13 Şubat 2015 Cuma

Ve Ben...


Kös kös uykuya gider...
İyi geceler heppimizeee..

Zeki Müren-Radyo Kayıtları-Ne Yeşili Ne Siyahı (Uşşak)


Ne yeşili ne siyahı
Gözümde hep gözleri var
Seviyorum diye beni
Aldattınız yalan yıllar


Zaman olur kuş gibiyim
Bir gün hazan bir gün bahar
Aşkı sizden öğrenmiştim
Sevmediniz yalan yıllar


Oysa ben hep onu sevdim
Bazen gülse bazen ağlar
Peteğime bal istedim
Vermediniz yalan yıllar

İranlı Şarkıcı Bijan Bijani'den bir Farsça şarkı: Banu

Çok Şeker...


Bazı insanlar hayatımızın şekeridir.
Bulunduğu ortama tat verir.
Sevgili arkadaşım bugün bize geldi...
Hoşgeldi.
Sayesinde tatlı vakitler geçirdik iyi ki geldi...
:)
Teşekkürler...

Günaydınlar...


Olağanüstü bir hayal gücü...
Sanatla birleşince ortaya çıkan bir güzellik.
Gülümseyin.

Uyumak Lazım Artık...


İyi geceler hepimizeee...

12 Şubat 2015 Perşembe

Allahım...

Yaaaa sabır...
Noolur Allahım bana sabır ver.
...............................................................................................................................................................

Akreeeeppp...




Evinizi veya ailenizi ilgilendiren sorumluluklarınızı ihmal etmemelisiniz. 

Yaptıklarınız veya sunduklarınız bazı kişilerin hakkınızdaki düşüncelerini değiştirebilir. Ne yaptığınız veya neden yaptığınız konusunda açık olmanızda fayda var. Planlardaki değişiklikler daha keyifli işlere yer açabilir. Sevgi temalı ilişkilerin gelişeceği bir gün...



Ayıp Akrep ayıp neyi ihmal etmişim ki şimdiye kadar?
Çok kızdım sana.
:/
:)

Günaydınlar...


Bugün günlerden Perşembe...
Sabahın bu saatinde yeniden bloguma gelmek, 
güzel şeyler yazabilmek ne mutlu ki yine nasip oldu. 
:)
Kalbin de kalbi vardır bilir misiniz?
İçinde sevgiyi umudu taşıyan kalbin de bir kalbi.
Dıştaki sırdır...
İçteki sırrın sırrı...
Biraz karışık mı oldu? 
Açıklayayım...
Her ne kadar hiç bir şeyi saklamadan ortaya koyuyor bu kalp desek de,
onun da açamadığı, açıklayamadığı, duvarını aşamadığı kimseyle paylaşamadığı sırlar var.
Bu sırlar sayesinde belki de yaşadığı huzur.
İşte bu sır ölünceye kadar insanın içinde olacak.
Aldığımız her nefesle birlikte o sır en ince ayrıntısına kadar hep yaşayacak...
:)
***
Güzel bir gün olsun hepimiz için.
Çalışanlara müjde yarın Cuma
:)
***
Bu arada blog müziğimizi değiştirdim.
Yine eşsiz eserler yayında...
Ara ara değişiklik güzel oluyor çünkü.
Sıkılırsanız, sevemezseniz değiştirin ya da kapatın.

***


Mesel Grubundan dinleyelim...
Enfes bir müzik...
Aman avcı vurma beni...
Hadi bir çay alın elinize...
Şu aralar soğukta sıcacık bi çay iyi geliyor...

Artık Uyku Vakti...


Geeeldiiii...
İyi geceler hepimizeee...

Ömer Hayyam...

Sefa Sür

Geçmiş günü beyhude yere yâd etme,
Bir gelmemiş an için de feryat etme
Geçmiş gelecek masal bunlar hep
Eğlenmene bak ömrünü berbat etme.

Niceleri geldi, neler istediler,
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.
Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek,
Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek,
Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün...
Zira senin üstünde de otlar bitecek
 
Ömer Hayyam...

11 Şubat 2015 Çarşamba

Mesel - Getme Getme

Zuhal Olcay - Pencereler Önünde

Milletin İşi Yok...


Şuna bakın...
Hayır altın kaplama falan duyduk da 
72000 parça Swarovski  yi duymamıştık.

Can Dündar...

Bir kadın güçlüdür aslında.Hatta erkeklerden çok daha güçlüdür. Ama ister ki, erkeğin gücü kendisine huzur versin. 

Can Dündar...

Sabahattin Ali | Hanende Melek

Funda Arar - Aşkın Bana Değdi Değeli [Orijinal Video Klip]

İnanamıyorum...

Ajdar Eurovizyon yarışmasına gitsin diyor insanlar...
Bu adamın özgüveni beni yakıyor, yıkıyor...
Yuh dedirtiyor.
Ay bir de beni kıskanıyorlar diyor...
Offf...

Kayahan -- Seni Çok Özledim Gece Gözlüm..

Kayahan - Adresim Aynı


Kayahan...
O güzel şarkısıyla...

Günaydıııınnn...


Bomboş hiç bir şey yazılmamış bir defter...
"Bana bu kalbin kadar temiz sayfayı ayırdığın için teşekkür ederim..." 
Diye başlayan cümleler geldi aklıma.
Hatıra defterlerimiz vardı.
Özellikle okulun son haftası ortaya çıkarır, tatile girmeden bütün arkadaşlarımıza yazması için verirdik. Kendi  el yazımızla biraz acemi, biraz komik, biraz tekerlemeli yazardık hepimiz birbirimize... 
Kimimizin defteri asma kilitliydi, kiminde süslemeler vardı...
Kilitli olanda sanki çok gizli şeyler varmış gibi anahtarı ayrı tutulur saklanırdı.
O kadar masum, o kadar temiz, o kadar düzgün tutulurdu ki o defter her sayfası dolduktan sonra da kimseye gösterilmez yıllar sonra bile dudaklara yerleşen bir gülümseme ile okunurdu...
"Sepet sepet yumurta, sakın beni unutma..." 
Sözleriyle noktalanırdı cümleler.
:)
Genellikle böyleydi...
Oysa unutulurdu, 
Herşey olacağı yere varır kim hangi okula gidecekse gider, 
Herkes yolunu kendine göre çizerdi...
Kimimiz o defterlerdeki hayallerimizi gerçekleştirebildik.
Kimimizse hiç düşünmediğimiz tam tersi bir hayatla başbaşa kaldık.

***

Günaydınlar efenimmm...
Kar yağarken yudumladığımız sıcak çay kadar lezzetli, güzel bir gün olsun...
Sevgi, saygı ve muhabbetle...


Ve Sıla söylüyor...
"Kenar Süsü..."
Dinleyelim...
:)

Bunu Yapmayacaktın Betül...


Akşam üzeri kim dedi sana da uyudun?
Bak şimdi çıra gibi o gözler.
Zerre uykun yok. 
Öfff...
Neyse iyi geceler herkese...

Özdemir Asaf...

Aşk; İki kişinin sokak kavgasına benzer; Çünkü ayıran hep bir yabancıdır. 

Özdemir Asaf...

Yeni Türkü - Dönmek

10 Şubat 2015 Salı

Gülay-TAkvimlerden Haberin yok mu?

Nazan Bekiroğlu...

Yusuf kuyuda da mutluydu,Züleyha'nın yanında da..
Şimdilerde ne Züleyhalar yetiyor Aşka,
ne de kuyudakilerin yüreği sabra...

Nazan Bekiroğlu (Yusuf ile Züleyha)

Kar Yeniden...


Yağıyor nasıl bir yığma, nasıl bir tipi fena...



Aşk Yeniden izlerken aklıma geldi...
Yeni Türkü de söylemişti 
"Aşk yeniden"

Aşk yeniden 
Akdenizin tuzu gibi 
Aşk yeniden 
Rüzgarlı bir akşam vakti 
Aşk yeniden 
Karanlıkta bir gül açarken 

Aşk yeniden 
Ürperen sahiller gibi 
Aşk yeniden 
Kumsalların deliliği 
Aşk yeniden 
Bir masal gibi gülümserken 

Gözlerim doluyor 
Aşkımın şiddetinden 
Ağlamak istiyorum 
Yıldızlar tutuşurken 
Gecelerin şehvetinden 
Kendimden taşıyorum 

Aşk yeniden 
Akdenizin tuzu gibi 
Aşk yeniden 
Rüzgarlı bir akşam vakti 
Aşk yeniden 
Karanlıkta bir gül açarken 

Aşk yeniden 
Bitti artık bu son derken 
Aşk yeniden 
Aynı sularda yüzerken 
Aşk yeniden 
Rüya gibi bir yaz geçerken 

Gözlerim doluyor 
Aşkımın şiddetinden 
Ağlamak istiyorum 
Yıldızlar tutuşurken 
Gecelerin şehvetinden 
Kendimden taşıyorum 

Aşk yeniden 
Unutulmuş yemin gibi 
Aşk yeniden 
Hem tanıdık hem yepyeni 
Aşk yeniden 
Kendini yarattı kendinden

Bugün Kurs Günü...


Haydi bana güle güle...

Günaydınlar...


Sıcacık çay tadında sabahlarımız olsun.
Herşey buz kestiğinde düşünmeyin hemen bir çay demleyin.
Taptaze, lezzetli kokusu nefis...
Yüreğiniz buz kestiğinde, elleriniz üşüdüğünde içinizi ısıtacak bir bardak çay.
Sevgi dolu gülümseme gibi, 
Mutluluk gözyaşları gibi...

***

Eveeeet...
Günaydın güzel günler hepimizin olsun.
Sabah sabah bir bardak çay için neler düşünmüşüm böyle...
:)))
Her şey gönlümüzce olsun.


Ve Cem Yılmaz...
Suzan Kardeş' le birlikte söylüyor...
"Ah bu gönül şarkıları"
Bir bardak sıcak çay eşlik ederken bu güzel şarkıyı dinleyelim...

9 Şubat 2015 Pazartesi

Uykuuuu...


Geldi geldi işte.
İyi geceler hepimizeeee...

Zihni Sinir Proceleri...


İnanmak...


Olmaz Olamaz ki...


Şevval Sam - Duydum Ki Unutmuşsun (Official Video)

Ahmet Murat Karaduman...

Ne kadar uzak kalmalıyım, dedi?
Ne kadar yakın olmak istiyorsun dedim...?
En yakınında olmak istiyorum, dedi...
En uzağına düşecek gücün var mı, dedim?
Çığlıklarımı nasıl da duymaz, dedi?
Elbette duyar, susmanı bekliyor dedim...
Sustu... Sustummm...


Ahmet Murat Karaduman...

Aaaanneee... :))))

-Vah vah bu günü mü buldun şu çocuuuun (Gürgen' in) tüylerini kestirecek? Dondu çocuk!...
-Ya anneeee havanın bu kadar soğuyacağını bilsem kestirir miydim hiç?... Yeleğini de giydiremedim zaten ööffff...

...
:)

Günaydınlar...


Küçük bir paket hediyeydi... 
Bir gülüş, bir tatlı söz...
Değeri sonsuz olan...

***

Yeni bir haftaya, yeni bir sabaha uyandık hepimiz için mutlu, güzel bir hafta olsun.
:)


En hayran olduğum sanatçı Haluk Bilginer...
Bu şarkıyı harika söylemiş dinleyelim...

Haydi...


İyi geceler herkese uyku fena geldin sen...

Hakan Aysev -Sarhoş

8 Şubat 2015 Pazar

Nilüfer - Kar Taneleri (1984)


Ankara kar içinde...
Okullar yarın tatil olur mu ki?
:))))

Akreppp...


