7 Nisan 2013 Pazar

YGS' den Önce...



17 Mart 2013  Sınavdan 1 hafta önce...

Haftaya bu zamanları iple çekiyorum. Off.
Bu stres beni yemeden bi bitse...
Hayırlısıyla...

-Anne

-Efendim.
-Ya burnum kanarsa?
-Kanamaz inşallah annem.
-Annem yaa...
-Efendim annem 
-Ya çok sıkışırsam?
-Aman annem aklına getirme böyle şeyleri 
-Çağırma bak çağırma kuzum tamam mı?
-Konsantrasyonun tam sağlanacak bak inan bana.
-Tereyağdan kıl çeker gibi bitecek.
-Anne bu sene olmazsa ben bi daha bu kadar istekli çalışamam
-Emeklerin boşa gitmeyecek annem inan bana.

Diyorum demesine de içim içimi yiyor bi bitseydi hayırlısıyla...

Of Allahım yardım et noolursun.
Nerdesin sihirli değnek????


Son 6 Gün...

Kaldı mı sana şimdi 6 gün?
Gayet naazik, gayet naarin, bir o kadar da patlamaya hazır bir bomba gibi gergin.
Hişşşt sessiz olmalıyım.
Galiba geri sayımı sessiz yapmalıyım...
:))))
Hadi bakalım bekliyoruz Pazar gününü.



Kızgındı Hem de Çok... :)))

-Senle babama çok kızdım neden üç sene önce doğmadım ben??????????????

La havleeee...


Peki annem bak fena mı daha çok gençsin.


:) :) =) =)  


Beynimdeki inciler:

Ben soruyomuyorum anneme 

-Anne ben neden doğdum diye?

Fesuphanallah...


Pazar yaklaştıkça bi haller oluyor bize hayırlısı bakalım off pazar gelemedin sende bee. 


(Meğer 2010 sınavını çözmüş sorular çok basitmiş üç sene önce doğsaymış 2010 da o sınava girip hedeflediği puanın çok üstüne çıkabilirmiş. Off Allahım saç baş kalmadı didilecek.)


Reiki... :)))))

Derin derin nefes alıp yağmur sesini düşün...
Kendini ancak böyle rahatlatırsın...
Pazar a kadar yoga ya mı gitsem... :))))))))))))
Reiki yapmışlar dersanede ...
Bu da büyüklerin incisi:
-Neyiki dedin?
-Reiki reiki
-O da neymiş ki
-Ya bi Uzakdoğu felsefesine göre yapılan rahatlama hareketleri 
nefes egzersizleri...
-Biz bilmeyiz öyle kızım reiki falan iki rekat namaz kılsaydınız.

E doğru söze ne denir? 


Hergüne Bir Şey... :)))

Saat 11:54 daha bir aksiyon yok bakalım bizim sınav cephesinde bugün neler çıkaracağız bekliyoruz.
Dün
-Anne arkadaşım sınavdan bir gün önce okulunu bırakıp benim için gelecek
-E annem sınavları vardır niye çağırdın ki?
-Ya gelmek istedi benim de hoşuma gitti. Gel dedim.
-..........................:D
-Peki...

Hani evleniyor da kına gecesi falan olsa gelsin de (kesin çağırmıştır yazık yorulacak şimdi.)

bu ne ki şimdi?
İyi gelsin bakalım beraber bekleriz senin sınavdan çıkmanı.


Elimi Acıttım... :)))))

-Anneeee elimi acıttım.

-Naaptın ya annem dikkat etsene biraz canın yanmış. !!!! Hangi elin???????
-Sağ elimse kopsun mu yani? Sınav geçinceye kadar iyi olayım da sınavdan sonra öleyim mi ben?

-Ohhhh.....................Sabır yarabbim.................

-Peki annem gel yara bandı saralım acımasın......

-Gülemiyorum, ağlayamıyorum da... 


Hedefte Kararlılık Sen Hep Böyle Oldun Bebeğim...

-Hayır bunları almak istiyorum!!!!
-Annem bunlar senin ne işine yarayacak gel sana yiyecek, içecek,
oyuncak falan şunlardan alalım.
-Hayır bunları almak istiyorum.
O sinirle daha beş dakika önce girdiğimiz alış veriş merkezinin giriş kapısından geri dönüp kulak tırmalayan ağlamalarına rağmen doğru arabaya gitmemize sebep olan "BUNLAR"  traş bıçağı ydı...
:)))))))))))))))))
Basmış bağrına ben bunları istiyorum diyen bebek yarın sınava giriyor...
Ve
-Ben bu bölümü istiyorum diyor...
Hedefini, daha küçücükten belirlediği mesleğini, edinmek için test kitaplarını o traş bıçakları kadar keskin bir şekilde bağrına bastı.
-Ben bu bölümü istiyorum...
-Olmayabilir bak kuzucum kafanda bir "b" planın her zaman olsun...
-Anne benim kafamda "z" ye kadar planım var ama her zaman ilk tercihim bu olacak.
Allahım dua dan başka çıkış yolum yok...
Çok çalıştı, emek verdi...
Bilgisinde bir sıkıntı yok çok şükür de...
Ne olur bir aksilik olmasın...
Onu dağıtacak bir problem olmasın...

Ve bütün çocukları...



"Sen Beni Sevmiyosun Anne!!!" ... :))))))))

-Sen beni sevmiyosun anne!!!!!
-Hıııııı????? Nerden çıktı şimdi bu?
-Kuzucum nooldu niye sevmeyeyim ben seni?
-Başka arkadaşlarımın anneleri her tenefüs sınıftalar sen öğretmen çağırırsa geliyosun...
-İyi de annem ben çalışıyorum öyle senin başını bekleyemem ki.
-Hayır onların anneleri çok seviyor çocuklarını sen beni sevmiyosun. 
-Annem arkadaşların daha büyüyememiş demek ki anneleri onlara güvenmiyormuş.
-Ben sana güveniyorum...
(ilk okul 1. sınıf diyalogları)

Beynimden İnciler:
-Bebeğim ben sana hep güvendim... Güveniyorum... :.) 


Deneme Yapmış...

-Anne ben yarın sınavdan sonra masaj yaptırmaya gidebilir miyim? 
Çok gergin geçti son günler biliyosun.
-E AAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAA!!!!!!!!!!!

-Ama bu da can artık acı bana annem... Ben de bi ananın babanın evladıyım!!!.

-Biliyodum zaten izin vermeyeceğini ki !!!!!! Gülmek için sordum.

Rabbim beni deniyor galiba sabır sabır yaa sabır...


Alyans...
Benden İnciler:
-Bir tek alyans istiyorlar dii mi?
-Evet anne bekarlar da evlensin gelsin hemen yoksa alyanssız sınava almıyoruz dediler.
-Hay Allah.................................:D
-:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
-Peki...


Gülümsedik Şükürler Olsun... :)))))))))

-Giriş kağıdını aldın mı?
-Alıcam anne...
-Bak kalıcak o orda!!!
-Yaa anne sen böyle söyle aksiliği çağır bakalım, gerçekten kalsın!
-Off tamam sustum.(Ama susmadım) Kimliğini aldın mı?
-Aldıııım...

-Cüzdanına bi daha bak!!!...
-.......................:/ (Kıvılcım çıkaran bakışlar)
-Hadi bakalım gidiyoruz.
-Su şişen tamam mı?
-Tamam anne kağıdını kopardım.
-Oh gidelim hadi.
Nefesim ciğerlerime fazla geliyor... Heyecandan ölmek üzereyim. Kuzucuğum o kadar sakin ki şaşılacak derecede...
Önceki gece ve dün yağan kar nedeniyle çok soğuk buz gibi bir sabah. İnsanın iliklerini donduruyor. 
Her arabanın ön sağ koltuğuna oturmuş robotumsu, gülmeye çalışan, geneli sivilceli :) sınav çocuğu...
Anneler, babalar, abiler, ablalar...
Umutlu, umutsuz yorgun, üşümüş, uykulu kalabalıklar...
Okulun ikramı olan çorba ve çay bardakları ellerinde...
Hep beraber beklediiik beklediik...
İçeriden gülen bir bebek suratı gelinceye kadar bekledik... :))))))))))
Çok şükür gülüyor... İnanamamış gözlerle bitti dii mi diyor... 
O gülümsüyor ya... Şükürler olsun…
Ohhh......................


Bugüne Kavuşmak...

Benden İnciler:
Son günlerde yaşadığım stresi gerginliği bir ben bilirim, bir Allah, bir de bu blog... :))))
Saat 08:20 ve bebeğim öyle huzurla uyuyor ki.
Bu huzurun bir an önce gelmesini O da ben de çok istemiştik... 
Uyu kuzucuğum, annesinin bebeği istediğin kadar dinleninceye kadar uyu...


Bugün Yine Başladık Bakalım Hayreyle Rabbim...
-Anne ben kulaklarımı deldiricem.
-Hah ben de acaba bugün ne çıkaracak bu bebek diyordum. Sırası mı şimdi?
-Ya anneeeee!
-İkişerden dört tane var zaten daha neresini deldiricen ki?
-Offf aman anne yaaaa!!!
-Kendine zararlı bişey olursa gebertirim bak!!!
-:)))))))))))))))))))))
Beynimden İnciler:
İnna sabirin. 
-..........................
Evet kulaklar delindi gelindi şimdi de ne tarafa yatıcam diye düşünüyor.
Allahım Yarabbim gülesim var...
Gülmek istiyorum...
Yok ben baya baya gülüyorum...
:)))))))))))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))


Kış Uykusu... :))))))))))))))))))))))))))))))))
Yine Başladık...
-Anne yaa.
Hani hayvanat bahçesinden kaçan ayıları vururlar, bayıltırlar ya?
-Eee annem?
-Beni öyle vursalar ya bütün bir kış uyumak istiyorum.
-.......................:D :D :D:D
-Ahahhahahaaaaaaaa... Tutamadım kendimi kahkahalarla gülmeye başladım. 
Dersanenin önünde gülmekten zor durdurdum arabayı...
Off Allahım ne büyük bir yorgunluk, bitkinlik ve bıkkınlık çekiyorsa artık. 
Ruh hali neler söyletiyor kuzucuuma benim yaa!!! :D :D :D
-Şu sınavlar bitsin söz seni hiç erkenden kaldırmıycam istediğin kadar uyu. :D :D :D...
 İstediğin zaman kalk.
-Ama o zaman da yaz gelmiş olacak... Offf ömrümü yedi bu sınav benim yaaaa!

-.........................:D :D :D

Bunları yazarken bile gülüyorum yaaa off. 

:))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))))


Şımarıksın evet... :)))))))))
-Şu dolabını topla gerisini ben yapayım odana yaklaşmak bile istemiyorum motivasyonumu  bozuyosun.
-Yaaa annneeeee ben biraz sonra çıkıcaaaammm.
-Of ne aksisin sen böyle.
-Sadece şımarık olabilirim birasssss.
-Offf gerçekten şımarıksın...

......)))))))
Annem toparlayıp gitmişsin bebeğim seni çok seviyorum kuzucum.

.....  :.)



Ben senin sol elini yerimmmm.... :)))))))))))))))))))))))
Ahahahaaaaaaaaaa yaşasın  YGS açıklandı.

Ohhh çok şükür.


Yaprak...
Yaprak döker bir yanımız... (Yaprak döken yanı boş verdim.)
Bir yanımız bahar bahçe...  (YGS ye sevindim... :))))))))))))...)


3 Pirinç Tanesi...

-Al kızım sana vermedim galiba...
-Ne ki o?
-Al al zihin açar.
Allahım bunlar mı zihin açacak ama nasıl?
Avucuma kondurduğu üç pirinç tanesine baktım kaldım.
-İyide teyze ben bunu naapıcam?
Demeye kalmadı kadın gitti yanımızdan. 
Hayır sınava girecekler de donmuş kalmış robot gibi şunu yapıcan demiyor ki...
Zombi gibi yürüyoruz kapıya doğru...
Ben böyle bir şey hiç duymamıştım o güne kadar.
Üçünü de masanın üzerine dizdim.
Pirinç taneleriyle göz göze sınavımı tamamladım.
Şimdiki gibi kopya mı çekicen?
Kamera mı yerleştirdin?
Gibi paranoyalar yoktu o zaman...
Çıkınca anneme sordum anne bi teyze bana bunları verdi zihin açar dedi naapıcaktım?
-Yutacaktın kızııııııııım...
-............................ :D
-E anne ben ne bileyim yutulacağını sen böyle bir şey yapmadın ki hiç bilmiyordum.
-Şimdi yut o zaman dualı pirinç atılmaz oraya buraya...
:)))))))))))))))))))))) Hey gidi günler hey...:))))))))))))))))))))))
İnatla yutmadım sakladım hala durur o pirinç taneleri evin bir yerlerinde...
Bu da benden bir sınav hatırası...

Bakalım Devamı Nasıl Gelecek...



Teflonnn!!!


Neden teflonu icad edenler belirtmedi ki?
Tencere ve tavalarda kullanılır...

Kalplerde kullanmak sakıncalı ve zararlıdır diye...

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

Her şeyin Bir Bedeli Var... :))))))))))))))))))))))))))




Biz ve Başkaları...

Bloomberght de Samsung konuşuluyor, Iphone 5, Iphone 4S konuşuluyor bizim kanallarda "Bal" 

Sait MADEN...

SAİT MADEN










Günümüz şairlerinden 1932 yılında Çorum’da doğdu.İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nü bitirdi(1956).Şiir yazmaya ortaöğretimin ilk yılında başladı. İlk şiirlerini
İstanbul, Türkçe, Soyut, Yazko Edebiyat, Soyut, Varlık, Gösteri gibi dergilerde yayınlayan Sait Maden bunları Açıl, Ey Gizem (1996), Yol Yazıları ve Hiçlemeler (1997) adlı üç kitapta topladı.

1950’de Varlık Yayınları’nın düzenlediği çeviri şiir yarışmasında Baudelaire’ den uyarladığı “Moesta et Errabunda” adlı şiirle birincilik ödülü kazandı. O günden bu yana değişik ülke şairlerinden çok sayıda şiir çevirdi. Çeviri yapıtları: Güneş Taşı ( Octavio Paz, 1962 ), Seçmeler (Blaise Cendrars, 1964), Kara Ada Şiirleri (Pablo Neruda, 1971), Bütün Şiirler (Federico Garcia Lorca, 1974), 20 Aşk ve Umutsuz Bir Şarkı (Pablo Neruda, 1975), Seçme Şiirler (Eugenio Montale, 1975), Elsa’ ya Şiirler ( Louis Aragon , 1976 – Türk Dil
Kurumu Çeviri Ödülü ), Şiirler (Paul Eluard, 1976), Şiirler (Saint-John Perse, 1981), Şiirler (Vladimir Mayakovski, 1985), Çeviri alanındaki en kapsamlı ürünleri Lorca: Bütün Şiirler, insanlığın beş bin yıllık şiir birikiminden derlediği Şiir Tapınağı(1985), Baudelaire’den çevirdiği Kötülük Çiçekleri (1996) ve dünya halklarının şiirlerinden oluşan Yeryüzü Şiiri’dir.

Hayatını bağımsız ressam ve grafikçi olarak sürdüren Sait Maden, grafiğin her dalında çok sayıda eser üretti, günümüze dek 7000 dolayında kitap ve dergi kapağı çizdi. Bu konudaki yapıtları Türk Grafik Sanatı Tarihi (1979), Simgeler (kendi çizdiği amblem ve logolardan seçilmiş 150 örnek, 1990).


https://www.facebook.com/pages/Sait-Maden/129144707243553



Rüzgâr kapıları zorluyor. Kudurmuş mandalar gibi
geçiyor üstümüzden kaç gündür
ağır bulutlar
çiğneyip çatıları, çitleri bir bir.
Beşik gibi sallanıyor köy
kaç gündür
kapkara boynuzları üstünde denizin,
tepelere çepçevre tos  vuran denizin.
Ve gözümüz ufak bahçede
dev çınarın direnen son yaprağında kaç gündür.
Sait Maden
-Yol Yazıları-

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

6 Nisan 2013 Cumartesi

Güven mi??? ...

Güven mi_?

Göksel BAKTAGIR ... Bahar Düşleri...

Yaşar ... ALDANIRIM...



Üzülme Yaşar ben de çok aldanırım herkesi kendim gibi sanırım... 
Boşver alıştım ben aldanmaya sen de alış çünkü dünya bu...

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

İmzaa...


Amaaaaaann... :)))))))))))).......................


Canlılar üzerine ne çok zannımız varmış meğer yeni toparladım...

Leylek uçarken görülürse çok gezilecek
Evdeki örümcek yuvaları akşamdan sonra temizlenmez "yuvan yıkılsın senin de" der
(Laf sanki örümceğin demesiyle oluyor her şey.)
Karınca berekettir öldürülüp kolonicek sokağa atılmaz
Kedi tüy sayısınca sevabı var.
Köpek gözünün perdesi yokmuş ölümleri falan görürmüş.
Baykuş uğursuzluk getirir
Yok baykuş bilgelik simgesidir.
Daha karar verilemedi baykuş nedir hangi kategoridedir?
Yılan uğursuz soğuk yüzlü hayvan giiiit.
Hayır hayır evliyası vardır yılanları öyle karalama...
Koyun insanların amelleri koyun gibi olmalı...

Daha aklıma geldikçe eklerim...

Düğme...



Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince diğerleri de yanlış gider.
-C. Brund

Taaksiiii!!!...

O kadar yoruldum ki artık hayattan.. Yoldan geçen bir taksiyi cevirip; ''uzaklaşan hayallerimi takip et '' diyesim var.. [Ceyhun Yılmaz]

Dökülen Düşler...

Bir erkeğin yumruğundan daha serttir bir kadının son sözü: Çünkü biri dişlerini döker, diğeri düşlerini.. [William Butler]

SEZEN AKSU (oynatma listesi)

Elmadan Sanat...


YORUMSUZ
Sanatın Geldiği 
Elma Noktası...

Belki...


Birhan KESKİN' den...

Sadece bunlar değil, sadece bunlar değil..
Yokluğunda çınlayan boşluklardan mezunum.

Çok şey hissediyorum senin için
Ama bunlar değil senin istediğin.

Birhan KESKİN' den...

Yolculuklarda bir anı
Giz kaldım caddelerinizde
Kırık.. İnsan... Sonra
Cam şaşkınlığı.
Bilme, tanıma beni
Merdivenleri üçer beşer çıkmanın
Sevinci yok içimde.

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

5 Nisan 2013 Cuma

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

Yorumsuz...




Renkler, bu kadar farklıyken... Yoruma gerek var mı?

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

Sufi Müzik...

İster... Diler...

-Daha en başından bilmeliydim bilemez miydim?
-Nasıl bileceksin ki? Yaşanacakların varmış.
İnsan kaderini bilemez, çizemez sonunu göremez.
İster sadece değil mi Alfred? Tanrıdan ister...

Alfred'in Hikayesi...

Alıntıdır.

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

Logo Tasarımında En Yaygın 10 Hata

Tamam Bittiiiii... :))))))))))))))))))))

-Hamile değilsiniz dii mi? 
-(Çok komiksiniz bi iyice bakın Allah aşkına hiç benzer yanım var mı
 hem yaşım kaç?)  Ahh Hayır.
-Bir dakika boyunuza göre ayarlayayım. Şunu dişlerinize denk getirelim.
Omuzlar düşsün lütfen şu kolları tutun kendinizi geriye çekin
ayaklar ileri doğru olsun. (Bu nasıl olacaksa sanki rüzgar sörfü yapıcam :)))...)
Tamam hiç kımıldamayın çekiyorum.

Beynimden İnciler:
Muzurluk et Betül bi kahkaha at  bütün bu duruş bozulsun. Onca ayarlama boşa gitsin. 

İyi aman omuzlarıma takılmadı bu şey, hiç değilse kendi halinde etrafımda dönüyor.
Allahım teknoloji özellikle sağlık teknolojisi ne çok değişti böyle.
Bu etrafımda dönen şey nasıl bir ışın veriyor acaba? 
Beynimden geçenleri de okuyabiliyor mu ki?
Ya da bazı şeyleri unutmamı sağlar mı ki?
Yoksa filmlerdeki gibi başka bir zamana mı ışınlanıcam?..
Ama yok onlar bi kabin gibi bişeyin içine girmiyorlar mıydı?
Bu kızcağız beni bıraktı burada kaçtı kurtardı kendini.
-İmdaaaat kurtarın beniiii... 
Diye bağırsam??? 

Düşünceleriyle boğuşurken ben:

İçeri giren kızcağızın sesi geldi.
-Tamam bitti.

Ya çok kısa sürdü biraz daha dursaydım o kadar emek emek ayarlama yaptık
hem sevmiştim ben böyle durmayı diyecektim ama 
"tamam bitti" diye çok kararlı söyleyince ses çıkaramadım tabii. =)

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

4 Nisan 2013 Perşembe

En kendinle...

-Canın yanıyor mu? Dedi.
-Yanıyor hem de nasıl...
Konuşsam sınırı yok, sussam imkanı yok...
Alfred bu da mı benimle ilgili değil?
-Senin kendinle ilgili hem de en kendinle...
Ben bunları neden bilemiyorum peki?
-Bilmediğini kim söyledi bilmediği soruyu sorabilir mi hiç insan?

Alfred' in Hikayesi...

Alıntıdır. 

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

YouTube Mix'i (oynatma listesi)




Parçalandım
Ve her bir parçam ayrı yere bıraktım

Birini açık denizlerin en derin yerine attım
Kürek çektim, uzaklaştım, dönüp arkama bakmadım bile

Birini yüksek dağların zirvesine çıkardım
Hiç kimse kurtarmasın, kurda kuşa yem olsun diye

Birini hiç unutmadığım o küçük şehirde bıraktım
Dönemedim, kim bilir, belki dönsem de bulamazdım

Önce savruldum yok oldum
Sonra dinlendim duruldum
Ve her giden parçam yerine
Yenisini doğurdum

Daha güçlü, daha sakin
Daha mutlu, daha suskun
Daha olgun, daha kırgın
Daha yalnız, daha yorgun

Birini tanıdık bir vişne ağacının dibine ektim
Soramadım filizlendi mi, sürgün verdi mi

Birini çok sevdiğim bir dostta unuttum
istedim, geri vermedi, meğer benden pek haz etmezmiş

Birini büyük bir aşk uğruna ateşlere attım
Bilerek, isteyerek, ama asla pişman olmadım 

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

Bazen işte olur öyle...

-Niye kaybediyorum? Hep hep hep ben kaybediyorum
Söyle Alfred ben çok mu kötü biriyim?
-Yanlış düşünüyorsun bütün kaybedenler çok mu kötüler?
-Öyleyse suçum ne?
-Bir suçun  da yok böyle şeyler düşünüp durma...
Bazen işte olur öyle...

-Bazen işte olur öyle mi???
Alfred' in Hikayesi

Alıntı.

