25 Ocak 2014 Cumartesi
Yok O Pek Öyle Değil...
Kaybettiğimiz şeyler, eninde sonunda bize geri döner.
Harry Potter and the Order of the Phoenix
Harry Potter and the Order of the Phoenix
Bugün de Böyle Geçti...
Güzel güzel gezmelere gittiiiik...
Sosyalleştiiik...
Ve de evimize geldiiik...
Blogumdan uzak kaldım ama olsun güzeldi...
Sosyalleştiiik...
Ve de evimize geldiiik...
Blogumdan uzak kaldım ama olsun güzeldi...
Bir Cumartesi Daha Gelmiş...
Günlerin sular seller gibi aktığı bir dönemdeyiz.
Ama hesap ediyorum da Oğlucuuum gideli daha yeni beş ay olmuş o tarih akmıyor sanki.
Bu bir çelişki gibi...
:)
Cumartesi dinleyelim...
24 Ocak 2014 Cuma
Gaffar OKKAN...
Yine bir suikast.
2001 yılında hayatını kaybeden
2001 yılında hayatını kaybeden
Gaffar OKKAN
Yine aydınlatılamayan bir cinayet.
Uğur MUMCU...
Gazeteci, araştırmacı ve yazar. 24 Ocak 1993'te Ankara'da Karlı Sokak' taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikaste kurban giderek yaşamını yitirdi.
Hala daha aydınlatılamayan suikast karanlık yönünü hiç kaybetmedi.
.................
Bu Aralar...
Blogumda bi gariplik var. İzleyicilerim görünmüyor, biraz da yavaş nedense. Büyük harf tuşlarım bile çalışmıyor. kahrolası virüsler yüzünden heralde... :/
Günaydıııınnnn...
Güzel bir gün...
Hepimize mutlu günler dilerim.
Hayırlı Cumalarımız olsunnn...
Kanun Taksimi sabah dinginliğine uyar diye düşündüm...
:)
Pisimiz Fabrika Ayarlarına Geri Döndü...
Çok Şükür...
Veteriner ablalarından eve getirdiğimizden beri sürekli uyuyan, hiç bir şey yemeyen, su dahi içmeyen bununla birlikte tuvaletini de yapamayan bir kedi haline dönüşmüştü.
Heralde narkozun etkisi diyordum.
Canı yanıyor muydu bilmiyordum, herhangi bir şey istiyor muydu ya da?
Dün gece sabaha kadar uyudum uyandım içim cızzzz etti.
-Eyvah!!! dedim...
-Kedinin tüm normalini bozduk kötü ettik bak şimdi ağzına lokma bile girmiyor...
Ya bir şey olursa?...
:/
Sabah kalktım ilk işim sevdiği mamadan önüne dökmek oldu.
A-aaaa canm kuzum çok acıkmış hemen yedi.
Biraz su verdim içti...
Yoğurt koydum önüne onu da yedi...
(Eğer yemeseydi çorba yapacaktım neredeyse. Yemez ama olsun o hasta bir pisi belki yerdi iki üç lokma...
İnsan kendini çaresiz hissediyor bazen.)
:)))))
Başladı yalanmaya ama yoookkk ameliyat yerini yalamaması lazım.
Hemen örttüm üzerini oh bir baktım ki uyumuş...
Akşama doğru yine ses çıkarmaya başladı.
Son haftalarımı burnumdan getirdiği için sesini pek sevmeyeceğimi düşünmüştüm ama öyle değil.
Dünyalar benim oldu sesini duyduğuma sevindim...
Artık normaline döndü çok şükür.
:))))))
Tüyleri kesildiği için evin içinde küçük bir köpek kıvamında dolaşıyor...
Sırtına giydirdiğimiz yeleği çok yakışıyor üşüdüğü için hiç çıkarmıyor.
Şimdi ise gardrop tepesinde uyukluyor...
-Oooolum nasıl ineceksin oradan?
Dikişlerine bir şey olur kuzum in çabuk dedim ama dediğimi de kendim dinledim.
Pisimi çok seviyorum...
<3
:)))))
Veteriner ablalarından eve getirdiğimizden beri sürekli uyuyan, hiç bir şey yemeyen, su dahi içmeyen bununla birlikte tuvaletini de yapamayan bir kedi haline dönüşmüştü.
Heralde narkozun etkisi diyordum.
Canı yanıyor muydu bilmiyordum, herhangi bir şey istiyor muydu ya da?
Dün gece sabaha kadar uyudum uyandım içim cızzzz etti.
-Eyvah!!! dedim...
-Kedinin tüm normalini bozduk kötü ettik bak şimdi ağzına lokma bile girmiyor...
Ya bir şey olursa?...
:/
Sabah kalktım ilk işim sevdiği mamadan önüne dökmek oldu.
A-aaaa canm kuzum çok acıkmış hemen yedi.
Biraz su verdim içti...
Yoğurt koydum önüne onu da yedi...
(Eğer yemeseydi çorba yapacaktım neredeyse. Yemez ama olsun o hasta bir pisi belki yerdi iki üç lokma...
İnsan kendini çaresiz hissediyor bazen.)
:)))))
Başladı yalanmaya ama yoookkk ameliyat yerini yalamaması lazım.
Hemen örttüm üzerini oh bir baktım ki uyumuş...
Akşama doğru yine ses çıkarmaya başladı.
Son haftalarımı burnumdan getirdiği için sesini pek sevmeyeceğimi düşünmüştüm ama öyle değil.
Dünyalar benim oldu sesini duyduğuma sevindim...
Artık normaline döndü çok şükür.
:))))))
Tüyleri kesildiği için evin içinde küçük bir köpek kıvamında dolaşıyor...
Sırtına giydirdiğimiz yeleği çok yakışıyor üşüdüğü için hiç çıkarmıyor.
Şimdi ise gardrop tepesinde uyukluyor...
-Oooolum nasıl ineceksin oradan?
Dikişlerine bir şey olur kuzum in çabuk dedim ama dediğimi de kendim dinledim.
Pisimi çok seviyorum...
<3
:)))))
23 Ocak 2014 Perşembe
Nazan Bekiroğlu ' ndan...
Elini göğsünün üzerine koydu..
Sanki, dedi, bak tam şuramda, sol yanımda, kalbimin altında bir yer eksik atıyor. Sonra bu kadarla kalmıyor, o eksiklik bütün ruhuma doluyor..
Sanki, dedi, bak tam şuramda, sol yanımda, kalbimin altında bir yer eksik atıyor. Sonra bu kadarla kalmıyor, o eksiklik bütün ruhuma doluyor..
Ne yapsam eksilmiyor, ne yapsam dolmuyor..
Nazan Bekiroğlu
Nazan Bekiroğlu' ndan...
"Bu susmalar bilmenin susmalarıdır, bilmemenin değil, sözün yetmediği yerdeki bilmenin. Bitişin değil başlangıcın, tükenişin değil hazinenin.
Susarak söylemek bu işte: "Cana can katan sözü susarak söylemek daha iyidir". Nasıl? Sözün ihanetine uğramadan, üzerinden sözcük geçmeden, “söyleme”nin üzerine bir sözcük değmeden."
Nazan Bekiroğlu - Mor Mürekkep
Ben bir marti olsam-Baba zula ve Brenna Maccrimmon
Masmavi denizlerin üstünde uçan beyaz bir martı olsam...
Süzülüp gökyüzüne sonra denize dalsam...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