Bakış açınızı anlamayan kişilere bazı şeyleri açıklamak zorunda kalabilirsiniz. 
Bu esnada, bu tür açıklamalar yapmayı daha fazla sürdüremeyeceğinizi anlayıp, bundan sonra sadece, kendi tarzınızda kişilerle beraber hareket etmeniz gerektiğini fark edeceksiniz. 



Aman hayır yaaa hiç bir şeyi kimseye açıklamak gerekmez akrep naapıyorsun sen?...

Özlem Deliduman Tosun...

Şu yüreğime ektiğim değersiz sözcükleri gözyaşlarımla sulanıp boy vermeden,
alsın birisi gönül bahçemden..!!
Yerine yenisini eksin çok geçmeden,
söz veriyorum ağlayacağım yine,
bu defa sevinçten..!
Özlem Deliduman Tosun...

Vicdan...

Merhabalar...


Bu sabah da acı bir haber aldık.
Müzeyyen Senar vefat etmiş.
O sert davudi sesi özleyeceğiz.


"Gamzedeyim deva bulmam" diyor...
Ne güzel söylemiş dinleyelimmm...

Uykuuuu...


Fena gelmişsin iyi geceler hepimizeeee...

Erkin Koray - Seni Her Gördüğümde

Frida Kahlo...



Senden niye vaz geçtim Diego!
Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hala söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.
Bencil olduğun için vazgeçtim.
Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi.
Ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
Bu yüzden ben de senden vazgeçtim. 

Frida Kahlo

***

Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon (6 Temmuz 1907 - 13 Temmuz 1954), Meksikalı ressam.
Bir yirminci yüzyıl popüler kültür ikonu haline gelen ressam, resimlerinin yanı sıra inişli çıkışlı özel yaşamı ve politik görüşleri ile tanınır. Sanatı, sürrealist olarak tanımlanmışsa da kendisi bu tanımı reddetmiştir.

Frida Kahlo’nun 143 resmi vardır; 55 tanesi oto-portredir.
 Yaşamının büyük bir bölümünü yatakta başının üstünde duran, “gündüzlerinin ve gecelerinin celladı” olarak tanımladığı bir aynaya bakarak geçirdiği için sürekli oto-portre çizmiştir. Resimlerindeki ustalık, Pablo Picasso’ ya bile "Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz" dedirtmiştir.
Sürekli evcil hayvan besleyen Frida’nın beslediği hayvanlarla ilgili iki portresi vardır: 1941'de yaptığı "Ben ve Papağanlarım" ile 1943'te yaptığı "Maymunlarla Otoportre".
Frida’nın resimleri sürrealist' olarak değerlendirilse de o surrealizmi reddetti. Resimleri aslında acı ve kesin gerçekliği yansıtıyordu. Frida’nın resimlerinde Meksika kültürü ve devrimci ulusal kimlik tuvale aktarılmıştı.
Kahlo, 1938’de New York’ta sürrealist resmin öncü isimlerinden dostu Andre Breton’ un da desteğiyle bir sergi açtı ve bu sergi ona uluslararası ün getirdi. 4 tablosunu ünlü aktörEdward G. Robinson’ a satarak ilk büyük satışını gerçekleştirdi, resimlerinin yarısı satıldı. Bu başarı üstüne 1939’da Paris’ te bir sergi açtı. Paris sergisinde fazla resmi satılmasa da eserleri büyük ilgi topladı; Picasso ve Kandinsky gibi sanatçıların övgüsünü kazandı; Louvre Müzesi, sanatçının Çerçeve' adlı tablosunu satın aldı. Sanatçı, ülkesindeki ilk kişisel sergisini 1953’te Meksika’daki galerisinde açtı. Doktoru, yatağından çıkmasını yasaklayınca serginin açılışına karyolasında taşınarak götürülmüştü.

Erkin Koray - Sevince

7 Şubat 2015 Cumartesi

Hah Başladı Yine...

Sevgililer günü pırlantaları bu yıl pırlantacılar kendilerini aşmış Mercedes veriyorlar...

