1 Ekim 2022 Cumartesi
28 Eylül 2022 Çarşamba
Yaz Artık Bitiyor...
22 Eylül 2022 Perşembe
Dizi ve Filmlerden Şiir Kesitler ''Şehrazad''
19 Eylül 2022 Pazartesi
Yağarken Karlar...
13 yaşındayken yaşadığım bir anım...
Daha ortaokul sıralarındayım galiba ikinci sınıfım. O zamana kadar hiç görmediğim şiddette kar vardı. Yaşadığımız şehir Doğu veya Güneydoğu bölgesinde olmamasına rağmen kışın en ağır hissedildiği yerlerden biriydi.
Camlarımızda özellikle soba yanmayan odalarda gece sabaha kadar çok garip buzlar resim gibi şekiller oluşurdu.
İki gün iki gece hiç durmadan yağan tipi, esen ayazlı rüzgar ve fırtına şehir ışıklarıyla o kadar güzel parlıyordu ki.
Hala daha çok severim kar yağışını izlemeyi. Garip bir huzur verir bana.
Sobamız yanarken tavana düşen ışıklarının yaydığı kırmızılığı tarif edip anlatamıyorum, neyse yaşayanlar bilir diyip geçeyim asıl anlatacağım konuya.
Okullarımız tatil oldu o karda kışta bizleri üşütmemek için bir de yollarda helak olmayalım diye heralde.
Tek kanallı siyah beyaz televizyondan aldığımız haberlere göre daha kar yağışı sürecekti.
Gece olunca lambalarımızı yaktığımızda perdeler sıkı sıkıya kapatılır dışarıyla bağımız kesilirdi. Ben yan odaya geçtim açtım perdeleri, dışarıda kızıl bir beyazlık kardan göz gözü görmüyor dişleri zaman zaman tutmayan küçük kırık teybimizde bir kaset çok güzel müzikler dinliyorum. Ben daha o yaşlarda hoşlanıyormuşum demekki loş ışıklı, kısık sesle çalınan bir müziğin olduğu ve yalnız kaldığım ortamlardan.
Bu yaşıma geldim o huzuru zaman zaman hissederim.
Az önce de o gecelere yakın bir huzuru hissettim.
Kar yağmıyor, soba yanmıyor, soğuk yok ama ben yine de bi o zamanlara gittim geldim niyeyse...
Müzikler etkili oluyor sanırım...
Huzurumuz bitmesin dilerim...
16 Eylül 2022 Cuma
25 Temmuz 2022 Pazartesi
İyi Akşamlar...
Merhabalar.
Biraz geç döndüm sevgili blogum. Maalesef bu önümüzdeki haftalarda da biraz meşgulüm ondan sonra inşallah sık sık yazmaya yeniden başlayacağım.
Geçenlerde tencerelerime bakıyordum ilk nereden alındı, kaç yıldır kullanıyorum, hala taş gibi eskimeyecek mi falan filan işte diyordum ki sonradan hatırladığım bir konu bu tencerelerin aynısı Feyza'da da vardı.
Feyza kim mi?
Aman bi tanıdık eşimin arkadaşının daha doğrusu iş ortağının karısı.
Biz evlenirken onların bir kızı vardı sonradan bir kızları daha oldu.
Kocası da ben naaparsam, ne alırsam, aynısından Feyza'ya da alırdı.
Bizi elti gibi yarıştırırdı. Bu durum ne Feyza'nın ne de benim umurumuzdaydı.
Gerçi ben çalışıyordum Feyza ev hanımıydı ama olsundu illa kendi karısının benden üstün özellikleri var olduğuna inanmak isterdi belki de bilemiyorum.
Ben ehliyet aldığımda baya profesyonel kullanırdım arabayı Feyza'nın da ehliyeti var derdi.
İyi de sen arabanı vermiyorsun ki Feyza'ya dediğimde sinirli sinirli gitmişti dükkandan. :)))
Sonra tencerelere nereden mi bağlayacağım konuyu?