Nazan BEKİROĞLU' ndan

GÜLLER VE DİKENLER
Bu yazı Anneler Günü’ nde annelere en büyük haksızlığın, içlerinden birini yılın annesi filan seçerek yapılacağını düşünen biri tarafından kaleme alınmaktadır. Çünkü o, annelik duygusunun ölçülemeyeceğine inanmakta, bu yüzden aralarında söz konusu edilebilecek bir seçimi (dolayısıyla yarışı), simgesel anlamda da olsa, abes bulmaktadır. Yine o, anneleri bireyselliklerinden soyutlayarak tek ve mutlak bir bütün olarak görmekte, her anneyi bütün annelerden yapılma bir şey olarak değerlendirmektedir. Tıpkı annelerin her çocuğu bütün çocuklardan yapılma bir şey olarak gördüğü gibi.
Üstelik anneliğin yollarının güllük gülistanlık olmadığını da iyi bilmekte ve bu bilgisi her geçen gün biraz daha artmaktadır. Yine bütün anneler gibi. Ama yine de bu yazı bir yerinde böyle bir geçiş ifadesi ile (ama yine de), kaçınılmaz bir masala dönüşmektedir. Anneyle çocuğun masalına:
Hiç eskimez bu masal. Bir gece herkesler uykudayken bir tebessümüyle ilk ödülünü verir bebek anneye. “Bana gülümsedi. Bana gülümsedi.” Bu kadar kolay kanar anne. Ve bütün anneleri ortak olarak kuşatan duygu, bu gönüllü kendini veriştir: İlk dişi. İlk kelimesi. İlk çizgileri. İlk resmi. İlk okulu. İlk acısı. İlk acıtması. Sınırsızdır annelerin ülkesi. Öyle bedelsiz fethedilmekte, öyle kolay kendisini vermektedir ki. Üstelik bir kez yıkılınca, bir daha yapılmama riski hiç yoktur. Ve kuşkusuz bir kez yitirilip de bir daha bulununca kendisi olabilen tek şeydir anne yüreği. Dönen çocuk aynı değilse de bekleyen anne hep aynı kalmaktadır.
Çünkü şefkat her duygudan yukarıdadır.
Çünkü çektiği türlü suret acıların bahşişidir. Çocuk anneye, bağıştır. Bu türlü suret acıların sebebi o olsa da.
Ve, anne, yavrusunu hep kucağına ilk verildiği günkü bebek olarak hatırlamaktadır. Hayatı bu an ile ikiye ayrılmaktadır. Senden önce ve senden sonra.
Çünkü her doğum, ruhun ezelî ve ebedî hakikatle yüz yüze gelip gerisin geri dönmesidir. Açılan bir pencereden ötelere bakmaktır kısacık bir an. Göz kırpımı bir mesafeden. Ruhun bu dünyadaki bezm-i elestidir doğum her kadına.
Bu yüzden kadını üstün kılan tecrübe, biyolojik anlamda bir canlı üretmiş olmasından çok önce, daha yaşarken ezel ve ebedle yüz yüze gelmiş olmasından kaynaklanır. Bunu her kadın ifade edemese de hisseder.
Anneler anlar.
Kucağı bebek biçiminde yaratıldığı için midir, içinin her bebeğe böyle akması? Ve minicik bir bebeğin minicik bir kadını böyle güçlü kılması?
Başka türlü nasıl izah olunabilir ki küçücük bir kadının, bir yangının ortasına savunmasız yürümesine yetecek kuvveti aniden ve izahsız kendinde bulabilmesi?
Ağırlığının kat be kat fazlası yükün altına hesap yapmaksızın girebilmesi? Taşırsam taşırım, taşıyamazsam altında ezilmeye hazırım.
Emanetine iyi baksın diye şefkatle donatılan ona, bunca dayanma gücü göklerin ve yerlerin, alemlerin ve oluşun yaratıcısından vasıtasız gelmekte değil midir? Seninle benim sebebim aynı. Bu yüzden anneler çocuğunun çizdiği ilk resimlerde en fazla, sol tarafa yerleştirilmiş (görünmeyebilir de) kalbi görmektedir.
Bu sevginin bedeli daha bidayette, kan, ter, gözyaşı ve çığlıkla ödendiğinden midir annenin böylesine sabır taşı olması?
Sabır taşı çatlasa da annelerin susması.
Ve, sonraları o kadar çok vereceğinden midir başlangıçtaki bu kadarcık istemeleri? Yeşil erik, kiraz ağacı. Kekik kokusu, akasya dalı.
Adem kadar masum. Havva’ nın bağışlanışı kadar inandırıcı.
Öyleyse doğrudur annelerin hakkının ödenmediği. Ama her anne bilmektedir ki kendi annesinin uykusuz kaldığı gecelerin hakkını, kendi çocuklarına uykusuz kaldığı gecelerde ödemektedir. Ve her anne, bebeğini hıçkırıklarını ninni yaparak uyuttuğu gecelerde, bir başka kadının hıçkırıklarını kendine ninni edinerek uyuduğu geceleri düşünmektedir.
Bütün annelerle. Dolayısıyla siz kendi annenizle. Ve ben kendi annemle. Yaşanmışlar kadar yaşanma ihtimali içerenleri de kendimize dert ettiğimiz için mi, ağır bir saatin tik taklarının boşluğa döküldüğü gecelerde, böylesine benziyor gözlerimizdeki korku birbirine?
Böyle olduğundandır herhalde gecenin saat sıfır üçlerine, bebeğin o denli yakışan naz kıpırdanışlarında sıcacık yatağımızdan aniden; ama aniden kopuvermemiz. Ya da uykuyu hiç bilmeden sabahı bulduğumuz yerde. Ateşi aniden düşüveren çocukla bir kez daha doğduğumuzdan mıdır yüzümüzde beliriveren aydınlanma.
Ah anlatamam.
Güllük gülistanlık bir yol hiç değildir annelerin yolu. Ama güldür anneye çocuğu. Dikenleri yüzünü ve ellerim yırtsa da. Gülüm benim diye sever yavrusunu.
Ve hangi anne dikenlerinden ürkerek gülden geri döner ki?
Mor Mürekkep, İyiadam Yayıncılık, Aralık 1999, İstanbul, s.219 – 221

Gönül...