Mouse...

Bozulmak üzere öfff...

Mariah Carey - My All

İyice Güzel Oldu...


Bu dizi...

Bugün...


Kendimi atom karınca gibi hissediyorummm...
Tencere tencere yemek hazırladım.
Öğleden sonra başlayıp akşama kadar hiç oturmadan çalışmak...
:)))
Bu aralar özellikle hastalığım geçtiğinden beri çook çabuk yorulup enerjisiz hissediyordum kendimi.
Tencere tencere yemek pişirmek iyi geldi.

Özlem Deliduman Tosun...

Yalnız kalmak;
Kendine vereceğin en güzel hediyelerden biridir.
Kendini sevmektir.
Yalnız kaldığında kendinle sohbet etme, kendini tanıma, anlama fırsatı bulursun ..
Yeteneğini, kendinde bilmediğin yönlerini, nelere tepki verdiğini, niçin olaylara o şekilde baktığını kendine sorup konuşacağın yer ancak 'yalnızlığının merkezidir'.
Yemek yemek, uyumak kadar gerekli bir gerçeğindir...
İnsanın en büyük sıkıntısı, tek başına bir odada kalamamaktan kaynaklanır. 
Aslında insan farkında değildir en çok kendiyle baş başa olmayı istediğinin ki zaten bu acı gerçekle yüzleşmek de zordur.
Kendinle tanışmaktan korkma belkide tanıdığın kişiyi çok seveceksin..
Kısaca yalnız geldik yalnız öleceğiz, bu gerçeği anlayınca yalnızlığı seveceğiz.
Yalnız kalıp,kimsesiz olmak başka, tek başınalık ve yalnız kalma isteği başkadır...

Özlem Deliduman Tosun...


Ben kendimi seviyorum.
:)

6 Şubat 2015 Cuma

Bazen...


Çizgi dışına çıkanlar olur elbette ama sen çizginden vazgeçme.
Yolunu başkalarının çizmesine izin verme...

Sila - Yoruldum


......................

Herkes eşittir, ama göreceksin bazıları daha eşittir hayatta!...


"Herkes eşittir, ama göreceksin bazıları daha eşittir hayatta!..."

Hoşgeldin bebek!
Başındasın her şeyin.
Bebeksin işte!
Dünyanın bütün bebekleri aynı şekilde doyar,
Tadını çıkar...
Belki Muhammed olur adın,
Belki Musa,
Belki İsa...
Boyun 2 metre olabilir.
Belki de esmer olursun,
Belki kısa...
O zaman bebek demez kimse sana.
Başını aç derler ya da kapa!
Sen çalış!
Sen doğur!
Sen savaş!
Sen sus!
İstedikleri gibi olmazsan öldürebilirler seni!
Töreler daha değerliymiş gibi hayattan...
Herkes eşittir!
Ama göreceksin,
Bazıları daha eşittir hayatta!
Şaşırma!
Burası tuhaf bir dünya...
Gülümse yine de...
Büyüdüğünde eşit yaşaman için çalışan insanlar var burada.
Gülümse bebek!
Gün gelecek, herkes sana sadece
"İNSAN " diyecek...

...

İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 60. yılında hazırlamış olduğu videoda 
geçen sözler...

Sezen Aksu - Gidemem...


Bazen daha fazladır her şey... Bir eşikten atlar insan... Yüzüne bakmak istemez yaşamın, o kadar azalmıştır anlam... O zaman hemen git radyoyu aç, bi şarkı tut.. Ya da bir kitap oku mutlaka iyi geliyor... Ya da balkona çık bağır bağırabildiğin kadar, zehir dışarı akmadan yürek yıkanmıyor... Ama fazla da üzülme, hayat bitiyor bir gün; ayrılıktan kaçılmıyor... Hem çok zor, hem de çok kısa bir macera ömür; ömür imtihanla geçiyor... Ben bu yüzden hiç kimseden gidemem; gitmem... Unutamam acı tatlı ne varsa hazinemdir... Acının insana kattığı değeri bilirim,küsemem; acıdan geçmeyen şarkılar biraz eksiktir...



Sabahımın Enfes Kokusu...


Ohhh missss...

Günaydın...


Ah bu fotoğrafa bayıldım.
:)
Sevgi, sağlık, mutluluk dolu güzel bir Cuma olsun hepimize.


Ne zamandır müzik dinlemediğimi farkettim.
İlk aklıma gelen bu şarkıydı.
"Yıldızların altındaki haşmet ne güzel şey..."
Hadi dinleyelim...

Sabahattin Ali...

“Ben hayatımda o kadar ağır laflar dinlemeye mecbur oldum, bunlara o kadar sessizce tahammül ettim ki sevdiğim, uğruna hayatımı bile verebileceğim bir insanın bana en ufak bir sitemi beni bugün fevkalade yaralıyor.
Açık bir yaraya bir fiske vuruluyormuş gibi oluyor.”
Sabahattin Ali...

Bu Aralar...

-Neşesizim biraz Alfred.
Dilimin ucundaki sözleri tam olarak söyleyemiyorum.
İçimi bir bardağa su doldurur gibi aktarmak istiyor ama bir türlü yapamıyorum.
Canım yanıyor, kalbimin üzerindeki ağır taş sanki beni gün be gün öldürüyor.
Söyle Alfred lütfen cevap ver bütün bunlara mantıklı bir cevabın var mı?
-Yeterince konuşmak ve yeri gelince susmak en iyisi efendim...
Hem susmak da çok şey anlatır bazen.
Gereksiz polemiklerden korur.

Alfred' in Hikayesi...


5 Şubat 2015 Perşembe

4 Şubat 2015 Çarşamba

Aslında...

Oldukça şişmandı, beyaz yaşmağını çenesinin altından tutturmuş, en bolundan ayaklarına kadar uzun açık renk bir elbise giymişti.
Uzun yaz ramazanı gecesinde balkondan
-Höff aman kızım bu ne sıcak?
Diye girerkenki hali bugün hep gözümün önündeydi.
Ne zamandır görememiştim ama telefonla görüşüyorduk ara ara sesi hala kulaklarımda.
Üç gündür şu veya bu bahanelerle onu anıyordum.
Sebebini bilmiyordum ama onu anarken.
Meğer bugün o kara haberi alacakmışım.
Allah rahmet eylesin.

Üzüldüm...


Bir güvercinimizi uçurduk...
Bir aile büyüğümüzü kaybettik bugün.
Allah rahmet eylesin.
Nur içinde yatsın inşallah.

Tünaydınlar...


Sevdiklerimizle mutlu bir gün olsun hepimizeeee...

3 Şubat 2015 Salı

Uykuuu...


Geldi banaaaa...
İyi geceler hepimize.

Seni Ben Yerimmmm...

Günaydıııınnnn...


Enerjiiii!!!
Gel neredeysen buradayımmm...
Günaydınlar...
Sağlıklı, mutlu, müzik dolu, güzel günler hepimizin olsun.
:)


Özcan Deniz...
Alma ahımı diyor.
Dinleyelim.
Güzel bir kahve eşliğinde...

Bizdeki adı "Asiri" ydi...


Gece gece burnuma bu ekmeğin kokusu nereden geldi şimdi?
Tam uyumaya hazırlanırken.
Tost makinesinde değil, ekmek kızartma makinesinde hiç değil. 
Hani isiydi, tozuydu, külüydü zaman zaman şikayet hatta nefret bile ettiğimiz sobada...
Kızarmış bir ekmeğin kokusu.
***
Aç değilim, uykum da var üstelik. 
Ama derinden derinden bir koku.
Belki de babamın özlemi, 
Gece vakti 
-Karnım acıktı benim hadi getirin ekmeği, sanayağını diyen sesini özledim belki.
***
Belki de rahmet istedi.
Nur içinde yat canım babam.
***
Gitmiş demircilere (duvara dayanan merdivenin iki ucunun da kapalı olduğunu düşünün)
saçtan bir şey yaptırmış.
:.)
Ekmek yanmasın harlı sobanın üstünde diye.
Adı bizde "asiri" ydi.
Bilmiyorum başkası ne ad koyardı.