Çekiliş yapıyoruz çamaşır makinesi kazandınız ama önce şu çelik tencereleri de satın alın diyen eski zaman pazarlamacıları iki aileye bu tencereleri sözüm ona promosyon olarak ama senetler yaparak bırakmış gitmişler.
Alan kişiler de sonradan kazıklandıklarına uyanıp bu tencereleri bizimkilere satmışlar.
Markası çok belli değil yıllardır kullanıyorum aklımda bile değil.
Sarı altın rengi sapları, kapakları cam ama ortadaki tutamacı da altın rengi olan o zamanın gösterişli çelik tencereleri işte.
Geçenlerde sürekli kullandığımın sapı küt diye çıktı. Kaldı tek sapla sanki dünyaya meydan okurcasına, bulunduğu duruma isyan edercesine. O halde kullanıyorum ne zamandır.
Tabii biz yaklaşık 25 yıl önce ortağımızdan ayrıldık herkes kendi yoluna dedik ilgimiz, bağımız kesildi haliyle. Yaklaşık 1 ay önce duydum ki Seyfettin efendi (Feyza'nın kocası) Feyza'dan ayrılmış, dükkanda çalışan kıza nikah kıymış...
Feyza adına baya üzüldüm.
Sonra kendi halimi düşündüm biraz da kendime üzüldüm. Yemek yaparken bu tencerenin aynısından Feyza'nın da vardı naaptı ki attı mı ki derken tencerelerimi değiştirmeye karar verdim.
Tefal'in yer kaplamayan, sapı çıkabilip hem tepsi hem tencere olabilen setinden alıciim inşallah.
Pahalı mı pahalı ama 30 yıllık, üstelik bir tanesinin sapı isyan bayrağını açmış olan tencerelerimi elden çıkaracağımı düşünmek savurganlık olarak nitelenebilir şu ekonomik durumda ama olsun ne var?
Bir çelik tencereden nerelere gelmişim yine vay efendim taş gibi tencere değişir miymiş, yazık günah değil miymiş, peki taş gibi hatunların bozuk para gibi harcandığı günümüzde biz tencereleri harcamışız çok mu?
İşte bu kafamda pırıltılı bir ampul yanmasına sebep olan fikir hoşuma gitti. Gücüm yettikçe yenileyeceğim her şeyi yeter ve de YETER artık...
Ve Feyza da atmıştır o tencereleri, elden çıkarmıştır umarım.
Selam ve muhabbetle...
12 Temmuz 2022 Salı
Simge ... Akustik Konser...
17 Haziran 2022 Cuma
16 Haziran 2022 Perşembe
Perdenin Ardındakiler & Mark Eliyahu - Uzaklara Savrulalım (16D Müzik 8D...
14 Haziran 2022 Salı
13 Haziran 2022 Pazartesi
Merhaba İyi Geceler...
Çoook çoook uzun bir aradan sonra merhaba.
Bloguma gelemediğimden bu yana neler neler oldu ooooooo...
Biraz merak ettireyim şimdi anlatmayayım onları.
Başlıklar halinde sonra anlatırım.
En aklıma gelmeyen şey covit olmamdı bu kadar diyeyim gerisi sonra.
20 Mayıs 2022 Cuma
Esra İçöz Benim kadar suçlusun 10 09 13
17 Mayıs 2022 Salı
İyi Akşamlar...
12 Mayıs 2022 Perşembe
3 Mayıs 2022 Salı
Yarım Yamalak...
Bir hayatı yaşamak...
Üzülüp üzülüp ağlamak...
Yorgun kalbimin acısı bitmiyor, bitmeyecek...
Ahhhh...
Biraz Eksik...
Biraz yok...
Biraz değil çokça yok...
Yaşam coşkusu, enerjisi, bir çok kayıpla birlikte onlar da gitti. Ben de böyleyim işte...
Hayat beni niye böyle katman katman yoruyorsun ki?
Ağlama diyorum, üzülme diyorum ama zaten hiç bir şey tam olmaz değil mi?
Allahım çocuklarım için her şeyin hayırlısını ver yarabbim.
Benim artık dualarım onlar için.
..............
.......................