Gönül ile aklı koydum kafese...
Biri "ümit" diyor, biri "kes"...
Çırpındıkça kaldım nefes nefese,
Biri "dayan" diyor, biri "pes"...
Yüreğim döndükçe döndüm ak kora,
Sabrım demir aldı, yelkenler fora!...
Gitmek istiyorum çok uzaklara,
Biri "aman" diyor, biri "es"...

(Alıntı.)

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

Aydınlanma...


Ahahahaahhaa... Aydınlanamamış...

Kubat - İyi Olacaksın (2013) Full Albüm (oynatma listesi)



Yol kenarındaki yağmur mazgallarını

Kumbara sanır harçlığımı atardım
Bu yüzden en çok bu yüzden en çok
Bu yüzden en çok denizden alacaklıyım
Yol kenarındaki yağmur mazgallarını 


Kumbara sanır harçlığımı atardım
Bu yüzden en çok bu yüzden en çok
Bu yüzden en çok denizden alacaklıyım
Yol kenarındaki yağmur mazgallarını
Kumbara sanır harçlığımı atardım
Bu yüzden en çok bu yüzden en çok
Bu yüzden en çok denizden alacaklıyım
Söz: Sunay Akın
Müzik: Zülfü Livaneli

Funda Özkalyoncuoğlu... Alem FM.

http://www.alemfm.com/canliradyo.aspx
Bugün KUBAT Günü...

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

YouTube Mix'i (oynatma listesi)

3 Nisan 2013 Çarşamba

Birhan KESKİN' den...

"Ben zaten o ilk acıyla ölmediğimde çok gücenmiştim hayata."

Marie Curie...

http://vimeo.com/45503983
Deniz Ülke Arıboğan

Tarihin efsanevi kişilikleri, bir döneme damga vuran hayat hikayeleriyle Kentler ve Gölgeler’de yeniden ele alınıyor.
Her bölümünde ünlü isimler ve birlikte anıldıkları kentlere mercek tutan programın bu haftaki bölümü, Avrupa’nın en eski kentlerinden biri olan Varşova’ya uzanıyor.
Bilim tarihine bir kilometre taşı olarak geçen dünyanın en ünlü Polonyalı kadını Marie Curie, Varşova sokaklarında yapılan çekimlerle yeniden hayat buluyor.
Dünyada iki Nobel Ödüllü tek kadın olan Marie Curie’nin sıra dışı yaşam öyküsü;  uluslararası ilişkilerdeki çok yönlü çalışmalarıyla tanınan akademisyen Deniz Ülke Arıboğan’ın sunumuyla Kentler ve Gölgeler’de.

Nasip İYEM... Ressam...Heykeltraş...



Nasip İYEM

http://www.youtube.com/watch?v=9kM-gDf2ETQ


Bazen...

Bazen insan "Ben İyiyim"
Dediğinde 
Gözlerinin içine bakıp:
"İyi Değilsin Biliyorum"
Diyecek birine çok ihtiyaç duyar...

çalma listesi (oynatma listesi)

Hindistan'da trenle seyahat foto galerisi 2 - 03 Nisan 2013 Çarşamba

Hindistan'da trenle seyahat foto galerisi 2 - 03 Nisan 2013 Çarşamba

Konuş konuş... Yaz yaz...

Adaletin bu mu dünya? Konuşanlar susturulsun...Konuşanlar akil olsun...Nece ve nice konuşmak önemli galiba bu akil konusunda...

Kırılacaklar Listesi...

Akil adam listesi...

Peki kırılacak listesi 
Beynimden İnciler:
Başkalarının listesinde hep ilk sırada yer alan Betül Kırılacak maddesi...
Bu ilk madde hiç değişmeyecek galiba.
Tabii Betül'ü kırmak kolay, Betül'ü üzmek de kolay...
Peki ben naapiyim?
İnsan sinirlenince, üzülünce naapar?
Gidip bütün tabak bardak ne varsa kırsam?
Hıııııııııım yine ben topluycam.
Naapsam naapsam?
............................?????????
Bilemedim.
En iyisi Rabbime Havale edeyim...
:/
En zor anlarda okunacak yazıların başında geliyor...
Dayan be gönlüm!
Biçare değilsin Yaradan sana yar. 
Kimsesiz değilsin, 
Yanında Kimsesizler Kimsesi var. 
Biliyorum, 
Sığmazsın hiç bir yere bu sevdayla. 
Dünya sana dar. 
Ama dayan gönlüm! 
Dayan ki Her gecenin mutlaka bir sabahı var.

Mevlana Celaleddini-i Rumi

İşte Tatlıses'in doğduğu o mağara foto galerisi 1 - 02 Nisan 2013 Salı

İşte Tatlıses'in doğduğu o mağara foto galerisi 1 - 02 Nisan 2013 Salı

Vayyy canına... 
Şu güzelliğe bakın!!!
Mağara o zaman da böyle olsaydı...
Burada doğmayı kim istemezdi ki?
Çok güzeeeellll...

1 Nisan 2013 Pazartesi

Yağmur...




