7 Ağustos 2015 Cuma

Günaydınlar...


Hepimize mutlu, serin, temiz ve sağlıklı günler dilerim.

Yukarıdaki çizim çok hoş, çok güzel ama itiraf edeyim ben kelebeklerden korkuyorum.
Üstüme doğru hamle yaptığında hemen çığlık atıp kaçıyorum.
Ne kötü bir şey; o kadar güzel renkleri, desenleri var ve gariplerin ömürleri bir gün 
ama ben nedense korkuyorum işte.
Dün gece yarısı  Gürgen (Pisim) bir anda canlandı, kafasını kaldırıp sağa sola bakmaya başladı.
İndi hemen yataktan aşağıya bir o yana, bir bu yana koşturup atlıyor, 
Ben de durur muyum? Lambayı açtım ve bir de ne göreyim...
Yerde rengarenk kanatlı kocaman bir kelebek.
-Gürgen naapıyosun?
Demeye kalmadan kelebek üstüme üstüme geliyor.   
Ve ben kaçıyorum. 
Saat de sabahın 03:30 u.
Zavallı kelebek çareyi yatağın altına kaçmakta buldu.
A-a! Koca poposuyla Gürgen de girecekmiş ardından yatağın altına.
Sığamadı önce ama baktım halıyı kaldırdı, yan yan girmeye başladı.
Arka ayaklarından çektim çıkardım.
-Sıkışıp kalacaksın senin ne işin var orada?
Diyince yüzüme şaşkın hafiften şehla baktı kaldı.
Onu öyle görünce sarıldım.
-Tamam 
Dedim 
-O zavallının da zaten bir günlük ömrü var bırak!
Dedim.
Ama aynı manzara bir daha karşıma çıkarsa tepkim yine aynı olur sanırım.

Napiiiiyim korkuyorum...
:)))

Gece gece aksiyon yaşadık yani.
:))))))))

***


Göksel Tan...
(Ve günün ikinci itirafı: Adını ve sesini ilk defa duyuyorum.)
"Kelebek..."
Diyor.
Güzel söylemiş dinleyelim.

Hiç yorum yok: