Ve ben pencere camlarına dalıp gider Yarını düşünürdüm. Ah!.. Yarın... O kaygan ve beyaz uzam yarın; Büyükannenin giydiği çarşafın hışırtısında başlardı. Kapı aralığında beliren ve ansızın Işığın soğuk gerçeğiyle yüzleşen karmaşık gölgesinde Ve pencerelerin renkli camlarında uçuşan güvercinlerin O başı boş desenlerinde... Sıcak odanın rehavetiyle uyuklayan annemin bakışlarından uzak Çabucak ve hiç sakınmadan Öğretmenin o anlamsız iptal çizgilerini silerdim Eski okul defterlerindeki ödevlerin. Ve kar dindiğinde Çıkar hüzünle dolaşırdım bahçeyi; Ve ölü serçeleri gömerdim Kurumuş yasemin saksılarının dibine. Ah... Geçip gitti o günler O şaşkın, o cazibeli O uyku ve uyanıklık günleri... Her gölgenin bir gizemi vardı. Ve bir hazine saklardı bütün kapalı kutular Her bir köşesi sandık odasının Başka bir dünyaydı sanki o öğlen sessizliğinde. Ve karanlıkta korkusuz olan Bir kahramandı benim gözümde... O günler geçip gitti O bayram günleri O güneş ve çiçek özlemi... Ve kışın son sabahında Kente gelen ziyaretçilerin Utangaç ve suskun kalabalığında titreşen O hoş kokusu dağ nergislerinin; Ve yeşil lekelerin uzun caddesindeki seyyar satıcı sesleri. Avare kokular içinde yüzerdi kapalı çarşı; Keskin kahve ve balık kokusu. Çarşı, ayaklar altında ezildikçe yayılır, genişler Ve kuşatırdı yolun bütün anlarını; Ve çarşı uyuklardı oyuncak bebeklerin camdan gözleri dibinde. Çarşı anneydi... Hediye paketleri ve dolu torbalarla Renkli, akıcı derinliklere doğru hızla giden Ve geri dönen... Anne... Yağan yağmurdu çarşı Durmadan yağan, yağan, yağan... Geçip gitti o günler Bedenin sırlarını keşfetme günleri Ve güzelliğini vücudun mavi damarlarının... Geçip gitti o mahcup tanışma anları... Duvarın ardındaki bir el Çağırırdı tek bir çiçekle öteki eli; Bu heyecanlı, ürkek elin üzerindeki Karmakarışık mürekkep lekeleri Aşkını anlatırdı; Mahcup bir selamla... Kendini anlatırdı. Sokağın tozu toprağına yazılmış aşkımızı okurduk O sıcak günün ortasında... Ve havada uçuşan pisilerin yalın diliyle tanışık kalplerimizi O masum, sevecen parklara götürür Ağaçlara borç verirdik. Ve top Gidip dönerken ellerimizde... Gidip dönerdi öpücükler Gidip dönerdi. Aşktı... Avlunun alacakaranlığındaki o karmaşık duygu Ansızın bizi kuşatan Ve kalp atışlarının, Nefeslerin ve gizli gülümsemelerin yakıcı harmanına çekiveren. Geçip gitti o günler ah... Geçip gitti güneşte kavrulan bitkiler gibi; Akasya kokusuyla sarhoş olan o sokaklar Kaybolup gittiler. Dönüşü olmayan yolların o parıltılı kalabalığında, Ve yanaklarını sardunya çiçeği yapraklarıyla süsleyen o kız Yalnız bir kadın şimdi; Yalnız bir kadın. Yalnız... Yalnız...

Kendini Daha İyi Hisset...

10 Öneri
  • 1.
    Dijital Detoks Yap
  • 2.
    Sevgiyi Hisset
  • 3.
    Olumlamalar
  • 4.
    Değişiklik Yap
  • 5.
    Sen Bir Harikasın
  • 6.
    Minnet Duy
  • 7.
    Kontrolü Eline Al
  • 8.
    Yardım İste
  • 9.
    Şu Ana Odaklan
  • 10.
    İyilik Yap

EMEL SAYIN-ÜZÜLDÜĞÜN ŞEYE BAK-YILLAR OLDU AYRILMAMIZ


Yıllar öncesinin en güzel şarkılarından biri Emel Sayın' dan dinledik...

10 Mayıs 2018 Perşembe

Polymer clay/Fimo and resin Tutorial- Fountain/Fonte


Polimer kil çalışması harika...

Günaydınlar...


Işıl ışıl sabahımızla birlikte mutlu günler dilerim efenim...
Her şey gönlümüzce olsun.

...

 

Tarkan...
"Çok Ağladım..."
Diyor dinleyelim, ben de ilk defa dinliyorum güzelmiş.
Ama biz ağlamayalım...
:.).....

4 Mayıs 2018 Cuma

Günaydınlar...


Sevgi ve selamlarımla mutlu günler efenim...
Sabah sabah hava çok güzel.

***



İzel...
"Solmuş Gül Kasabası" diyor dinleyelim.
Ben de ilk defa dinliyorum.
Güzelmiş.
:)
;)

25 Nisan 2018 Çarşamba

Evet Bence de...


Ahmet Murat Karaduman' dan

BİR AŞK`IN ARDINDAN...
Sessizliği öğrendim senden.
Bir şarkının sadece bir şarkı olmadığını, bir türkünün sadece bir türkü olmadığını öğrendim.

Renkleri öğrendim senden.
En çok da renkleri.Ve en çok siyah’ı.Gecenin siyahı.Hasretin siyahı ,ayrılığın siyahı.Gözlerinin siyahı, saçlarının siyahı…….En çok öğrendiğim, en çok bağlandığım renk…..
Vazgeçmeyi öğrendim…
Sessizce ve derinden...İsyan etmeden,tepki vermeden,hırçınlaşmadan
vazgeçmeyi öğrendim….
Sahip olmayı ve aslında hiçbirşeyin sahibi olmadığımızı…..Zamanda bir nokta, noktada bir zerre olduğumuzu…..
Anlamı ve anlamsızlığı öğrendim……..Hayata değer katan , hayatı hayat yapan tek bir gülümseyişi……Ve o tek bir gülümseyiç çıkıp gittiğinde hayatınızdan , geriye ne kalır ki? sorusunun cevabını öğrendim…
…..
Tek bir insanda , bütün insanlığı öğrenmiş gibi……
Tek bir bakışta bütün bakışları öğrenmiş gibi……….
Tek bir dokunuşta tüm insanlığa dokunmuş gibi…….
Yanılgıyı ve gerçekliği...
Her kavramın kendi içinde zıttını yaşattığı gerçeğini……
Tek bir kere öğretmeye çalışmadığın halde.Tek bir kere suskunluğunu bozmadığın halde….Tek bir kere çokbilmiş hallere girmediğin halde……….
AŞK ‘ ı öğrendim……….
Bedelini birazdan fazla ödeyerek………..
Öğrendim…..