-Betül asiri yi de getir kızım!!!
Yanan sobanın başında, 
yanında tazelenen çay, 
dışarıda lapa lapa kar yağarken, 
geceler şimdiki gibi değil sahiden uzun upuzunken 
kızarttığı ekmeklere zevkle yağ sürüp önce bize yediren bir baba...
Canım Babam dualarım ruhuna varsın...
***   
Gece sofralarımız uzun kış gecelerinin hepimizi bir araya toplayan güzel hatıraları...

:.(

Şimdi iyi geceler hepimizeeee...

Uykuuuu...


Gelmiş misin nesin...
İyi geceler hepimizeeee...


The Cicret Bracelet: Like a tablet...but on your skin.


Akıllı telefon almadıysanız daha almayın. 
Bakın neler çıkmış...

2 Şubat 2015 Pazartesi

Flamarabenco "Kürdili Hicazkar Longa"

Music of Empire Ottoman - 05 - Kurdilihicazkar Saz Semai

Brezilya'daki Güzellik Yarışmasında Tacını "Tereza Azedo Kaptıran Genç K...


Kıskanmış... :))))

Sukriye Tutkun - Gücüm Yetene Kadar

Şubat Sen Nasıl?...


Bu kadar çabuk geldin?...
:)))
Sevgi ayı...
Sevgililer ayı Şubat geelldiiii...
Şimdi reklamlardan başlar artık pırlanta yüzükler milletin gözüne gözüne sokulmaya.
Çiçekler, çarşaflar, ev tekstil ürünleri müthiş bir pazarlama tekniği olarak piyasaya sürülür.
Birileri oh aldım alabildim diye mutlu olur...
Birileri sattım satabildim diye.
Bu devran böyle...
***
Neyse efendim herkesin istediği gibi mutlu ve güzel bir Şubat Ayı olsun.
Ve ayrıca yeni bir haftaya ve aya başlarken herşey gönlümüzce olsun...


Aytaç Doğan' dan dinleyelim...
"Sevmenin zamanı yok..."
"Sevmeye zaman yok..." 
diye okumuşum...
:)))
Bitki çayım elimde eşsiz bir müzik bilgisayarımda...
Dinliyorum...
Daha ne olsun?...
:)))

Gecenin Bir Vakti Dışarıda...


Yıkan, yerle bir eden, ağaçların dallarını sürekli savuran.
Boğucu, sevimsiz, kötü mü kötü bir hava var. 
Öyle ki nefes alamıyorsun.
Öyle ki konuşacağın, söyleyeceğin bütün sözleri ağzına tıkıyor...
Rüzgar en sevmediğim haliyle esiyor, sertçe, hoyratça, yıkarcasına...


Ahmet Murat Karaduman' dan...