Islık çalan bir fırtına rüzgar,
Şiddetli yağmur olabildiğince fazla,
Hepsi bir yana da ışık ışık çakan gök gürültüsü olmasa olmaz mı? 
Bu kadar korkutmasa? O ışıklar yeri aydınlattıkça ürkütmese?

Bir Deve Varmııııışşşş....

-Eeee baba?
-İşte kızım bi deve varmıııış. 
-Eeee baba?
-Bir de onun annesi varmıııış...
-Eeee baba işte ikisi bir arada yürürken
-Lönk lönk lönk lönk lönk diye ses çıkarmışlar.
-Eeee baba?
-E daha hep yürümüşler lönk lönk lönk lönk lönk...
Hiç bitmeyen bir lönk lönk lönk...
-Şırraaak!!!! Babanın yüzüne 4 yaşındaki kızı tarafından atılan bir tokat neticesi sona eren bir masal...
Ve babanın kahkahası. 
-Kandıramadım mı kızım seni?
-I-ıh baba kandıramadın. 
Beynimden İnciler:
Hala daha aklıma geldikçe üzüldüğüm, üzülürken güldüğüm, gülerken özlediğim çocukluğuma ait bir anı işte.
Betül uyumamııııış hiç masalla falan da uyumamış...

Dalga...










Jose Feliciano - Rain (oynatma listesi)

Birhan KESKİN' den...

Yaşamak istiyorum
Yaşamayı bu soğumuş cehennemde
Ölü bir dost gibi içim titreyerek düşünmek değil sade,
Yaşamayı yaşamak istiyorum.

Birhan KESKİN' den

"Bir başıma yaşadığım bir yüksekliğin en ucundayım;
inemiyorum.
yaşayamıyorum,
ölemiyorum."

Yaprak...

Yaprak döker bir yanımız... (Yaprak döken yanı boş verdim.)
Bir yanımız bahar bahçe...  (YGS ye sevindim... :))))))))))))...)

Yazdıııımmm... Yazdım...


Kelimeler çok çok geliyor aklıma yazmak yazmak bir çırpıda her şeyi yazmak... 
Konuşma değil yazı gevezeliği yapmak. :)))
................................................................

Ben senin sol elini yerimmmm.... :)))))))))))))))))))))))

Ahahahaaaaaaaaaa yaşasın  YGS açıklandı.

Ohhh çok şükür.




Durup dururken niye keyif kaçar?..... :((((((((((((((((

Dün hava çok güzeldi. Malum.
Bir alış veriş merkezinin önünde çay keyfi yaparken gördüğüm bir manzara bütün keyfimi kaçırdı.
Alış verişten çıkan bir aile arabalarına doğru giderken baba bir anda kızına bir tokat attı kızın saçlarına dolamış elini dövmeye başladı. Ama herkes bir anda ne olduğunu şaşırdı.
Anne araya girdi. Kızıyla adamı ayırdı. Bir anda koştum ama yetişemedim binmişlerdi arabalarına.
Yetişebilseydim naapıcaktım bilmiyorum ama hiç değilse kızın saçlarını kurtarırdım. 
Neden neden neden kaba kuvvet çözüm mü?
Neden o kızcağız dayak yesin?
Hiç hiç kimse dayağı haketmez ki.
Hiç kimse...
Allah böyle babaların cezasını versin.
Babacığıııımmmm ah benim canım babammm.


Ali yürüyor koşşş... :)))))))))))

Bir soru?
Ali'nin yürümesiyle bulaşık makinesi arasında nasıl bir bağ kurulabilir?

-Koş koş koş Ali yürüyor!.
-Ayyy ilk adımlarını göremedim kaçırdım. Bulaşık yıkıyorduuuuum. 

(E babası kameraya çekseydi ya)
-Hemen bir Bosch bulaşık makinesi al o zaman hayatındaki ilkleri kaçırmazsın.

Bu reklamlar nasıl üretiliyor anlamıyorum. Konu sıkıntısı mı çekiyorlar? Hiç mi yaratıcılık olmayacak bu raklamlarda?

Sanki sadece bulaşık yıkıyor.
Hayır cam silebilirdin, arabanı yıkayabilirdin...
Temizlik yapıyor olabilirdin...

:))))))))))))))))))))))))))))))))))
Komik bizim şu reklamcılar... Onları yayınlayanlar daha da komik...

Şımarıksın evet...

-Şu dolabını topla gerisini ben yapayım odana yaklaşmak bile istemiyorum motivasyonumu  bozuyosun.
-Yaaa annneeeee ben biraz sonra çıkıcaaaammm.
-Of ne aksisin sen böyle.
-Sadece şımarık olabilirim birasssss.
-Offf gerçekten şımarıksın...

......)))))))
Annem toparlayıp gitmişsin bebeğim seni çok seviyorum kuzucum.

.....  :.)

Saatler...

Yine alındı bu saatler tam uyum sağlamış yaşayıp giderken nedir bu? 
Niye alınıp duruyor bu saatler?...