BU İLETİŞİMLER ANCAK
RADYASYON ETKİSİ YARATIYOR...
Zorunlu iletişim ve ilişkilere maruz kalmak, bedenin radyosyona maruz kalması gibi birşey.....Farkı yok, farksız...
Ve bu toplumun en başarılı şekilde ürettiği ilişki türü, zorundalık ilişkileri...Kaçını biz seçtik özgürce ve kaçını özgür olarak devam ettiriyoruz?
Gücü yettiği sürece açıktan, gücü yetmediği durumlarda bir demokratlık ve nezaket maskesi atında kendi otorite ve hegomanyasını dikte eden bir sosyal yapı bu.
Hiçbir şekilde özgürlüğü bilmiyoruz ve bildiğimizi düşündüğümüzü sandığımız kavramları da içselleştirmiş değiliz.
Özgürlük, özgür bırakma, kişisel eşitlik, sevgi, empati vs. kavramlarımız, şablon, suret ve hikaye sadece. Hiçbir gerçek tabanları, içselleştirilmiş ve ruhsal olarak özümsenmiş hiçbir gerçek yanları yok. Görünüşte, şekilde ve taklit etmede asıl ortak paydamız. Kibarlıklarımız, nezaketimiz, demokratlığımız, özgür bırakıyorum hallerimiz, tamamen suni, tamamen göstermelik ve şartlara bağlı...
Kime dokunsan gülümseyen bir yüz arkasında, ağlamaklı bir ruh...Kime dokunsan yapay birliktelikler arkasında haykıran bir yalnızlık. Kime dokunsan, hakiki ifade edilmemişliklerin birike birike katmanlar halinde kabuk bağladığı bir ifade edilmemişlik hali...
Özgürlüğü bilmiyoruz.
Özgür bırakmayı bilmiyoruz.
Ve özgür değiliz.
Sevgi, aşk, iletişim, empati, yalnızlık, birliktelik, özgürlük vs ...Ne kavramsal, ne de kelime anlamları itibariyle, ruhsal bir özümseyişle kavradığımız ve içselleştirdiğimiz kavramlar değil.....
Ve hakiki bir şekilde bilmiyor olmak, bilemiyor olmayla birlikte, tümüyle kontrol edip yönetmeye, özgüven eksikliğini körükleyerek sadece egemenlik kurup yönetme güdüsüne dönüşüyor...
Kurduğumuz yapay egemenlik iletişimlerinde yapay iktidar duyguları yaşarken,aslında baskıladığımız başka ruhlar değil, kendi ruhumuz, kendi ruhlarımız, kendi duygularımız, kendi kişiliğimiz....
Yalnızlığı, yalnız kalmayı, kendimizle iletişim kurmayı bile doğru dürüst beceremiyoruz...Bunu beceremediğimiz için de bir başkasının yalnız kalma, kendine dönme, kendisini yeniden şekillendirme ve geliştirme süreçlerine de saygımız yok....Anlamıyoruz çünkü, anlayamıyoruz...Sığ bir bilgi, taklit bir anlayış haliyle, anlamış gibi!!! yapıyoruz sadece.....Sadece anlamış gibi...
Evet örgütlü ve yaygın bir iletişim radyasyonu etkisi altında duygularımız, hissedişlerimiz, algılarımız. Ruhlarımız yavaş yavaş kanser oluyor, kanserleşiyor...
Sığ, sıradan ve basit cümlelerin tedavi gücü, antibiyotik etkisi bile yaratmaz. Kemoterapi ilaçlarının ağır ve keskin etkileri gibi, sert cümlelere ihtiyacımız var.Sert ve keskin cümlelere, sert ve keskin dizelerin ruhsal kemoterapi tedavilerine....
Vitaminler yetmez, antibiyotikler kesmez...

Ahmet Murat Karaduman...

1 Şubat 2015 Pazar

Kedimi Seviyorum...



Bugün kuzucuuum aşılandı bebeğim benim.


Barış Manço - Benden Öte Benden Ziyade

Bugün... Pazar... Dıııı...


Bu fotoğrafı ne zamandır paylaşayım diyordum kısmet bu akşamaymış.

:)))

Mutlu Pazarlar.
Gün geçmiş ben yeni gelebilmişim merhabalar efendim...

Kahraman Tazeoğlu Gece yalnızlığı...

Hep yalnız kalınca anlar insan birinin değerini,
Merak edilmenin kıymetini,
'Seni seviyorum' cümlesinin altında yatan sevgiden çok daha büyük olan o manayı...
Birinin sarılmasının verdiği güveni, o bir çift kolu kaybedince anlar insan... Hayatında kim olursa olsun, kiminle uyursan uyu sen de anlayacaksın kaybettiklerinin kıymetini. 
Unutma, herkes biraz yalnızdır geceleri...


Kahraman Tazeoğlu...

Bu Sinirle Nasıl Olacaksa...


Uyumalıyım...
İyi geceler hepimize ve sana blogum...